{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/885 <br>KARAR NO: 2024/1984<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/02/2022<br>NUMARASI: 2021/6 E. - 2022/31 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 11/01/2010 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana ev ve bahçe gibi alanlarda kullanılan plastik ürünlerin tasarımını ve üretimini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin geliştirdiği tasarımları TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu bağlamda ... tescil numaralı \"YAYSIZ MANDAL, İZ BIRAKMAYAN ...\" tasarımının TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, ancak davalı tarafından, müvekkili şirketin tasarımının birebir aynısını müvekkilinin izni olmaksızın piyasaya sunduğunu, davalının söz konusu ürünü haksız kazanç elde etme gayesi ile satışa sunduğunu, bu hususun tespiti amacıyla Mahkememizin 2020/160 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını ve davalı yanın tüm bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli tasarımına yönelik tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, tecavüz teşkil eden ürünler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasını, şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin muhtelif ürün alım ve satımı yapan saygın bir tacir olduğunu, dükkanında satışı yapılan ürünlerinden birinin de plastik malzemeler olduğunu, müvekkilinin geniş ürün yelpazesiyle müşterilerine hitap ettiğini, bu hususu bilen müvekkilinin bazı tacir dostlarının zaman zaman kendi ürünlerini teşhir etmek ve pazarlamak amacıyla mezkur dükkanı kulladıklarını, dolayısıyla dükkanda müvekkiline ait olmayan onlarca ürün bulunduğunu, davaya konu mandalların da bu amaçla hareket eden müvekkilinin oğluna ait olduğunu, davacı tarafın davayı açarken müvekkili ile oğlunu karıştırdığını, müvekkilinin işletmesinde bulunan ürünlerin tescilli ürünler olduğunu ve davacının tecavüz ve tazminat taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine, durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden ürünler ile, münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak, imhasına, 2-Toplam 560,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı taleplerinin reddine, 3-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere ülke çapında yayınlanan traji yüksek bir gazete ile ilanına,  \" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuyla   560,00 TL net kazanç  olarak hesaplanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının eylemlerinin  ihlal oluşturduğu yönünde rapor tanzim edildiğini müvekkilinin  tasarımını 2012 yılında tescil ettirdiğini ve bu tarihten itibaren üretim ve satışını yaptığını,  davalının hukuka aykırı eylemleri nedenleriyle zarar gördüğünü, davalının tasarımı üretip hem  Türkiye çapında sattığını hemde ihracatını yaptığını,  davalının haksız rekabeti ve tecavüz eylemi sabitken müvekkili lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, itibar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin müşterilerinden aldığı  olumsuz dönüşler sayesinde  davalının tasarım mandalların üretimine başladığını fark ettiğini, tanık beyanıyla sabit olmak üzere davalının üretimdeki hataları müvekkiline mal olduğunu, davalının sattığı kusurlu ürünler dahi müvekkiline iade edildiğini, tüketici nezdinde sanki müvekkilinin kalitesiz ürün ürettiği izlenimi oluştuğunu, bu durumda müvekkili lehine itibar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı taraf üretim ve satışı gayri resmi şekilde yaptığından incelenen defterlerde kayıtlara ulaşılamadığını, bu defterlerin incelemesi ile oluşturulan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatlar yönünden kararın kaldırılmasını, davanın tümden kabulünü talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili tarafından süresinde katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddine karar vermesi gerekirken, 1.000 TL manevi ve 560 TL maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tespit olunan ürünlerin satışını yapmadığını, davaya zuhulen taraf kılındığını,  müvekkilinin geniş birürün yelpazesi olduğunu, bazı tacir dostları ve akrabaları, zaman zaman kendi ürünlerini teşhir etmek ve pazarlamak amacıyla mezkur dükkanı kullandığını, dükkanda müvekkiline ait olmayan onlarca ürün bulunduğunu, davaya konu mandalların oğlu ...'a ait olduğunu, oğlu ...'a ait ürünlerin teşhir amacıyla sergilendiğini belirttiklerini, mahkemenin davayı esasa girmeden usulden  reddetmesi gerekirken müvekkilini hatalı bir şekilde davaya taraf kabul ettiğini, taleplerine rağmen oğlu ...'ın dinlemediğini,  müvekkilinin söz konusu ürünleri satışını yaptığının  kanıtlanmadığını,  ticari defterlerde tespit edilen ürünlerin satışının yapıldığına yönelik bir kaydın olmadığını, defterde tespit edilen mandalların  kardeş şirketi \"...\"ye ait olduğunu  dükkanında satış yapmadığını mezkur ürünleri teşhir ettiğini \"ürünlerin sayısını ve niteliğini\" kararına esas alarak, müvekkilin satış yaptığına kanaat getirerek hatalı değerlendirme yaptığını, davacı firma ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin evveliyatı 20 yıldan daha fazla olduğunu, müvekkili gerek davacı firmaya ait ürünlerin gerekse davacının bilirkişi raporunda tespit olunan kardeş firma ... 'ye ait ürünlerin satışını yaptığını, raporda tespit edilen mandalar ticari ilişkiye dayanan ürünlerden bir tanesi olduğunu, taklit yada farklı marka ürünlerin satımının  söz konusu olmadığını, davacının maddi ve itibar kaybı olmadığı halde mahkemece manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, beyanla istinaf isteminin kabulü ile davacının istinaf talebinin reddini, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. \t<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava,  tescilli tasarımı  hakkına  tecavüz ve haksız rekabetin  tespiti, men'i, ref'i, maddi, manevi ve itibar  tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece \"  davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine, durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden ürünler ile, münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak, imhasına,-Toplam 560,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı taleplerinin reddine,\" karar verilmiş, davacı vekili reddedilen tazminat talepleri yönünden , davalı ise , husumete, sübuta ilişkin  ve tazminat taleplerinin reddi gerektiğine  ilişkin istinaf talebinde bulunmuştur. Dava konusu mandalların davacının tescilli  ...  nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği konusunda uyuşmazlık söz konusu değildir.  Mahkemenin  2020/160 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti  sonucu düzenlenen  bilirkişi raporunda ; \"Aleyhine tespit talep edilen iş yerinde, tespite konu mandalların depolama ve satışının yapıldığını, keşif esnasında, tespit talep eden tarafa ait ... tescil numaralı \"\" tasarımına, benzer ürünlerden, 6 farklı renk çeşidinde, \"24 lü ambalajlarda\" yaklaşık 80-100 adet ambalajlı ürünün bulunduğunun tespit edildiği, tespit talep eden tarafa ait 06.12.2012 başvuru tarihli ... tescil numaralı \"...\" tasarımı ile aleyhine tespit talep edilen tarafa ait tüm renk ve tipteki mandallar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları\" belirtilmiştir.  Bilirkişi heyetinin 29/12/2021 tarihli raporunda ; \"davacı tarafa ait ... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün  arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı kullanımının, davacıya ait ... tescil numaralı tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği,  davalı tarafın ticari defterlerinin 2019 ve 2020 yıllarına ait defterlerin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafından sunulan satış faturalarında stok kodları kullanıldığı, stokların ürün bazında takip edildiği stok mizanına göre davalının iki tip mandal sattığı, tablo-1'deki mandalı davalı firmanın,  davacının kardeş firması olan \"...\" şirketinden aldığı, davalı tarafın ‘’...’’ adı altında yapmış olduğu satışlara ait ürünlerin, dava konusu  tasarım olduğu hususunun, davalının resmi defterlerinde, satış ve alış faturalarında tespit edilemediği, Mahkemeye ait karar dava konusu tasarıma ait olduğu yönünde ise davalının bu üründen 560,00 TL kazanç elde ettiği\"  bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, 2020/160 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan delil tespitinin davalıya ait ... Ticaret-... firmasında icra edildiği, bu işyerinin davalıya ait olduğu hususunun davalının kabulünde olduğu, davalıya ait işyerinde davacının tescilli tasarımına tecavüz teşkil eden mandal ürününden 80-100 adedinin üç ayrı rafta satışa sunulmuş olduğu tespit edilmiş olduğundan SMK 81. Madde uyarınca   söz konusu ihlal oluşturan ürünleri  işyerinde  bulunduran ve satışı için sergileyen davalının ürünlerin oğluna ait olduğu yönündeki savunmalarının ihlali ve sorumluluğu ortadan kaldıran bir yönü bulunmadığı, tacir olan davalının ihlalden sorumlu  tutulması gerektiği  , davalı vekilinin husumete ve sübuta yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı görülmüştür. Tazminat taleplerine ilişkin istinaf taleplerine gelince; SMK'nın 149.maddesi gereğince , sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin  maddede sayılan diğer taleplerin yanında maddi ve manevi zararın tazmini isteyebileceği , aynı yasanın 150/1 maddesinde ise , sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişilerin , hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü oldukları düzenlenmiştir. Davacı manevi tazminat talep etmiş, davalının tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiili sabit olduğundan , tasarım hakkı  sahibi davacının ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği, somut olayın özelliği, ihlalin ve kusurun derecesine göre 1.000,00 TL tazminatın  davalıdan tahsiline karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.  Davacı tarafından  SMK'nın  151/2-b bendine göre davalının elde ettiği net kazanç üzerinden  maddi tazminatın  hesaplanması talep etmiştir. Davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu , davalının işyerindeki ürünleri stok bazında takip ettiği, iki tür mandal satışı yaptığı bilirkişi raporu ile,  satışı yapılan iki   mandal ürününü arasında  küçük ayrıntı dışında  farklılık bulunmadığı  dava konusu tasarıma tecavüz teşkil ettiği belirlenmiş olduğundan davalının ticari kayıtlarında yer alan mandal ürünleri üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, davalının faturasız mal satışı yaptığı yönündeki iddialarının dosyada ispatı bulunmadığı ve buna göre tazminat hesaplaması yapılamayacağından yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından  itibar tazminatı talep edilmiştir.  SMK'nın  150 /2 maddesine göre,  “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması  veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sımai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat islenebilir ”  İtibar tazminatının oluşabilmesi için,hakka konu ürünün tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması  veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi  şartını aramıştır. Somut olayda  tasarımın kötü bir şekilde üretildiği,  uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürüldüğü ve bu nedenle  tasarımın itibarının zarar gördüğüne  dair somut delil bulunmadığından  yasal koşulları bulunmayan  itibar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Taraf  vekillerinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/02/2022 tarih ve 2021/6 E., 2022/31 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 425,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  1.741,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.661,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7be5340d3c5bd6db","SID":"7eb5c8a8453e16fa"}}