{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/661 <br>KARAR NO:2024/1070<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/11/2020<br>NUMARASI:2018/865 Esas, 2020/677 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın  tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair  verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili dava dilekçesi ile; davacının KKYDP kapsamında 9. Etap et entegre tesisi inşa ettiğini, inşası tamamlanan tesisin ilgili ve gerekli makineleri için davalı ile sözleşme  yaptığını, yapılan sözleşme kapsamında davalının müvekkiline TKDK şartlarına uygun metal dedektörü ve çeşitli et işleme makineleri teslim edeceğini, sözleşme kapsamında teslimi vaat edilen metal detektörünün davacıya teslim edildiği ancak TKDK tarafından yapılan denetlemede teslim edilen detektörün ilgili şartnamelere uygun olmadığına ilişkin tutanak tutulduğunu, tutulan ilgili tutanaktan sonra davacının davalıya durumu ilettiğini ve metal detektörünün şartnameye uygun hale getirilmesini istediğini ancak davalı tarafından uygun hale getirilmek üzere götürülen detektörün tekrar teslim edilmediğini, bu detektöre ilişkin ödemeler yapıldığını, metal detektörünün dışındaki diğer et işleme makinelerinin ise davacının inşa ettiği tesisin deposuna indirilip ve bunlara ilişkin hiçbir kurulum işlemi yapılmadığını,  teslimi yapılan makinelerden iki tanesinin 2. el olduğunun davacı tarafından tespit edildiğini, sözleşme gereği makinelerin hiç kullanılmamış yani sıfır olarak teslim edilmesi gerektiğini, tesisi faaliyete geçirmek için tüm hazırlıkları tamam olan davacının davalı ile defalarca görüştüğünü ve netice alamadığını,  eksikliklerin giderilmesi için Eskişehir ....Noter kanalı ile davalıya bir ihtarname çektiğini, ancak davalıdan tüm hususları inkar eden davacıyı suçlayıcı nitelikte bir ihtarname geldiğini, davacının uğradığı zarar (yoksun kalınan kar) nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, 16/12/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL'den açtıkları davayı  400.000 TL ıslah ederek  410.000 TL alacağın,  davalının ihtarname ile temerrüde düşürülme tarihi olan 26/12/2016  tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan  tahsilini talep etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili, sözleşmenin 7.maddesi uyarınca; \"İşbu sözleşme ile ilgili olarak çıkacak uyuşmazlıklarda yetkili merci İstanbul Mahkemeleridir.\"denilmek sureti ile yetkili mahkemeler açık  şekilde belirlendiğini, sözleşmenin bir tarafının müvekkil şirket .... Şti. ile diğer tarafının ise gerçek kişi tacir olan ... - ... olduğu, böylece sözleşmenin taraflarının tacir niteliğine sahip olduğu ve konusunun da ticari işletmelerini ilgilendiren alım-satım ilişkisi olduğu ,  bu durumda  yetkili ve görevli mahkeme İstanbul Ticaret Mahkemeleri  olduğunu belirterek; işbölümü ve yetki itirazlarının dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gaziosmanpaşa 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/164 Esas, 2018/242 Karar sayılı 08/06/2018 tarihli görevsizlik kararı ile dosya İstanbul 5. Asliye Ticaret  Mahkemesine gönderilerek; yargılamaya 2018/865 Esas sayılı dosya  üzerinden devam edilmiştir. Mahkemece 12/11/2020 tarihli  karar ile; Dava, ticari satıştan kaynaklanan, satıcının ayıplı mal satışından doğan sorumluluğu hukuksal nedenine dayandığını, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkca belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği,   açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nun 223/2. Maddesinin uygulanacağı, , 6098 Sayılı TBK'nın 223/2 maddesinde , satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp  bulunması halinde TTK.nun 23.maddesi  hükmünün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa durumun hemen satıcıya bildirilmesinin gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı,  hususlarının düzenlendiğini, taraflar arasında 26/08/2016 tarihli mal satış ve garantörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinde; satılan makinelerin 2 yıla kadar kullanım hatası haricindeki kusurlarından satıcının sorumlu olduğu, ödeme şeklinin 5.1 maddesinde düzenlendiği, satım bedelinin 400.000 TL olduğu, bedelin bir kısmının sözleşme esnasında nakit olarak alıcı firma tarafından ödeneceği, geri kalan 200.000 TL nin ise mal tesliminde vadeli çek ile ürünlerin davacının fabrikasına tesliminde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye tarafların imzalarını içeren el ile yazılmış not eklendiği, bu notta makinelerin en geç 20/09/2016  tarihinden itibaren teslim edileceği, her teslim edilen makinenin yarı bedelinin nakit olarak havale edileceği, kalan bedelin makineler deneme yapıp tesliminden sonra hesaba havale edeceğinin kararlaştırıldığını, mahallinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen raporda; dava konusu edilen makinelerin bazılarının poşetleriyle sarılı durumda olduğu, hiç açılmadığı, söz konusu makinelerin çalıştırılabilmesi için elektrik tesisatının prizlerin bulunmadığı, elektrik panosu üzerinde makinelerin kurulacağı yere makine gücüne uygun değerde elektrik kablosu çekilmemiş olduğu, teslim edilen makinelerin elektrikli kısımlarının arızalı olduğu hususunun makinelerin kurulamaması sebebiyle ve çalışır vaziyette olmamaları sebebiyle anlaşılamadığının bildirildiğini, davacı tarafından davalıya keşide edilen Eskişehir .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 30/12/2016 tarihli ihtarnamesinde; \"...montajı yapılan makine ve panellerin çalışmaya elverişli olmadığı, panellerde sızdırmalar mevcut olduğu, soğutma gruplarının çalışır vaziyette teslim edilmediği, döşenen kablo tertibatlarının tek parça olması gerekirken tertibatlar arasında ekler mevcut olduğu, teslimi tam ve çalışır vaziyette yapılmayan tertibatlardan dolayı firmalarının zarar gördüğü, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren hatalı imalatların değiştirilerek çalışır vaziyette taraflarına teslimi...\" nin ihtar ile bildirildiğini, davalının Eyüp....Noterliğinin 29/12/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davacıya \"...taraflar arasında akdedilen sözleşmenin montaj şartları incelendiğinde montajının yapılabilmesi için alıcı tarafından tüm alt yapı işlerinin elektrik, su, doğalgaz ve hava bağlantı işlerinin bitirilmesi gerektiği, makinelerin montajının yapılacağı yerin henüz elektrik, su, doğalgaz ve hava tesisatlarının bitirilmemiş olduğu, bu şartlarda montajın mümkün bulunmadığının\"  bildirildiği, davacı tarafından makinelerin 03/10/2016 tarihinde teslim alındığı,  bedelinin de davalıya 607.110,00 TL olarak ödendiği, sözleşmede teslim edilen makinenin yarı bedelinin nakit olarak kalanında makineler deneme yapıp teslimden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından teslim edilen makinelerin hiç kurulmadığı, herhangi bir denemesinin yapılmadığı, teslim alınan makinelerin bir kısmının montajı yapılmaksızın sarılı vaziyette bekletildiği, davacı tarafından makinelerin çalışıp çalışmadığının denenmesi için gerekli olan elektrik, doğalgaz tesisatının kurulacağı yerde hazır edilmediği, davacının bu şekli ile makineleri teslim alıp bedelini ödediği, davalıya çekmiş olduğu 30/12/2016  tarihli ihtarında da makinelerin montajının yapılmış olduğu şeklinde beyanda bulunduğu,  taraflar tacir olduklarından TTK.nun 23/2 maddesi uyarınca açık ayıplarda davacının 2 gün içerisinde durumu davalıya ihbar etmesi gerektiği,   açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nun 223/2. maddesi uygulanacağı, savacı tarafından teslim alınan ancak montajı yapılmamış olan malların montajının yapılması konusunda davalıya herhangi bir beyan ve ihbarda bulunulmadığı gibi malların montajının yapılması için kendi üstüne düşen gerekli tesisat ve kurulumunda yapılmadığı, teslim aldığı malların bir kısmının paketlerinin dahi açılmadığı, TTK.nun 23/2.maddesinde belirlenen ayıp ihbar sürelerinin bu şekilde geçirilmiş olduğu, artık malın ayıplı hali ile kabul edilmiş bulunduğundan; davacı tarafından kar mahrumiyeti talep edilemeyeceği, gerekçesi ile  davanın  reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı tarafından, davacının tesisine makinelerin tesliminin yapıldığını ancak montajı yapılmadığını, daha sonra davacının projesine uygun olmayan makinelerin tekrar götürüldüğünü  ancak 1 makinenin geri getirilmediğini, buna ilişkin tanık ...’ın ifadesinin de bulunduğunu, bilirkişilerce yapılan keşifte de makinelerin montajı yapılmadığı ve bu makinelerden bazılarının da ikinci el olduğunun görüldüğünü, daha sonra davacının  babası ile şirket yetkilileri arasındaki tüm telefon görüşmelerinde teslim edilmeyen malların ve montajın en kısa zamanda yapılacağının söylendiğini ancak eksik makinenin teslim edilmediği gibi makinelerin kurulumunun da yapılmadığını, makinelerin kurulumunun davalıya ait olduğunu davalı tanıkları ... ve ... 17/09/2019 tarihli celsede ‘makinelerin kurulumu tarafımıza aitti ancak tarafımıza telefon edilmedi’ şeklinde  söylediklerini, ancak telefon edilmediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, davacının ödemelerini tam yapmasının temel sebebinin yapmış olduğu tesisi hibe ile yapmış olması ve hibe alabilmesi için de tüm ödemelerin yapılmış olması gerektiği için olduğunu, davalı taraf göndermiş olduğu ihtarnamede montaj şartlarının uygun olmadığını iddia etmişse de bunun doğru olmadığını,  tesisi tam ve hazır bir vaziyette olup makinelerin montajının yapılması için bir engel olmadığını, mahkeme davanın ret gerekçesi olarak tarafımızca elektrik ve diğer tertibatın hazır edilmediğini hususu yer  vermiş  Ancak  mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun elektrik tertibatıyla olan kısmına  itiraz ettiklerini, bu durumun tam anlamıyla netliğe kavuşturulması için tekrar keşif icrası gerektiğini,  davacının kendisine teslim edilen makinelerin denemesini henüz yapamadığını,  dolayısıyla da makinelerin ayıplı olup olmadığını anlayamadığını, Bu sebeple TTK’dan kaynaklı ihbar sürelerinin dolmadığını,  gizli ayıplar için zamanaşımı süresi olmadığını, makinelerin elektrik tertibatı hususunda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere elektirik tesisatının kurulumunun kime ait olduğu hususunda bir hüküm olmadığını, dolayıyla elektirik tesisatının kurulumun kimin sorumluluğunda olduğu belli değilken bu yükümlülüğün davacıya  yüklenerek davanın reddine karar verilmesinin  doğru olmadığını,  ayrıca daha evvel bilirkişi raporuna etmiş olduğumuz itirazlarında da görüleceği üzere davacı tarafından tesisin içine kadar elektirik hattının çekildiğini, davacının hangi makineye ne kadar voltajlık bir elektirik bağlabileceğini bilebilecek durumda olmadığını, bu sebeple makinelerin elektirik tesisatı konusundaki sorumluluğun davacıya yüklenmeyeceğini, sundukları deliller arasında da görüleceği üzere şartnameye uygun olmayan metal dedektörünün tekrar götürüldüğü fatura arkasına yazılarak tutanak altına alındığını ve keşif esnasında da makinenin olmadığının tespit edildiğini,  bu tutanak ...  ve ... tarafından da  imzalandığını, davalı tarafça teslim edilmeyen metal dedektörünün et entegre tesisinin en önemli makinesi olduğunu, bu metal dedektörünün olmaması durumunda diğer makinelerin teslim edilmesinin bir anlamı olmadığını, metal dedektörünün eksik olması durumunda tesisin faaliyete geçmesi ve koşullara uygun et işleyebilmesi mümkün olmadığını, Eskişehir .... Noterliği İhtanamesi-... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile makinelerin montaj yapılması ve götürülen metal dedektörünün tarafımıza teslim edilmesi hususlarının davalıya ihtar edildiğini,  montajın davalıya ait olduğu hususunun  davalı tanıklarını beyanlarıyla ispatlandığını, teslimi yapılmadığı tutanakla sabit olan bu metal dedektörünün eksikliği sebebiyle tesisin faailiyete geçemediğini  ve çok yüksek miktarda zarar ettiğini,  elde edeceği kârdanda mahrum kaldığını,  hibeleri zamanında alamadığını  bu sebeple de zarar ettiğini, tesisin zarar ettiği/yoksun kaldığı kar çok yüksek miktarda olup bilirkişilerce hesaplandığını belirtmiştir. Davacı vekili  tarafından sunulan 2 istinaf dilekçesinin birleştirilmesi talepli dilekçesi ile; mahkemece gerekçeli kararda davacının 30/12/2016 tarihinde  ihtarname keşide edildiğinin yazıldığını ancak  davacı tarafından  30/12/2016 tarihinde davalı tarafa bir ihtarname keşide edilmediğini, davalı tarafa 26/12/2016 tarihinde sadece bir ihtarname keşide edildiğini  ve davalı tarafça da bu ihtarnameye 29/12/2016 tarihinde cevap verildiğini,  mahkemenin tarafları bu davanın tarafları olmayan ihtarnameye dayanarak hüküm kurmasının  hatalı olduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan işsahibi,  davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 26/08/2016 tarihli mal satış ve garantörlük sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan eser sözleşmesi nedeni ile davalı yanın makinelerin montajını yapmadığı iddiası ile mahrum kaldığı kar'ı talep etmiş, davalı yan ise davacı yanın montaj için gerekli elektrik alt yapısının davacı yan tarafından tesis edilip kendisine haber verilmediğinden bahisle davanın reddini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede montajın kime ait olduğu konusunda bir madde bulunmasa da davalı tanıklarının beyanlarından montajın davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır, kaldı ki davalı yan tarafından da bunun aksi iddia edilmemiştir.  Davacı yan 26/12/2016 tarihli ihtarnamesi ile davalı yana metal dedektörü teslim etmesini  ve montajı yapmasını ihtar etmiş, davalı yan 29/12/2016 tarihli ihtara cevabında; davacı yanın henüz  montaj için gerekli tesisatı  bitirmediğinden montajın mümkün olmadığını bildirmiş, akabinde davacı yan tarafından gönderilen 30/12/2016 tarihli  ihtarda ise montajı yapılan  makine ve panellerin  kullanıma uygun olmadığının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu ile de makinelerin montajının yapılabilmesi için gerekli elektrik tesisatının davacının iş yerinde bulunmadığı tespit edilmiştir. Elektrik tesisatının montaja dahil olduğu hususunda sözleşmede madde bulunmamasına ve davacı yan tarafından gerekli tesisat kurulup, davalı yanı usulünce montaj için davet edilmediğine göre mahkemece yazılı şekilde davanın reddine  karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/11/2020 tarih ve 2018/865 Esas, 2020/677 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3de1fb753c57d2c2","SID":"1d848987c7e89c7e"}}