{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2250 <br>KARAR NO: 2024/1896<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2018/910  Esas  2020/823  Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR YAZIM TARİHİ:28/11/2024<br>İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 25/11/2020 tarihli ve 2018/910 Esas 2020/823 Karar sayılı dosyasında verilen karar; tarafların vaki istinaf talebi üzerine  istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı; davalı şirket ile aralarında 17/05/2017 tarihinde \"Risk Paylaşım Sözleşmesi \" imzalandığını, sözleşme amacının tarafların müşterek olarak sabitledikleri fiyat ile piyasa fiyatı riskinin paylaşılması olduğunu 18/05/2017 tarihli iki protokol ve 29/12/2017 tarihli bir adet protokol ile referans fiyatlarının belirlendiğini, taraflar arasındaki ticaret sorunsuz devam ederken davalının 06/09/2018 tarihinde sözleşme ve protokollerin fes edildiğini, feshin  taraflarınca kabul edilmemesi üzerine davalının \" fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, sonuçlarına katlanmak suretiyle her zaman feshedilebileceği, feshedilen iki adet protokole ilişkin hesaplanan 560.280,00 TL ve 561.150,00 TLnin ödeneceğini \"  bildirmelerine karşın anılı ödemeyi yapmadıkları, yine kabul edilmeyen fesih sebebiyle \" eylül ayına ait 30 günlük 1.411.599,08 TL \" ödeme talebinin fesih tarihi itibariyle yalnızca 6 günlük bedelden sorumlu olunduğu gerekçesiyle ödenmediği, davalının yukarıda anlatılan sözleşmeye aykırılıkları sebebiyle 29/12/2017 tarihli protokolün de kendilerince feshedildiği ve haklı fesih sebebiyle 500.940,00-TL'ye hak kazandıkları, toplamda   2.182.754,00 TL alacağın tahsili İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı; risk paylaşım sözleşmesinin yalnızca taraflar arasındaki nakdi uzlaşmaya dayalı bir anlaşma olduğunu, taraflar arasında alım-satım ilişkisi bulunmadığını, her bir protokolün birbirinden bağımsız olması nedeniyle ayrı ayrı alacak ve borç ilişkisi oluşturduğunu, anılı hususun 12/1 maddesine derc edildiğini,  Eylül ayına ait 30 günlük  1.411.599,08 TL tutarlı faturadan yalnızca fesih tarihi itibariyle  6 gününden sorumlu tutulabileceklerini, 18/05/2017 tarihli iki protokolün fesih sebebiyle fesih tazminatı adı altında alacak isteminde bulunamayacaklarını, 29/12/2017 tarihli protokolün haksız fesih sebebiyle 500.940,00 TL alacak istemininde yersiz olduğu beyanıyla; davanın reddini  talep etmiştir. İlk derece mahkemesince,risk paylaşım sözleşmesinin 11/8 maddesi uyarınca sözleşme ve protokollerin anlaşmanın bütününü oluşturduğunu,  davalı feshinin derhal ve haksız fesih olduğu, 18/05/2017 tarihli iki adet protokolün sonuçlarına katlanmak suretiyle feshedildiğini, davalının kabulünde olduğu, bilirkişi heyetince  taraflarca da itiraz edilmeyen hesaplama yöntemiyle 18/05/2017 tarihli birinci ve ikinci  protokolün feshi sebebiyle fesih tazminatı (444.360,00TL + 445.050,00 TL),  fesih tazminatına  kadar işleyen eylül ayı 7 günlük risk paylaşım bedeli (356.623,85 TL), protokoller bütünlük oluşturduğundan  29/12/2017 tarihli protokolün davacı yanca önceki tarihli iki protokolün haksız feshi sebebiyle  haklı gerekçe ile feshedildiği kabul edilerek fesih tazminatı (500.940,00 TL )  alacağa hak kazandığı bu miktardan davalının 3.protokolün feshi sebebiyle alacaklı olduğu 619.246,54 Tl nin mahsubu suretiyle (444.360,00TL+ 445.050,00 TL +356.623,85 TL -619.246,54 TL) ki toplamda davacının 1.127.627,31 TL alacaklı olduğu,  faiz talebinin şartlarının oluşmadığı, alacağın likit olan kısmı için icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu  gerekçesiyle; \"-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; Takibin 1.127.727,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacağın 626.787,31 TL lik kısmı likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 125.357,46 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,\" karar verilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan protokollerin her birinin hüküm ve koşullarının ayrı ayrı düzenleneceğinin ana sözleşmenin 3. Maddesinde düzenlendiğini, ana sözleşmenin 12/2 maddesi ile de  bir ihlal durumunda feshedilebilecek protokolün yalnızca ihlal edilen ilgili protokol olduğunun düzenlendiği, protokollerden her birinin farklı ticari işlemler kurduğu ve ayrı ayrı feshe tabi olduğu,  bu sebeple önceki tarihli iki protokolün feshinin sonraki tarihli 3. protokol feshi için haklı sebep oluşturmayacağı, öte yandan 18/05/2017 tarihli iki adet protokol yönünden fesih tazminatı değil yalnızca fesih tarihi itibariyle 6 günlük fatura bedelinden sorumlu tutulabilecekleri, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı beyanıyla;  ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine  karar verilmesini   talep etmiştir. <br>İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, sözleşmede doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın İİK 67. Madde uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında risk paylaşım sözleşmesi, 18/05/2017 tarihli iki adet ve 29/12/2017 tarihli  bir adet protokol imzalandığı, önceki tarihli iki adet protokolün 06/09/2018 tarihli bildirim ile davalı yanca feshedildiği, taraflar arasındaki yazışmalar ile davalının feshin sonuçlarına katlanmayı kabul ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlığın çözümü için davalı yanca feshedilen 18/05/2017 tarihli iki  adet protokol yönünden katlanmakla yükümlü olduğu sonuçlarının ne olduğu, bunun yanında önceki tarihli protokollerin feshinin sonraki tarihli protokollerin feshi için davacıya haklı sebep teşkil edip etmediğini ve öncelikle de her bir protokolün birbirinden bağımsız fesih şartlarına tabi olup olmadığının tespiti gereklidir. Risk paylaşım sözleşmesinin  \"Amaç Ve Konu Başlıklı \" 3.maddesinin son cümlesi ile \" iş bu sözleşmede belirlenen esaslara göre akdedilecek protokollerin özel hüküm ve koşulları her bir protokolde ayrı ayrı düzenlenecektir. \" düzenlemesine ve yine \"Sözleşmenin Süresinden Önce Sona Ermesi Başlıklı \" 12/2.maddesi ile \"...ihlalde bulunmayan taraf, ihlal edilen sözleşmeyi ve/veya protokolleri tazminatsız feshetme hak ve yetkisine sahip olacaktır.\" düzenlemesine yer verildiği, sözleşmenin 12-13- ve 14. Maddelerinde \" sözleşme ve/veya protokollerin feshi halinde \" ibarelerinin birden çok kullanılıp  protokollerin sözleşmeden ve birbirinden  bağımsız olarak feshedilebileceğinin amaçlandığı, aksi yöndeki kabulün isabetli olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda yapılan tespit doğrultusunda 18/05/2017 tarihli iki adet protokolün haksız nedenlerle feshedildiğinin davalı yanın kabulünde olduğu bu hususta  tartışma olmamakla birlikte  her bir protokolün birbirinden bağımsız fesih şartlarına tabi olduğu kabul edildiğine göre yalnızca önceki tarihli protokollerin feshedilmesinin davacıya 29/12/2017 tarihli protokolün haklı sebebe dayalı fesih hakkı vermediği, bu gerekçeyle düzenlenen 04/10/2018 tarih 418 sayılı 500.940,00 TL tutarındaki faturadan davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Haklı sebep olmaksızın feshedilen 18/05/2017 tarihli iki adet protokol yönünden mahkemece anılı feshin, önelli fesih değil derhal ve haksız fesih niteliğinde olduğu, fesih tazminatı ödenmesi gerektiği ayrıca  eylül ayı 30 günlük sözleşme bedelinin fesih tarihi itibariyle 7 günlük kısmından davalının sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin \" Sözleşmenin süresinden önce sona ermesi \" hallerini düzenleyen 12.maddesi kapsamındaki sona erme hallerinden lisans iptali, konkordato, iflas, tasfiye ...vb herhangi birbiri olmaksızın feshedildiği o halde feshin,  sözlemenin \" sözleşmenin feshi \" başlıklı 13. Madde kapsamında gerçekleştiği bu halde dahi sözleşmenin \"fesih tazminatı \"  başlıklı 14. Maddesindeki \".... madde 13 uyarınca fesih halinde faturayı ödemeyen tarafın diğer tarafa ödemesi gereken ve sona erme / fesih tarihi ile protokol bitiş tarihi arasındaki her bir fatura dönemi için sözleşme hükümlerine bağlı olarak doğacak ve feshedilen her bir protokol için ayrı ayrı aşağıdaki formül uyarınca hesaplanacak mali kayıt bedellerinin toplamıdır. \" düzenlemesinin hesaplayama esas alınması gerektiği, yani bu benimseme biçimine göre fesih tazminatının gündeme gelmeyeceği zira önele uyulmuş olsaydı fesih tazminatı ödenmeyeceği buna karşılık feshin hükümlerini doğurduğu 07/10/2018 tarihine kadar olan fiyat farkının ödeneceği, hal böyle olunca 14. Madde uyarınca fesih tazminatı yerine taraflar arasındaki ilişkinin önele uyulmuş olsaydı 07/10/2018 tarihine kadar yürürlükte kalacağı dikkate alınarak, haksız feshedilen 18/05/2017 tarihli iki  adet protokol için eylül ayı 1.411.599,08 TL ekim ayı 7 günlük 313.427,35 TL alacak doğduğu, davacının 29/12/2017 tarihli protokolü haksız fesih sebebiyle kendi ticari defter ve kayıtlarında davalıya borçlu olduğunu kabul ettiği 619.246,54 TL nin mahsubu neticesinde davacının 1.105.779,89 TL alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalıya verilen mehilden önce başlatılan takip sebebiyle takip tarihine kadar işlemiş faiz istenemeyeceği şeklindeki kabulüne yönelik tarafların istinaf isteminde bulunmadığından bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Dairemizin davalının fesih bildirim tarihinden itibaren (06/09/2018 ) 30 günlük fesih önel süresi eklenmesi suretiyle 07/09/2018 tarihine kadar işleyecek sürede doğan faturanın tahsil edilebileceği sözleşme hükümlerince sabit olduğu kabulü uyarınca 1.105.779,89 TL asıl alacak  miktarın tamamı hesaplanabilir olduğundan anılı miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekli ise de, davacı yanca istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, davalı yönünden ise aleyhe bozma yasağına aykırı sonuç doğuracağından icra inkar tazminatı istemine yönelik hükmün aynen korunması yoluna gidilmiştir. Yapılan tüm tespit ve değerlendirmeler kapsamında davanın kısmen kabulüne,  İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.105,779,89 TL asıl alacak  üzerinden devamına, takibe kadar işlemiş faizin iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  asıl alacağın 626.787,35 TL'lik kısmı üzerinden %20 üzerinden 125.357,46TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulması gerekirken aksi yönde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla; davalının  istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A.Davalının İstinaf Başvurusu Yönünden; 1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği,  İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 25/11/2020 tarihli ve 2018/910 Esas 2020/823  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,  3.Davalı yatırdığı 19.258,76‬- TL nin talep halinde iadesine, B.Davanın Esası Yönünden; 1.Davanın KISMEN KABULÜNE, - İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 1.105,779,89 TL asıl alacak  üzerinden DEVAMINA, takibe kadar işlemiş faizin İPTALİNE, -Asıl alacağa takip tarihinden itibaren AVANS faiz İŞLETİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,  -Asıl alacağın 626.787,35 TL'lik kısmı üzerinden %20 üzerinden 125.357,46TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.Alınması gereken 75.535,82- TL karar ve ilam harcının peşin alınan 26.326,61 TL harçtan mahsubu ile bakiye 49.209,21‬ TL nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, 3.Davacının yatırdığı 26.326,61 TL- peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/1. md uyarınca hesaplanan 166.809,18- TL  nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine, 5.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/1. md uyarınca hesaplanan 162.636,38-TL  nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, 6.Davacının yaptığı toplam 3.930,90-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.991,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,( HMK 326. ve 332. Md) kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, 7.Davalının yaptığı toplam 54,50-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 26,86-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (HMK 326. ve 332. Md) kalanının davalı üzerinde bırakılmasına, 8.Taraflarca yatırılmış olup kullanılmayan gider avansının bulunması halinde HMK 333 md kapsamında ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,  Dair, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtayın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere HMK 361/1 maddesi gereğince temyiz yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna 28/11/2024 tarihinde oy birliği  ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cdd17abe30a5c90","SID":"ca3b3ff0cd2d0bd9"}}