{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1927 <br>KARAR NO\t: 2024/1805<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/09/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2019/405 Esas,  2021/329 Karar<br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen  istirdat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Türkiye ... Bankası A.Ş'nin Erzurum Şubesinin mudisi olan müvekkili hakkında davalı tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğünün 2015/...Esas sayılı dosyaya kayden icra takibi yaptığını, müvekkiline ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ödeme emrinde borcun sebebi olarak alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak ... İnş. Tic. Ve San. Ltd. Şti. lehine tesis edilerek kullandırılan mer-i teminat mektubundan kaynaklanan kredisi ve borçlu cari kredisi hesaplarından kaynaklanan ve 01/12/2014 tarihli ihtarnameye konu şeklinde olduğunu, takibe dair yasal süreçler devam ederken tarafların 29/12/2015 tarihli uzlaşı protokolü imzaladıklarını, protokol gereği borçluların Ankara .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı ve Ankara ... İcra Müdürlüğünün 2015/...Esas sayılı dosyasından oluşacak harç, masraf ve alacak miktarının 515.000,00 TL ve sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren bu tutara işleyecek yıllık %20 faizi alacaklıya müştereken ve müteselsilen ödemeyi kabul edeceklerini, protokol kapsamında müvekkilinin tüm taahhütlerinin yerine getirdiğini, bu kapsamında Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasına kayden ikame edilen davada konusuz kaldığı gerekçesi ile hükme bağlandığını, buna rağmen davalı tarafın Erzurum Şubesi nezdindeki müvekkiline ait hesapların keyfi olarak el koyduğunu, protokol kapsamı dışında müvekkile iadesi gereken fazla meblağları haksız bir şekilde yedine geçirdiğini beyanla müvekkilinden fazla alınan ve banka hesaplarından tutulan para miktarının tespitine, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 10.000,00 TL'nin protokol tarihinden sonra işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile yapılan protokole gereğince, borçlulardan ... haricinde 4 borçlu ile 515.000-TL'nin faizinin ödenmesi kaydı ile yapılan 29.12.2015 tarihli protokole göre 515.000-TL ödeme yapılması gerektiğini, 50.000-TL protokole göre yatan teminat + 99.176,12-tl(1 araç satışından gelen tutar)+206.979,36-TL (2 araç satışından gelen tutar)+700-TL (yargılama giderinden artan ve mahkemeden gönderilen tutar) ve 492,20-TL komisyon şubece ödemesi toplamı: 357.347,68-TL nakdi ve protokole göre bakiye 2 adet meri teminat mektubu iadesi ile 25.000-TL ve 124.000-TL olmak üzere 149.000-TL gayri nakdi toplam 506.347,68-TL tahsilat yapıldığını, bu tutarlar protokol anaparası olan 515.000-TL tutarı aşmadığından iş bu davanın başkaca bir şeye bakmaksızın reddi gerektiğini, borçlu şirket tarafından açılan  davanın yazılı deliller ve hesap hareketleri sonucu fazla bir tahsilat bulunmaması nedeni ile davanın reddine ve davacı şirketin kötü niyetli iş bu davayı açması nedeni ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalı bankadan krediler kullandığını, bu krediler nedeniyle yasal süreçlerin devam ettiği esnada müvekkili ile davalı bankanın uzlaşma protokolü adı altında bir anlaşma imzaladığını, bu protokolde müvekkilinin davalı bankaya sözleşme tarihinden itibaren yıllık %20 faiz ile 515.000,00 TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını ancak müvekkilinin bu tutarın üzerinde ödeme yaptığını bu nedenle fazla yapılan ödemenin istirdadını talep etmiştir. Davalı ise yapılan ödemelerin tarafların kararlaştırdığı ana parayı karşılamadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Mahkememiz'ce hükme esas  alınan bankacı ve hesap uzmanı bilirkişinin raporundan da anlaşılacağı üzere davacının davalı bankaya yaptığı ödemelerin toplam miktarının 512.393,52 TL olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmeye göre de davacının davalı bakaya 515.000,00 TL ana para ödemesinde bulunacağının kararlaştırıldığı anlaşıldığından ve davalının sözleşmede belirlenen tutar üzerinde bir ödeme yapmadığı anlaşıldığından\" şeklindeki gerekçeyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin 29/12/2015 tarihli protokol kapsamında davalı bankaya fazla ödeme yapılmadığını, genel kredi sözleşmesi 29/12/2015 tarihli protokol, kredi ilişkisi ve sair belgeleri inceleyerek tespit ettiğini, bilirkişinin tespitinin doğru olduğunu ancak eksik hususlar içerdiğini, müvekkilinin 29/12/2015 tarihli protokol kapsamında tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, huzurdaki davada davalının alacağı olmamasına rağmen Erzurum şubesi nezdindeki müvekkiline ait hesaplara keyfi olarak el konulması nedeniyle taleplerin mevcut olduğunu, bilirkişi tarafından bu kapsamda inceleme yapılmadığını,  bu itibarla; müvekkiline ait davalı nezdindeki hesapların ve hesap hareketlerinin irdelenmesinin zaruri olduğunu, 29/12/2015 tarihli protokol hükümlerine aykırı olarak 04/02/2020 tarihinde yaklaşık 38.191,00-TL'nin hesaplara aktarıldığının açık olup bilirkişi raporunun değerlendirmeler başlıklı kısmından anlaşılacağı üzere bu bedelin herhangi bir şekilde protokol kapsamında kredi hesaplarına girmediğini,  bir başka anlatımla müvekkilinin protokol kapsamında yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiğini, davalı bankanın keyfi uygulamalarla müvekkilinin hesaplarındaki paralara el konulduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; borç tasfiyesine ilişkin protokol kapsamında fazladan tahsilat yapıldığı iddiasından kaynaklı alacak davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imza altına alınan 29.12.2015 tarihli borç tasfiye protokolünün \"borcun ödenmesi\" başlıklı kısmında yer alan 3.1.ve  3.2. maddesi uyarınca sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirmeleri yanında sözleşmenin 2. maddesinde kararlaştırılan satış işlemlerine rağmen taraflarca belirlenen toplam alacak miktarına göre mahsup işlemleri yapıldıktan sonra bakiye alacak miktarının kalması halinde borçlunun sözleşmede belirtilen araçlar yanında diğer tüm malvarlığıyla  dosya kapsamındaki alacak bedeli ve ferilerinden sorumlu tutulacak olduğunun açıkça kararlaştırıldığı, mali incelemeye göre toplam ödeme miktarının protokolde kararlaştırılan miktardan düşük olduğu açıkça tespit edilmiş olduğu görüldüğünden,  ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef9790af0a522dc7","SID":"ea7bbd79d15e3c4a"}}