{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/875 <br>KARAR NO: 2024/1044<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/485 Esas, 2021/27 Karar<br>TARİHİ: 12/01/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından yapılan tekstil işlerine ilişkin faturalar düzenlendiğini ve ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiğini, ancak teslim edilen ürünlere rağmen yapılan hizmete karşılık olarak cari hesap kaydında oluşan 236.520,56 TL alacağın ödenmediği için Bakırköy ... Noterliğinin 13.05.2020 ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete ödenmesi konusunda tebligat yapıldığını ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başlatılan takip dosyasına 214.636,13 TL ödeme yapıldığı, davalı asıl borçlunun eksik ödediği gibi takip masrafları, avukatlık ücretleri ve icra harçlarını ödememek için bu yolun seçildiğini, bu kapsamda eksik ödenen 61.125,36 TL bakiye kaldığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın 24.913,84 TL’lik kısım yönünden itirazın iptali ile takibin talepname koşullarında devamına, takip harç ve masrafı (10.993,02 TL) ve avukatlık icra vekalet ücreti yönünden talebin 239.549,97 TL üzerinden hesaplanması, (25.218,00 TL olarak) takibin devamına, 24.913,84 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili, davacı yanca müvekkilini temerrüde düşürdüğü iddia edilen ihtarnamenin 15.05.2020 günü tebliğ edildiğini, bu ihtarname ile gerekli ödemeleri yapması için 3 günlük süre tanındığını, bu 3 günlük sürenin son günü 18.05.2020 olduğunu iddia ettiğini, Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı kanun hükmü ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca müvekkile tanınan 3 günlük süre 7226 sayılı yasanın geçici madde 1 başlıklı maddesi kapsamında bir hakkın doğumu, kullanımı veya  sona ermesine ilişkin bir süre olduğundan davacı yanca başlatılan takipteki alacakların takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu ve davanın yalnızca bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yetkililerinin 16.06.2020 günü  borçlu  şirketin yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler sonucunda 21.884,25 TL’lik 16.06.2020 tarihli reklamasyon faturası konusunda anlaştıklarını, bu faturanın davacı şirkete gönderildiğini, faturanın sistemlerine girdiğini ve bundan sonra da müvekkil şirket bankaya gerekli talimatı vererek kalan ödemeyi gerçekleştirdiğini belirterek, yapılan kovuşturmaya haklı itirazın kabulü ile davanın reddine, davacının kötü niyetli takibinden ötürü % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına talep etmiştir. Mahkeme; davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 236.520,56.-TL cari hesap alacağı, 3.029,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 239.549,97 TL alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının (borçlunun) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK.nun 67.maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya takibe konu miktardan dolayı borcunun olup olmadığı hususunda olduğu, dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırıldığı, mali müşavir bilirkişi 16/12/2020 havale tarihli raporunda; Davacı şirketin incelenen 2020 yılı yevmiye, defteri kebir ve envanter açılış noter tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, yevmiye defterinin kapanış (görülmüştür) noter tasdikinin zamanının gelmediği, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK. 64/3. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin incelenen 2020 yılı ticari defterlerinde, davalı şirketin 2019 yılından 289.026,24 TL borçlu olduğu, 2020 yılında davalı şirkete 434.848,96 TL tutarında 11 adet fatura düzenlendiği, karşılığında 696.770,13 TL tutarında tahsilat yapıldığı ve 5.178,82 TL tutarında 4 adet fatura alındığı, takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin 21.926,25 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin incelenen 2020 yılı yevmiye, defteri kebir e-defterlerinin beratları ile envanter defterinin açılış noter tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, yevmiye defterinin kapanış (görülmüştür) e-defter berat yükleme zamanının gelmediği, davalı şirketin ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı şirketin incelenen 2020 yılı ticari defterlerinde, davacı şirketin 2019 yılından 289.026,24 TL alacaklı olduğu, 2020 yılında davalı şirketten 434.848,96 TL tutarında 11 adet fatura alındığı, karşılığında 696.770,13 TL tutarında ödeme yapıldığı ve 27.063,07 TL tutarında 5 adet fatura düzenlendiği, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin alacağı kalmadığının tespit edildiği, Mali açıdan değerlendirme: Taraf şirketlerin ticari defterlerinin TTK 64/3.madde hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin 21.926,25 TL borçlu olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde ise davacı şirketin alacağı olmadığının tespit edildiği, taraflar arasında 21.926,25 TL cari hesap farkı olup bu fark davalı şirketin düzenlediği 16.06.2020 tarih ve ... numaralı e-faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalı şirketin e-fatura sistemi üzerinde ticari fatura olarak düzenlenen bu faturasına davacı şirket tarafından TTK 21/3 maddesi uyarınca red ya da iade işlemi yapılmadığı, Davacı şirketin davalı şirketten alacağı olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Faiz: Davacı şirket takip talebinde 3.029,41 TL işlemiş faiz talep ettiği, davacı şirketin davalı şirketten alacağı olmadığından takipten önce işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı, Taraf şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olmadığı, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Mahkemenin takdiri içinde kaldığı, raporda belirtildiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, tarafların ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı şirket kayıtlarına göre davalının 21.926,25 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacının alacağı olmadığı, 21.926,25 TL farkın ise davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen e-faturanın davacı kayıtlarında olmadığı, faturanın davacı şirket tarafından red yada iade işleminin yapılmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinafında; 16.06.2020 tarihinde davalı aleyhine icra takibine başladıklarını, aynı gün ilerleyen saatlerde davalının müvekkilinin cari hesap alacağına ilişkin olarak 214.636,13 TL. ödeme yaptığını, eksik ödeme olduğunu faiz, harç ve vekalet ücretini karşılamadığını, kalan borcun 61.125,36 TL. olduğunu, bilirkişi raporunu eksik olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, uyuşmazlığın konusunun icra takibi olduğunu, 21.884,25 TL. reklamasyon faturası olmadığını, e-faturadan müvekkilinin haberi olmadığını, bu sebeple itiraz edilmediğini, faturayı tanzim eden tarafın ispatla yükümlü olduğunu, aralarında reklamasyon faturasına dair anlaşma bulunmadığını ,reklamasyon faturasına itiraz edilmemiş olmasının içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, ayıp hususunda inceleme yapılmadığını, yapılan ödeme kadar vekalet ücreti ve icra masrafından davalının mesul olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, yapılan tekstil işlerine ilişkin faturalar düzenlendiğini ve ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiğini, ancak teslim edilen ürünlere rağmen yapılan hizmete karşılık olarak cari hesap kaydında oluşan 236.520,56 TL alacağın ödenmediği için Bakırköy ... Noterliğinin 13.05.2020 ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete ödenmesi konusunda tebligat yapıldığını ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başlatılan takip günü, daha sonraki saate davalı tarafından 214.636,13 TL ödeme yapıldığı, davalının eksik ödediği gibi takip masrafları, avukatlık ücretleri ve icra harçlarını ödememek için bu yolun seçildiğini, bu kapsamda eksik ödenen 61.125,36 TL bakiye kaldığını belirterek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı yanca başlatılan takipteki alacaklar takip tarihi itibariyle Covid sebebiyle muaccel olmadığını, müvekkilin icra takibine yaptığı haklı itiraz kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket  yetkilileri 16.06.2020 günü 21.884,25 TL’lik reklamasyon faturası kestiğini, bu faturanın davacı şirkete gönderildiğini, faturanın sistemlerine girdiğini ve bundan sonra da müvekkil şirket bankaya gerekli talimatı vererek kalan ödemeyi gerçekleştirdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacı şirket kayıtlarına göre davalının 21.926,25 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacının alacağı olmadığı, 21.926,25 TL farkın ise davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen e-faturanın davacı kayıtlarında olmadığı, faturanın davacı şirket tarafından red yada iade işleminin yapılmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Somut olayda dava dilekçesinde 24.913,84 TL. cari hesap işlemiş faizden kalan bakiye ve icra masrafları ile birlikte toplam 61.125,36 TL. bakiye alacağı kaldığı belirtilmiştir. Davalı dayanmış olduğu 21.884,25 TL. tutarındaki  reklamasyon faturasının içeriğini dosya kapsamında ispatlayamamıştır. Bu sebeple yerel mahkemece davanın reddi yönünde hatalı değerlendirme yapılmıştır. Davalı yana davacı tarafından ihtar gönderildiği ve davacı tarafça icra takibi açıldıktan sonra, aynı gün davalının ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bilirkişiye gönderilerek davacının alacağının hesaplanması gerekmektedir. Davalı taraf, 15.5.2020 tarihi itibariyle ihtarın tebliği ile temerrüde düşmüş durumdadır. Temerrüt tarihinden, icra takibine kadar faiz hesaplanmalıdır. İcra takibinin açıldığı gün takipten sonra ilerleyen saatlerde 214.636,13 TL. davalı yanca yapılan ödeme de icra dosyasındaki alacaktan mahsup edilerek,Türk Borçlar Kanunu 100. madde dikkate alınmak suretiyle  icra dosyasındaki davacının kalan bakiye alacağı bilirkişi tarafından hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2 - Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2021 tarih, 2020/485 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3 - Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4 - Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6 - İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be84cde9d90be1f1","SID":"ca02daadc8232bd4"}}