{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/356 <br>KARAR NO: 2024/1541<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/148<br>KARAR NO: 2023/953<br>TARİHİ: 13/12/2023<br>DAVA: Konkordatonun Feshi<br>DAVA TARİHİ: 28/02/2023<br>KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tasdik edilen konkordato projesine göre davalı şirketin müvekkili şirkete olan 793.979,00 TL borcunu Kasım 2020’den başlamak üzere 20 eşit taksit halinde (her taksit 39.698,95 olacak şekilde) her ayın son gününe kadar ödemesi gerektiğini, ancak davalı şirketin çoğu taksitleri gecikmeli olarak ödediğini, halihazırda Şubat 2022, Mart 2022, Nisan 2022, Mayıs 2022 ve Haziran 2022 tarihli taksitlerin müvekkili şirkete ödenmediğini, toplamı 198.494,75 TL tutarında olan taksitlerin ödenmediğini belirterek davalı şirket hakkında tasdik edilen konkordatonun müvekkili bakımından feshine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm dünyada başlayan Covid-19 pandemisine bağlı olarak ödemelerde aksamaların meydana geldiğini, pandeminin etkisi ve ülkede yaşanan kur farkından kaynaklı ekonomik kriz nedeniyle müvekkili şirketin konkordato şartlarını yerine getirmesini zorlaştırdığını, ancak bu durumun konkordatonun feshine sebep olacak düzeyde olmadığını, kısmen fesih halinde gecikmeli de olsa yapılan ödemelerin hiçbirinin artık yapılamaz hale geleceğini belirterek savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nun 308/e kapsamında konkordato tasdik kararının  davacı şirket  yönünden  feshine karar verilmesi istemli davada konkordatonun kısmen feshini isteyen davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davalı şirketten proje kapsamında alacaklı olduğu, fesih istemede hukuki yararının bulunduğu, tasdik  edilen konkordato projesi gereğince ödemelerin yapıldığını ispat yükümlülüğü davalı borçlu üzerinde olduğu, somut olayda davalı tarafın tasdik edilen proje gereğince ödemeleri gerçekleştirdiğini ispat edemediği, davalının fesih talebine konu ödemelerin yapıldığına dair bir iddiasının da olmadığı, bu nedenle konkordatonun İİK m.308/e uyarınca kısmen feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mahkememizce 21/09/2020 tarihinde 2018/1003 E- 2020/460 K.sayılı kararı ile tasdikine karar verilen konkordatonun davacı yönünden feshine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kararını eksik inceleme ile birlikte eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre verildiğini belirterek cevap dilekçesindeki savunmalar tekrarlanmak suretiyle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/e maddesinde, \"Konkordatonun kısmen feshi\"  düzenlenmiş olup  308/e maddesinin 1. fıkrasında, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklının konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi konkordatoyu feshettirebileceği, 2. fıkrada ise fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir. Bunun için tek bir taksitin gününden sonra veya eksik ödenmesi yeterlidir. Bu davada ispat yükü davalı borçludadır.Somut olayda; davalı borçlu şirket hakkında  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/09/2020 tarih  2018/1003 E. 2020/460 K. sayılı ilamı borçlu şirketin  konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdiki ile davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının tasdik tarihinden itibaren ilk taksit 2020 yılı Kasım ayı son iş gününden itibaren başlamak üzere takip eden her ayın son iş gününde ödenmek suretiyle 20 ayda eşit taksit halinde davacı tarafından alacaklılara ödenmesine, karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmemesi nedeniyle 02/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacının, fesih davası açma hakkına sahip ve konkordato projesi kapsamında ifada bulunulmayan alacaklı olduğu, yargılamanın görevli ve yetkili olan konkordatonun tasdikine karar veren mahkemede yapıldığı, bilirkişi heyeti raporu ile taraf ticari defter ve kayıtları sunulmadığından incelenememiş ise de 2022 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait taksitlerin taraf vekillerinin beyanları ile de sabit olduğu üzere ödenmediği, davalı vekilinin ödeme beyanınında bulunmadığı, davalının taksitleri ödememe sebebi olarak ileri sürdüğü salgın hastalık ve ekonomik dalgalanmanın davacıyı da etkilediği taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi de gözetildiğinde davalı yan açısından bu durumun tek başına haklılık oluşturmayacağı dikkate alındığında konkordatonun kısmen feshi şartları oluştuğu anlaşılmıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.10.2023 tarih ve 2023/2128 E., 2023/3518 K. sayılı ilamı.) Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri  ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun  6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 308/e maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b088e8e232a65091","SID":"a913f729639032a6"}}