{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/667 <br>KARAR NO:2024/1063<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/12/2020<br>NUMARASI:2018/505 Esas, 2020/939 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/11/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: ... ile ... şirketi arasında aktedilen “...” ait sözleşmenin resmi alt yüklenicisi olduğunu, davalılar arasında 23/07/2015 tarihli mekanik ve elektrik işlerine ait sözleşme, 23/07/2015 tarihli elektrik işleri sözleşmesi ve 18/08/2015 tarihli borulama ve sıhhi tesisat işleri sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmelerin konusu iş ve imalatların tamamının davacı tarafından belirtilen tarihlerde davalılara teslim edildiğini, davalıların talebi doğrultusunda ilave işlerin tamamını da teslim ettiklerini, davalılara gönderilen faturaların ve hakediş raporlarının kesinleştiğini, bakiye 790.940,41 TL alacaklarının bulunduğunu, çekilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile davalılar hakkında  işlemiş faiz ile birlikte toplam 793.898,31 TL’nin tahsili talebiyle ilamsız takip başlattıklarını, davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini, takip sonrasında itiraz tarihi olan 07/11/2017 tarihinde davacıya 100.667,00 TL’lik fatura gönderdiklerini, faturanın hesaplarına intikal ettikten sonra cari hesaptan bu miktar düşülerek anapara alacağının dava tarihi itibariyle 690.723,41 TL olduğunu, takip tarihinden fatura tarihine kadar işlemiş faiz haklarının bulunduğunu, itiraz dilekçelerinde zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de alacağın zamanaşımına uğramadığını, itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıar vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı taraf belirlenen işleri süresinde bitirmediğinden İdare tarafından kesin kabullerin yapılmadığını ve kesin hakedişlerin ödenmediğini, davalının zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, işin bitirilmesi gereken 30/10/2016’da bitirilmediğini, 37 işin hiç yapılmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin ödeme planı başlıklı 5.maddesinde idare tarafından uygulanan geçici kabul kesintisinin aynı oranda yükleniciye yansıtılacağı, kesilen bedelin geçici kabul oranında imalat eksiksiz ve kusursuz olarak teslim edildikten sonra idare tarafından işverene ödendikten sonra 7 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının önce kendi edimini ifa etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; taraflar arasında 15 adet hakediş düzenlendiği, 15 adet faturanın davalılar tarafından teslim alındığı, ticari kayıtlara işlendiği, davalılar tarafından avans ödemesi olarak yapılan 2.937.987,37 TL dışında çek ve EFT ödemelerinin her iki taraf cari kayıtlarında örtüştüğü, sözleşme kapsamında yapılan iki ayrı iş karşılığı 03/04/2017 tarihinde düzenlenen KDV dahil 40.120,00 TL tutarlı ve 06/04/2017 tarihli KDV dahil 3.068,00 TL tutarlı faturaların davalı ticari kayıtlarına işlendiği hususlarında çekişme bulunmadığını, davacı alt yüklenici tarafından düzenlenen 15 adet fatura tutarı ile sözleşme kapsamında yapılan iki ayrı işle ilgili düzenlenen faturaların toplamı 24.219.290,00 TL olduğu, davalı iş sahipleri tarafından yapılan ödeme toplam tutarı 23.471.350,00 TL olduğu, 7-15.hakedişlerde yer almasına rağmen bu hakedişler için düzenlenen fatura tutarlarından düşülmeyen davalılar tarafından davacı yararına karşılanan personel yemek bedeli, vinç, ... hizmetleri bedeli toplam tutarı 100.667,00 TL'nin ve yapılan ödeme tutarlarının düşülmesinden sonra davacı alacağı 690.272,73 TL olduğu, bu tutarın 567.458,46 TL'si sözleşmenin 5/d maddesine uyarınca yapılan geçici kabul kesintileri, sözleşmenin 5.maddesinin d bendinde \"...idare tarafından uygulanan geçici kabul kesintisi, aynı oranda yükleniciye yansıtılacaktır. İşbu kesilen bedel, geçici kabul esnasında imalat eksiksiz ve kusursuz olarak teslim edildikten sonra, idare tarafından işverene ödendikten sonra 7 gün içinde yükleniciye ödenecektir.\" şeklinde düzenlendiği, davalı asıl yüklenici ile dava dışı İSKİ arasında imzalanan sözleşmenin 30.maddesi de benzer şekilde düzenlendiğini, bu durumda davacı alacağının önemli bir kısmını oluşturan geçici kabul kesintilerinin davalılara hangi tarihte ödendiği hususu, dava konusu alacağın takip tarihinde talep edilebilir nitelikte olup olmadığının tespiti açısından önemli olduğunu, geçici kabul noksanları kesintilerinin davalı tarafa ödendiği tarihin tespiti için yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılara göre geçici kabul noksanları kesintilerinin takip tarihinden önceki tarihte ödendiği, sözleşmeye göre davacı tarafın alacağının talep edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığı, bu sebeple asıl alacak 690.272,73 TL, işlemiş faiz 2.430,34 TL'lik kısmına itirazının iptaline, takibin 690.272,73 TL asıl alacak, 2.430,34 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin alacak likit olmadığından reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının zamanında, tam ve eksiksiz olarak yükümlendiği işleri teslim ettiğini, hakedişlerini davalılara verdiğini, hakedişlerin kesinleştiğini, bu hakedişler doğrultusunda faturaların kesildiğini, davalı ortaklığa gönderildiğini, davalı ortaklığın bu faturalara itiraz etmediğini, davalıların daha sonra davacı hakkediş ve faturalarındaki işleri ve diğer işleri kapsayan bir hakkediş hazırlayıp idarenin verdiğini, idare de bu hakedişleri kabul ederek davalılara hakediş ödemelerini yaptığını, tüm bu hususlar bilirkişi tespiti ile sabit olduğunu, davalılar, idareden ödeme almış olmasına rağmen imzaladıkları sözleşmedeki bu madde hükmüne aykırı davranarak, işbu davadaki talep kadar olan miktarda borcunu davacıya ödemediğini, davalılar borçlarını bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu, bu sebeple icra inkar tazminatına mahkum edilmeleri gerekir iken mahkum edilmemeleri hukuka aykırı olduğunu, davacı alacağı likit olup, alacağın belirsiz olduğuna ve bu sebeple % 20 inkar tazminatının talep edilemeyeceğine ilişkin davalı savunmalarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, davalılar takibe haksız olarak itiraz ettikleri tarih olan 07/11/2017 tarihinden sonra 10/11/2017 tarihinde davacıya ... nolu ve 100.667,00.-TL'lık bir fatura göndermiş olduğunu, fatura hesaplarına intikal ettiğini, bu fatura davalıların yukarıdaki sözleşmelerden ve sözleşmelerin ifasından kaynaklanan alacakları  için tutulan cari hesaptan mahsup edilmiş olduğunu, davalı borçlulardan olan anapara alacak miktarının 690.273,41.TL olduğunu,  yani takip tarihindeki alacağı anapara olarak 790.940,41.-TL. iken işbu dava tarihi itibariyle anapara alacağı 690.273,41.-TL.’ye baliğ olduğunu, bu durumda işbu davaya konu takip alacak miktarının takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte 693.231,31.-TL. Olduğunu, dolayısı ile davalı taraf tüm borçlarını ayrıntısı ile bildiğini, alacağın likit olduğunu, mahkemenin kararının bu kısmının hatalı olduğunu, ayrıca davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... Şti. halen ... projelerini vermediği ve Sayıştay denetiminden geçilmediği için kesin hesap yapılamamakta ve idareden hak ediş bedelleri tahsil edilemediğini, 27.10.2017 tarihinde yapılması gereken kesin kabul .... Şti. ‘nin işleri yapmaması ve geciktirmesi nedeniyle 22.01.2019 tarihinde yapılabildiğini, bu gecikmeden dolayı davalı şirket zarara uğramış bu geçen fazla süre zarfında maaş ödediğini, bankalara teminat mektubu komisyonu ödendiğini, davacı .... Ltd. Şti. sözleşmesinde bulunmasına rağmen yapmadığı işler müvekkil şirket tarafından tamamlandığını, davacı .... Şti. geçici kabul eksiklerini geç yapmasından dolayı 27.12.2017 tarihinde yapılması gereken kesin kabul 22.01.2019 tarihinde yapıldığını, 22.12.2017 tarihinden 22.01.2019 tarihine kadar olan kesin teminat mektubu komisyonları 155.000,00 TL tutarında olduğunu, davacı .... Şti. adına yapılan işler 79.116,65 TL tutarında olduğunu, davacı ... Şti. adına yatırılan 1.845,15 TL sigorta primi bulunduğunu, davalıların davacıdan toplam 235.961,80 TL tutarında alacağı bulunduğunu, bu tutarın davacı lehine hükmedilen tutardan düşülmeden mahkemece verilen karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, bu itibarla, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 2.ek raporda eksiklikler bulunması nedeniyle işbu rapor hüküm kurmaya elverişli  olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapmış olunan itirazların hiçbir şekilde değerlendirilmeden hüküm kurulması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını  talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 25.04.2015 tarihli Selimpaşa Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı İşi Mekanik ve Elektrik İşleri Komple Yapımı İşine Ait Sözleşme isözleşme imzalanmıştır. Davada davacı, taraflar arasında imzalanan mekanik Elektrik işlerin yapılmasına ilişkin sözleşme ile 18.08.2015 tarihli sıhhi tesisat yapılmasına ilişkin sözleşme gereğince edimini yapmak suretiyle teslim ettiklerini, ayrıca davacı talebi ile Selimpaşa atıksu arıtma tesininin koku giderim ünitesi ile çelik işlemlerinin ek iş olarak yaptıklarını, hakediş raporları düzenlendiğini, hakediş kapsamında fatura tanzim edildiğini, davalılardan 790.940,41 TL alacaklı olduklarını ancak ihtarnameye rağmen ödenmediğini, icra takibine giriştiklerini, ancak davalılar tarafından icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, davalı taraf icra takibinden sonra 100.667,00 TL fatura düzenleyerek kendilerine gönderdiklerini ve bu fatura gereğince asıl alacaktan düşmek suretiyle 690.273,41 TL asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte 693.231,31 TL üzerinden icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı edimini zamanında yerine getirmediği bu sebeple hak ediş asıl işveren tarafından düzenlenmediğini, iş 01.08.2016 tarihinde bitirilmesi gerektiği, davacı tarafa verilen süre uzatım ile 30.10.2016 tarihinde edilmesi gereken işlerin zamanında teslim edilmediğini, asıl işveren İski 27.12.2016 tarihli geçici kabulünde 96 adet iş eksikliği bulunduğu tespit ettiklerini, bu eksikliklerin 37 tanesi davacının sorumluğunda olmasına rağmen yerine getirilmediğini, sözleşmenin 5/d maddesi gereğince davacının ücret hakedişi olmadığını, TBK 97 gereğince davacı tarafın öncelikle edimlerini yerine getirmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, dosya kapsamı bilirkişi raporları itibariyle davayı kısmen kabulüne karar vererek 690.272,73 TL asıl alacak 2.430,34 TL işlemiş faiz itibariyle davanın kabulüne fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ödeme planı düzenleyen 5. Maddesinin d fıkrası gereğince \" İdare tarafından uygulanan geçici kabul kesintisi, aynı oranda yükleniciye de yansıtılacaktır. İş bu kesilen bedel, geçici kabul esnasında imalat eksiksiz ve kusursuz olarak teslim edildikten sonra, idare tarafından işverene ödendikten sonra 7 gün içinde yükleniciye ödenecektir.' düzenlemesi bulunmaktadır.Dosyada mevcut davalı asıl yüklenici ile iş sahibi idare arasında düzenlenen 27.12.2016 tarihli geçici kabul tutanağında; \"sözleşme tarihinin 04.02.2014 tarihi olduğu, işin 01.08.2016 tarihinde teslimi gerektiği, süre uzatım ile işin 30.10.2016 tarihinde teslimi gerektiği, işin 02.11.2016 tarihinde teslim edildiği, yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızların olmadığı görüldüğü, .... Ek-1 de belirtilen kayıtların yüklenici tarafından kesin kabulden önce tamamlanması kaydıyla geçici kabulün yapılması, ....\" düzenlenmiştir. Yazı ekinde bulunan  Ek-1 listede bir kısım eksikliklerin listelenmiş olduğu görülmektedir.Dosyada mevcut 22.01.2019 tarihli Kesin Kabul Tutanağında, \".. Yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabulde tespit edilen noksanların tamamlandığı ve teminat süresinde gerektiği gibi korunduğu, işin kesin kabule engel eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı görülmüştür..\" kararı verilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ...'den alınan 29.1.2019 tarihli yazı içeriğinde, \" ... tesisi inşaatı işinde, geçici kabul esnasında mekanik ve elektrik eksikler tespit edilmiştir. Fakat bu eksikler ... inşaat iş ortaklığı tarafından tamamlanmış ve buna binaen %3 oranındaki geçici kabul noksanları kesintisi... -. ..inşaat ortaklığına ödenmiştir\" bildirilmiştir. Mahkemece kök ve 2 ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21.05.2020 tarihli 2. Ek raporda, \"... Davacı ticari defterlerinde davacı alacağının 808.859,90 TL olduğu, davalı ticari defterlerinde davacıya borcunun 178.075,99 TL olduğu, ..... Davacı tarafından dava konusu sözleşmeler kapsamında ve sözleşme dışı ek işler ile ilgili düzenlenen 17 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 17 adet faturada yazılı alacak toplamının 24.219,00 TL olduğu, buna karşılık iş sahiplerince toplam 23.471.350,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından 10.11.2017 tarihli 100.667,00 TL gider faturası kesildiği, takip tarihi itibariyle; 24.219.290,00-23.471.350,00-100.000= 690.272,73 TL olabileceği,bu alacağın içinde 567.458,46 TL sinin sözleşmenin 5.d maddesi uyarınca yapılan geçici kabul kesintileri oluşturduğu,, icra takip tarihinden önce dava dışı idare tarafından davalılara aynı amaçla yapılan kesintilerin ödenmesi ve üzerinden 7 gün geçmesi koşulu ile bu tutarın icra takip tarihi itibariyle diğer cari hesap alacağı ile birlikte ödenmesinin istenebileceği, bu konuda dava dışı iş sahibi İski'den davalı asıl yükleniciler %3 geçici kabul teminat kesintisinin geri ödenme tarihinin yeniden sorulabileceği, .... 690.272,73 TL asıl alacak 2.430,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 692.703,07 TL olabileceği ....\" rapor olarak sunulmuştur. Bilirkişi heyeti hesaplamada hatası yaptığı görülmektedir. İş sebebiyle düzenlenen fatura bedeli 24.219.290,00 TL - ödeme miktarı 23.471.351,00 TL işlemi sonucunda davacının alacağının 747.940,00 TL olduğu, davalı tarafından düzenlenen masraf yönelik fatura bedeli olan 100.667,00 TL düşüldüğünde 647.273,00 TL olduğu hesaplanmaktadır. Bilirkişi bu rakamı 690.272.73 TL olarak hesaplaması ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bilirkişi heyetinin 21.05.2020 tarihli ek raporunda belirtilen eskik belgelerin celbi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi İski yazılan yazıya verilen 02.11.2020 tarihli cevapta, \" ... atıksu arıtma tesisi inşaatı işi kapsamındaki hakedişlerin tamamı  ... - ...inşaat iş ortaklığına ödenmiştir. ..... %3 oranında geçici kabul kesintilerinin firmaya ödendiği tarih ve hakediş ödemeleri ile alakalı evrak yazımız ekinde tarafınıza gönderilmiştir.::\" belirtilmiştir. Mahkemece, gelen cevabi yazı itibariyle bilirkişiden ek rapor alınmadığı, davalının ek rapor veya yeni bilirkişiden rapor alınmasına yönelik talepleri mahkemece oybirliği ile reddedilmiştir.Mahkeme gerekçeli kararında, \"... Geçici kabul noksanları kesintilerin davalı tarafa ödendiği tarihin tespiti için yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılara göre geçici kabul noksanları kesintilerin takip tarihinden önceki tarihte ödendiği, sözleşmeye göre davacı tarafın alacağının talep edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla ..\" denilmek suretiyle, geçici kabul kesintilerinin davalı asıl yükleniciye icra takibinden önce ödendiğini kabul etmiştir....'den gelen cevabi yazı ve ekinde bulunan 10.12.2014 tarihli ... Bankasına ait dekontta \"... Gecici kabul noksanlığı kesintilerinin teminat .... Firm. İadesi ..\" yazısı itibariyle, 332.322,06 TL bedelin İski hesabından davalılar hesabına para gönderilmiş olduğu görülmektedir.Dosyada mevcut dava konusu iş için düzenlenen geçici kabul tutanağına göre, sözleşme tarihi 01.08.2016 tarihi ve sözleşme gereğince  geçici kabulün 27.12.2016 tarihi olduğu bilinmektedir. Mahkeme gerekçeli kararında hangi tarihli evrak ile kesintilerin asıl işveren tarafından davalıya ödendiği hususunda bir tespitte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi kesinti iadeleri 2014 yılına ait olup, dava konusu iş ile ilgisi bulunup bulunmadığı hususu açıklığa kavuşmamıştır. O halde mahkemece, ... yeniden müzekkere yazılarak, geçici kabul ile kesin kabul evrakları eklenmek suretiyle  %3 geçici kabul kesintilerinin hangi tarihte davalı asıl yükleniciye ödendiği, ödeme ilişkin evrak ve belgelerin celbi sağlanarak, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınacak ek rapor ile davacının sözleşmenin 5.d maddesi kapsamında alacak talebinin bulunup bulunamayacağı ve davacının alacaklı olup olmadığının belirlenmesi ile yukarıda belirtilen hesap hatasınında incelenmek suretiyle alınacak ek rapor sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm vermiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,   2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 tarih, 2018/505 Esas, 2020/939 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58955c9b61ba5bf9","SID":"92a93900f44b1795"}}