{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/872 <br>KARAR NO: 2024/1354<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>NUMARASI: 2017/1010 Esas - 2020/559 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  davacı firmanın,  Haramidere mevkinde market olarak işlettiği iş yerini, ... Sigorta A.Ş.’ye 24.03.2017 tarihli poliçe ile hırsızlıkta dahil olmak üzere sigorta yaptırdığını, aynı zamanda işyerinin güvenliğini sağlamak için ... Güvenlik A.Ş.’den 25.12.2013 tarihli sözleşme ile güvenlik ve alarm hizmeti satın alındığını, müvekkilinin işyerinde 01.03.2017 tarihinde hırsızlık olayı sonucu sigara ve traş bıçağı (gilette marka) ürün grubunun çalınmasıyla davacının toplam 89.240,00TL zararının bulunduğunu, ... Sigorta şirketi poliçe gereği rizikonun tamamını ödemesi gerekirken 48.441,69 TL'lik kısmını ödediğini, davacının 40.798,31 TL kalan bakiyesini ödemediğini, davalı ... Güvenlik Şirketinin ise polisi olay yerine yönlendirmediğinden kusurlu davranışı sebebiyle sorumlu olduğunu,  eksik ödemeden kaynaklı 40.798,31 TL zararının olayan oluş tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen  tazmini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile;  müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen Güvenlik sistemi Hizmet Sözleşmesinin kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünler çalışır vaziyette eksiksiz ve her türlü fiil ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, bu hususta davacının kendi el yazısıyla imzalamış olduğu teslim ve montaj formu ile sabit olduğunu, dava konusu hırsızlık olayında müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, ... alarm ve haber alma sisteminin telefon hattı üzerinden yapıldığını, telefon hattı üzerinden yapılan haberleşme sisteminde panelin merkeze olan iletişimini periyodik olarak  kontrol etmek için kullanılan test sinyalininde günlük olarak ayarlandığını, yani panelden hergün belirli saatte panelin çalıştığını gösteren bir sinyalin ... merkezine gönderildiğini, ... tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen sinyal izleme işlemi ile 24 saat sonunda sinyal alınmaması durumunda abonelere sms ile sistemde sorun olduğu yönünde  uyarı mahiyetinde bildirim yapıldığını, dava konusu olay sonrasında ... tarafından yapılan kontrollerde davacının adresinde mevcut olan  iki adet dedektörün kontrol amaçlı olarak teslim alındığını ve şirket merkezinde yapılan incelemede dedektörlerin sorunsuz olarak çalıştığının tespit edildiğini, tazminat tutarının nispet ve orantısız olduğunu bu sebeple müvekkili şirketin üstlenmiş oluğu hizmet kapsamında hırsızlıkları önleyeceğini taahhüt etmeyeciği de açıkça ortada olduğunu, ...’in yükümlü olduğu durumlar dışındaki sebeplerle meydana gelen hırsızlık olayının ve buna bağlı olarak maddi zararların  kusurlu olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacıya yükletilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile;  davacıya ait  işyeri 25.03.2017-2018 vadeli ... nolu İşler ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu hasarın 02.02.2017 olup, iş bu poliçenin hasar tarihinden sonra tanzim edildiğini, poliçenin hasar tarihini kapsamadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... nolu hasar dosyası ile şirketlerine ait bir hasar dosyası olmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından 48.441,69 TL ödeme yapıldığından bahis edilmekte ise de mevcut poliçe ve hasar bilgileri ile işbu ödeme kaydının tespit edilemediğini, dava dilekçesinin davacı tarafa açıklattırılarak müvekkili şirkete husumet yöneltilen doğru poliçe ve hasar dosyasının bildirilmesinin istenilmesine  ve tüm bu bilgiler ve belgeler ile davacı delillerinin taraflarına tebliği edilene kadar  her türlü beyan ve itiraz haklarının  saklı tutulmasını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. HMK 124/4 maddesi uyarınca davaya dahil edilen davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile;  davacının davaya konu hırsızlık rizikosu nedeniyle, şirketimiz nezdinde açılan hasar dosyasından (ekspertiz raporu doğrultusunda), davacı şirkete 04.07.2017 tarihinde 48.441,69 TL tazminat ödendiğini, davacının gerçek zararı böylece tazmin olunduğunu ve bakiye herhangi bir alacağı kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden sonra zarar miktarının kanıt yükü davacı sigorta ettirene düştüğünü, öncelikle rizikonun gerçekleştiği tarihten bir gün önceki akşamı itibariyle ticarethaneye giren ve çıkan emtianın, ticari defter ile giriş ve çıkışa ait fatura ve irsaliye belgeleri ile belirlenmesi gerektiği,  bu şekilde yapılan tespitten, rizikodan sonraki sayım sonucu kalan emtia değerinin düşülmesi sonucu bulunacak rakam davacının muhtemel zararı olabileceğini, ancak  bunun için de, davacı şirketin ticari defter ve kayıtların tamamının usule ve yasalara, yani muhasebe/mali mevzuata uygun tutulmuş olması gerektiğini, aksi halde, şirketin ticari defter ve kayıtları, onun lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilim sigorta şirketi, poliçe teminatı ile sınırlı olarak ancak gerçek, resmi ve hukuka dayanan belgeli zararı ödemekle yükümlü olup bu yükümlülüğünü de hasar dosyası kapsamındaki bilgi ve belgeye göre yerine getirdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" Olay yerinde bilirkişi heyeti tarafından fiziken yapılan incelemeler ve gözlemler sonucunda, davalı güvenlik şirketi tarafından sigortalı işyerine güvenlik alarm ve ihbar sistemi kurulduğu, ancak hırsızlık yapılan işyerinin arka cephesi WC pencere camının kırılmak suretiyle içeriye girildiği ve bu noktada da harekete bağlı sensör olmadığı,  ancak keşif esnasında görülen ve tespit edilen wc den iç kısıma girildiğinde, hırsızlık olayı gerçekleştirilen tekel bölümüne giriş yapılan ofis kapısının üst noktasında harekete bağlı sensör bulunmasına rağmen olay anında aktif hale gelmediği ve alarm izleme merkezine sinyal göndermediği, aynı zamanda binanın ön cephesinde bulunan alarm dış sireninin de devreye girmediğinden hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahısların işlerini bu durumun kolaylaştırdığı, sirenin devreye girmemesi nedeniyle bekçinin binanın arka tarafınnda gerçekleştirilen hırsızlık olayından haberdar olmadığı, davacı şirketin alınması gerekli güvenlik tedbirlerini aldığı, emtiasının korunması bakımından davalı güvenlik şirketine elektronik güvenlik sistemlerini kurdurduğu ve devreye aldırdığı, ancak yine keşfen inceleme sırasındaki heyet tespitine göre, hırsızlık olayından sonra hırsızların giriş ve çıkış yaptıkları wc ye ait pencerenin ytong duvar yapılarak örüldüğü, öncesinde basiretli bir tacir gibi hareket ederek bu işlemi yapmadığı ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı yana kurdurmuş olduğu alarm ihbar sistemine ve binanın ön cephesinde görevlendirdiği bekçisine güvendiği, davalı ... Güvenlik Sistemleri A.Ş. teknik elemanlarınca dava konusu deponun sızmalara karşı alınması gerekli önlemleri öngörerek abonesini uyarmadığı, zira yaptığı işin profesyonellik gerektirdiği bu gibi noktalardan sızma yapılabileceğini öngörererek mevcut duruma göre planlama yaparak elektronik güvenlik tedbirlerini azami derecede almasının bekleneceği, kurulumunu yaptığı alarm sisteminin wc den ofise ve depoya geçiş yapılan bölümün üstüne montajını yaptığı pır harekete bağlı sensörün çalışmadığı (devreye girmediği), bu durumun eylemi gerçekleştirenlerin işini kolaylaştırdığı tespit edildiğinden olayın oluşmasında %80 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin ise olay tarihinden sonra binanın arka cephesinde bulunan WC' nin penceresinin ön cephesine duvar örülmek suretiyle tedbir almasına rağmen, hırsızlık öncesinde bahse konu tedbiri almayarak basiretli tacir gibi özen yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinden davacının olayda %20 oranında kusurlu olduğu  hükme elverişli  son heyet bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında tüm zararı, davalı güvenlik şirketi ise   kendi kusuruna tekabül edecek zarar miktarını tazmin etmesi gerekeceğinden davalı sigortacının zaten ödediği miktardan bakiye zararın dava konusu edildiği dikkate alındığında her iki davalının bakiye zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalılar arasındaki iç ilişki ve halefiyete dayanan  rücu taleplerinin bu davanın konusu olamayacağı kanaatine varılmakla hükme elverişli teknik mali bilirkişi incelemesi sonucunda davacının 79.593,72 TL sigara, 9.653,00 TL jilet olmak üzere toplam 89.246,72 TL tutarındaki malının hırsızlığa konu olacağı, 40.798,31 TL bedelin eksik ödendiği, davacının %20 oranındaki kusuruna göre 8.159,66 TL'den, davalı ... şirketinin ise %80 oranındaki kusuruna göre 32.638,65 TL'den sorumlu oldukları, davacının 02.03.2017 hırsızlık tarihinden 13.11.2017 dava tarihine kadar 32.638,65 TL asıl alacak ve 2.231,95 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 34.870,59 TL alacaklı olduğu \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.870,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilinin uğradığı tüm zarardan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, tazminatın tamamının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği, davalı güvenlik şirketinin de risk analizi ve değerlendirmelerini gereği gibi yapmadığı, hırsızlığın gerçekleştiği yönden gerekli güvenlik alarm sistem kurulumunun gereği gibi yapılmadığı, bu nedenle kusurlu olduğu, davacının zararının vuku tarihinden tazminat faizi talep edilebileceği kök raporda açıkça saptanmasına,  ayrıca, Bilirkişiler davacı firmanın işyerinde de tüm ticari defterleri ve muhasebe belgelerinin incelediğini, gerek kök raporda ve gerekse ek raporda davacı firmaya ait ticari defterlerin ve belgelerin sahibi lehine delil vasfında olduğunu tespit ettiklerini vurgulamalarına, öte yandan, 2. Ek Bilirkişi Raporunda, davalı ... Sigorta AŞ'nin kusur durumuna bakılmaksızın davacının uğradığı zararı bütünüyle ödemesi gerektiği, bir diğer deyişle müterafik kusurun ... Sigorta tarafından ödenmesi gereken tazminata etkisinin olmayacağı  açıkça vurgulanmasına rağmen  ilk derece Mahkemesinin kusur durumuna göre davalı sigorta şirketini yalnızca 34.870,59 liradan sorumlu tutarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Diğer taraftan, 2. Ek Bilirkişi Raporunda davalı ... firmasının eksik ödenen bedelden %80 oranında sorumlu olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, daha önceki kök raporda ve 1. Ek Bilirkişi raporunda davacı şirkete hiç bir kusur atfedilmediği halde yeterli gerekçe gösterilmeden her türlü tedbiri alan ve olayda tamamen kusursuz bulunan davacı şirkete %20 oranında kusur yüklemek mümkün olmadığını, kaldı ki, 2. Ek Bilirkişi Raporunda kusur durumu ileri sürülmekle beraber kusur durumunun mahkemenin taktirinde olduğu belirtildiği, buna göre,  davacı şirketin tüm tedbirleri aldığı açıkça ortada olduğundan meydana gelen olaya ilişkin hiç bir kusurunun olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, bu itibarla, davalı ... firması aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesi ve reddolunan kısım için karşı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yine, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre, karşı vekalet ücretine ilişkin olarak, kısmi red sebebine binaen sadece tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken her davalı için ayrı ayrı ve toplamda reddedilen kısmın miktarından daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, çünkü davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddedilmesi nedeniyle tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  ... nolu hasar dosyamızdaki ekspertiz raporunu geçersiz kılacak ya da hükme esas alınan bilirkişi ek raporunu diğer raporlardan üstün tutacak nitelikte, dava dosyasında hiçbir somut delil yok iken, nihai sonuca varılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dosyasına, bilirkişi heyetince 22.10.2018 tarihli ön rapor, 14.10.2019 tarihinde 1. ek rapor (kök) rapor ve nihayetinde 16.03.2020 tarihinde 2. ek rapor sunulduğunu, tüm bu raporlar aynı heyetçe hazırlandığı halde,  her bir raporda farklı görüş ve sonuçlara ulaşıldığını, raporlar arasındaki farklılık ve ciddi manada sapmaya neden olan, davacı şirketin mali müşavirlerince hazırlanıp bilirkişilere haricen verilen (2. ek raporun 10. sayfasında bu durum ikrar edilmektedir) davanın diğer taraflarınca incelenip denetlenemeyen, nasıl ve kimlerce hazırlandığı meçhul bir \"stok raporunun\" ortaya konularak davanın seyrini değiştirmesine müsaade edildiğini,  bu nedenledir ki, bilirkişilerin haricen elde ettikleri \"stok raporuna\" göre hazırladıkları ikinci ek rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, öte yandan, bilirkişilerin hangi kriterlere göre belirledikleri meçhul kusur dağılımı ve kusur oranları da somut olaya uygun olmadığını, hırsızlık olayının gerçekleştiği yerdeki WC penceresinde hiçbir koruma önleminin alınmamış olması, davacı yan yönünden fahiş bir ihmal ve ağır bir kusur olduğunu, bu hali ile en az %50 kusurlu olması gereken davacı şirket için ek rapordaki düşük kusur oranı gerçekçi olmadığını, tüm bu ve benzeri rapora karşı itirazlarımız, ilk derece mahkemesince hiç değerlendirilmeden nihai karar verildiğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı şirketin bakiye alacağının olduğu varsayılsa dahi, bu alacak, 16.03.2020 tarihli 2. Ek raporda belirtilen ve ana para olarak tespit edilen 32.638,65 TL olup bilirkişilerin bu ana paraya faiz işlettikten sonra hesapladıkları tutarın, asıl alacakmış gibi hüküm fıkrasında yazılması ve bu tutara, dava tarihinden sonra yeniden faiz işletilecek şekilde hüküm tesisi hatalı olduğunu, keza, böyle bir durumda bileşik faiz gündeme geleceğini, nitekim davacı vekili, içinde işlemiş faizi olan 34.870,59 TL'yi \"asıl alacak\" olarak icra takibine konu ettiğini ve bu tutarın tamamına avans faizi işletecek şekilde ilamlı icra başlattığını,  hal böyle olunca, rapordaki hesaplanan faiz tutarına, mürekkep ya da bileşik faiz işleyeceğini, bu durum, yasaya açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dava konusu meydana gelen hırsızlık olayında müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket 5188 Sayılı Kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte; bir an için davacı tarafın iddia ettiği gibi hırsızlık olayının vuku bulmasında ...’in kusuru olduğu kabul edilse dahi, müvekkil şirket ... hiçbir şekilde ortaya çıkan maddi zararın tamamından sorumlu tutulamayacağını, somut olayda hırsızların giriş yaptığı tuvalet camına davacının demir parmaklık taktırmamış olması da bir diğer müterafik kusurunu teşkil ettiğini, buna ilişkin olarak raporda davacı aleyhine %20 oranında kusur değerlendirmesi yapıldığını, fakat raporda 10 numaralı resimde gözüken açık havalandırma bölmesinden giriş yapıldığı dikkate alındığında davacının kusurunun daha fazla olması gerektiği açıkça ortada olduğunu, zira kusur değerlendirmesi yapılırken 10 numaralı havalandırma penceresinin tamamen açık ve korumasız olduğu hususu dikkate alınmadığını, ayrıca yokluğumuzda yapılan keşifte davacının iş yerinde gece bekçisi görevlendirildiği belirtildiğini, somut olayda davacının personeli olan bekçinin kusurlu olduğu da açıkça gözüktüğü, zira bekçinin düzenli olarak devriye attığına dair hiçbir araştırma yapılmadığını, bunların yanı sıra davacının mekanın fiziki özellikleri göz önüne alındığında daha fazla bekçi görevlendirmesi gerektiği ve hatta fiziki güvenlik görevlisi temin eden 5188 Sayılı Kanun kapsamında hizmet veren kişi veya kurumlardan hizmet alması gerektiği de açıkça ortada olduğunu, müvekkil şirketin kusurlu olduğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen hırsızlık olayında müvekkil şirketin kusurlu olduğu bir an için kabul edilse bile davacının bahsi geçen müterafik kusuru zararla kusur arasındaki illiyet bağını kesmiş olacağını, illiyet bağının kesilmemiş olması ihtimalinde de müvekkil şirket ispat edilen zararın tamamından sorumlu tutulamayacağını, tüm bunların yanı sıra kök bilirkişi raporunda asli kusurlunun hırsız veya hırsızlar olduğu müvekkil şirketin müterafik kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına rağmen müvekkil şirket aleyhine % 80 oranında kusur atfedildiğini, hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahısların asli kusuru göz ardı edilmemesi gerektiğini, Dava konusu olaya ilişkin sözleşme hükümleri incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davacıdan çok cüzi tutarda abonelik bedeli talep edildiğini, sözleşme konusu, davacının aylık olarak ödemekle yükümlü olduğu abonelik bedeliyle talep etmiş olduğu tazminat tutarı açık şekilde nispetsiz ve orantısız oldğunu, bu sebeple müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu hizmet kapsamında hırsızlıkları önleyeceğini taahhüt etmeyeceği de açıkça ortada olup bu sebeple de müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı düşeceğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığı ve  hırsızlık, yangın vs olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığı, sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmeyle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan bakiye zararın,  güvenlik hizmetinin kusurlu verilmesi ve zararın sigorta şirketince eksik ödenmesi iddiası ile davalılar sigorta şirketi ile güvenlik şirketinden müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekilinin,  ... Sigorta'nın sehven taraf olarak gösterildiği, gerçek tarafın ... Sigorta olması gerektiğine ilişkin 22/12/2017 tarihli dilekçesi uyarınca mahkemenin 29/12/2017 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin HMK 124/4 maddesi gereği kabulü ile, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Sigorta'nın bu dosyadan taraf sıfatının kaldırılmasına, yerine ... Sigorta'nın davalı olarak eklenmesine karar verilmiş olup verilen karar, taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta A.Ş vekiline tebliğe çıkartıldığına ilişkin tebliğ evrakına rastlanmadığından ... Sigorta A.Ş vekiline gerekçeli karar tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmesi halinde tebliğ mazbatasının aslı yada sureti, tebliğ edilmemesi durumunda tebliğe çıkartılarak istinaf süresinin beklenmesi, bu arada istinaf dilekçesi sunulması halinde dosyaya eklenmesi gerektiği gerekçesiyle dairemizce dosyanın geri çevrilmesine karar verilmesi üzerine gerekçeli kararının ... Sigorta A.Ş. vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Dosya kapsamına göre davacı şirkete ait E-5 Karayolu üzerinde ... Fabrikası yanı Ambarlı Avcılar/İstanbul sayılı adresindeki işyerinin, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından  25.03.2016-25.03.2017 tarihleri arasında “Süper İşyeri Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığı, 01/03/2017 günü sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı şirketçe 89.240.000 TL bedelindeki zararının giderilmesi için davalı ... Sigorta A.Ş. ye talepte bulunması üzerine davalı sigorta şirketininin ... Sig. Eks. Hiz. A.Ş.’ne yaptırdığı ekspertiz raporu sonucunda davacı şirkete 48.441,69 TL ödeme yaptığı ancak talep edilen bakiye bedelin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmemesi nedeniyle kalan tutar olan 40.798,31 TL zararın tahsili için işyerini sigorta ettirdiği ... Sigorta A.Ş. ile vermiş olduğu güvenlik hizmetinde kusurlu olduğu iddiasıyla davalı ... Hiz. A.Ş.'den tazminine ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Avcılar Polis Merkezi Amirliği Tarafından Düzenlenen Olay Yeri İnceleme Raporu özetle; “... İşyeri giriş kapısında her hangi bir zorlamanın olmadığı, işyeri arka tarafında bulunan personel tuvaleti sabit penceresinin camının kırılmış olduğu, işyeri giriş içerisinde sağ tarafla bulunan PVC ile yapılı TEKEL isimli bölümün giriş kapısının açık olduğu, üzerinde zorlama izlerinin olduğu, kilit dilinin dışarıda olduğu görüldüğü, TEKEL bölümü giriş kapısının üzerinede özellikleri bulgu-delil formunda belirtilen inşaat eldiveni olduğu, yine TEKEL giriş kapısı karşısında bulunan sigara rafının dağıtılmış vaziyette sigara istiflerinin olduğu, raf içerisinde yer yer boşlukların olduğu, TEKEL bölümü önünde butunan jilet kolilerinin dağıtılmış olduğu, işyeri arka kısmında bulunan personel tuvaletine bakan bahçe tarafında boş sigara kolilerinin olduğu, bahçede bulunan yangın merdiveni demir profeillerinin kırılmış olduğu görüldüğü \" şeklinde tespitte bulunulmuştur. ... Ekspertiz Hizm. A.Ş. Tarafından Düzenlenen 07.06.2017 Tarihli Ekspertiz Raporu özetle; “... sigortalı işyerinde bina dışmda ve içinde kameraların bulunduğu, ... firmasına bağlı alarm cihazının olduğu, işyeri içinde kısımlarda ve tekel bölümüne yakın duvar üstünde hareket algılayıcı pır'ın olduğu tespit edilmiş fakat hırsızların hareketini algilayamadığı ve alarmın devreye girmediğinin öğrenildiği...arka cephe duvar boyunca metal yangın merdiveninin yükseldiği, merdivenin alt kısmında bulunanan kapısının kırılmış, merdivenin bitiminin sigortalı işyerinin bulunduğu kata ait teras olduğu merdiven parmaklıklarının arasında insan geçebilecek şekilde boşluk bulunduğu, buradan sigortalı işyerine yürüyerek ulaşılmasının mümkün olduğu, kapı üzerinde alarm sireninin bulunduğunu, aynı cephede bulunan tuvalet camının kırılan parçalarının yerde olduğu, tuvalete camdan girilebildiği, tuvaletten işyeri içerisine girildiğinde bu bölümde kamera ve alarm pir'ının bulunmadığı, sigara ve çalındığı bölüme yakın duvar üzerinde alarm pri'inin bulunduğu, söz konusu pir'in devreye girmediğinin beyan edildiği, sigortalı işyerinde Tekel kapısı üzerinde zorlama izi bulunduğunu, oda içinde bulunan kamera kaydı incelendiğinde, içeriye giren şahısların Tekel odası kapısını zorlayarak açtıklarını, kamerayı yukarı kaldırdıklarının tespit edildiği, sigortalı işyerinin sahasındaki kulübede mesai saatleri dışında bekçi bulunduğunun beyan edildiği..\" şeklinde tespit ve görüş belirtilmiştir. Güvenlik uzmanı, hesap uzmanı ve sigorta uzmanından oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 22/10/2018 tarihli kök raporunda özetle \" Sigorta teminatı altında iken bahse konu sigortalı işyerinde 01.03.2017 günü saat 20:00-21:00 sıralarında hırsızlık olayının meydana geldiği, işyeri içerisinde bulunan ürünlerin hırsızlanma yoluyla çalındığı, anlaşıldığı, davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. tarafından sigortalı işyerine güvenlik alarm ve ihbar sistemi kurulmuş, ancak hırsızlık yapılan işyerinin arka cephesi tuvalet pencere camı kırılmak suretiyle içeriye girildiği ve bu noktada da harekete bağlı sensör olmadığı, dolayısıyla da alarm sisteminin de devreye girmediği anlaşıldığı, meydana gelen hırsızlık olayında asli sorumluluğun meçhul fail  hırsızlara ait olmasına karşın, davalı güvenlik şirketinin de risk analizi ve değerlendirmelerini gereği gibi yapmadığı, özellikle hırsızlık eyleminin gerçekleştiği yönden gerekli güvenlik alarm sistem kurulumunun gereği gibi yapılmadığı, bu nedenle müterafik kusurlu olduğunun değerlendirildiği, Davacının zararı sabit olması halinde tüm zarardan davalı sigortacının sorumlu olduğu gözetilerek ispatlanan ve fakat davalı sigortacı tarafından ödenmeyen tazminatı davalı sigortacını karşılaması gerektiği, sigortacı ile davalı güvenlik şirketi bakımından eksik teselsül-farklılaştırılmış teselsül gözetilerek, işbu davada davacının ödenmeyen zararının davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş.den tarafımıza istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi sebebiyle tespit edilemediği \" yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi Heyetinin 14/10/2019 tarihli 1. Ek raporunda özetle \" Kök raporda da  tüm detaylarıyla birlikte arz ve izah edildiği üzere; davalı ... güvenlik şirketinin bahse konu işyerinde izinsiz girmelerin yapılabileceği noktalarda risk analizi ve risk değerlendirmesi yapmak suretiyle elektronik (harekete bağlı sensörler) yeterli sayıda sisteme ilave etmediği anlaşılmakla olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu yönünde görüş oluşturulduğu, davacı ... İnş. San. Ltd. Şti. şirketi alınması gerekli güvenlik tedbirlerini aldığı, emtiasının korunması bakımından davalı güvenlik şirketine elektronik güvenlik sistemlerini kurdurduğu ve devreye aldırdığı, bahse konu güvenlik alarm ve ihbar sistemine güven duyulması nedeniyle işyrinde başkaca alınabilecek bir önlem olmadığı saptanmış olduğundan davacı şirketin her hangi bir kusurunun bulunmadığı, -Talebimize rağmen davacı stokları ile ilgili bilgi ve belge sunmadığı, Ekspertiz Raporunu düzenleyen ... Sigorta Ekspertiz Hiz. A.Ş.'nin düzenlemiş olduğu “Ekspertiz Raporu” ekindeki, ilk talep edilen ve sonrasında revize edilen talep listeleri,  Alış Futaraları, Sevk İrsaliyeleri (Kısmen okunaksız ve eklemeler mevcutt), Stok Listeleri, Ekspertiz Raporunun diğer ekleri incelendiğinde;  raporda eksperin birim fiyat çalışması, hırsızlık sonucu elden çıkan sigara ve jiletlerin stoklarının tespiti ve bunların toplam tutarı eksper tarafından manuel hesaplama ile yapılmış olup 2016 yılında satın alınan ..., ..., ..., ..., ... Sigaralarına ait alışlar hesaplama dışında tutulduğu, poliçe dönemi içinde alış faturaları olmasa dahi fiili stok sayımı sırasında tespit edilen miktarların varlığı, dönem başı stoğunun olduğunu gösterdiği,, davacı dönem başı stoğuna ilişkin bilgi bulunmadığından fiili stokları karşılaştırılamadığından ve hırsızlık sonucu çalınan malın olup olmadığı tespit edilmediği, talep edilebilir sigara stoğunun; 647 Karton ve 60.000,00 TL. çalınan ve tespit edilen sigaranın ise; 229 Karton ve 21.000,00 TL  olarak tespit edilmiş olup ortalaması 40.000,00 TL. olarak tespit edildiği, çalınan jiletlere ilişkin yapılan hesaplamalarda 8.441,69 TL. olarak tespit edilmiş olup, hesaplamaya ilişkin eleştiri gerektirecek bir husus bulunmadığı, toplam olarak 48.441,69 TL  hasar tespit edilmiş olup, eksik ödeme yapıldığına ilişkin tespite rastlanılmadığı, Stoğunu iyi takip edemeyen işletmeler, kâr'ını, vergi matrahını, kdv ödemesini/devirini reel olarak belirleyemeyeceğini, faaliyet konusu alım-satım olan işletmenin tüm vergisel sorumlulukları ile mali tablolarının gerçekliliği buna bağlı olduğu, işletmelerin bu mali sorumluluğunun dışında oluşabilecek durumlar için (hırsızlık, yangın, fire, kayıp, vb.) kendi ve kendine bağlı birimlerde stoklarını günlük olarak takip etmek ve ihtiyaç halinde istendiğinde stoklarının cins, adet ve değerlerini kendileri kendi sistemlerinden oluşacak mali tablolar ve listeler ile ortaya koyması gerektiği, davacının bu şekilde bir alt yapısı ve bu alt yapıya bağlı “Stok Değerlerini Gösteren” listeleri olmadığından ... Sigorta Ekspertiz Hizm: A.Ş. nin çalışmasının gerçeğe en yakın tespit olduğu\" kanaatine varılmıştır. Kök ve ek rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve tarafların itirazların değerlendirilmesi noktasında, dava konusu sigortalı iş yerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden alınan 16/03/2020 tarihli 2. Ek raporda özetle \"...Esasen faili meçhul kişiler davacı yanın kullandığı binanın ön cephesinden değil, arka cephesindeki tek katlı binanın üstüne çıkmak suretiyle 8 ve 9 nolu fotoğrafta görülen WC' ye ait pencerenin kasa kanadını kanırtarak acmak suretiyle wc içinden geçerek iç mekana sızdıkları, olay yerinde heyetimizce yapılan incelemelerde; olay tarihinde hırsızların giriş yaptıkları wc'ye ait havalandırma ve yine wc aydınlatma penceresinin boyutlarının normal kasalı 8 bölmeli ve camlı pencere olduğu (foto 8-9) 'da pencere dış taraftan görüldüğü, 10 numaralı fotoğrafta ise,wc nin iç bölümünden sürekli açık tutulan havalandırma penceresinin görüldüğü, hırsızlık olayından sonra 8 ve 9 nolu fotoğrafta yer alan büyük boy pencere kasası ve camının bulunduğu bölüm ytong malzeme ile duvar örülerek kapatıldığı, sadece havalandırma penceresi ve kısmen pencere çevresinin duvar olarak örülmediği gözlendiği, esasen hırsızlık olay tarihinde, 10 nolu fotoğrafta görülen küçük boy havalandırma penceresinden değil aslında hırsızların olay tarihinde duvar veya demir korkuluk bulunmayan pencereden rahatlıkla giriş yaptıkları anlaşıldığı, 10 nolu fotoğrafta görülen we bölümünde yaptığımız incelemde, hırsızlık olayından sonra da her hangi bir alarm sistemine entegreli pır (harekete bağlı sensör) bulunmadığı,  zira duvar örülerek kapatılan pencereden artık giriş yapılması da mümkün görülmediği, hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahısların bu noktadan (10 nolu foto) giriş yaptıkları dosyaya sunulu kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda da kesin olarak tespit edildiği, 11 numaralı fotoğrafta kırmızı daire içinen alanan hareket sensörü olay tarihinde de var olduğu davacı yan tarafından beyan edildiği, yine bu fotoğrafın bulunduğu nokta wc den çıktıktan sonra olay tarihinde tekel ürünlerinin stoklandığı bölüm (hırsızlandığı) 12 nolu fotoğrafta görülen bölüme geçiş yapılan kapının sağ üst bölümünde olduğu, esasen wc den giriş yaparak dahile sızan hırsızların 11 nolu fotoğrafta yer alan pır dedektörünün algılamaması ve davalı yanın alarm izleme merkezine ortamda hareketlilik olduğuna dair (hırsızlık-soygun) sinyali göndermesi gerektiği, bahse konu sensörün olay tarihinde algılama yapmadığı anlaşıldığı, 12 numaralı bölümdeki hareket dedektörünün olay tarihinde tekel ürünlerinin bulunduğu bölümde olmadığı ve olay sonrasında davalı yanca tesis edildiği bilgisi alındığı, ancak mevcut durumda bu bölümde 1 adet güvenlik kamerası ve | adet hareket sensörünün aktif (faal) durumda olduğu gözlemlendiği, Bahse konu CD-R bilgisayar ortamında incelendiğinde, we bölümünden dahile giriş yapan şahısların 14 nolu kamera kaydı kadrajına 01.03.2017 tarihinde saat 20:49:55'te girdikleri, ofis bölümü olarak kullanılan ve alüminyum doğrama kasalı camlı ve kapılı olan aynı zamanda wc ye gitmet için açılan kapıya geldikleri içeriye doğru el feneri ile ışık tuttukları, alüminyum doğrama camlı kapının kilit sistemini sert bir cisimle zorlamak suretiyle açtıkları ve içeriye 2 kişinin başlarında kapüşon ve yüzlerinde maske oluğu vaziyette giriş yaptıkları, kapı kilidini zorladıkları bölümün üst tarafından hareket sensörü (foto 11) olmasına rağmen bahse konu kişileri algılamadığı, 2 şüpheli şahsın tekel ürünlerinin depolandığı bölümün giriş kapısı önündeki ve depo bölümündeki kolileri we bölümüne (dışarıya) doğru taşıdıkları izlendiği, saat 20:51:23 sıralarında güvenlik kamerasını fark eden bir şahsın ofisteki masayı çekerek tekel bölümüne giriş yaptığı, 12 nolu fotoğrafta görülen güvenlik kamerasının yönünü değiştirdiğinden ortamdaki hareketliliğin bir daha görülemediği yani, kamera kadrajından çıktıkları görülmekte birlikte saat kaça kadar olay yerinde kaldıkları tam ve net olarak anlaşılamadığı, Olay yerinde yapılan keşif ve inceleme sırasında davacıya ait deponun wc havalandırma penceresininde yer aldığı geniş kasalı pencerenin görülmesi ve olaydan sonra duvar yapılarak örülmesi ve olay öncesi bahse konu tedbirin eksikliği nedeniyle davacı yanın olayın oluşmasında % 20 oranında müterafik kusurlu olacağı yönünde görüş oluşturulduğu, her ne kadar davalı güvenlik şirketi vekili müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde itirazlarda bulunmuş ise de hırzıların giriş yaptığı bölümün (WC) aydınlatma ve havalandırma penceresinin binanın arka cephesinde yangın merdiveninin sol yanından pencere kasası kanadının seri bir cisimle kolaylıkla açılabileceğini ve buradan sızma yapılabileceğini öngörmesi ve buna göre bahse konu wc ye hareket sensörü entegre etmesi ve aynı zamanda abonesine buradaki riski anlatarak demir kafesle veya duvar örülerek sadece havalandırma penceresinin sabit kalmasını önermesi gerekmekle birlikte yine we den çıktıktan sonraki bölüme monte ettiği pır sensörünün hareketi algılamaması yani sistemin alarm merkezince sinyal göndermemesi nedeniyle olayın oluşmasında % 80 oranında kusur atfedildiği, Hasar Olayının Mali Açıdan inceleme ve Değerlendirilmesi Bakımından ; Ek raporumuzda da belirtildiği üzere davacıdan yine bilginin gelmemesi üzerine tarafımıza “Stok Değerlerini Gösteren\" listelerin gönderilmemesi üzerine, ... Sigorta Ekspertiz Hizm: A.Ş. nin çalışmasının gerçeğe en yakın tespit olduğu kanaatine varıldığı, işbu raporda  davacının mali müşavirleri tarafından hazırlanan, tarafımızdan belgeleri de incelenerek hazırlanan, mali müşavirlerinden tutanakla ve imza karşılığı teslim aldığımız stok raporlarına göre, hırsızlığın olduğu 02.03.2017 tarihinde, 435.183,55 TL tutarında 4.102 paket sigaranın bulunduğu, muhasebe kayıtlarında, sigara stoklarının “153.00 - % 0 KDV'li Mal Alımları” hesabında takip edildiği ve hesabın hırsızlık yapıldığı tarih itibariyle 461.326,66 TL borç bakiyesi verdiği, davacının çalındığı iddia ettiği 79.593,72 TL tutarındaki sigara stoğundan fazla miktar ve tutarda stoğun stok ve muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu, Jilet Stok Raporlarında 18.600,74 TL tutarında 553 Paket jiletin bulunduğu, davacının çalındığı iddia ettiği 9.653,00 tutarındaki jilet stoğundan fazla miktar ve tutarda stoğun stok ve muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu, stok listeleri ve muhasebe kayıtları incelendiğinde hırsızlığa konu edilen 79.593,72 TL tutarındaki sigara ile 9.653,00 TL. tutarındaki jiletin şirket bünyesinde mecut olduğu, stok listeleri ile muhasebe kayıtlarında çelişkinin olmadığı tespit edildiği, bu durumda davacının 79.593,72 TI. Sigara, 9.653,00 TL Jilet olmak üzere toplam; 89.246,72 TL. tutarındaki malının hırsızlığa konu olacağı, buna göre;  40.798,31 TL eksik ödeme yapıldığı,  davacını hissesine düşen % 20 = 8.159,66 TL, davalı Pronetin hissesine düşen %80 - 32,638,65 TL tespit edilmiş olup, davacının 02/03/2017 hırsızlık tarihinden 13/11/2017 dava tarihine kadar Ana Para: 32.638,65 TL. Temerrüt Faizi: Yıllık 9,75  oranı ile 256 Gün için 2.231,95 TL olmak üzere toplam 34.870,59 TL alacaklı olduğu \" yönünde tespit ve görüşüne yer verilmiştir. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi ile davalı ... arasında, hırsızlık olayın gerçekleştiği sigortalı iş yerinde davacının istekleri doğrultusunda tasarlanmış ve mülkiyeti davalı ...'e ait olan elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi ve bu sistemlerin telefon hatları ile ... Alarm Merkezi'ne bağlantısının yapılması, abonelik süresi boyunca ... Alarm Merkezi'ne gelen sinyallerin 24 saat gözetilmesi, gerektiği takdirde ilgili mercilere, ayrıca müşteri ile müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesi konusunda taraflar arasında Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği, ayrıca davacıya ait işyerinin  davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde  25.03.2016-25.03.2017 tarihleri arasında “... Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığı, 01.03.2017 günü saat 20:00-21:00 sıralarında işyerinin arka cephesinde buluna tuvalet pencere camı kırılarak WC içinden iç mekana sızılarak Tekel ürünlerin bulunduğu bölüme geçilmek suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi  hırzıların giriş yaptığı WC aydınlatma ve havalandırma penceresinden dışarıdan sızma yapılabileceği öngörülürek  buna göre bahse konu WC'ye hareket sensörü entegre edilmemesi ile birlikte yine bu bölümden geçtikten sonraki raporda belirtilen 11 nolu fotoda gösterilen yerde monte edilen pır sensörünün hareketi algılamaması, sistemin alarm merkezine sinyal göndermemesi nedeniyle hırsızlık olayının engellenmesinde yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.  Bu sebeple Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesinin gereği gibi ifa edilememesi nedeniyle davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, bu itibarla hırsızlık sonucu meydana gelen zarardan  hırsızlık olayını gerçekleştiren faillerle ile birlikte davacıya karşı TBK 61. Maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir. Buna göre davacı sigortalının, dışarıdan kolaylıkla sızmanın gerçekleştiği WC penceresinde olay tarihinde yeterli güvenliğin alınmadığı, olay tarihinde sonra büyük boy pencere kasası ve camının bulunduğu bölüm ytong malzeme ile duvar örülerek kapatıldığı sadece havalandırma penceresi yapılmak suretiyle dışarından müdahalenin engellendiği ayrıca davacının görevlendirdiği bekçinin devriye ve gözetleme hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle davacı sigortalı işyerinin de ihmali nedeniyle  müterafik kusuru bulunduğu gözetilerek olayın özelliğine ve  hakkaniyete uygun %50 oranında  kusur indirimi cihetine gidilmesi hukuka uygun olacaktır. Öte yandan davalı sigorta şirketinin, sigortalısının kasten sebebiyet verdiği haller dışında kusurlu olsun yada olmasın meydana gelen zararın, sigorta poliçesi hırsızlık klozu kapsamında tazmini gerekirken, davalı sigorta şirketi yönünden  sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması hatalı olduğu gibi dava dilekçesinde  bakiye 40.798,31 TL maddi zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talep edilmesine rağmen talep dışına çıkılarak olay tarihi ile dava tarihine kadarki işlemiş faizin de dava edilen asıl alacağa dahil edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.Temerrüt Yönünden; 01/03/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davalı sigorta şirketine 02/03/2017 günü ihbarın yapıldığı, 07/06/2017 tarihinde ekspertiz raporunun düzenlendiği, 30/06/2017 tarihli ibraname uyarınca davacıya kısmi ödeme yapıldığı, talep edilen bakiye zarar yönünden davalı Güvenlik şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belge bulunmadığından davalı güvenlik şirketinin dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nın 1427. Maddesi  ''...  (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. ... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.''  hükmünü düzenlemiştir. Mal sigortalarında TTK'da ayrı bir hüküm olmadığından sigorta hukuku genel hükümlerdeki bu madde mal sigortalarında da uygulanır. Buna göre davalı sigorta şirketine ihbarın yapıldığı 02/03/2016 tarihinden 45 gün sonrası 16/04/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt gerçekleşmiştir.Davalı Sigorta şirketinin zararın hesaplaması itirazı yönünden;  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2019/2740 Esas 2021/65 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde \"Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, irsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispat külfeti yerine getirilmelidir. Ayrıca, çalınan emtiaların değeri de Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatının esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta ettirenin olayın hemen sonrasında işyerinde bulunan mallarının mevcudiyetini mahkemece veya zabıtaca veyahut sigorta şirketine tespit ettirmek gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen, işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu zararın ne olduğunun belirlenmesi için hırsızlık öncesi işyerindeki mal mevcudunun ve hırsızlık sonrası işyerinde kalan mal mevcudunun ne olduğunun da bilinmesi gerekmektedir.\"  Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak yapılan davacının  mali müşavirlerinden tutanakla ve imza karşılığı teslim aldığı stok raporlarına göre zararın hesaplanmasında bir isabetsiz görülmediği, stok listeleri ve muhasebe kayıtları incelendiğinde hırsızlığa konu edilen 79.593,72 TL tutarındaki sigara ile 9.653,00 TL. tutarındaki jiletin şirket bünyesinde mecut olduğu, stok listeleri ile muhasebe kayıtlarında çelişkinin olmadığı tespit edilmekle  bu durumda davacının 79.593,72 TI. Sigara, 9.653,00 TL Jilet olmak üzere toplam; 89.246,72 TL. tutarındaki malının hırsızlık sonucu çalındığı tespit edilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketi yönünden; düzenlenen sigorta poliçesinde tekel maddeleri emtia sigorta bedeleninin %5 ile sınırlı olmak kaydıyla teminata dahil edildiği,  emtelar için  3.000.000,00 TL teminat kararlaştırılmış olmakla tekel ürünlerin 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketince yapılan 48.441,69 ödeme mahsup edildikten sonra davacının bakiye 40.798,31 TL bakiye zararının sigorta poliçesi kapsamında tazminine, Davalı ... Güvenlik şirketi yönünden; davacının %50 oranında belirlenen müterafik kusuruna tekabül eden kısmın tenzili ile zararın 44.623,36 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketince kısmi ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin davalı güvenlik şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zararın tamamı giderilinceye kadar davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak üzere bakiye 40.798,31 TL zarardan davalı sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tazmine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile  HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1010 Esas - 2020/559 Karar sayılı ve 14/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın KABULÜ ile 40.798.31 TL'nin 16/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Hizmetleri A.Ş ile ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, a- Alınması gereken 2.786,93 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 696,74 TL harcından mahsubu ile bakiye 2.090,19 TL harcın  davalılar ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş ile ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 696,74 TL peşin harç ile sarfedilen  posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan  4.237,40 TL olmak üzere toplam 4.934,14 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine, c-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde tutulmasına, ç- Davacı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d- HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıranlara resen iadesine, <br>İstinaf İncelemesi Yönünden; 1-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince her bir taraf yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan 596,00 TL'den mahsubu ile bakiye 168,4‬0 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından işbu davalıya iadesine, davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş tarafından yatırılan 595,50 TL'den mahsubu ile bakiye 167,90 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından işbu davalıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Dairemizin kaldırma sebebine göre, her bir tarafın  istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde tutulmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"968f4ea68f47753f","SID":"035e456a0c13ad95"}}