{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2021/562 Esas<br>KARAR NO:2024/712<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) \t<br>DAVA TARİHİ:31/08/2021<br><br>************************************************************************<br>BİRLEŞEN ...ATM.NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>DAVA TARİHİ:25/02/2022<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024<br><br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce yapılan açık yargılama sonrasında:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ilk kuruluş sermayesinin 10.000,00 TL olduğunu, bir süre sonra sermayesinin 50.000,00 TL'ye çıkarıldığını, müvekkili şirketin iki ortaklı olduğunu, davalının payının %20 olduğunu, davalının şirketin kuruluşundan bu yana şirketin maddi yatırımına hiçbir katkıda bulunmadığını, şirket ile ilgili maddi hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının 15.02.2021 tarihinde müvekkili şirketin iştigal konusu ile aynı iş kolunda yeni bir şirket kurarak şirkete karşı rekabet yasağına aykırı davrandığını tespit ettiklerini, ayrıca müvekkili şirketin  faaliyetlerine zarar verecek türden davranışlarda bulunarak müvekkili şirketin müşteri çevresini kurmuş olduğu ... ... İşletmeciliği Limited Şirketine aktardığını, davalının müvekkili şirketi zarara uğrattığı ve uğratmaya da devam ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin müşteri portföyünü aktarması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin bilgi ve birikimi sayesinde davacı şirketin alanında en bilinir marka olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin faaliyet gösterdiği meslek grubundan ayrı bir grupta yer alan şirkette hissedar olduğunu, bu hususun ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması için davacı şirketin yasal ve geçerli bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin farklı bir iş kolu grubunda iştigal eden bir şirkete ortak olmasının ortaklıktan çıkarılması için haklı neden teşkil etmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.  <br>Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalı ile ortağı olduğu dava dışı ....Ltd.Şti. isimli şirketin %20 hissedarı olduğunu, davalının aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, şirketin ilk kuruluş sermayesinin 10.000,00 TL olduğunu, bir süre sonra sermayesinin 50.000,00 TL'ye çıkarıldığını, davalının tek başına müdür olduktan sonra müdürlükten doğan yetkilerini kötüye kullandığını, asli müdürlük görevlerini yerine getirmediğini ve müvekkiline zarar verme kastıyla hareket ettiğini, davalının aynı sektörde faaliyet gösteren şirketin hissedarı ve müdürü olduğunu ve açık bir şekilde rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davalının müvekkilinin şirket hakkında bilgi almasını ve ticari defterleri incelemesini haksız bir şekilde engellediğini ve görevinden doğan sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının müdürlükten azline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların aksine müvekkilinin bugüne kadar özveri ve  bağlılığı ile maddi ve manevi tüm görevlerini yerine getirmekte olduğunu, müvekkilinin şirketin müdürü olarak kendisine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, ortada müdürlükten azlini gerektirecek hiçbir gerekçenin bulunmadığını, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı olarak Federal ile aynı faaliyet konusunda iştigal eden bir firma kurduğu iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin şirketteki görevlerini düzenli olarak yerine getirdiğini ve düzenli olarak genel kurul toplantılarını yaptığını beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>Asıl dava; iki ortaklı davacı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle ortaklıktan çıkartılması, birleşen dava ise davalı ortağın haklı nedenlerle müdürlükten azline karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>Asıl dava yönünden:<br> Davacı şirketin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, 2 ortaklı bir limited şirket olduğu, dava dışı %80 hissesi olan ortağın katılımıyla, %20 oranında hissesi olan davalının haklı nedenlerle mahkeme kararıyla şirket ortaklığından çıkarılması hususunda 08/06/2021 tarihinde ortaklar kurulu kararı alındığı görülmüştür.<br>TTK 640. maddesi “(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.” düzenlemesini içermektedir.<br>TTK'nın 616 maddesinde, \"bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması\" genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 621/1-h maddesinde ise, \"bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması\" için alınacak genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği belirtilmiştir. Bu durumda TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3224 E., 2020/2963 K. sayılı ve 17/06/2020 tarihli ilamı ve işbu ilama ilişkin Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/11-63 E., 2023/722 K. sayılı ve 05/07/2023 tarihli ve ayrıca ilamında da belirtildiği üzere; haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. Davacı tarafından bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığı gözlenmektedir. TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup 2 ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında mezkur karar yok hükmündedir.<br>Doktrinde, iki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeble ortağın çıkartılması için ortaklık genel kurulu aranmaması gerektiği doktrinde savunulsa da (Şener, Oruç Hami: Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku, Ankara 2017, s.907) mahkememizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları benimsenmiştir (Ayrıca bkz.  Yargıtay 11. HD 2017/5410 Esas, 2019/4147 Karar sayılı ve 10/06/2019 tarihli ilamı).<br> Bu nedenle ve TTK'daki anılan durumun yasal bir boşluk değil bir tercih olması karşısında, işbu davada özel dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı anlaşıldığından, asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmektedir.<br>Birleşen dava yönünden:<br> İsteme uygulanması gereken 6102 sayılı TTK' nın 630/2 maddesi, her ortağın haklı sebeplerinin varlığında limited şirket yöneticisinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğini düzenlenmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında ise, yöneticinin özen bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep  olarak kabul edilmiştir.<br>Somut olay bakımından davacı tarafça dilekçede ileri sürülen nedenlere bağlı olarak davalı yöneticinin TTK'nın 630. md. gereğince yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiş ise de; <br>Alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık anlatmaları, incelenen sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı yöneticinin müdürlük görevinden azlini gerektirir derecede TTK' nın 630/3  md. kapsamında haklı sebep olarak değerlendirilebilecek gerçekleşmiş herhangi bir somut sebebin bulunmadığı; bu konuda davacı tarafça ileri sürülen iddiaların soyut nitelikte olduğu anlaşıldığından, birleşen davanın da reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>1-Asıl Davanın Özel Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddine<br>a)Asıl Dava yönünden alınması gereken alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL ' den  düşümü ile bakiye 368,30 TL ' nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>c)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>d)Davalı ... ün yapmış olduğu 690,00 TL yargılama giderinin  davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Davasının Reddine,<br>a) Birleşen dava yönünden alınması gereken alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL ' den  düşümü ile bakiye 346,9‬0 TL ' nin davacıdan alınarak  Hazine'ye gelir kaydına,<br>b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,<br>c) Birleşen dava yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d)Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının iadesine,<br>Dair, taraf  vekillerinin yüzüne karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddbac17c59aa077b","SID":"20448b8a410da895"}}