{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/775 <br>KARAR NO: 2024/1983<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI: 2020/679 E. - 2022/103 K.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:   takip dayanağı olarak 09/09/2020 düzenleme ve 15/10/2020 vadeli 150.000,00 TL'lik bono niteliğindeki belgenin kullanıldığını, düzenleme tarihi olan 09/09/2020 tarihinde müvekkilinin  Aydın ili Kuşadası ilçesi ... Mahallesi'ndeki senetteki adresinde olduğunu, düzenleme yerinin  senette belirtildiği gibi İstanbul olmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı doyası haciz uygulaması esnasında imzalattırıldığını, müvekkiline iş yerindeki babasına ait borçlarından dolayı baskı altında bu bononun imzalattırıldığını, müvekkilinden 13.000,00 TL haricen tahsil edildiğini,  senet metninden de anlaşılacağı üzere davalıdan herhangi bir para almadığını,  takip dayanağı senedin bedelsiz olduğunu,  müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, müvekkili hakkında haksız ve yersiz ihtiyati haciz uygulaması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili banka, dava dışı borçlu ...'den olan alacağı nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından genel haciz yolu ile takip yaptığını, takibin kesinleşmesi üzerine 09.09.2020 tarihinde borçlunun \"... Mah. ... Cad. No:... Kuşadası - AYDIN\" adresine hacze gidildiğini, haciz esnasında hazır bulunan davacının , borçlu ... 'nin oğlu olduğunu, babasının iş yerini 9 ay önce ...'e devrettiğini, kendisinin ise ...'den devraldığını ve Ocak 2020 tarihinden itibaren kendisinin işlettiğini belirttiğini, haciz uygulanmayarak işlemlere son verildiğini, hacizden sonra aynı gün davacının   müvekkili bankayı  arayarak babasının borçlu olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  E. Sayılı dosya borcunu ödemek istediğini belirttiğini, bunun üzerine tekrar bir araya gelinerek 09.09.2020 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı tarafından dosya borcuna mahsup edilmek üzere 09.09.2020 düzenleme tarihli, 15.10.2020 vadeli 150.000,00-TL bedelli bono  verildiğini, bononun düzenleme yerinin bulunması zorunlu ise de bononun bizzat düzenleme yerinde düzenlenmiş olma zorunluluğunun olmadığını, düzenleme yeri olarak belirtilen yerden farklı bir yerde düzenlenmesinin bononun geçerliliğini etkilemediğini, takip talebinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak şartı ile takibin yapıldığını davacı tarafından açılan usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" davanın reddine\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda delillerin toplanmadığını, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin davaya konu bonoyu baskı altında imzaladığını, tanık dinlemesi yapıldığından bu hususun anlaşılacağını,  müvekkilinin davalı kurumdan mal, hizmet ve para almadığını, ticari bir ilişki olmadığını, takibe konu bononun verilmesi icra kefaleti ve kefalet kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, müvekkili kendi ile ilgisi olmayan bir borçtan dolayı iş yerine gelen haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmasıyla oluşan baskıyla söz konusu bonoyu verdiğini, davalı kurum ile  müvekkilin babası arasında olan kredi ilişkisinde  3.kişi olduğunu, haciz tehdidi altında borçlu konuma düştüğünü davalının asıl borçlunun müvekkilinin babası ... olduğunu kabul ettiğini, müvekkili hakkında başlatılan takip kötü niyetli olduğundan bahisle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu,  davaya konu bononun baskı altında imzalandığı iddiaları gerçek dışı olduğunu, davalı iş yerine gidildiğini ancak haciz işlemi uygulanmadığını, hacizden sonra aynı gün  müvekkilini arayarak babasının borçlu olduğu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosya borcunu ödemek istediğini belirttiğini, bir araya gelerek 09.09.2020 tarihli PROTOKOL düzenlediklerini, protokol gereği 15.10.2020 vadeli 150.000,00-TL bedelli bono müvekkiline verildiğini, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının  taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.   \t\t<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava  İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile  09/09/2020 düzenleme ve 15/10/2020 vadeli 150.000,00 TL'lik bono niteliğindeki belgeye dayalı takip başlatıldığını, senedin  düzenlendiği yerin  İstanbul değil , Aydın ili Kuşadası ilçesi ... Mahallesi'ndeki senetteki adres olduğunu, senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı doyası için  haciz uygulaması esnasında  babasına ait borçlarından dolayı baskı altında  imzalattırıldığını,  senedin bedelinin nakten alınmış olmadığını, bedelsiz bir senet olduğunu beyanla, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, alacaklı  ...  A.Ş. tarafından, borçlu ...  aleyhine 120.109,56-TL asıl alacak ve  ferileri olmak üzere toplam   134.301,80-TL'nin tahsili için 27/08/2020  tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı , İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı dosyasında ise , alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... aleyhine 150.000,00-TL asıl alacak ve  ferileri olmak üzere  toplam 152.465,59-TL'nin tahsili için 11/11/2020  tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava   takip konusu senedin  baskı sonucu serbest iradeyle imzalanmadığı , senedin unsurlarının tam olmadığı,  iddiası yönünden irade fesadı  nedeniyle  hükümsüzlük  mutlak def'ine , senedin bedelsiz  olduğu iddiası yönünden ise  şahsi defi'ye   dayalı olarak  açılmıştır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı iddiasında  sözleşme yapan taraf  TBK 'nın 39. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmiş ise bu iddiasını  her türlü delil ile ispatlayabilir.  Bedelsizlik  iddiasının ise  yazılı delil ile ispatlanması gereklidir.  Bonodaki “malen”, “nakden” gibi ifadeler, senedin ihdas ve  borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik bedel kaydı olup, keşideci ve lehtar arasındaki iç ilişkide ispat yükü konusunda önem taşıyacağından, senedin kambiyo vasfına etkili değildir.Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Bonodaki \"nakden\" ibaresi nakit verildiğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksi yazılı belge ile kanıtlanabilir.  Dosya kapsamına göre , davacı imzası inkar edilmeyen takip dayanağı bonoyu iş yerinde uygulanan haciz baskısı ile verildiğini ileri sürmüştür. Davalı bankanın davacının babası olan dava dışı  borçlu ...  hakkında başlattığı   İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki ilamsız takibin kesinleşmesi üzerine 09.09.2020 tarihinde borçlunun  Kuşadası'ndaki  adresine hacze gidildiği, dosyada mevcut haciz tutanağı içeriğine göre  haciz mahallinde bulunan davacının iş yerini üçüncü kişiden devraldığını beyan ettiği , borçluya ait evrak tespiti yapılmak istendiği, davacının hacze karşı çıktığı sonrasında haciz işlemi yapılmadan işleme son verildiği, aynı tarihte davacı ile davalı vekili arasında hacze konu dosya borcunun ödenmesi konusunda  09.09.2020 tarihli protokol düzenlendiği , bu kapsamda davacı tarafından 09.09.2020 düzenleme tarihli, 15.10.2020 vadeli 150.000,00-TL bedelli bononun icra dosyası borcuna mahsuben  alacaklıya verildiği görülmektedir. Davacının düzenlediği protokol içeriği itibariyle TBK 196.maddesi kapsamında 3. Kişinin borcunun üstlenilmesi niteliğindedir.  Bu nedenle senedin bedelsiz olduğu iddiasının ve  söz konusu senedin haciz esnasında verilmediği, hacze son verildikten sonra yapılan sözleşmeye dayalı verildiği ,  davacının iradesi sakatlanarak baskı ile alındığı iddiasının dosya kapsamındaki delillere göre yerinde olmadığı ispatlanamadığı anlaşılmıştır.  TTK'nın 776. Maddesinde, bononun zorunlu unsurları gösterilmiş,  TK'nın 777. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca bononun alternatif zorunlu unsurları ise düzenleme yeri ve ödeme yeri olarak gösterilmiştir. Kanun koyucu bu unsurların bonoda yer almasının zorunlu olduğunu ancak bunların bonoda bulunmaması hâlinde alternatif olarak bonodaki başka unsurların bunların yerine geçeceğini, böylece senedin bono niteliğini kaybetmeyeceğini kabul etmiştir. Somut olayda, dava konusu senedin  TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi  bono vasfında olduğu,  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 778/2-f maddesi yollaması ile, bonolarda da uygulanması gereken aynı kanunun 680.maddesi  uyarınca bononun  açığa senet şeklinde  düzenlenmesi işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesi mümkündür.  Bu nedenle imzası inkar edilmeyen bonoların   diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması senedin   hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz .Öte yandan, bonoda tanzim yerinin bulunması zorunlu unsur olmakla birlikte bu yerin gerçeğe uygun olması zorunluluğu yoktur. Gerçekte tanzim edildiği yerden farklı bir yer yazılı bono da geçerlidir. Ayrıca bononun İstanbul'da düzenlenmediği kabulünde dava konusu bonoda keşideci olan davacının isminin yanında yazılı  adresin  senedin tanzim yeri olarak kabulü mümkün olduğundan dava konusu senedin  geçerli  bono vasfında olduğu, davacı tarafından düzenlenerek davalıya verildiği, davacının  ödeme iddiasının olmadığı ve imzayı inkar etmediği, iddiaların yazılı  delil ile ispat edilemediği,  davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı  davacı  vekilinin  istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı   vekilinin  İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2020/679 E., 2022/103 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1377bd55e29103aa","SID":"0f4801160288a5fe"}}