{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN <br>DAVACILAR\t: 1-... <br>2-... - <br>3-... -<br>4-... -<br>5-... - <br> 6-...... <br> 7-...... <br> 8-... <br> 9-... <br>10-... <br>11-... <br>DİĞER DAVACILAR\t 12-<br>\t 13-<br>\t 14-<br>\t 15-<br>\t 16-<br>\t 17-<br><br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t:  Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti - Kooperatif Üyeliğine Kabul \t\t   Şartlarının Oluştuğunun Tespiti<br><br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 01/11/2024<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasında 16/11/2023  tarihinde tesis edilen  karara karşı bir kısım davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Konya'da yüzey kaplama işlemi yapan ağır kimyasal veya zehirli atık üreten şirketlerden olduğunu, davalı kooperatifin ise Konya'da yüzey kaplama işi yapan firmaları bir çatı altında toplamak ve çevresel sorunlara bireysel değil toplu çözümler üretmek amacıyla kurulmuş olan KONKAPDER ( Konya Metal Yüzey ve Plastik Kaplamacıları Derneği) öncülüğünde yüzey kaplama işlemi yapan şirketlere çağrı yapılarak kurulduğu iddia edilen bir kooperatif olduğunu, müvekkili firmalar ile sayıları toplamda 150-200 civarında olan ve yüzey kaplama işi yapan firmaların biraraya getirilerek, tam teşekküllü bir arıtma tesisi içeren sanayi sitesinin kurulması amacıyla bu kooperatif ortaklığının oluşturulduğunu, kooperatifin bir süre sonra amacından saptığını, kurucuların kar elde etme amacına hizmet etmeye başladığını, tam teşekküllü bir arıtma tesisinde çevreye zarar vermeden faaliyet gösterme ve ilgili kooperatiften işyeri sahibi olma imkanının müvekkillerinin elinden alındığını ve üyelik sırasında imzalattırılmış olan taahhütname nedeniyle üyelikten çıkarılmaya itiraz haklarından feragat ettiğini düşünen müvekkillerinin eli kolunun bağlandığını, kooperatife üye olamayan müvekkillerinin ise kooperatifin hukuka aykırı olarak tasfiye sürecine girmesi nedeniyle üyeliklerinin neredeyse imkansız hale geldiğini belirterek müvekkillenin ortaklıklarının devamının tespitine, kooperatiften müvekkilleri adına yer tahsil edilmesine, kooperatife üye olmamış müvekkillerinin  kooperatife üyeliklerinin kabulü ile kooperatif sitesinden bu müvekkilleri adına yer tahsil edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davacılar vekili tavzih dilekçesiyle; kooperatife üyelikten haksız ve hukuka aykırı şekilde çıkarılan müvekkili davacılar ..., ..., Konya Kimyevi Maddeler ve Elekt. San. Tic. Ltd. Şti, ...... Sis. San. Tic. Ltd. Şti ve ...'ın kooperatifin kuruluşunun akabinde kooperatif üyeliğine kabul edildiğini ancak sonrasında haksız ve hukuka aykırı şekilde üyelikten çıkarıldıklarını, bu nedenle ilgili müvekkilleri açısından öncelikle kooperatife üyeliklerinin tespitini, mahkeme aksi kanaatte olursa kooperatife üye olabilme şartlarını haiz olduklarından üye olarak kabullerine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bir kısım davacıların üyelik için kooperatife başvurmadıklarını ve kooperatife üyeliklerinin bulunmaması, bir kısım davacıların ise üyeliklerini devrederek  kooperatif üyeliklerinden ayrılmaları nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararlarının olmadığını ve husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, kooperatife yeni üye alımının ancak kooperatifin yeterli sayıda arsa üretmesi ile olabileceğini, kooperatife kimlerin üye olabileceğine ve üye sayısının sınırlandırılması konusunda Kooperatifler Kanununun müvekkili kooperatife yetki verdiğini, müvekkili kooperatifin bu yetkisini kullanarak genel kurul kararıyla üye sayısının 126 olarak sınırlandırılmasına karar verdiğini, bu kapsamda tahsisi yapılan arsa üzerine işyerleri yapılarak ihale ile hak sahiplerine tahsis edildiğini, ... ile ...'in kooperatife üye olma şartlarına haiz olduğunu ve buna ilişkin vergi levhası ile ilgili idari mercilerce verilmiş resmi belgeleri sunduklarını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 31/12/2020 TARİHLİ KARARI: Yapılan yargılama neticesinde; \"...Her ne kadar davacılar, davalı kooperatifin kuruluş amacına aykırı hareket ettiğini, kooperatif tarafından üyeliğe ilişkin bir çağrı yapılmadığını, bazı gerçek ve tüzel kişilerin usulsüz olarak kooperatife üye olarak kabul edildiklerini ve kooperatifin tasfiye sürecine girmesinin usulsüz olduğunu iddia etmişlerse de bu iddiaların eldeki davada değerlendirilmesi mümkün görülmemiş ve yargılama davacıların talep sonucu ile sınırlı olarak davacıların kooperatif üyesi olup olmadıkları, bir kısım davacıların usulsüz olarak üyelikten çıkartılıp çıkartılmadıkları, diğer davacıların üyelik başvurularının reddedilmesinin haksız olup olmadığı hususları ile sınırlandırılmıştır.<br>Bu kapsamda davacılar vekilinin 13/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazları esasa etkili görülmediğinden reddedilmiştir.<br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 13/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; <br>-Davacı ...'in kooperatif üyesi olduğu, ancak 24/01/2017 tarihli dilekçesiyle üyeliğini dava dışı ...'ya devrettiği ve devrin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi sonucunda üyeliğinin sona erdiği,<br>-Davacı ...'ın kooperatif üyesi olduğu, ancak 27/10/2015 tarihli dilekçesiyle üyeliğini dava dışı...Alüminyum Metal Ltd. Şti.'ye devrettiği ve devrin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi sonucunda üyeliğinin sona erdiği,<br>-Davacı ...'ın kooperatif üyesi olduğu, ancak 02/02/2015 tarihli dilekçesiyle üyeliğini dava dışı ...'a devrettiği ve devrin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi sonucunda üyeliğinin sona erdiği,<br>-Davacı ... Kimyevi Mad. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kooperatif üyesi olduğu, ancak 10/06/2014 tarihli dilekçesiyle üyeliğini dava dışı ...'e devrettiği ve devrin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi sonucunda üyeliğinin sona erdiği,<br>-Davacı, ...... Ltd. Şti.'nin davalı kooperatif üyesi olduğu, ancak 19/06/2014 tarihli dilekçe ile üyelikten istifa ettiği ve istifanın yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi sonucunda üyeliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar anılan davacılar usulsüz olarak kooperatif üyeliklerinden çıkartıldıklarını iddia etmişlerse de yapılan incelemede bu davacıların kendi iradeleri sonucunda üyeliklerinin sona erdiği anlaşıldığından bu davacıların davalarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılar ..., ...., ......, ..., ......, ..., ..., ... Reklamcılık Ve Halkla İlişkiler Sanayi Ve Ticaret A.Ş., ...... Yüzey İşlem Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti., ... Elektrik Otomotiv İnşaat Gıda Petrol Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti., ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti., ... Teknolojileri Sanayi Ve Ticaret  Ltd. Şti. ve ... Asansör Sanayi Ve Ticaret  Ltd. Şti.'nin üyelik başvurularının usulsüz olarak reddedilip reddedilmediği ile bu davacıların hükmen kooperatif üyeliğine kabullerinin gerekip gerekmediği yönünden yapılan incelemede;<br>-Kooperatif ana sözleşmesinin 12. Maddesi ile kooperatifin üye sayısının en az 7 kişi olduğunun, ortak sayısının işyeri imkanlarına göre genel kurulca belirleneceğinin ve yönetim kurulunun genel kurulca belirlenen sayının üzerinde ortak kaydedemeyeceğinin hüküm altına alındığı,<br>-01/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında üye sayısının en fazla 250 kişi ile sınırlandırılmasına karar verildiği,<br>-22/03/2015 tarihli genel kurul toplantısında ise üye sayısının en fazla 126 kişi ile sınırlandırılmasına karar verildiği,<br>-Üye sayısı açısında kooperatifte boş üyeliğin bulunmadığı,<br>-Kooperatif ana sözleşmesinin 11. Maddesi ile kooperatife ortak olmak isteyenlerin yazılı olarak başvurmaları gerektiğinin, ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceğinin ve başvuranların 10. Maddede yer alan şartları taşıyıp taşımadığının yönetim kurulu tarafından araştırılacağının hüküm altına alındığı,<br>-Davalı kooperatifin 23/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca tasfiyeye girdiği<br>-Dava dilekçesinin ekinde yer alan Konya .. Noterliğine ait ... yevmiye nolu ve 03/02/2020 tarihli ihtarname ile davacıların davalı kooperatife üyelik başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar anılan davacılar üyelik başvurularının usulsüz olarak kabul edilmediğini iddia etmişlerse de davacıların 03/02/2020 tarihli ihtarname ile üyelik başvurusunda bulundukları, bu tarihten önceki dönemde yazılı başvuru yaptıklarına dair bir delil sunulmadığı, bu tarih itibariyle davalı kooperatifte boş üyeliğin bulunmadığı ve kooperatifin dağılma sürecine girdiği, bu bakımdan davacıların başvurularının kabul edilmemesinde kanuna ve ana sözleşmeye bir aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından...\" gerekçesiyle bu davacıların davalarının ayrı ayrı reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>      DAİREMİZİN 16/12/2022 TARİHLİ, .... ESAS - ..... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 31/12/2020 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 16/12/2022 Tarihli, .... Esas - .... Karar sayılı kararı ile; \"..Dava, Kooperatif üyeliğinin tespiti ile kooperatifin yaptığı işyerinin davacılara tahsisi talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece davalı kooperatife ait üye kayıt ve karar defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>Kooperatifler hukukunda, üyelik şartlarını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan “açık kapı ilkesi” uyarınca kooperatif üyeliğine kabulü zorunlu olup, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi yoktur. Diğer yandan, kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre aidat yatırma, kooperatif bünyesinde çalışma gibi eylemlerle zımnen üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür. (Örn. Yargıtay 23 HD. 2019/2825 E- 2020/3290 K.sayılı ilamı)<br>Davaya konu somut olayda  mahkemece bahsedilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Mahkemece, açık kapı ilkesi gereğince davacıların davalı kooperatife üyelik için davacıların başvurularının bulunup bulunmadığı, Yargıtay uygulamaları gereği aidat yatırma, kooperatif bünyesinde çalışma gibi eylemleri nedeniyle zımnen üyeliklerinin bulunup bulunmadıkları, davalı kooperatifin Kooperatifler Kanunu 2.3 maddede düzenlenen eşitlik ilkesi uygulamasına aykırı davranıp davranmadığı, davacıların kooperatif ana sözleşmesinde gösterilen üyelik şartlarını taşıyıp taşımadıkları, 2013 yılı genel kurulunda üye sayısı 250 olarak belirlenmişken 2015 yılı genel kurulunda 126 olarak sınırlandırılmasında sebeplerin ne olduğu, makul ve haklı sebepler olup olmadığı, genel kurul kararına karşı açılmış dava olup olmadığı araştırılmalı, Mahkemece refakate 1 Harita Mühendisi,  İnşaat Mühendisi ile Mali Müşavir bilirkişi alınıp keşif yapılarak, bilirkişilerden tadilat projesinin denetlenmesi, özellikle davacılara tahsis edilecek arsa bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.<br>Ayrıca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup mahkemece her bir davacının açtığı dava yönünden ayrı harç alınması gerektiği halde, harç alınmaksızın davanın reddi nedeniyle davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin eksik araştırma ve incelemeyle karar verdiği anlaşılmakla, diğer istinaf sebepleri değerlendirilmeksizin davacıların istinaf taleplerinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, deliller toplandıktan sonra değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine..\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU  16/11/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \" \"....Kaldırma kararına istinaden, refakate alınan Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Harita bilirkişiden oluşan heyet ile keşfin icra edildiği, bilirkişi heyeti keşfin akabinde düzenlemiş olduğu 04/05/2023 tarihli raporu ile davalı kooperatifin usulüne uygun tutulduğu, davacılardan ..., ..., ..., <br>...... Sistemleri Ltd.şti., ... Kimyevi Mad. <br>San. Tic. Ltd. Şti’nin davalı kooperatife üye oldukları, daha sonra üyeliklerini devir ya da istifa <br>nedeniyle kaybettikleri, kooperatif kayıtları ya da dosya <br>kapsamında yer alan belgelerden davacıların zımnen üyeliğe kabul edildiklerine ilişkin bir tespitin <br>yapılamadığı, kooperatif üyeliği kazanan ve daha sonra ayrılan üyelerin aidat ödemesi yaptıkları, <br>üyeliğini devredenlerin yatırdıkları paraların ilgili kişi hesabına devredildiği, istifa yoluyla üyeliği kaybedenlere ise ödemelerin iade edildiği, kooperatife üye olan 5 davacının üyeliğini kendi isteğiyle devir ya <br>da istifa yoluyla kaybettiği, diğer üyeler için ise üyelik söz konusu olmadığından çıkarmanın da söz <br>konusu olmadığı, Kooperatif Ana Sözleşmesinin Ortaklığa Kabul Başlıklı 11. Maddesinde kooperatife üye <br>olmak için, gerekli şartların taşınması halinde yazılı olarak yönetim kuruluna başvurmak gerekeceği <br>belirtildiği, kooperatife üye olup sonradan kendi isteğiyle üyeliği sona eren davacılar dışındaki diğer <br>davacılar açısından böyle bir başvuru olduğuna dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, bu <br>çerçevede, üyelik şartlarının taşınmaması nedeniyle, dosya kapsamında üyelik başvurusunun reddi ile <br>ilgili bir belge ya da karar bulunmadığını, davacı vekilinin kooperatifle yapılan sözlü görüşmeler neticesinde üye alımlarının durdurulduğu bilgisi <br>sebebiyle davacıların bu bilgi sebebiyle üyelik başvurusunda bulunmadıklarına dair iddiasına ilişkin, <br>dosyada bir belge bulunmadığı, bu iddiaya ilişkin değerlendirme Mahkemenin takdirinde olduğu, öte yandan Davacılar ve dava dışı Güllüzar Korkmaz’dan oluşan ihtar edenler tarafından, davalı <br>kooperatifin muhatap olduğu Konya ... Noterliği 03.02.2020 tarih ve ... yevmiye nolu İhtarname ile <br>ihtar edenler kooperatife üyelik talebinde bulundukları, ihtarname tarihi, üyelik sayısının 126 ile sınırlandığı genel kurul tarihi olan 22.03.2015 ve tasfiye <br>kararının alındığı 23.06.2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısından sonraya rastladığı, kooperatifin 01.06.2013 tarihli Genel Kurul <br>Tutanağının 10. Maddesine göre üye sayısının en fazla 250 kişi ile sınırlandırılmasına karar verildiği, 22.03.2015 tarihli Genel Kurul Tutanağında, Gündemin 3. Maddesinde Kooperatifin üye sayısının 126 <br>olmasının kabul edildiği ifade edildiği, teknik bilirkişilerin değerlendirmesinde Kooperatifçe 126 bağımsız bölüm dükkân ile <br>sınırlandırma yapıldığı,  ilk projesinde C Blokta 5 bağımsız bölüm dükkân varken, 5.bağımsız bölüm <br>dükkânın tadilat yapılarak 2 bağımsız bölüm haline getirilmesi sonucu, C blokun, 6 bağımsız bölüm <br>haline getirildiği bu nedenle toplamda 127 Adet bağımsız bölüm dükkân bulunduğu, <br>söz konusu karara karşı dava açıldığına dair dosyada bir bilgi ya da belge bulunmadığı, dosyaya sunulan tadilatla proje ve ruhsatlara göre, Konya ili, Karatay ilçesi, ... <br>Mahallesi, .... Pafta,.... ada,.. parselin(eski 8 parselin) yüzölçümünün tamamına dükkânlar <br>ve ortak alanlar olarak yerleştirildiği, kat mülkiyetine geçildiği, parselin yüzölçümünün tamamının arsa <br>paylarının 127 adet dükkân ve ortak alanlar olmak üzere dağıtılarak tapuda tescil edildiği, tapu <br>kayıtlarında davacılara verilecek davalı kooperatif adına kayıtlı dükkân bulunmadığı, dava konusu <br>parsel üzerinde davacılara yeni dükkân inşaatı yapılacak arsanın da mevcut olmadığı belirtilmiştir. <br>Bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 16/09/2023 tarihli ek raporu ile Kooperatifçe 126 bağımsız bölüm dükkân ile sınırlandırma yapıldığı,  ilk projesinde C Blokta 5 <br>bağımsız bölüm dükkân varken, 5.bağımsız bölüm dükkânın tadilat yapılarak 2 bağımsız bölüm <br>haline getirilmesi sonucu, C blokun, 6 bağımsız bölüm haline getirildiği bu nedenle toplamda 127 <br>Adet bağımsız bölüm dükkân bulunduğu, <br>Yeni inşaat yapılacak alan bulunmadığı, kooperatifçe sınırlandırılan 126 bağımsız bölüm <br>dükkana C bloktaki 5 nolu bağımsız bölüm sahibinin kendi tercihini kullanarak kendine ait <br>bağımsız bölümü 2 dükkan şeklinde kullanması ve bunun yasal olarak tapuda 2 bağımsız bölüme <br>çevirmesinin kendi özel tercihi olduğu, diğer bağımsız bölümlerde kat mülkiyetine geçilmiş ve tapu <br>tescilleri yapılmış olduğundan ve inşaat tamamlanıp, yapı kullanım izin belgesi alınmış olması <br>nedeniyle, diğer bağımsız bölümlerin tadilat suretiyle bölünerek davacılara yer ve üyelik tahsisinin <br>mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.  <br>YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ'NİN 2014/7840 E 2015/151 K sayılı ilamı; '' ... <br>Özellikle kamu yararı ön planda olan yapı, arsa, üretim, pazarlama, taşıma faaliyetleri konusunda kurulmuş kooperatiflerde açık kapı ilkesi gereği, anasözleşme hükümlerine uygun şartları taşıyan herkesin, ortaklık için başvuru yapabileceği, ilke olarak kabul edilmektedir.<br>Ancak, bu ilkenin, isteyen herkesin ortaklık için başvurabileceği ve kooperatifin de başvuran herkesi ortak olarak kabul etmek zorunda olduğu, şeklinde anlaşılmaması gerekir. Şöyleki; 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 8/3 maddesi uyarınca yapı kooperatifleri gibi diğer kooperatifler de alınacak genel kurul kararı ile üye sayısını belirli sayı ile sınırlandırma hakkına sahiptirler. Böyle bir durumda, yani belirlenen ortak sayısının üzerinde ortak alımında açık kapı ilkesi uygulanmaz. Öte yandan, Aynı Yasa'nın 42/8. maddesi de  ortak sayısı ve imal edilecek bağımsız bölüm sayısını sınırlama bakımından kooperatif genel kurulu yetkili kılınmıştır. ...'' şeklindedir.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; bir kısım  davacılar tarafından usulsüz olarak kooperatif üyeliklerinden çıkartıldıklarını iddia edilmişse de yapılan incelemede bu davacıların kendi iradeleri sonucunda üyeliklerinin sona erdiği, diğer bir kısım davacılar tarafından ise üyelik başvurularının usulsüz olarak kabul edilmediği iddia edilmişse de bu davacıların 03/02/2020 tarihli ihtarname ile üyelik başvurusunda bulundukları, bu tarihten önceki dönemde yazılı başvuru yaptıklarına dair bir delil sunulmadığı, bu tarih itibariyle davalı kooperatifte boş üyeliğin bulunmadığı, yine davacılara tahsis edilebilecek bir yerin de bulunmadığı, davalı kooperatifin davacıların zımnen üyeliğe kabul edildiği sonucunu doğuracak bir faaliyetinin bulunmadığı, her ne kadar kooperatiflerde açık kapı ilkesi geçerli ise de anılan emsal içtihatta da belirtildiği üzere belirlenen ortak sayısının üzerinde ortak alımında açık kapı ilkesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, kooperatif genel kurulu tarafından üye sayısının serbestçe belirlenebileceği gibi somut olayda 126 ile sınırlanmasının makul ve hakkaniyete uygun olduğu, zira başkaca bir arsanın mevcut olmadığı, yine 2015 yılı genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin herhangi bir davanın bulunmadığı, davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı bir uygulamasının bulunmadığı, davacılara tahsis edilebilecek boş arsanın bulunmaması karşısında davacıların üyeliğe kabul edilmeleri halinde eşitlik ilkesinin ihlal edileceği, zira diğer üyelere yer tahsisi yapılmış olmasına rağmen davacılara yer tahsisi yapılmasının mümkün olmayacağı, dolayısıyla davacıların üye olarak kabul edilmemelerinin eşitlik ilkesine aykırı bir husus olmadığı, bunun yanında davacıların üyelik şartlarını taşımalarının boş üyeliğin bulunmaması karşısında tek başına üyeliğe kabul edilmeleri için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından davacıların davalarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" gerekçesiyle davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...... Yüzey İşlem San. ve Tic. Ltd. Şti, ...... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Kimyevi Maddeler  Metal ve Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve ... Asansör Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin, Milli Emlak Müdürlüğü vb. kurumlardan belirli bir amaç doğrultusunda faaliyet göstermek ve bu çerçevede üye alımı yapmak vaadiyle gerekli  izin alarak kurulmuş bir kooperatif olduğunu, kooperatifin amacından saptığını, farklı iş kollarında faaliyet gösteren işletme yetkililerini üye olarak kabul etmesi neticesinde üyelere ayrılan kontenjanın dolduğunu, bunun sonucunda da gerçekten ağır kimyasal atık üreten müvekkili firmalarının hukuki yararının büyük ölçüde zedelendiğini, müvekkillerinin ağır kimyasal madde kullanan metal ve yüzey kaplama işleri ile uğraştığını, davalı kooperatif, \"KONKAPDER\" isimli derneğin devamı olarak kurulduğunu ve ağır kimyasalların çevreye zarar vermesini önlemek amacıyla tek bir arıtma tesisinde toplamak için kamu kaynaklarıyla ihdas edildiğini, müvekkillerinin işini devam ettirmesi için davalı kooperatife kayıt olmasının şart olduğunu, aksi takdirde ağır cezai yaptırımlara maruz kalacağını, özellikle Koski tarafından ihtar edildiğini, mahkemece yapılan keşifte ve bilirkişi raporlarında, kooperatifin kuruluş amacına uymayan ve faaliyet alanı tamamen farklı olan kişilere ve kurumlara bağımsız bölümler tahsis edildiğinin tespit edildiğini, Örneğin, A Blok 8.,9. ve 10. bağımsız Bölümde malik olan... Metal Ev Gereçleri isimden anlaşılacağı üzere ev gereçleri ve pazar arabası üretici bir firma olduğunu, B Blok 1. bağımsız bölümde malik olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.fren kaliperi tamir takımları tasarım ve imalatı yapan bir firma olduğunu, B Blok 5. ve 7 . bağımsız bölümde malik olan .... Kimya Tarım Ürünleri ve ... Gıda, tarım, sanayi vd sektörlerde birbirinden farklı kimyasal grubu ile ilgilen bir firma olduğunu, B Blok 6. bağımsız bölümde malik olan ...Plastik Şirketi plastik sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, B Blok 10., 11. ve D Blok 5. bağımsız bölümde malik olan .... Su Sistemleri Metal Elektrik San.Tic. A.Ş. Tarım makineleri ve Su sistemleri üzerine bir firma olduğunu, E Blok 9. bağımsız bölümde malik olan ......Gıda Doğal Ürünler firmasının faaliyet alanının gıda üzerine olduğunu, F Blok 6. bağımsız bölüm maliki olan .... Kağıtcılık Matbaçılık ambalajlama üzerine bir firma olduğunu, bu durum kooperatifin kuruluş amacı ve faaliyet alanına girmeyen kimselere yer ve üyelik verilmesinin hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, yerel mahkemenin davayı yalnızca tespit davası olarak görmesinin mantıklı bir açıklaması olmadığını, yargılama sırasında açıkladıları sebeplerle müvekkillerin  üyeliğe kabulünün, kooperatifin amacına aykırı hareket etmesi neticesinde amaç dışı faaliyet gösteren işletmelerin üyeliğinin kabulü neticesinde imkansız hale geldiğini, bu sorunun çözümünün ancak kooperatifin faaliyetlerinin kanun, yönetmelik ve gerekli izinlere uygunluğunun tespiti ile mümkün olduğunu, dava dilekçelerinde yer alan taleplerinin  birinin hiçe sayılması sonucu dava konusunun çok farklı bir hal aldığını,   davanın konusunun yalnızca müvekkillerinin üyeliğinin tespiti haline geldiğini, müvekkillerinin üyeliklerine ilişkin husus taraflarınca bilindiğini, davanın amacının, durumun hukuka aykırılığının tespit edilerek giderilmesi ve müvekkillerinin mağduriyetlerinin  sona ermesine ilişkin olduğunu, 27/06/2023 tarihli bilirkişinin reddine dair sundukları dilekçede, bilirkişi ......’nın tarafsızlığını kaybettiğini bildirip ve buna dair tanıklarının olduğunu beyan edip, bilirkişinin reddini talep etmelerine rağmen, mahkeme, bu taleplerini ciddiye almayarak, tanıkları dinlemeden ve gerekçe göstermeden reddettiğini, mahkeme kararlarının gerekçeli olmaması, adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları yalnızca teknik incelemeler yaptığını ve esasla ilgili değerlendirmeler yapılmadığını, mahkeme, eksik ve objektifliği şüpheli raporlara dayanarak karar verdiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile kooperatifin yaptığı işyerinin davacılara tahsisi talebine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre, özellikle dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmaz yüzölçümünün tamamına dükkânlar <br>ve ortak alanların yerleştirildiği, kat mülkiyetine geçildiği, parselin yüzölçümünün tamamının arsa <br>paylarının 127 adet dükkân ve ortak alanlar olmak üzere dağıtılarak tapuda tescil edildiği, tapu <br>kayıtlarında davacılara verilecek davalı kooperatif adına kayıtlı dükkân bulunmadığı, dava konusu <br>parsel üzerinde davacılara yeni dükkân inşaatı yapılacak arsanın da mevcut olmadığı hususlarının belirlendiği, davacıların bir kısmının üyeliklerini devrettikleri, bir davacının üyelikten çıktığı, bir kısım davacıların ise 2020 yılında üyelik başvurusunda bulunduklarının başvuru tarihleri itibariyle boş üyeliğinin bulunmadığı, başvuru tarihinden  önce ortak olarak kabul edilmelerini gerektirir bir durum bulunmadığı, ortak sayısının genel kurul kararı ile 126 ile sınırlandırılmasının açık kapı ilkesine aykırılık teşkil etmediği, kaldı ki söz konusu genel kurul kararına karşı bir iptal davası da açılmadığı, ilk derece mahkemesince davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...... Yüzey İşlem San. ve Tic. Ltd. Şti, ...... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Kimyevi Maddeler  Metal Ve Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve ... Asansör Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin  istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...... Yüzey İşlem San. ve Tic. Ltd. Şti, ...... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Kimyevi Maddeler  Metal ve Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve ... Asansör Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinafa başvuran davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...... Yüzey İşlem San. ve Tic. Ltd. Şti, ...... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Kimyevi Maddeler  Metal ve Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve ... Asansör Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...... Yüzey İşlem San. ve Tic. Ltd. Şti, ...... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Sistemleri Ahşap Metal Makine Isı Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Kimyevi Maddeler  Metal ve Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti, ... Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve ... Asansör Sanayi ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  31/10/2024 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0333a960b077423","SID":"e5dad5ea674f1e3d"}}