{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/877 <br>KARAR NO: 2024/1949<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 16/02/2022<br>NUMARASI: 2018/267 Esas - 2022/115 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, 10.06.2016 tarihinde, sürücü ... idaresinde iken, ... idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarptığını, çarpmanın sonucunda çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ... yaralanarak sürekli sakat kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkili ... için 50,00 TL geçici ve 50,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplamda 100,00 TL(Yüz türk lirası) tazminatın (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan  maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, kask takılmadığından yerleşik Yargıtay Kararları gereği müterafik kusur indirimi yapılmasına, ticari faiz taleplerinin her halükarda reddine haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in sürekli maluliyetinin olmadığının tespitlerinin hatalı olduğunu, kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihi itibar ile geçerli yönetmeliğin Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğunu,  şayet maluliyet yönetmeliğinin özürlülük ölçütü olarak kabul edilmesine karar verilir ise dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesinin gerektiğini ve bu durumun bozma nedeni olduğunu, dosya içerisinde 3 adet ve birbirinden farklı oranlı rapor bulunduğunu, raporlar arasında çelişkinin ATK Genel Kurulu tarafından giderilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte biran için sürekli maluliyetin olmadığı kabul edilecek olursa dahi 9 ay geçici iş göremezlik süresinin hesaplanması gerektiğini, başvuranın salt küçük olası sebebi ile geçici dönemde sarf ettiği eforun bir karşılığının olmadığını düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı küçüğün iyileşme döneminde başkalarına göre daha fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceği ve bu nedenle bu dönem için zarar hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi  gerekir. Bu belirlemenin yapılabilmesi için  Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden maluliyet raporu alınmalıdır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi olan 10/06/2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik  hükümlerine göre maluliyet tespiti yapılması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesi amacıyla ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 27/02/2019 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet oranı  %10,3 olarak tespit edilmiştir.  ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 30/09/2019 tarihli raporda  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı  %0 olarak tespit edilmiştir. Davacının kendi başvurusu ile Eskişehir Osmangazi Ünv Adli Tıp Kürsüsünden alınan 18/02/2019 tarihli raporda  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %6 oranında maluliyet oranın belirlendiği , raporda 11/06/2016 tarihli Baltalimanı Hastanesi tıbbi kayıtlarına göre değerlendirme yapıldığı görülmüştür.  Mahkemece ATK  ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 30/09/2019 tarihli rapor ile davacının sunduğu  Eskişehir Osmangazi Ünv Adli Tıp Kürsüsünden alınan 18/02/2019 tarihli  rapor arasındaki maluliyet oranı bakımından oluşan çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre  davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, davacı muayene edilerek ve dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan deliller de irdelenerek, ATK 2. İhtisas Kurulu maluliyet raporu ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı maluliyet raporu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve sonucuna göre gerekirse aktüerya raporu da alınarak karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b0eecc966693ba6","SID":"dfc3c3d10e851654"}}