{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2298 <br>KARAR NO: 2024/1817<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2021<br>NUMARASI: 2019/274 Esas - 2021/59 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin eş ve babası ...'ün 01.04.2013 tarihinde kendisine ait tarlasına tohum ekerken geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazaya karışan traktöre ait zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığını, kazanın, karayolu ile bağlantısı olan karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş kabul edileceğini, bu nedenle davalının müvekkillerinin zararından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 07.12.2020 tarihinde sunduğu dilekçe ile tazminat taleplerini davacı eş ... yönünden 200.622,55-TL'ye, davacı ... yönünden 4.714,05-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazanın trafik kazası olmaması sebebiyle müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını. davacıların üçüncü kişi olmaması nedeniyle tazminat talep hakları bulunmadığını, davacılar yönünden alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, avans faizi isteminin yersiz olduğunu, desteğin var ise müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; kazanın 01.04.2013 tarihinde meydana geldiği, kazanın tarlada oluşumunun destekten yoksun kalanların tazminat talebine olumsuz bir etkisi olmadığı, alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile, \"1-)Davacının davasının KABULÜ ile,  Davacı eş ...'e 200.622,55-TL'nin davalıdan alınarak ÖDENMESİNE, kaza tarihinden itibaren avans İŞLETİLMESİNE, Davacı oğul ...'e 4.714,05-TL'nin davalıdan alınarak ÖDENMESİNE, kaza tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; kazanın iş kazası olduğu, trafik kazası olmaması sebebiyle müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığı, kaza mahallinin karayolu taşımacılığı yapılmayan tarla olduğu, kaza tespit tutanağında da destek ...'ün tarlasına tohum ekerken traktörün uçuruma uçtuğunun belirtildiği, müvekkilinin, zarara neden olanlara rücu etme hakkı bulunduğu, davacılar yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiği, tazminata karar verilmesi halinde desteğin var ise müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiği, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğu, ıslah edilen miktara ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, müvekkili kurumun temerrüde düşürülmemesi nedeniyle kaza tarihi itibariyle avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, müvekkili aleyhine ancak dava tarihinden ve kazaya sebep olan aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilebileceği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. (1) Davacı ... lehine kurulan hükme karşı istinaf talebinin incelenmesinde; Davacılar vekilince dava dilekçesi ile; 5.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, yargılama aşamasında sunulan dilekçe ile davacı ... yönünden tazminat talepleri 4.714,05-TL'ye artırılmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacı ... yönünden davanın kabulü ile 4.714,05-TL'nin davalıdan alınarak ödenmesine, kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla da davacı ... yönünden davalı aleyhine ilk derece mahkemesinin hükmettiği maddi tazminat miktarı 4.714,05-TL' dir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda verilen karar kesin olup, hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00-TL'dir. Bu durumda eldeki davada istinaf eden davalı aleyhine hükmedilen ve istinaf konu alacak miktarı olan 4.714,05-TL, ilk derece mahkemesinin kararının kesinlik sınırı olan 5.880,00-TL'nin altında kalmaktadır. HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının miktarı itibariyle kesin olduğu durumlarda usulden red kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de, kanun yolu merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinin ve isteminin; HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin kararın, kesin olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Davacı ... lehine kurulan hükme karşı istinaf talebinin incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın meydana geldiği 01.04.2013 tarihi itibariyle geçerli ZMMS Genel Şartlarının, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın 01/06/2015 tarihinde uygulanmaya başlanılan genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekmesine, buna göre; araç sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişiler bakımından TBK'nın 135. maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun gerçekleşmeyecek olmasına, 2918 sayılı KTK'nin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan bir alanda meydana gelmesinin de yeterli kabul edilmesine ve davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin (tarlanın) karayolu ile bağlantısı bulunmasına göre davalının zarardan sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, kazaya karışan traktörün ticari nitelikte olmaması ve davalının, davacı tarafça dava açılmadan evvel yapılan başvuru üzerine 29.03.2016 tarihinde temerrüde düştüğü göz önünde bulundurularak davacı ... lehine hükmolunan tazminata davalının temerrüde düştüğü 29.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf nedeni yerindedir. Bununla birlikte, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-b/2 gereğince kaldırılarak davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, davacı ... yönünden hükmedilen tazminata 29.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Yukarıda başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik istinaf talebinin HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik istinaf talebinin KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 3.507,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,  a/Davanın KABULÜ ile,-Davacı eş ... için 200.622,55-TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü 29.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, -Davacı oğul ... için 4.714,05-TL tazminatın kaza tarihi 01.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.026,54.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 684,25-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye kalan 13.306,39-TL harcın  davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, c/Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 22.823,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, ç/Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvuru harcı, 35,90-TL peşin harç, 684,25-TL ıslah harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 220,89-TL posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.982,14-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,d/Davacı tarafça yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının davacı tarafa iadesine, e/Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e56f4e173a41167a","SID":"e194fdd9e04a0750"}}