{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/946 Esas<br>KARAR NO: 2024/1338<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2018/1170 Esas, 2020/852 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı  arasında \"...Net Web Uygulama ve Bakım, Geliştirme ve Destek Hizmet Sözleşmesinin\" 01.03.2018 tarihinde imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirketin, davalı şirkete ait web ve mobil projelerin bakım ve geliştirme hizmetini yapmayı, davalı şirketin de hizmet kapsamında belirtilen aylık bakım, destek ve ek geliştirme bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalanması akabinde müvekkili şirket tarafından sözleşme gereği olarak taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmeye başlandığını, davalı şirket tarafından her ay ödenmesi kararlaştırılan 2.000,00-TL bedelin 12.03.2018, 02.04.2018, 02.05.2018, 01.06.2018 tarihlerinde ödendiğini, yine sözleşmede kararlaştırılan ve standart bakım bedelinin karşılığı olan aylık 2 adam/gün (16 saat) hizmet süresini aşan 01.03.2018 ile 10.04.2018 tarihleri arasında yapılan ek destek ve geliştirme çalışmaları için 13.04.2018 tarihinde 4.177,00-TL ödeme yapıldığını, ancak  nisan, mayıs ve haziran ayları içinde eksiksiz bir şekilde yapılan ek geliştirmelere ilişkin 9.740,00-TL tutarın ödenmediğini, yapılan yazışmalar sonucunda sözleşmeyi feshetme kararı aldıklarını ve 03.07.2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, 9.740,00-TL tutarlı faturanın davalı şirkete teslim edildiğini ancak davalı şirket tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 09.07.2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin de Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 19.07.2018 tarihli ihtarnamesi ile 9.740,00-TL fatura alacağının ödenmesi konusunda ihtar gönderdiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine de İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. No'lu dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  taraflar arasındaki sözleşmenin 11 numaralı maddesinde, bahsi geçen sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunun hükme bağlandığını, bu kapsamda  yetki itirazının kabulünü talep ettiklerini, müvekkili ile davacı şirketin web sitesinde yapılacak iş kalemleriyle ilgili sözleşme kapsamında çalışmaya başladıklarını, bayram tatilinden bir gün önce  müvekkili şirket yöneticisi ...'in davacı şirket yetkilisi ... Hanım tarafından arandığını ve bahsi geçen iş kalemleriyle ilgili ödemenin derhal yapılması gerektiğini, aksi takdirde web sitesinde o vakte kadar gerçekleştirilip bedeli ödenmiş tüm iş kalemleriyle ilgili madde ve modüllerin geri çekileceği konusunda  uyarıldığını bu durum karşısında müvekkili şirket yetkilisi ...'in, ilgili iş kalemlerinin henüz tamamlanmadığından, kendileri tarafından kullanılabilir olmadığından bahisle ne için bu ödemenin talep edildiğini sorduğunu ayrıca hali hazırda bedeli ödenmek suretiyle websitesi kapsamında kullanılan modüllerin geri çekilmesi/iptal edilmesi konusunda davacının yetkisi ve hakkı olmadığını belirttiğini, davacı şirket yetkilisi ... Hanım tarafından “biz efor harcadık, maddelerin yapılıp yapılmaması önemli değil” gibi  bir yanıt verildiğini, müvekkil şirketin de haklı olarak talep ettiği işlerin bitmemesi nedeniyle davacıya ödeme yapmadığını,  davacının bu durum karşısında arife günü web sitesinde yapılan tüm maddeleri ve modülleri geri çektiğini yani iptal ettiğini, başarıya ulaştırmadığı iş kalemleri için ödeme talep ettiğini, ödemenin haklı sebeple yapılmaması karşılığında hali hazırda ödenmiş bulunan web sitesinin bozulmasının ve önceki işlemlerin de geri çekilmesinin kabul edilebilir olmadığını ve bazı sorunlar düzeltilmeden davacının kendisinde ücret talep etme hakkı gördüğünü dava dosyasına da davacı tarafından sunulan dört farklı evrağın altındaki imzaların hiçbirinin müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını  imzaların davacı şirket yöneticisi ... Hanım’ın huzurunda müvekkilin kendisine gönderilen personeli tarafından müvekkilin bilgisi olmadan müvekkili şirketi  borç altına sokma amacıyla imzalandığını bahsi geçen müvekkili şirket çalışanının daha sonra para çaldığının ortaya çıkması kapsamında Bakırköy Adliyesi 2018/84257 Soruşturma Numarası altında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince;  tarafalar arasında  \"... Web Uygulama ve Bakım, Geliştirme ve Destek Hizmet Sözleşmesi\" isimli sözleşme imza edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki her iki tarafında kabulündedir. Aradaki ihtilaf ise davacı tarafından ek geliştirmelere ilişkin 9.740,00-TL alacağının olup olmadığına ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ihtilafa konu ek hizmetler verilmiş olduğu ve davacının davaya konu edilen alacağa hak kazandığı belirlenmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda davacının faize hak kazanamayacağı belirtilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle fesihten sonra temerrüt faizi uygulanmasının doğru olduğu gerekçesi ile  davanın kabulüne İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, kabul edilen 9.903,51 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 11 numaralı maddesinde sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, Mahkemece bu yönde bir karar vermeden hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirketin web sitesinde yapılacak iş kalemleriyle ilgili sözleşme yapıldığını, davacının sözleşme kapsamında davacı tarafından verilmiş hizmet bulunmadığından ödemenin yapılmadığını,  ödeme yapılmaması üzerine davacının, halihazıda ödenmiş bulunan web sitesi hizmetlerini de bozulması ve önceki işlemlerin geri çekilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, davacının, iş kalemleri kapsamındaki bazı sorunları düzeltmeden faturalandırılarak ücret talep ettiğini,davacının işi yapmadan ödeme talep ettiği iş kalemlerin örnekler halinde sunulduğunu, anca dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin davacıdan sonra çalışmaya başladığı firmanın halen bu sorunların çözümü için uğraştığını, mutabakat metni, fesih tutanağı, elden fatura teslim tutanağı ve ilgili bedele herhangi bir itiraz edilmeyeceğine dair imzalanan belgelerin altındaki imzaların hiç birinin müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkilin personeli tarafından müvekkilinin bilgisi dışında müvekkili şirket yöneticileri taklit edilen bu imzalarıyla müvekkili şirketin borç altına sokma amacıyla davaya sunulduğunu, imzaların sahte ve taklit olması nedeniyle imza incelemesi taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin işin yapıldığı ve yapılan işe istinaden fatura kesildiği ile ilgili tespitinin doğru olmadığını, kesilen faturanın hak ediş doğrultusunda olup olmadığı dahi yapılan sözleşme ve ekleri kapsamında tespit edilebilir olmadığını, davacının yaptığı i,in karşılığı hak edişi doğrultusunda fatura kestiğini ispat edemediğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirket ile davacı şirketin ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olmadığının tespit edildiğini, HMK 222.maddesindeki şartın yerine getirilmediğini, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde ticari defterlerine delil olarak dayanmadığını, bu kapsamda ticari defterlerin delil olarak sunulması ve incelenmesini kabul etmediklerini, sözleşmenin 5.2.maddesi kapsamında ek eforlar için müvekkilinden onay alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının sözleşmeye uygun davranıp davranmadığı ile yapılan eforlar nedeniyle müvekkilinden onay alınıp alınmadığının incelenmediğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu sebeple bahsi geçen eforların müvekkiline fatura edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan mutabakatın, müvekkili şirketin temsil yetkisine haiz olmayan bir çalışanı tarafından imzalandığını, müvekkili tarafından onaylanmadığından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda muvafakatin yetkili kişi tarafından yapılmış olarak değerlendirilerek ona göre yorum yapıldığını,bilirkişi raporunda davacının hizmeti yerine getirdiği belirtilmiş ise müvekkil şirketin gönderdiği sorun mesajlarının hiçbirinin gereği yerine getirilmediğini, müvekkil şirketin bilgisayarlarından bu hizmetlerin verildiğinin tespitinin yapılmadığını, aksine davacı şirketin yazılıma daha büyük zarar verdiğini, müvekkili şirket bu sorunları giderebilmek için yeniden başka bir yazılım şirketiyle anlaşıp fazla ücret ödemek zorunda kaldığını, Mahkemece likit alacağa icra inkar tazminatı yükletilmiş olması ayrıca yasaya aykırı olduğunu belirterek  kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı gözetilerek, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili için  başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından;  davacı tarafından davalı aleyhine 9.740,00-TL bakiye fatura alacağı ve 163,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.903,51-TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının borca itiraz ettiği, davacının takibe itirazın iptali için İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davayı açtığı görülmektedir. Mahkemece, uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmış ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasındaki ... Web Uygulama Bakım, Geliştirme ve Destek Hizmet Sözleşmesi’nin 11 numaralı maddesine bakıldığında, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunun hükme bağlandığını,  yetki itirazı dikkate alınmadan karar verilmesinin  usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamından dava dilekçesi ve tensip tutanağının davalıya 03.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının HMK 317-318.maddesi gereğince  yasal 2 haftalık cevap süresi içinde 16.11.2018 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, cevap dilekçesinde sözleşme gereğince Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 17. maddesi; \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" hükmünü düzenlemektedir. Tarafların, belli bir dava (uyuşmazlık) için kanunen yetkili olmayan (aslında yetkisiz olan) bir mahkemeyi yetkili kılmak için yaptıkları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Bu sözleşme usul hukukuna ilişkin bir sözleşmedir, zira asıl etkisini usul hukuku alanında gösterir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C.1, s. 555).  Anılan Kanun’un 17. madde hükmüne göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinin söz konusu olmaması kaydıyla ve (HUMK düzenlemesinde bu yöne ilişkin ayrım bulunmamaktayken) yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ancak sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir. HMK’nın 17. maddesinin “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindeki ikinci cümlesi hükmüne göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin, kanunda bu tabir kullanılmamış ise de münhasır yetkili mahkeme olacağı kabul edilmelidir. Münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. Görüldüğü üzere, HUMK hükümlerinden farklı olarak HMK uygulamasında, taraflar salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırabilmektedirler. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar ( Yargıtay HGK'nın 2017/(13)3-1991 Esas, 2020/803 Karar sayılı kararı). Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilafların halli başlıklı 11. Maddesinde, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde  Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış, davalı vekili cevap süresinde yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. HMK'nın 116. ve 117. maddesinde, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu, aksi halde dinlenmeyeceği hususları düzenlenmiştir. Davalının süresinde yetki itirazı nedeniyle davanın yetki sözleşmesinde kararlaştırılan Bakırköy Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a3 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1170 Esas, 2020/852 Karar ve 03/11/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-a)Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin YETKİSİZLİĞİNE, b)Yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA, c)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, d)Aksi halde dosyanın ilk derece mahkemesince ele alınarak HMK 20/1-son cümlei gereğince işlem yapılmasına, e)İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, f)6100 sayılı HMK 331/2. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, g)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,ğ)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 169,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 258,48 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43bc9f2d17dec383","SID":"a1c065c253844e64"}}