{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t               T.C.<br>            ...<br>14. ASLİYE TİCARET<br>         MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/337 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/395<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>    <br><br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA\t\t\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile ailenin en büyük erkek çocuğu ...'nın davalı şirket ortağı olduğunu, aile içerisinde ticari iş ve işlemlerin genellikle müvekkili tarafından yürütülmekle birlikte bölgesel örf adet gereği şirket hisselerinin resmi kayıtlarında ağırlıklı olarak ... adına tescil edildiğini, müvekkilinin 2021 yılında abisi ...'nin, aile şirketine ait maları oğulları ... ... 'e devrettiğini fark ettiğini, davalı şirketin karar defterini incelediğinde haberi olmadan sahte imza atılmak suretiyle pek çok kurul kararı alındığını tespit ettiğini belirterek 27/07/2004 tarihli ve 10 sayılı, 31/06/2006 tarihli ve 12 sayılı, 22/01/2010 tarihli ve 15 sayılı, 20/05/2010 tarihli ve 17 sayılı, 26/05/2010 tarihli ve 18 sayılı, 09/04/2013 tarihli ve 19 sayılı, 06/02/2014 tarihli ve 20 sayılı, 05/08/2015 tarihli ve 21 sayılı ve 27/10/2016 tarihli ve 24 sayılı genel kurul kararı ve bu kararlara ilişkin genel kurul tutanaklarının, çağrılar ve ticaret sicil kayıtlarının yok hükmünde olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t\t:<br>Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. <br>DELİLLER VE GEREKÇE\t:<br>Dava, genel kurul kararlarının TTK'nın 447. maddesi uyarınca yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yapılmıştır. <br>Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda özetle; genel kurul kararlarının TTK'nın 447. maddesi uyarınca yok hükmünde olduklarının tespitine ilişkin uyuşmazlık tespiti bağlamında yapılan incelemede dava konusu genel kurul kararlarında, davacının genel kurula katılma, asgari oy ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, davacının bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran şirketin temsil yapısını bozan ve sermayenin korunması hükümlerine aykırı bir karara rastlanmadığı, yine davacının ilk payı şirketin 40.000 payında 1 pay iken, süreç içerisinde sermaye arttırımı ve hisse devri sonucu davacının payının şirketin 86.495 payında 13.685 paya çıktığı, davacının pay oranı genel kurulun gerek toplantı nisabını, gerekse de alınan kararlarda karar nisabını etkilemediği, davacının sahtecilik iddiasının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.  <br>Tarafların delilleri ve dosya içeriği özellikle bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen kararlarda butlan şartlarının oluşmadığı, davacı aleyhine alınan karar bulunmadığı gibi icrai nitelikteki kararların davacı yararına olduğu, davacı payı gerek toplantı, gerekse karar nisabını etkileyecek oranda olmadığından, imza incelemesine gerek bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>Davanın REDDİNE, <br>492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  427,60 TL harcın, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harçtan düşülmesi ile bakiye 247,70 TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili Av. ... ... ... 'nün yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/05/2024<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e308c631e97f162","SID":"63f2138fd040d3eb"}}