{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1495 <br>KARAR NO: 2024/1600<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2024<br>NUMARASI: 2024/208 Esas -  2024/402 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2024<br>Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  İhyası istenilen, ...'nde ... sicil numarası ile kayıtlı, Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ekte sunulan 07.07.2023 tarihli, 10866 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden görüleceği üzere, Üsküdar ... Noterliği'nin 05.07.2023 tarih ve ... sayı ile tasdikli, 03.07.2023 tarih ve 1 sayılı Genel Kurul Kararı ile ticaret sicilden terkin edildiğini,... Şirketi'nin ticaret sicilden terkin edilmesinden önceki son adresinin ... Mah. ... Sok. No... İç Kapı No:1 Üsküdar/İstanbul olduğunu, davalı ...'ın ise ... Yapı Şirketi'nin ortağı ve tasfiye memuru olduğunu, ... Yapı Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin sonlandırıldığı, ticaret sicilinden terkin ile sicilden kaydının silindiğinden haricen haberdar olunduğunu, bir şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz, usul ve yasaya uygun olarak tamamlanması gerektiğini, müvekkiller tarafından ... Yapı Şirketi aleyhinde açılmış aşağıda bilgileri yer alan derdest ve kesinleşmiş davalar ve icra takipleri mevcutken, müvekkillerin alacak tutarları ve bu dosya bilgileri davalı ...'ın tasfiye memuru ve ortağı olduğu ... Yapı Şirketi’nin kayıtlarında yer almasına ve davalı ...'ın şirket yetkilisi olarak imzaladığı vekaletnameye binaen ... Yapı Şirketi avukatları tarafından bu dava dosyalarının takibinin yapılmasına rağmen, TTK. md. 541. hükmüne aykırı surette, müvekkillerine tasfiye sürecine girildiğine ilişkin hiçbir bildirim/tebligat yapılmadığını, müvekkillerinin bu dosyalar kapsamındaki alacaklarının ödenmediğini, alacak tutarlarının ne bankaya ne de notere depo edilmediğini, davalı ...'ın bile bile usulsüz ve gerçeğe aykırı bilanço tanzimiyle borçlarını olduğundan az gösterdiğini, borçlarını gizleyerek mali kayıtları ilgili vergi dairesine ibraz ettiği, bu şekilde ... Yapı Şirketi’nin tasfiyesi ve terkin işlemlerini yine usulsüz surette gerçekleştirdiğini, davalı ...'a 02.01.2024 tarihinde, iadeli taahhütlü mektup gönderilerek, derhal ... Yapı Şirketi'nin ihyası için gerekli başvuruları yapması, şirket ticari defter ve kayıtlarına müvekkillerinin alacaklarını işlemesi, tasfiye sonucunda şirket aktifinin borçları karşılamaması halinde ... Yapı Şirketi için iflas başvurusu yapmasının talep edildiğini, ancak davalı ...'ın tüm tasfiye işlemlerinin hukuka ve kanuna uygun yapıldığından bahisle taleplerini reddettiğini, davalı ...'ın TTK. md. 553 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, tasfiye memuru olarak yükümlülüklerini bilerek ve isteyerek ihlal ettiğini, ...'ın müvekkillerinin alacaklarından şahsen sorumlu olduğunu, aşağıda bilgileri yer alan, ... Yapı Şirketi aleyhinde ikame edilmiş ve İstanbul Anadolu Adliyesi 8. İş Mahkemesi'nde 2023/670 E. ve 2023/672 E. dosyaları üzerinden görülmekte olan davaların 20.02.2024 tarihli celselerinde ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, liste halinde sunulan davalara ilişkin ... Yapı aleyhindeki yargılamanın devam edebilmesi, ... Yapı aleyhinde başlatılan 2 ayrı icra takip dosyasındaki icrai muamelelere devam edilebilmesi,  kesinleşmiş ilamların davalı/borçlu ... Yapı aleyhinde icra takibi başlatılabilmesi için  ... Şirketi'nin ihyası gerektiğini, davacısı ... olan İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2023/672 E. sayılı ve  davacısı ... olan İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2023/670 E. Sayılı derdest davalarda yargılamaya devam edilebilmesi, alacaklısı ... olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve alacaklısı ... olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında borçlu ... Yapı aleyhindeki icra takip muamelelerine devam edilebilmesi, davacısı/alacaklısı ... olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2017/371 E. sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi, davacısı/alacaklısı ... olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2017/373 E. sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi, davacısı/alacaklısı ... olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2017/375 E. sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini, müvekkillerinin ... Yapı Şirketi'nden olan işçilik hak ve alacakları sebebiyle şirket aleyhinde açtığı davalar, icra takip dosyaları, müvekkillerin alacaklarının tahsilatı için girişilecek hukuki işlemler, yöneltilecek dava ve takipler bakımından, Üsküdar ... Noterliği'nin 05.07.2023 tarih ve ... sayı ile tasdikli, 03.07.2023 tarih ve 1 sayılı Genel Kurul Kararı ile ticaret sicilden terkin edilen, Tasfiye Halinde ... Yapı Mühendislik ve İnşaat Limited Şirketi'nin ihyasına, Şirket'in İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde yeniden tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladğını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK M. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığını, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK M. 536'DA düzenlenen şartların haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlandığını, ticaret sicil gazetesinde ilanların yapıldığını, eksik bırakılan bir husus olmadığını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Yapı Mühendislik Ve İnşaat  Ltd Şti aleyhine  İstanbul Anadolu 8. İş mahkemesinin 2017/371  Esas sayılı  dosyası ile açılan derdest dava  nedeniyle   davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru  tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle  davanın kabulü şirketin  tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru davalının  atanmasına,  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Tasfiye Memuru istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirket ihya davasının, tamamlanmamış tasfiyelerin tamamlanmasını sağlamak amacı ile açıldığını, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ... Yapı Mühendislik ve İnşaat Limited Şirketinin tasfiye işlemi yapılırken usul ve yasaya uygun olarak yapılmış, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkini ile sona erdiğini, bilineceği üzere tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, İhyası istenen şirketin tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmamış olup tasfiyenin usulune uygun gerçekleştirildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünce ... dosya numarası ve 07.07.2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2023 tarih, 2024/208 Esas - 2024/402 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava,, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda   bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Tic. Ltd.Şti'nin tasfiyeye girdiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 8 .İş Mahkemesi'nin 2017/371 E. - 2020/769 K. Sayılı dava karar çıktıktan sonra  davalı tasfiye memuru davalının, 07/07/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edilmiştir. Anılan dosyanın istinaf incelemesi sonucu İstanbul BAM 41.Hukuk Dairesi'nin 2020/1030 E-2023/212K. sayılı ilamı ile isitnaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği eldeki davanın kesinleşen kararın infazi istemine davaya konu şirketin şirketin ihyası için  eldeki dava davacı tarafından  20//03/2024  tarihinde açılmıştır. Tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi derdest davanın  terkinin den önce açılmış  olması ve tasfiye memurunun  TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir dava bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  (Y11.H.D'nin 02/05/2023 tarih ve E:2023/2250-K:2023/2572 ) Davacının anılan kesinleşen dava nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluşmuştur. Bu durumda mahkemece davaya konu şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında  bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı Tasfiye Memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı Tasfiye Memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı Tasfiye Memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23bd88437e08f687","SID":"ce8a8977282018bb"}}