{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/803 Esas<br>KARAR NO: 2024/1455<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2020<br>NUMARASI: 2017/781 Esas, 2020/732 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili  ile davalı ... Ltd. Şti. (.../ ... Hotel / ...)  arasında 11/07/2014 tanzim tarihli ve 4 yıl süreli ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım  Sözleşmesi ile işbu sözleşmenin eki olarak 11/07/2014 tanzim tarihli ve 4 yıl süreli  ... Hotel ... Programı Kullanım Taahhütnamesi akdedildiğini, davalı şirketin sözleşmelerden kaynaklı ihbar ve ihtar mükellefiyetini yerine getirmiyerek erken fesih ile sözleşmelerin feshine ve müvekkili şirketin sözleşme süresince beklediği hak kaybına sebebiyet verdiğini, ihtarname ile talep edilmesine rağmen cezai şart bedelinin verilen mühlet içinde ödenmediğini, akabinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi sebebiyle 18.000,00 Euro (3 otelin her biri için 6.000,00 Euro) cezai şart bedeli ve taahhütnamenin 9. maddesi uyarınca 6.000,00 Euro cezai şart bedeli, 4.320,00 Euro KDV olmak üzere toplam 28.320,00 Euro'nun tahsili talebinin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; sözleşme konusu otellerde müvekkilinin kiracı olduğunu, kira sözleşmelerinin ise feshedilerek otellerin mal sahibine teslim edildiğini, mal sahibi tarafından söz konusu otellerin yeni kiracılara kiralandığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen \"bu sözleşmedeki hak ve borçlar otelin mülkiyetinin değişmesi veya otel yönetiminin değişmesi durumunda yeni hak sahibine veya yeni yönetime herhangi bir işleme gerek olmaksızın devredilir ve devamlılığım sürdürür\" hükmüne göre müvekkilince sözleşmenin yeni kiracılara devredildiğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmesi sebebiyle cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının muhatabı artık verilen hizmeti kabul eden yeni kiracı olması gerektiğinden husumet itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için aksi kabul edilse bile, kiracılık sıfatının sona ermesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi sürdürmesinin fiilen ve hukuken imkansız hale geldiğini, hukuki imkansızlık nedeniyle geçersiz hale gelen sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep edilemeyeceğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/839 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile iş bu davanın taraflarının aynı olduğunu ve uyuşmazlığın aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanması sebebiyle davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen faizin TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde düzenlenen faize ilişkin hükümlere açıkça aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; davacı şirketin, davalı şirketin de aralarında bulunduğu otel vs. işletmelerin rezervasyon dağıtım sistemine erişimin sağlanabilmesi için bilgisayar sistemi kurup işlettiği, davalı tarafın da bu sistemden faydalanabilmek için 11/07/2014 tarihli sözleşmenin imzaladığı, taraflar arasında sözleşmenin varlığının ihtilaf konusu olmadığı, 27/08/2018 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda belirtildiği üzere, sözleşmeye konu otellerde davalının kiracı olduğu,, 4 yıllık sözleşme süresi bitmeden otellerin kira sözleşmesinin davalı tarafından feshedilerek otellerin mal sahibine teslim edildiği, bu sebeple de bu otellerin mal sahibi tarafından başka işleticiye kiralandığı, bu durumda davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiği sonucuna varılmakla bilirkişi raporunda 95.680,80 TL olarak hesaplanan cezai şart alacağı yönünden davacının talep hakkı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre ayrıca akdi bir faiz oranının kararlaştırılmadığı anlaşılmakla takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulüne, davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazların kısmen iptaline, icra takibinin 95.680,80 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yasa ve dosya kapsamına aykırı bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun, konunun uzmanı olmayan bilirkişi tarafından tanzim edildiğini, bilirkişinin, kendi yaptığı tespitlere de aykırı düşecek hukuki yorumlar yaptığını, bu hususun bilirkişinin tarafsızlığından şüphe duyulmasına neden olduğu gibi yasaya da aykırı bulunduğunu, bilirkişinin, müvekkilince otel ...'nin otel kira sözleşmesinin feshinden sonra oteli kiralamış olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ile sözleşme ilişkisini sürdürdüğünü ve davacıdan rezervasyon hizmeti aldığını tespit etmesine rağmen davacının kiracının değiştiğinden habersiz olarak hizmet verdiğini kabul ederek davacıyı haklı çıkaracak yorum yapmasının hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, zira internet üzerinden rezervasyon hizmeti veren davacının, rezervasyon yaptığı otelin kim tarafından işletildiğini bilmemesinin imkansız olduğunu, yine bilirkişinin, müvekkilinin ...  ile olan kira sözleşmesini feshettikten sonra kiracı olan ... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin yerel mahkemeye verdiği cevapta davacı ile olan ''Booklogic sözleşme örneği ektedir.'' şeklinde cevap verdiği ve ancak bu cevaba sözleşmenin eklenmediği tespitinde bulunmasına rağmen akıl dışı ve davacıyı kollayan bir yorum yaparak evveliyatını görmediği ve hükümlerini bilmediği sözleşmenin adı geçen firma ile davacı arasında imzalanan yeni bir sözleşme olduğu  sonuç ve kanaatine vardığını, oysa davacının yeni kiracılar ile sözleşme ilişkisinin devam ettiğinin açıkça ortaya çıktığı gibi davacı tarafından bu hususun inkar da edilmediğini, müvekkilinin ... Hotel ile olan kira sözleşmesini feshettikten sonra otelin imar ve tadilat sorunları nedeniyle kapatıldığı ve faaliyetine devam etmediği dosya kapsamıyla sabit olduğu gibi bilirkişi tarafından da tespit edildiğinden hukuki imkansızlık gerçekleşmesi sebebiyle davacının bu otel yönünden talepte bulunması yasal olarak mümkün değilken yerel mahkemece talebin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde \"otel mülkiyetinin değişmesi veya otel yönetiminin değişmesi durumunda yeni hak sahibine veya yeni yönetime herhangi bir işleme gerek olmaksızın devredilir ve devamlılığını sürdürür.\" hükmüne aykırılık nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini belirterek buna dayalı  cezai şart talep ettiği halde, 22/10/2019 tarihli dilekçesinde, mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedilerek buna dayalı olarak cezai şart istendiğini beyan etmiş olup mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hali için cezai şart öngörülmediğini, bu şekilde dava dilekçesinde dayanılan vakıanın değiştirilmesinin, iddiayı değiştirme yasağı kapsamında olduğu ve buna muvafakatlerinin olmadığının bildirildiğini, dolayısıyla davacının davasının bu beyanıyla birlikte temelden çöktüğünü, zira davacının bu beyanıyla cezai şart alacağının doğmadığını kabul etmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacı davasını 22/10/2019 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere TBK'nun 136. maddesine dayandırmış olup bu yasa hükmüne göre borçlunun ancak alacaklının doğan zararlarını gidermekte yükümlü olması ve anılan yasa hükmünün hiçbir şekilde cezai şart tahsiline cevaz vermemesi sebebiyle davacının ifanın imkansızlığının haber verilmemesinden kaynaklanan zararlarını ispatlamak zorunda olduğunu, bu hususa yönelik bir delil sunulmadığından davacının, zarara yönelik iddiasını ispatlayamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında cezai şart bedeline dayalı 112.903,34 TL asıl alacak, 10.537,65 TL işlemiş faiz ve 207,83 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 123.648,82 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. 2'li bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/08/2018 tarihli raporda, davacı tarafından davalının işleticisi olduğu otellerin internet üzerinden rezervasyon işlerinin komisyon karşılığında yapılması konusunda taraflar arasında 11/07/2014 tarihli Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı olarak aynı tarihli taahhütname imzalandığı ve sözleşmenin geçerlilik süresinin imza tarihinden itibaren 4 yıl olduğu, sözleşmenin, sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter kanalıyla yazılı fesih ihtarında bulunulmaması halinde dört sene daha uzayacağı, sözleşmenin 6. maddesinin, bu sözleşmedeki hak ve borçların, otelin mülkiyetinin değişmesi veya otel yönetiminin değişmesi durumlarında yeni hak sahibine veya yeni yönetime herhangi bir işleme gerek olmaksızın devredileceği ve devamlılığını sürdüreceği hükmünü içerdiği, sözleşme konusu otellerde davalının kiracı olduğu ve 4 yılık süre dolmadan otellerin kira sözleşmesinin davalı tarafından feshedilerek otellerin mal sahibine teslim edildiği ve adı geçen otellerin mal sahibi tarafından başka işleticiye kiralandığının anlaşıldığı, davalının savunmasında, 11/07/2014 tarihli Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin, 6. madde kapsamında yeni kiracılara devredilerek devamlılığının sağlanması sebebiyle cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını belirttiği, ancak otel kira sözleşmelerinin davalı tarafından feshedilmesi ve davalı ile yeni işletici arasında veya davacı ile yeni işletici arasında 11/07/2014 tarihli Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin devamı açısından bir protokol yada taahhütnameye dava dosyasında rastlanılmadığı, bu husus hukuki konu olduğundan yapılan açıklamalar ışığında cezai şartla ilgili takdirin Mahkemeye ait olduğu, şayet Mahkemece 11/07/2014 tarihli Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve taahhütnamenin, davalı tarafından otel kira sözleşmesinin sona erdirilmesi sebebiyle haksız olarak feshedildiğinin kabulü halinde, işbu davada taraflar aralarındaki sözleşme ve taahhütname kapsamında davalının işleticisi olduğu 3 adet otelden kaynaklı her bir otel için 6.000,00 Euro olmak üzere 24.000,00 Euro cezai şart + 4.320,00 Euro % 18 KDV olmak üzere toplam 28.420,00 Euro talep edildiği, sözleşmenin 9. maddesine göre, davalının işleticisi olduğu 3 adet otelden kaynaklı (... Hotel, ... Hotel ve ... Hotel) her bir otel başına 6.000,00 Euro x 3 Otel olmak üzere 18.000,00 Euro ve taahhütnamenin 9. maddesine göre 6.000,00 Euro olmak üzere toplamda 24.000,00 Euro davacının cezai şart alacağının olabileceğinin hesaplandığı, ancak dava dosyası içeriğinde davacı tarafın davalıya kestiği herhangi bir fatura sureti görülmediği, dolayısıyla davacının 4.320,00 Euro KDV talep edemeyeceği hususunun Mahkemenin takdirine sunulduğu, buna göre davacının 24.000,00 Euro cezai şart bedeli x 3,9867 TL kur üzerinden takip tarihi olan 04/02/2017 tarihi itibariyle 95.680,80 TL asıl alacağının olabileceğinin hesaplandığı, davacı tarafın 04/02/2017 tarihli icra takibinde 28.320,00 Euro cezai şart alacağının karşılığı (3,9867 TL kur) 112.903,34 TL asıl alacağına sözleşmenin 2/f bendine dayanarak yıllık %60 faizle 10.537,65 TL işlemiş faiz talep ettiği, ancak ilgili sözleşme maddesinin davacının, davalıya kestiği internet rezervasyon hizmetine ilişkin ödenmeyen faturalara yönelik faiz maddesi olduğu, sözleşmedeki ve taahhütnamedeki cezai şart kısımlarında ayrıca faiz olarak akdi bir faiz oranının belirlenmediği, davacının 24.000,00 Euro asıl alacağına talep edebileceği işlemiş faizin 43,56 Euro olarak hesaplandığı ve bunun Mahkemenin takdirinde olduğu, 04/02/2017 takip tarihi itibariyle fiili olarak 1 yıllık Euro mevduata uygulanan azami yıllık faiz oranının %1,25 olduğu görüldüğünden davacının belirlenen dövize (Euro) endeksli olarak 24.000,00 Euro cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren yıllık % 1,25 oranda döviz faizi yürütülebileceği, icra takibinin Euro olarak yürütülecek olan asıl alacağa takip talebindeki istemle bağlı kalınarak BK'nun 89 md. hükmünce fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği bildirilmiştir. İlk raporu tanzim eden bilirkişilerden birinin bilirkişilikten men edilmesi sebebiyle diğer bilirkişi tarafından düzenlenen 09/03/2020 tarihli raporda, 27/08/2018 tarihli kök raporda varılan sonucu değiştirecek bir durumun bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında davalı tarafından işletilen ... Hotel, ... Hotel ve ... Hoteli verilecek hizmetleri konu alan 11/07/2014 tarihli ve 4 yıl süreli ... Sistemleri Kullanım  Sözleşmesi ile işbu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olarak aynı tarihli tarihli ve 4 yıl süreli ... Programı Kullanım Taahhütnamesi akdedildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalının ihtar ve ihbar mükellefiyetini yerine getirmeyerek bahsi geçen otellere ilişkin kira sözleşmelerini feshederek aralarındaki sözleşmenin süresinden önce feshine sebebiyet verdiğini ileri sürmüş olup davalı ise, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca sözleşmenin yeni kiracılara devredilerek devamlılığının sağlandığını, aksi kabul edilse bile müvekkilinin kiracılık sıfatının sona ermesi sebebiyle sözleşmeyi sürdürmesinin fiilen ve hukuken imkansız hale geldiğini belirterek cezai şart talep edilemeyeceğini savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinin \"Bu sözleşmenin geçerlilik süresi imza tarihinden itibaren 4 yıldır. Bu süre sonunda eğer taraflardan herhangi birinin sözleşme sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter kanalıyla yazılı fesih ihtarında bulunmaması halinde sözleşme 4 sene daha uzar. Bu sözleşme bu şekilde devamlılığını sürdürür. Bu sözleşmedeki hak ve borçlar, Otel'in mülkiyetinin değişmesi veya Otel yönetiminin değişmesi durumlarında yeni hak sahibine veya yeni yönetime herhangi bir işleme gerek olmaksızın devredilir ve devamlılığın sürdürür. Servis Sağlayıcısı, Otel'in sözleşme hükümlerine uymaması durumunda veya Otel'in tesis ve hizmet kalite seviyesini düşürdüğü durumlarda sözleşmeyi haklı olarak feshetme ve hizmet vermeyi kesme hakkına sahiptir.\" hükmünü;  sözleşmenin 9. maddesinin \"Otel, işbu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı Servis Sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, Servis Sağlayıcısı'na otel başı 6000 Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür.\" hükmünü; Taahhütnamenin 9. maddesinin ise \"Sözleşmenin geçerlilik süresi 4 yıldır. Taraflardan herhangi birinin, geçerlilik süresi bitiş tarihinden 90 gün öncesine kadar karşı tarafa noter ile yazılı bildirim ile sözleşmeyi sona erdirmemesi halinde sözleşmenin süresi 4'er yıllık periyotlarla uzar. İş bu sözleşmenin erken feshi durumunda, 6.000 Euro ceza bedeli ödenecektir...\" hükmünü ihtiva ettiği görülmüştür. Sözleşme konusu bahsi geçen... Hotel'in 18/02/2013 tarihinde davalı tarafından kiralanarak işletildiği, ancak 28/01/2015 tarihinde kiralayan ve kiracı arasında akdedilen fesih protokolü ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak 31/12/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmesi hususunda tarafların anlaştığı, ... Hotel'in 10/12/2013 tarihinde davalı tarafından kiralanarak işletildiği, ancak 31/03/2015 tarihinde akdedilen borç tasfiye-fesih ve karşılıklı ibra protokolü ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak 31/03/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmesi hususunda tarafların anlaştığı, son olarak ... Hotel'in 10/12/2013 tarihinde davalı tarafından kiralanarak işletildiği, ancak 26/02/2015 tarihinde akdedilen fesih protokolü ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak 26/02/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmesi hususunda tarafların anlaştığı görülmüştür. Buna göre davalı, davacı ile aralarında imzalanan sözleşme ve taahhütname tarihinden yaklaşık 7-9 ay sonra otellere ilişkin kira sözleşmelerini mal sahibi ile yaptığı karşılıklı fesih protokolü ile feshettiğine göre sözleşmenin 6. maddesinde belirtildiği şekilde otelin mülkiyetinin değişmesi veya otelin yönetiminin değişmesi gibi bir durum söz konusu olmayıp fesih ile birlikte kira sözleşmelerine konu taşınmazlar davalının kendi beyanıyla da ortaya konduğu üzere mal sahibine teslim edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, sözleşmelerin yeni kiracılara devredilerek devamlılığının sağlandığına yönelik davalı itirazlarına itibar edilmemiştir. O halde davalı herhangi bir bildirimde bulunmadan davacı ile 4 yıl süreli olarak akdettiği sözleşme ve taahhütname tarihinden yaklaşık 7-9 ay sonra otellere ilişkin kira sözleşmelerini feshetmek suretiyle bu sözleşme ve taahhütnamenin süresinden önce feshedilmesine sebep olduğuna göre davacı cezai şart talep etmekte haklıdır. Ayrıca dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle iddia edildiği üzere kira sözleşmelerinin feshi yönünden haklı yahut mücbir bir sebebin bulunduğundan da söz edilemez. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/781 Esas, 2020/732 Karar sayılı ve 17/11/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.633,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.206,10 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunuun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17ec8ed64d67c786","SID":"951776fbad3e78da"}}