{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1266 <br>KARAR NO:2024/1637<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/02/2021<br>NUMARASI:2018/176 Esas -  2021/152 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalı banka arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak oluşan alacak borç ilişkisi nedeniyle davalı banka tarafından davacı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı'nı, davalının bu takibe itirazına istinaden Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1335 Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, dava sırasında alacaklı banka ile davacı arasında yapılan 11/10/2011 tarihh, ... nolu protokol gereğince davaya konu borcun ve ferilerinin ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, ödeme planı çerçevesinde uzlaşılan bedel üzerinden davalı bankaya ödeme yapıldığını, buna göre davalı banka tarafından davacıya sunulan ödeme planı içeriğine uygun olarak davacı tarafından davalı bankaya, kredi borcuna istinaden 97.873,26-TL ana para, 1.896,07-TL faiz, 94,80-TL BSMV, 12.736,06-TL dava mahkeme masrafı, 22.393,70-TL vekalet ücreti olmak üzere toplamda 134.993,89-TL alacaklı bankanın Büyükçekmece Şubesine ödendiğini, davalı bankanın ... Şubesi tarafından 11/10/2011 tarihinde davacının herhangi bir borcunun kalmadığına dair imzalı bir ibraname düzenlendiğini; davalı bankanın söz konusu sulh protokolüne rağmen itirazın iptali davasını sonuçlandırılarak mahkeme kararında hükmedilen 606,50-TL yargılama gideri ile 21.487,30-TL vekalet ücretini ... sayılı icra dosyasıyla davacıdan ikinci kez tahsil ettiğini; davacının sulh sözleşmesine aykırı olarak ödemek zorunda kaldığı dava mahkeme masrafı ve vekalet ücreti nedeniyle uğramış olduğu zararın 29.029,69-TL olduğu öne sürülerek 11/10/2011 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı bankadan kredi kullandığı ve borcunu süresinde ödemeyince icra takibi başlatıldığını; davacının icra takibine itirazda bulunduğu ve itirazın iptali davasının açılmasına sebebiyet verdiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde itirazın iptali davası devam ederken davacının 11/10/2011 tarihli “borç ikrarı ve ödeme taahhüdü” belgesini imzalayarak yaptığı itirazın haksız olduğunu ve alacaklı bankanın haklılığını kabul ettiğini, davalı banka vekillerinin dava vekalet ücretinden feragat etmelerinin söz konusu olmadığını, davacının davalı banka ile yaptığı anlaşmada dava vekalet ücretine ilişkin bir belirleme olmadığını, uyuşmazlık konusu hakkında kesin hüküm bulunduğunu öne sürerek öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle aksi takdirde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacı ve davalı arasında görülen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1335 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama devam ettiği sırada tarafların ibralaştıkları, davacının ibraya konu alacak kalemlerini 11/10/2011 tarihinde ödediği, ancak  Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/10/2016 tarihli kararda 500,00-TL bilirkişi ücreti, 106,50-TL yargılama gideri ve 21.487,30-TL vekalet ücretine hükmedildiği, davalının ... sayılı dosyası ile 606,50-TL yargılama gideri, 26,77-TL işlemiş faizi, 21.487,30-TL ilam vekalet ücreti ve 948,38-TL işlemiş faizini takibe konu ettiği, davacı tarafça icra müdürlüğüne itirazda bulunulduğu ancak takibin ilamlı icra olması nedeniyle talibin reddine karar verildiği, 17/03/2017 tarihinde davacı tarafça ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda ibra protokolü uyarınca ödenen yargılama gideri ve vekalet ücretinin TBK 77. maddede düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek şekilde yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne  , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davası devam ederken davayı kaybedeceğini anlayan karşı taraf, davalı banka ile irtibata geçerek, 11.10.2011 tarihli Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü belgesi ile .... sayılı icra dosyasından doğan borcunu kabul ettiğini, davacı şirket, ödeme belgesi gereğince; 97.873,26-TL anapara borcu, 1.896,07-TL faiz, 94,80-TL BSMV, 12.736,06-TL masraf ve 22.393,70-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 134.993,89-TL ödeme yaptığını, davacı şirketin kabul etmiş olduğu borç kalemleri icra dosyasından kaynaklı olan borçlardan ibaret olup anlaşmaya konu belgede itirazın iptali davasındaki vekalet ücretinin yer almadığını, itirazın iptali dava sürecinde borçlu şirketin icra dosyasına istinaden kabul etmiş olduğu borç, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden doğan vekalet ücretini içermediğini bu hususun Yargıtay Bozma Kararına konu olmuş ve irdelenerek karar verildiğini, yerel mahkeme kararı ile, mükerrerlik iddiası değerlendirilmiş ve borçlu şirket (dosyamız davacısı) aleyhine vekalet ücreti ile yargılama gideri hükmedilmiş ayrıca, davacı, kararı temyiz etmeyerek verilen Mahkeme hükmünü kabul etmiş ve kesinleşmesini sağladığını, mahkeme ilamı taraflarınca icra takibine konu edilmiş ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri karşı taraftan tahsil edilmiş olup öz olarak, davacı ilk borç kabulü ile icra takibinden kaynaklı olan borcunu kabul etmiş iken, ikinci ödeme ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden doğan yargılama ve vekalet ücretini ödediğini, iki alacak kalemlerinin birbiri ile örtüşmemekte, mahiyetleri itibarıyla farklılık gösterdiğini, bu durumda, borç kalemlerinin mükerrer olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının talep ettiği, iadesini istediği 29.029,69-TL Mahkeme ilamına bağlı olarak yapılan ödeme olduğunu, davacının cevap dilekçesinde talebini değiştirerek talep ettiği ise davalıya anlaşarak ödemiş olduğu ve icradan kaynaklanan ödeme olduğunu, davacının bu çelişkiyi gidererek iddia edilen ödeme, 11.10.2011 tarihli ve sebepsiz zenginleşmenin 1 yıllık zamanaşımı süresi göz önünde bulundurularak istenmesinin mümkün olmadığını, netice olarak ise, mükerrerlik iddiası ancak ikinci kez yapılan ödemeye ilişkin olduğunu, bu doğrultuda, davacının 2011 tarihli olduğunu iddia ettiği ödemenin iadesini talep etmesinin hukuki koşulları bulunmadığını, davacının ne 11.10.2011 tarihinde yaptığı ne de kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden yaptığı ödemeyi talep hukuki koşulları bulunmadığını, davacının iddia ve taleplerine konu alacak, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2016 tarih, 2014/1335/E. ve 2016/275 K. sayılı dosyasına konu olmuş ve kesinleştiğini, davacının, yapmış olduğu ödemelerin mükerrer olduğunu Yerel Mahkeme'de iddia etmiş ancak aleyhine hüküm neticesinde temyiz kanun yoluna başvurmayarak kararın kesinleşmesini sağladığını, böylece, davacının iddia ve talepleri adli yargı makamlarınca değerlendirilmiş ve ihtilaf kesin hüküm ile neticelendirildiğini, hem HMK 114. Maddesi gereğince, davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle, hem de HMK 303. Maddesinde düzenlenen kesin hüküm nedeniyle, davacının iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazlar ve kesinleşmiş Mahkeme Kararları göz önünde bulundurulmak suretiyle, dosyanın Medeni Usul Hukuku alanı ile İcra İflas Hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmasını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenmiş ise de, yeni rapor talebinin değerlendirilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, mükerrer ödemenin istirdatı davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının mükerrer ödemede bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı banka tarafından davacı aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalının bu takibe itirazı üzerine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1335(2011/108) Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açılmış, dava sırasında banka ile davacı arasında yapılan 11/10/2011 tarih, ... nolu protokol ile ana para borcu 97.873,26-TL, faiz  1.896,07-TL, BSMV 94,80-TL, dava mah. Masrafı 12.736,06-TL, vekalet ücreti 22.393,70-TL  olmak üzere toplam 134.993,89-TL borç olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça, mahkeme kararında hükmedilen 606,50-TL yargılama gideri ile 21.487,30-TL vekalet ücretinin ... sayılı icra dosyasıyla davacıdan ikinci kez tahsil edildiğinden bahisle yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/108 E. sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davası neticesinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin banka aleyhine yükletilmesine karar verilmiş,  bu karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2013 tarih, 2012/17154 E. Ve 2013/5596 K. Sayılı ilamı ile \"davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edildikten sonra o taraf aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir\" gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma neticesinde Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/451 E. Sayılı dosyası ile yargılama giderlerinden borçlu şirket sorumlu tutulmuş, bu karar ise Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2014 tarih, 2014/870 E. Ve 2014/11328 K. Sayılı ilamı ile \"mahkemece davacı davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ancak davanın açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip o taraf aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerekmekte ve 11.10.2011 tarihli taraflar arasında düzenlenen belgenin de incelenerek davacı tarafından işbu davaya ilişkin yargılama giderlerinin de anılan belge kapsamında olup olmadığı irdelenip bir karar verilmesi gerekmektedir \" gerekçesiyle tekrar bozmuştur. Bozma sonrasında Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2016 tarih, 2014/1335 E. ve 2016/275 K. Sayılı kararı ile, davalı yargılama gideri ile ücreti vekaletten sorumlu tutulmuştur. Bu kararı, tarafların temyiz etmemesi üzerine 30.09.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafından Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1335 E sayılı dosyasında hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin dava açıldıktan sonra fakat henüz karar verilmeden evvel haricen davalıya ödenen aynı başlık altındaki ödeme kalemlerinin sebebini yitirmesine yol açtığı iddiasıyla, ilam hükmünden kaynaklanan vekalet ücretinin, ilam öncesinde sulh protokolü uyarınca tahsil edilmiş olması nedeni ile protokol çerçevesinde tahsil edilen vekalet ücretinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi gerektiği ileri sürülmektedir. İtirazın iptali davalarında, iddia ve savunmalar genel hükümler çerçevesinde incelerek karara bağlanır. Buna göre, taraflar arasındaki 11/10/2011 tarih, ...  nolu protokol savunma konusu yapılmış ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2016 tarih, 2014/1335 E. ve 2016/275 K. Sayılı kararı ile söz konusu savunma değerlendirilerek karara bağlanmış olup, bu hususun açılacak bir alacak davasında yeniden yargılama konusu yapılması mümkün değildir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince sebepsiz zenginlemeye mahal verecek şekilde yapıldığından bahisle bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 495,76 TL harcın  icra harcı 1.290,11 TL ile birlikte işin hitamında alınması gerekli olan 427,6 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 1.358,27 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 29.029,69 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 66,50 TL olmak üzere toplam 228,60 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9579cfd4b462d8b2","SID":"651548e182160ea3"}}