{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/2557 <br>KARAR NO:2024/1040<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2022<br>NUMARASI:2022/17 Esas, 2022/544 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:14/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı  davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borcun sebebi olarak 02/08/2010 tarihli sözleşme çerçevesinde yapılıp teslim edilen iş bedelini göstermek suretiyle müvekkili aleyhine ilamsız usulde icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını belirterek müvekkilinin Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine % 40'ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Dava dışı ... Sitesi ... Blok Apartman Yöneticiliğinin binasında yapılacak işler için davacının müteahhit olarak üstlendiğini, asansör bakım ve onarımı için müvekkilinden fiyat teklifi alındığını, bu kapsamda müvekkilinin 02/08/2010 tarihli fiyat teklifini sunduğunu, davacı ile dava dışı asıl işveren arasında imzalanan sözleşmede 20/09/2010 tarihli sözleşmenin kabul edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen işlerin yapıldığını, müvekkilinin üstlendiği işi yerine getirmiş ve tutanakta belirtilen 13.240,00.-TL'nin kendilerine ödenmediğini, davacı ve ... Sitesine karşı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davacı yönünden takibin kesinleştiğini, ... Sitesinin itirazı üzerine Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/440 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını belirterek haksız ve mesnetsiz iddialarla, TMK'nun 2. Maddesinde düzenlenen iyi niyet kurallarına aykırı olarak açılan davanın reddine ve davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazları nedeniyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 18/07/2018 tarihli kararı ile; davalı taraf .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip alacağına dayanak olarak taraflar arasında imzalanan 2.8.2010 tarihli sözleşmeye dayandığı görülmektedir. Yargılama aşamasında taraf beyanlarından da görüldüğü üzere sözkonusu sözleşme de davacının herhangi bir imzası ve sorumluluğu bulunmamaktadır. İcra takipleri sebep ile sıkı sıkıya bağlı olup, alacak dayanağı belge kapsamında davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.Davalı taraf davacı ile dava dışı ... Sitesi ... Blok Apartman Yöneticiliği arasında imzalanan 29.09.2010 tarihli sözleşmeye gereğince davacının sorumlu olduunu beyan etmekte olup, bu sözleşme de davacının sorumluluğu ve imzası itibariyle yükümlülükleri bulunmadğı görülmektedir. Tüm dosya kapsamı itibariyle davalının icra takibine konu yaptığı 2.8.2010 tarihli sözleşme kapsamında davacının sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, İcra inkar tazminat taleplerinin kötü niyetli olduğuna yönelik ispat yerine getirilmediği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. Dairemizin 23/11/2021 tarih 2019/613 - 2021/2198 sayılı ilamı ile, Davacı yüklenici ... Proje-... ile dava dışı iş sahibi ... Sitesi ... Blok apartman yönetimi arasında sitenin 2 blok halindeki binalarında yapılması gerekli imalat, tadilat, tamirat işlerinin yapılmasına ilişkin 20.09.2010 tarihli sözleşme düzenlendiği; sözleşme maddesine göre davalı alt yüklenici tarafından verilen 02/08/2010 tarihli teklifin sözleşmenin eki sayıldığı ihtilafsız olup; 02.08.2010 tarihli teklif mektubuna, dava dışı iş sahibi apartman yönetiminin, işin teslim alındığına dair beyanının imzalandığı; bu şekilde davacı yüklenici ile davalı alt yüklenici arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ispatlanmıştır. Mahkemece işin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi  gerekirken, akdi ilişkinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2018 tarih, 2017/1167 Esas, 2018/767 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.İade sonrasında mahkemece yeniden esas alınmış 2022/17 esas sayılı dosya üzerinden yargılama yapılmış, mahkemenin 15/06/2022 tarih 2022/17-2022/544 sayılı kararı ile, dosya kapsamında davalı tarafın üstlendiği edimleri yerine getirdiği, bu durumun 2.08.2010 tarihli teklif üzerine yazılı olduğu, nitekim davacı tarafın yerine getirilen iş bu davaya konu edimlerinde bulunduğu alacak kalemine ilişkin 22.12.2011 gün ve ... nolu fatura ile... sayılı dosyasında icra takibi yaptığı, alacağın site yönetimi tarafından ödendiği, eser sözleşmesi kapsamındaki edimlerin ihtilaf konusu olmadığı, davacı tarafın dava dışı site yönetiminden tahsil ettiği fatura kapsamındaki alacak kaleminden dolayı davalıya borçlu olmadığı iddiasının yerinde olmadığı, yargılama sırasında davacı asilin vefatı nedeniyle mirasçılarının vekalet sunduğu, taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldığından, açılan menfi tespit davasının reddine, davacının ve davalının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalı Bakırköy ... İcra Dairesi’nin ... Esas (... Eski Esas)  sayılı dosyasında borcun sebebini \"02.08.2010 tarihli sözleşme çerçevesinde yapılıp teslim edilen iş bedeli\" olarak gösterip ve borcun sebebi olarak gösterdiği belgeyi de takibe dayanak yaptığını, davalının borcun sebebi olarak gösterdiği 02/08/2010 tarihli belge incelendiğinde muris ...'ın isim-soyisim ve imzasının bulunmadığının açıkça görüldüğünü,20/09/2010 Tarihli Sözleşme\" de muris müvekkili ...'a atfedilen imzanın muris müvekkili ...'ın eli ürünü olmadığı gibi \"Bakırköy ... Noterliği’nin 12/04/2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi\" de muris müvekkili ... temsile yetkili kişiye teslim edilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı  yüklenici davalı taşeron dava dışı ... Sitesi ... blok Apartman Yönetimi ise iş verendir. Dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı ,takibe dayanak yapılan 02/08/2010 tarihli sözleşmede davacının imzasının olmadığı, davacının sözleşmeye taraf olmadığı belirtilerek davacının borçlu olmadığının tespitinin talep edilmiştir. Davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davalı tarafından davacıya ve dava dışı apartman yönetimine  karşı 13.240,00 TL asıl alacak 618,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.858,97 TL üzerinden takip başlatıldığı ve takip dayanağının 02/08/2010 tarihli sözleşme olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların \"icap\" ve \"kabul\" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı,  sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.Davacı yüklenici ... ile dava dışı iş sahibi ... Sitesi ... Blok apartman yönetimi arasında sitenin 2 blok halindeki binalarında yapılması gerekli imalat, tadilat, tamirat işlerinin yapılmasına ilişkin 20.09.2010 tarihli sözleşme düzenlendiği; sözleşme maddesine göre davalı alt yüklenici tarafından verilen 02/08/2010 tarihli teklifin sözleşmenin eki sayıldığı ihtilafsız olup; 02.08.2010 tarihli teklif mektubuna, dava dışı iş sahibi apartman yönetiminin, işin teslim alındığına dair beyanının imzalandığı; bu şekilde davacı yüklenici ile davalı alt yüklenici arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ispatlanmıştır. Nitekim dosya içerisinde bulunan davalı ...'in dava dışı iş sahibi apartman yönetime karşı Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/181 Esas 2016/364 Karar sayılı dosyasında açtığı itirazın iptali davası  incelendiğinde ;aynı takipten dolayı site yönetimine karşı açılan  itirazın iptalinde davanın kabulüne karar verilmiş Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/3106 Esas 2015/1756 Karar  sayılı ilamıyla \"Tarafların iddia ve savunmalarından, davacının taşeron, davalının ise iş sahibi olduğu, dava dışı ihbar olunan yüklenicinin düzenlediği 22.12.2011 gün ve ... nolu fatura kapsamında dava konusu edilen 2 adet asansörün revizyonu, kabin içi yenilemesi ve bakım işleri bedelinin de bulunduğu, bu bedelin de yüklenicinin ... sayılı dosyasında yapmış olduğu bir başka icra takibi kapsamında yükleniciye ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında doğrudan bir akdi ilişki yoktur. Davacı taşeron tarafından düzenlenen 02.08.2010 tarihli teklif mektubunun altına, davalı iş sahibi adına, işin teslim alındığına dair beyan ile imza atılması da, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun kabulü olarak değerlendirilemez. Nispilik ilkesi gereğince sözleşmeler ancak tarafları arasında hak ve borç doğuracağından, davacının, davalı iş sahibine yönelik davasının husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü doğru olmamış\" gerekçesiyle bozulmuş akabinde davanın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşilmiştir. İş bu Yargıtay ilamında da taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu açıkça ortaya konmuştur . Yargılama devam ederken davacı vefat etmiş mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur.Her ne kadar istinaf dilekçesinde davacı ile dava dışı apartman yönetimi arasındaki 20/09/2010 tarihli sözleşmedeki imza inkar edilmiş ise de davacı tarafından iş bu sözleşme kapsamında apartman yönetime karşı fatura düzenlediği ve akabinde apartman yönetimine karşı ... sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığı sözleşmenin bu haliyle kabul edildiği anlaşıldığından imza inkarına yönelik beyanlara itibar edilmemiştir. Sonuç olarak; Sözleşme kapmamındaki işlerin davalı tarafından yapılıp dava dışı iş sahibi apartman yönetimine teslim edildiği davacının takipten dolayı borçlu olduğu anlaşıldığından menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/06/2022 tarih ve 2022/17 Esas, 2022/544 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99f35133659ec2e9","SID":"70ca3f65200f1e7f"}}