{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/813 Esas<br>KARAR NO: 2024/1375<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2018/596 Esas, 2020/880 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 15/06/2015 tarihli Grup Sözleşmesi kapsamında müvekkilinin temsil ettiği 90 kişilik Norveçli grup müşterilerinin otel konaklaması ve diğer otel hizmetleri için yapılan ön rezervasyonun ön ödemesi olarak 24/06/2015 tarihinde müvekkili tarafından davalının hesabına 8.272,00 Euro karşılığı 34.863,42 TL tutarında ödeme yapıldığını, bilindiği üzere o tarihlerde meydana gelen bombalı saldırılar, terör olayları, Atatürk Havalimanı terör saldırısı ve 15 Temmuz menfur darbe girişimi sebepleri ile konaklama rezervasyonu gerçekleştirilemediğinden iptal edilmek durumunda kalındığını, ancak davalı tarafından bu bedelin iade edilmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin de davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında ticari sözleşme akdedilmediğini, davacı ile dava dışı ... Ticaret A.Ş. arasında 22/06/2015 tarihinde Grup Kontratı akdedildiğini ve buna istinaden davacının dava dışı şirketin banka hesabına 24/06/2015 tarihinde ödeme yaptığını, müvekkili sözleşmenin tarafı olmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, talebin dayanağı sebepsiz zenginleşme olduğundan talebe konu alacağın 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, kontratın 6. maddesinde iptal prosedürünün tanımlandığını, buna göre 17-20 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak konaklamanın 19/08/2015 tarihinde davacı tarafından ... firmasına gönderilen e-mail ile iptal edildiğinin bildirilmesi sebebiyle sözleşme hükmü gereği konfirme edilen tüm ücrete hak kazanıldığından davacının ücretin iadesini talep hakkının olmadığını, ... firması tarafından davacının ödediği tutarın ilerideki her türlü grup ve münferit rezervasyonlarda davacı lehine kullanılacağının davacıya bildirildiğini, sürenin en son 2017 Haziran ayına kadar uzatıldığını, davacı tarafından 27/07/2016 tarihinde gönderilen e-mail ile süresiz rezervasyon hakkı tanınması talep edilmiş olmakla ... firması tarafından ön ödemenin iade edilmeyeceğinin kabul edilmiş olduğunu, ... firmasının süresiz kredilendirme yapılamayacağını ancak sürenin 31/12/2017 tarihine kadar uzatıldığını bildirdiğini, fakat bu tarihe kadar bir rezervasyon yapılmaması sebebiyle davacıya aynı tutarda fatura düzenlendiğini, mücbir sebep bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde mücbir sebep halinde avans veya ön ödeme olarak alınan paraların iade edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki konaklama işlemi bir bütün olarak düşünüldüğünde yapılan ön ödeme tutarının %30 civarında olup makul sınırlarda olduğu, bahsi geçen hükme rağmen davalının ön ödeme, avans bedelini gelecek konaklamalarda davacıya kullanma hakkı verdiği, sözleşme hükümleri ve turizm sektöründeki uygulama dikkate alındığında davacı tarafından ödenen ön ödemenin istenemeyeceği, tahsil olunan avans tutarının genel giderler karşılığı ve otel işletmesinin bu sözleşme gereği satış yapma hakkı kalmayan oda konaklama bedellerine karşılık tazminat (No Show) olarak tahsil edildiği ve iadeye esas bir işlem olmadığı, davalının kötü niyet tazminatı bakımından davacının icra takibini kötü niyetle yaptığının kanıtlanamadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece usul ve yasaya uygun inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi kararın gerekçesinin dahi bilirkişi raporuna dayandığını, yaptığı inceleme ve hazırladığı usulsüz raporlar sebebiyle bilirkişi hakkında Bölge Kuruluna şikayette bulunulduğunu, bilirkişi raporları ile buna göre hazırlanan kararın yok hükmünde olduğunu, davalı şirket tarafından kesilen 31/12/2017 tarihli fatura sahte, uydurma ve gerçeğe aykırı olmasına rağmen bilirkişi tarafından fatura gerçekmiş gibi gösterilerek tüm kabulün bunun üzerine oluşturulduğunu, ayrıca KDV oranı %18 yerine %8 gösterilerek fatura ile vergi kaçakçılığının da yapıldığını, bilirkişinin bu durumu görmemesinin olanaklı olmadığını, bilirkişi tarafından dosya içeriğine ve maddi gerçekliğe aykırı olarak, müvekkili şirket tarafından kabul edilmemesine ve imzalanmamasına rağmen 15/06/2015 tarihli sözleşmenin Mahkeme tarafından da var ve gerçekmiş gibi gösterildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, iptal edilen rezervasyon sebebiyle ödenen ön ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 34.863,42 TL asıl alacak ve 251,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.114,87 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 08/11/2019 tarihli raporda; taraflara ait ticari defterlerin, yasanın aradığı koşullara uyularak tutulduğu, kendi lehlerine ve karşı taraf aleyhine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, taraflar arasında 16/05/2015 tarihli Grup Sözleşmesi bulunduğu ve sözleşmenin içeriğinin tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafından davalıya 24/06/2015 tarihinde 8.272 Euro karşılığı 34.893,42 TL ödemenin yapıldığı, davacının kendi defter kaydına göre davalıdan alacaklı olduğu, ödemenin davalının defter kayıtlarında da mevcut olduğu, bu ödemeye karşılık hizmet verilmemiş olsa dahi sözleşmeye dayalı olarak davalının 31/12/2017 tarihli faturayı düzenleyerek hesabı, borcunu kapattığı, bu faturanın hizmet alınmadığı gerekçesi ile davacının defter kayıtlarında yer almadığı, davacının mücbir sebeplere dayalı olarak rezervasyon yaptığı odaları belirtilen tarihlerde kullanamadığı, davalının ise tahsil ettiği ön ödeme avans bedeline karşılık gelecek tarihlerdeki konaklamalarda kullanılma hakkı verdiği, ancak davacı tarafından bu hakkın kullanılmadığı, bu suretle bu bedelin \"No Show\" olarak davalı tarafça tahsil edildiği ve davacıya iade için haklı neden bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 21/10/2020 tarihli ek raporda, kök raporda açıkladığı görüşlerini koruduğunu bildirmiş olup hukuki nitelikteki itirazların değerlendirilmesinin ise Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, 15/06/2015 başlangıç tarihli Grup Sözleşmesinin taraflarının davacı şirket ile dava dışı ... Yapı ve Tic. AŞ olduğu, dava bu sözleşmeye dayalı olarak açıldığı gibi davacı şirket adına sözleşmenin ... isimli kişi tarafından 22/06/2015 tarihinde imzalandığı dikkate alındığında sözleşmeyi kabul etmediğine yönelik davacının istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Ayrıca davalı şirket sözleşmenin tarafı olmasa da cevap dilekçesi ile husumet itirazında bulunulmasına rağmen Mahkemece esastan verilen kararın bu yönüyle istinaf edilmemesi sebebiyle sözleşmenin davalının da kabulünde olduğu anlaşılmakla değerlendirmenin bu sözleşme kapsamında yapılması gerekmiştir.17-20 Eylül 2015 tarihleri arasında davacı tarafından temsil edilen 90 kişilik Norveçli grubun ... Otelde konaklaması konusunda anlaşıldığı, sözleşmede %30 depozitonun (8.272,08 Euro) imza anında ödeneceği ve bunun geri ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, 24/06/2015 tarihinde davacı tarafından dava dışı ... Tic. AŞ hesabına ön ödeme olarak 24.830,00 TL EFT işleminin yapıldığı, davacı tarafından 19/08/2015 tarihinde gönderilen e-mail ile güvenlik sebebiyle rezervasyonların iptal edildiğinin bildirildiği, ön ödemeye konu miktarın iade edilmesi amacıyla başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Sözleşmenin 8. maddesinde düzenlenen mücbir sebeplerin sınırlı olarak sayılmadığı, bu sebeple sözleşmenin feshi için mücbir sebep dolayısıyla sözleşmede belirtilen hususların yerine getirilmesinin imkansız, yasa dışı veya olanaksız bir hal almasının gerektiği, ayrıca müşteri tarafından sözleşmenin bu sebeple feshi halinde otel tarafından fesih tarihine kadar yapılan tüm masrafların ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde o tarihlerde ülkede meydana gelen, mücbir sebep niteliğindeki bombalı saldırılar sonucunda çok sayıda insanın vefatı ve yaralanmaları, art arda meydana gelen onlarca terör olayları, Atatürk Havalimanı terör saldırısı ve 15 Temmuz menfur darbe girişimi sebepleri ile konaklama rezervasyonun gerçekleştirilemeyerek iptal edildiğini ileri sürmüştür. Atatürk Havalimanı terör saldırısı ve 15 Temmuz darbe girişimi olayları 2016 yılında gerçekleşmiş olup bunun dışında dava dilekçesinde dayanılan diğer terör olayları ve saldırılarının ne olduğu somut olarak ortaya konulmadığından hangi tarihte gerçekleştiği belli değildir. Davacı vekili 26/06/2019 tarihinde UYAP'tan gönderdiği beyan dilekçesi ekinde 2015-2016 yılında gerçekleştiğini belirttiği terör saldırılarına ilişkin görüntü ve haberleri sunmuş olup 32 adet olaydan sadece 3 tanesinin tarihinin belirtilen fesih tarihinden önce olduğu anlaşılmış ise de bu olaylar sebebiyle sözleşmede belirtilen hususların yerine getirilmesinin imkansız, yasa dışı veya olanaksız bir hal aldığı söylenemez. Bu durumda 17-20 Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek rezervasyon bakımından bir mücbir sebep halinin varlığı sabit olmadığından bu sebeple rezervasyonun iptal edildiği iddialarına itibar edilmemiştir.Sözleşmenin 6. maddesinde ise iptal prosedürü düzenlenmiş olup, rezervasyon 19/08/2015 tarihinde iptal edilmiş olup maddenin \"b\" fıkrasına göre, organizasyon tarihinden 30-07 gün öncesinde organizasyonların ve/veya garanti kişi ve konaklama oda sayılarının günlük %5'ini iptal etme hakkına sahip olduğu, %5'in üzerinde yapılacak olan iptaller için konfirme edilen ücretin tamamının alınacağı düzenlenmiştir. Bu fıkra uyarınca davacı tarafından ödenen depozito (ön ödeme) bedelinin iade alınması mümkün değildir. Ayrıca davacı tarafından ödenen depozito bedelinin kullanım süresi davalı şirket tarafından farklı tarihlerde uzatılmış olup en son 31/12/2017 tarihine kadar uzatılmıştır. Davacı kendisine tanınan bu hakkı kullanmamış olup bunun üzerine iade yapmayacağını bildiren davalı depozitoya karşılık davacı şirkete 31/12/2017 tarihli \".../Otel Harcamaları\" açıklamalı 37.652,49 TL bedelli faturayı ticari defterlerindeki hesabı kapatmak amacıyla düzenlemiştir. Faturanın düzenleniş amacı bu olduğu gibi ayrıca davacının, ödediği bedeli sözleşme hükümlerine göre iade alma hakkı bulunmadığından düzenlenen faturanın bu duruma bir etkisi bulunmadığından fatura ile ilgili istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/596 Esas, 2020/880 Karar sayılı ve 22/12/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 599,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 172,08 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d039dd6f3febd879","SID":"8557f502d0bcb384"}}