{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2326 <br>KARAR NO: 2024/2401<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>NUMARASI: 2022/283 E.  2024/603 K.<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 04/12/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2022/283 E - 2024/603  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Tasfiye halinde ...Kooperatifi'nin 23/03/2012 tarihli genel kurulunun 23/09/2012 tarihinde ... Mah. ... Sk. No... ... Kayseri adresinde bakanlık temsilcisi ... gözetiminde toplanıldığını, toplantı tarihinde kooperatifin 31 ortağının bulunduğunu, ilgili toplantıya 20 ortaığın katıldığını, toplantıda alınan karların 11 maddelik 23/03/2012 tarihli genel kurul tutanağına işlendiğini, davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddenin iptalini talep ettiğini, 7. Madde ile kooperatifin hissedar olduğu taşınmazdaki hisselerini liste halinde belirtilen ismi yazılı üyelere yahut 3. Şahıslara devri konusunda teklif sunularak teklifin bakanlık temsilcisinin şerhine rağmen oy birliği ile kabul edildiğini, kooperatifin 3 üyesi olmasına rağmen 14 ü bakımından ferdileştirme yapıldığını, eşitlik ilkesine aykırı olduğunu bu sebeple  7 . Maddenin müvekkilleri açısından da uygulanmasını ve müvekkillerinden ...'un iki daire, ...'un ise bir dairelik hissesi olduğunu, aksi halde kooperatif genel kurul kararının iptalini, davalı kooperatifin hissedar olduğu ... İli, ... Mah. ... ada,... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerden müvekkili payına düşen kısmının tapuda müvekkiline devrine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen 1 aylık yasal süre dolduktan sonra 30/03/2022  tarihinde açılmıştır. Açılan dava süresinde olmadığı gibi 23.09.2012 tarihli genel kurul hazirun tutanağının incelenmesinde listede 31 ortağın isminin yer aldığı , 9 ortağın asaleten 11 ortağın vekaleten olmak üzere 20  ortağın katıldığı  toplantı yeter sayısının sağlandığı, davacılardan ...'un asaleten katıldığı,...'un ise toplantıya katılmadığı görülmektedir.İptali istenen 7. Maddenin oy birliği ile karar alındığı, davacıların yahut başkaca bir ortağın kararın alınmasına şerh koymadığı genel kurul toplantı tutanağından anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantı ve karar yeter sayısının sağlandığı anlaşılmaktadır. Davacı ...'un toplantıya katılmadığı, toplantıya katılmayan üyelerin çağrının usulüne uygun yapılmadığını yahut gündemin gereği gibi tebliğ edilmediği yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin katılmış olduklarını ileri sürmeleri halinde iptali isteminde bulunabilecekleri (1163 sayılı KK. M.53/1), dava dilekçesi incelendiğinde adı geçen davacının bu yönde bir iddiasının bulunmadığı görülmektedir. ( Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2020/1817 E. 2021/1501 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.) Diğer davacı ... toplantıya katılmış ise de kararın oybirliği ile alındığı görülmektedir, bu durumda toplantıya katılan üyenin ret oyu vermemesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmemesi ve davanın bu iddiların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılmaması gözetilerek davacıların ikincil talebi olan genel kurul kararının iptali talebi yönünde davanın reddine karar verilmiştir. Netice itibariyle 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter sayısının mevcut olduğu, genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı, davacıların ikinci terditli talebi olan 23.09.2012  tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı kararının iptali için ise 1 aylık hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra  eldeki davayı açtığı anlaşıldığından terditli talebine ilişkin olarakta davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tasfiye halinde ...'nin 23.03.2012 tarihli genel kurulu 23.09.2012 tarihinde saat 11.00'de ... Mah., ... Sk., No: ..., .../KAYSERİ adresinde Bakanlık temsilcisi ... gözetiminde toplandığını, toplantı tarihinde kooperatifin 31 ortağının bulunmakta olup, ilgili toplantıya 20 ortak katıldığını, toplantıda divan başkanı ..., katip üyeler ise... ile... olduğunu, toplantıya kooperatif tasfiye kurulu adına... ve ...'ın da katıldığını, toplantıda alınan kararların 11 maddelik 23.03.2012 tarihli genel kurul tutanağına işlendiğini, ilgili genel kurul tutanağının 7. Maddesi işbu davanın konusunu oluşturduğunu, 7. Maddede \"Kat irtifakına geçmek için gerekli iş ve işlemlerin yapılması ve kat malikleri listesinin oluşturulması için karar alınması ve yetki verilmesi maddesine geçildiğini, Kooperatifin hissedar olduğu ...ili ... Mah.... Ada ... Parsel,... Ada... parsel ve ... Ada... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini üye ve 3. Şahıslara devri konusunda teklif sunulduğunu, gerekçeli kararda \"davacılardan ...'un asaleten katıldığı, ...'un ise toplantıya katılmadığı görülmektedir.İptali istenen 7. Maddenin oy birliği ile karar alındığı, davacıların yahut başkaca bir ortağın kararın alınmasına şerh koymadığı genel kurul toplantı tutanağından anlaşılmaktadır.\" şeklinde gerekçelendirme de bulunulmuş olsa da  Yukarıda yer alan isimlere kooperatif hisselerinin devri hususunda bakanlık temsilcisi tarafindan söz alınarak \"Kooperatife ait taşınmazlar üzerinde bütün kooperatif üyelerinin Koop. Kan. Nun 23. Maddesine istinaden hakkının bulunduğu, bu kapsamda devrin sadece yukarıda adı geçen 14 kişiye değil kooperatif üyelerinin tamamına yapılması gerektiği hususunda şerh konulsun\" şeklinde beyanda bulunduğunu,  Şerh konulması talebine  rağmen divan başkanı tarafından söz konusu teklif oylamaya sunulduğunu, \"Yapılan teklif oybirliği ile kabul edildi.\" ibaresinin bulunduğunu, şerh konulması talebine rağmen divan başkanı tarafından bu talep göz ardı edildiğini ve şerhin düşülmediğini, bu ibareden anlaşılacağı üzere tasfiye halindeki davalı kooperatifin taşınmazlardaki hisselerinin 31 üyenin sadece 14'ü bakımından ferdileştirildiğini, toplantıya katılan bakanlık temsilcisinin karara koyduğu şerhte ise ilgili kararın Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesine aykırı olduğunu, ferdileştirmenin tüm ortaklar bakımından yapılması gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen açıkça hukuka aykırı olan kararın oylamaya sunulduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesi'nde \"Ortaklar bu kanunun kabul hak ve vecibelerde eşittirler.\" denilmek suretiyle ettiği esaslar dahilinde kooperatiflerden kaynaklanacak hak ve sorumluluklar bakımından kooperatif ortaklarının eşit olduğunun hükme bağlandığını, ilgili hükmün amir olup bu hükme aykırı kararın, sözleşme yahut herhangi bir hukuki işlem tesis edilmesi mümkün olmadığını, bu duruma rağmen alınan karara istinaden 14 kooperatif üyesi bakımından uygulanmış olup, şahıslara ferdileştirme işlemi tapu sicilinde yapıldığını, işbu davayı ikame etme amaçlarının tasfiye halinde ...'nin 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağı'nda yer alan 7 numaralı kararın eşitlik ilkesi ve hakkaniyet gereği müvekkilleri açısından da uygulanması olduğunu, davalı kooperatifin dava sonunda müvekkillerinin açısından da ferdileştirme işlemini gerçekleştirmesini murad ettiklerini, müvekkillerinden ...'un ilgili kooperatifte iki daire, ...'un ise bir dairelik hissesinin mevcut olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik incelemeler sonucunda dosyadaki uyuşmazlığı aydınlatacak mahiyet taşımayan tespitlerde bulunduğunu, zira \"Çeşitli sebeplerle konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.\" şeklinde yapılan tespitin somut olayla bir bağlantısının bulunmadığını, ritekim davaya konu taşınmazların halihazırda kullanılmakta olup kooperatif üyelerinin tamamının kendi taşınmazlarını teslim aldığını, müvekkilleri bakımından ise; 15 numaralı daire kirada olup dilekçemiz ekinde sunulan kira sözleşmesi ile de sabit olduğunu,  ... Mahallesi ... Sokak ... Blok No:... iç Kapı No:... numaralı dairede ...'un ikamet etmekte olup dilekçe ekinde sunulan kira sözleşmesi ve ikametgah belgesinden de bu hususun anlaşıldığını,7 numaralı dairenin müvekkilinin ağabeyi tarafından kullanılmakta zemin kattaki daire ise müvekkilinin kardeşi tarafından kiraya verildiğini, bu sebeple somut olayda konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı mevcut olmayıp bilirkişi tarafından fuzuli bir açıklamada bulunulduğunu, zira müvekkilinin binada oturduğuna ilişkin kira sözleşmelerinin mevcut olup  dilekçesi  ekinde sunulduğunu, müvekkilinin devir aldıktan sonra kooperatife 4750 euro bedelinde senet vermiş olup inşaat ve diğer giderler mevcut olduğunda bunun karşılığı herhangi bir ödeme talep edilmeyeceğine ilişkin protokol düzenlendiğini, müvekkilinin 3 daire için ödeme de bulunmuş olup protokollerin mevcut olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan raporda bilirkişinin \"Ortağın tüm ödemelerini yapmış olduğu belirlenirse verilecek tazminat miktarı emsal bir konutun dava tarihi itibariyle değeridir. Ödemelerin eksik yapılmış olması halinde ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir\" şeklinde hesaplama ilkesinden söz etmiş olsa da somut olayda Genel Kurul Kararı sonrası hiçbir üyenin kooperatife borcu bulunmayıp kurul kararı sonrasında hiçbir üye tarafından ödeme yapılmadığını, kooperatif yönetiminden ilgili belgelerin mahkemece celbi sonucunda müvekkilinin borcu olmadığının ortaya çıkacağını, mahkemece talep edilmesi halinde ilgili belgeler taraflarınca da mahkemeye ibraz edileceğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında \"İptali istenen 23.09.2012 tarihli genel kurulun 7. Gündem maddesi ile kararın oybirliği ile alındığı ve karar yeter sayısının sağlandığı,\" şeklinde kanaat bildirmiş olsa da oylama esnasında  müvekkilinin her ne kadar itirazlarını ileri sürse de itirazları dikkate alınmadığını ve şerh düşülmediğini, ayrıca bakanlık temsilcisi tarafindan söz alınarak \"Kooperatife ait taşınmazlar üzerinde bütün kooperatif üyelerinin Koop. Kan. Nun 23. Maddesine istinaden hakkının bulunduğu, bu kapsamda devrin sadece yukarıda adı geçen 14 kişiye değil kooperatif üyelerinin tamamına yapılması gerektiği hususunda şerh konulsun\" şeklinde beyanda bulunulduğunu, buna rağmen bilirkişi raporun sonuç kısmında kararın oybirliği ile alındığı şeklinde hatalı tespitte bulunduğunu, 23/09/2012 gününde alınan karar sonrasında Devlet adına inceleme yapan bilirkişi kurul kararını inceleyerek kararın kanuna aykırı olduğunu ve dolayısıyla yok hükmünde olduğunu tespit ettiğini, mhkemece gerekli incelemeler yapılarak bu hususların tespiti gerektiğini,  taraflarına Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda taşınmazların kooperatif adına açılan ihalede satıldığını, müvekkilinin bu ihalede kendisine ait daireleri kendi adına tescil ettirebilmek adına yeniden satın aldığını ve para ödediğini, ancak buna rağmen taşınmazların tapusunun müvekkili adına tescil edilmediğini, Sulh Hukuk Mahkemesi kararından sonra ferdileştirme işlemleri yapılan üyelerin taşınmazlarının  tescilinin yapıldığını, bilirkişinin her ne kadar \"eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerektiği Yargıtay içtihatları ile düzenlendiği,\" şeklinde tespitte bulunmuşsa da somut olayda konut teslimleri zaten yapılmış olup teslimle alakalı  herhangi bir uyuşmazlığın mevcut olmadığını, somut olayda taleplerinin içeriğinin tescille alakalı olduğunu, zira müvekkili üzerine düşen tüm ödemeleri yaptığı halde ferdileştirme işleminin yapılmadığını ve taşınmaz tapuda müvekkili adına tescil edilmediğini, bilirkişinin bu hususta tespitte bulunmamasının hatalı olduğunu, Genel Kurul Toplantısında alınan 14 üye bakımından ferdileştirme kararının Kooperatifler müvekkillerinin de kooperatifin hissedarı olduğu ... ili ... Mah.... Ada ... Parsel, ... Ada ... parsel ve ...Ada... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini devralması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde bahse konu genel kurul kararının iptal edilmesini de talep ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/283 E. 2024/603 K. Sayılı istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/283 E. 2024/603 K. Sayılı haksız ve hukuka aykırı  kararının istinaf incelemesi neticesinde \"kaldırılarak\" talepleri doğrultusunda davanın  kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>Uyuşmazlık,  davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddesi uyarınca  davalı kooperatifin hissedar olduğu ... İli, ... Mah. ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerden davacılar payına düşen kısmının tapuda davacılar adına  tesciline aksi halde  davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddenin iptali ile aksi halde   ilişkindir. <br>Başka bir deyişle davacılar   davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddenin tüm ortaklara eşitlik kuralı çerçevesinde teşmili ile bu karar uyarınca  uyarınca tapu devrini  bunun mümkün olmaması halinde bu maddenin iptalini talep etmişlerdir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucu; 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter sayısının mevcut olduğu, genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı, davacıların ikinci terditli talebi olan 23.09.2012  tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı kararının iptali için ise 1 aylık hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra  eldeki davayı açtığı anlaşıldığından terditli talebine ilişkin olarakta davanın reddine  karar verildiği  görülmüştür.<br>Kararı davacılar istinaf etmiştir.<br>Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli cevabı yazısı incelendiğinde: kayıtlarda yapılan incelemede 23.03 2022 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin kayda ve tescille rastlanmadığının belirtildiği görülmüştür.<br>7201 Sayılı Tebligat Kanunu  7/a maddesinin birinci fıkrasının 7.  Bendi uyarınca  Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.<br>Yine 7201 sayılı  Tebligat Kanunu'nun 12 nci maddesine göre hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13 üncü maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. ... tarihli ve... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.<br>Hukuk Genel Kurulu'nun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere, hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5). Davalı Kooperatife   gerekçeli karara dair tebliğin, mevzuat hükümlerine aykırı olarak ve tüzel kişilere yapılacak tebliğ ilkelerine uyulmaksızın Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre yapıldığı belirlenmiştir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısında adı geçen Kooperatifin  tasfiye halinde olduğu belirtilmekle birlikte  davanın geldiği aşama dikkate alınarak Ticaret Sicil Müdürlüğünden  şirketin tasfiye aşamasında olduğu anlaşıldığında  tasfiye memurları isimleri celp edilmeli, tasfiye devam etmekte ve henüz terkin edilmemişse  gerekçeli kararın şirketin yetkili tasfiye memuruna Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğinin sağlanarak taraf teşkili sağlanarak oluşacak sonuca göre  karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davacı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2022/283 E - 2024/603 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 04/12/2024   <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"711cfd2b05f39f85","SID":"7859df3f48456b4a"}}