{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/597 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1545<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 16/12/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2021/445 Esas - 2021/1083 Karar<br>DAVA             \t\t: Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 29/06/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarihli 2021/445 Esas ve 2021/1083 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı maliki ... ve kaza tarihindeki sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı araç ile maliki ... ve kaza anında sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sürücüsü olduğu araçta yüksek maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrası ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının giderilmesi için dava dışı ... Şirketine başvurularak 486077118/2 numaralı hasar dosyası açıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra başvurulan davalı sigorta şirketince 202010144920 no.lu hasar dosyası açılarak eksper incelemesi yapıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında bir miktar ödeme yapılsa da yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, aracın yapılan tamirat nedeniyle gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedelle satılmak durumunda kalınacağını, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakiye hasara yönelik, 50,00 TL değer kaybına yönelik tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; servisle yapılan görüşmede kazanın ... plakalı aracın işletme çalışanı ... tarafından test sürüşünde iken kazanın meydana geldiği ve dosyanın ilk etapta işyeri sorumluluk poliçesinden açtırıldığını ve ekspertiz çalışmasının ... Firması tarafından yaptırıldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan incelemede ilgili dosyanın kazadaki asli kusurlu bulunan ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinden açtırılması gerektiğinin belirtildiğini ve konu dosyanın açıldığını, bunun üzerine hasar onarım bedeli yönünden 6.602,12 TL hasar onarım bedeli ödemesinin yapıldığını, müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan ilgili davanın reddinin gerekli olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasının gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddinin gerektiğini, rapor içeriğinde belirtilen kriterlere istinaden yapılan hesaplamalarda ... plakalı araçta meydana gelen total değer kaybı tutarının 633,66 TL olduğunu, sigortalının kusuru nispetinde ödenebilir değer kaybı tazminat tutarının da 633,66 TL olduğunun tespit edildiğini ve başvuran tarafa değer kaybı bedelinin ödendiğini, izah edilen sebeplerle müvekkili şirket tarafından hasar onarım bedeli ve değer kaybı ödemesi yapılmış olup, sorumluluğun yerine getirilmiş olduğundan ilgili davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece;  \"...10.10.2020 tarihinde saat 18:10 sıralarında davacı sürücü ...’ nun sevk ve idaresindeki, dava dışı ...’ya ait ... plakalı otomobil ile Karabağlar Yeşillik caddesi istikametinden 5806/2 sokağı takiben 5815/2 sokağa dönüş yapmak istediği sırada, davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... plaka sayılı motosikletin şerit ihlali yapması nedeniyle davacı idaresindeki aracının ön kısımlarına çarpışması neticesinde maddi hasarlı tarfik kazasının meydana geldiği, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortasına ait aracı kullanan sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça, işçilik ve KDV dahil 13.670,30 TL hasar meydana geldiği, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 80.190,00 TL,  kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 77.075,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (80.190,00TL -77.075,00 TL) = 3.115,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, dava tarihinden önce 26.05.2021 tarihinde davacıya 633,66 TL değer kayıbı, 28.12.2020 tarihinde 6.602,12 hasar bedeli ödemesi yapılmış olduğundan davacının bakiye hasar zararının 7.068,18 TL, bakiye değer kaybı zaranın 2.481,34 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı,  davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye hasar zararından ve bakiye değer kaybından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi  ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği 25.01.2021  tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla davalı sigorta şirketinin 05.02.2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 7.068,18 TL bakiye hasar bedeli ile  2.481,34 TL bakiye değer kaybının, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde son tutanağın düzenlendiği tarihteki AAÜT'nin 16/2-c maddesindeki yasal  düzenlemenin, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabuluculuk  sonrasında açılan eldeki davada yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16. maddesine göre ayrıca bir maktu vekalet ücretine hükmedilmemesine karar vermek gerektiği...\" gerekçesiyle \"...Davacının davasının kabulü ile 7.068,18 TL bakiye hasar bedeli ile  2.481,34 TL bakiye değer kaybı olmak üzere toplam  9.549,52 TL temerrüt tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, dava açılmadan önce ekspertiz raporu alınmış olduğundan artık dava değerinin bilinemeyeceğinden, alacağın belirsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, araç hasarına ilişkin davada, hasarlanan aracın davacıda olduğunu, hasarlanan parçaların belli olduğunu, aracın modeli, yaşı, önceki kazaları, değişen parçaları belirli olup, gelişmiş teknoloji karşısında aracın plakasını yazmak suretiyle piyasadaki rayiç 2'nci el fiyatı, her yaşa göre hasarlanmanın özelliği nazara alınarak onarım faturaları da göz önüne alındığında, aracın onarım bedelinin ne kadar olduğunun davacının bilmemesinin mümkün olmadığını, oysa davacı taraf, dava açmadan önce aracının onarımı tamamlanmış birde fatura ve  ekspertiz raporunu düzenlettiğini, düzenlenen eksper raporunda davacının uğramış olduğu zararın tespit edildiğini ancak dava dilekçesinde davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarının görüldüğünü, aracın onarımı için müvekkili şirket ile koordineli çalışılmış olsaydı başvuran tarafa ait araç anahtar teslim onarılacak, başvuran taraf için hak kaybı olmayacak ve aracın onarımı anahtar teslim 6602,12-TL’ ye mal olacağını, müvekkili şirket tarafından anlaşmalı servislerde onarım teklifi reddedilerek nasılsa trafik sigortasından alınacak düşüncesi ile daha fazla bir maliyet ile aracın onarımını yaptırdığını, hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durumu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini, başvuran tarafın aracının daha düşük maliyette onarımının yapılması başvuran taraf için bir kayba neden olmayacağı göz önüne alındığında, daha uygun bir onarım teklifi varken bu teklifin başvuran tarafça reddedilmesi başvuran tarafa bir yarar sağlamayacağı gibi huzurdaki dosyada görüleceği üzere müvekkili şirkete daha fazla bir para ödemek durumunda bıraktırdığından karşı tarafa zarar verdiğini, yani hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik bulunmakta olup bunun hakkında kötüye kullanıldığının göstergesi olduğunu fakat başvuran tarafın inceleme yaptırmayarak müvekkili şirket tarafından hasarlı parça tedariklerinin yapılması, alınan onarımı için teklifleri göz önüne alındığında daha uyguna onarımının yapılmasının önüne geçilmiş olduğundan (kabul anlamına gelmemek üzere) başvuran tarafından zararın artmasına kendisinin neden olduğunu, tüm bu nedenlerle nasıl olsa Sigorta Şirketinden istenilen paranın alınacağı düşüncesi ile daha pahalıya aracını yaptırmakta direnerek zararın artmasına neden olan başvuran tarafın kusurlu olduğunun kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak zararın tespiti yapılması gerekirken genel şartlara aykırı tespit yapılması hatalı sonuca ulaşılmasına neden olduğunu, T.T.K.'nın 1447. ve 1471. maddeleri ve Trafik Genel Şartlarının B.2/2.2 tazminatın ödenmesi başlıklı maddesi çerçevesinde inceleme yapılması ve kusur durumu göz önüne alınarak 6602,12-TL üzeri taleplerin reddinin gerektiğini, yerleşik yargıtay kararları gereği onarımı yapılan araçlar için fatura kesilmesi zorunlu kabul edildiğinden, davacı tarafından da aracın onarımı yapıldığından eğer KDV ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulmasının gerektiğini, davalı tarafından da iyi niyetli olarak hareket edildiğini, eksperi tarafından yapılan tespitler ile birlikte dava açılmadan önce zarar karşılanmasının hedeflendiğini ve ödemenin yapıldığını, bu sebeple zarar karşılanmış olduğundan başvurunun reddini, mahkeme tarafından 1.320,00-TL'nin müvekkili tarafından Hazineye ödenmesine karar verilmişse de bu bedel üzerinden arabulucu makbuz kesmekte KDV ve stopaj ödemesini Hazineye yapmakta olduğunu, yani Hazine 1.320,00-TL'nin KDV ve Stopajını makbuz kesen arabulucudan iade almış olmasına rağmen müvekkili tarafından bu düşümler yapılmadan 1.320,00-TL'nin ödenmesine karar verilmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, arabuluculuk ücretlerine hükmedilirken arabulucular tarafından ödenen KDV ve Stopajın dikkate alınması gerekmekte olduğundan kurulan hükmün bu hususta da hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılarak başvurularının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davacı aracında meydana gelen bakiye hasar zararı bedeli ile bakiye değer kaybı bedelinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili için açılan maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece;  davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından  istinaf edilmiştir.<br>\tİstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, mahkemece alınan 08/11/2021 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, taraf ve yargı denetimine elverişli olması, davacı sürücünün dava açmakta hukuki yararının mevcut olması ve kendisine husumet düşecek olması  nazara alınarak  davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarihli, 2021/445 Esas ve 2021/1083 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 652,33-TL istinaf karar harcından peşin alınan 163,08-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 489,25‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"145fb4c0a95b259a","SID":"aa04fb235b1583d6"}}