{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/833 Esas<br>KARAR NO: 2024/1835 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/914 Esas- 2022/183 Karar<br>TARİH: 02/03/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket taşıma işi komisyoncusu olarak dava dışı gönderici \"... San. ve Tic. A.Ş.\" ile bu şirkete ait emtianın taşımasının yapılması için sözleşme akdettiğini, Bursa'dan Gebze'ye, dava dışı alıcı \"... San. Ve Tic. A.Ş.\"ye teslim edilmek üzere yapılacak olan taşıma hizmetinde müvekkil şirketin akdi taşıyıcı olduğunu ve  alt taşıyıcı olan davalının taşıma hizmetine aracılık ettiğini, emtianın taşıması sırasında hasar meydana geldiğini, bu hasar emtianın alıcısı tarafından fark edildiğini, göndericiye 27.01.2020 tarihinde mail yoluyla bildirildiğini, müvekkil şirketin, hasarlı emtianın fotoğraflarını davalı şirketle 12.02.2020 tarihinde mail yoluyla paylaştığını, kesilecek fatura bedelini ekte belirttiğini, sigorta işlemlerinin başlatılması gerektiği bilgisini verdiğini, dava dışı ... Şirketinin, söz konusu hasarın tazmini amacıyla, 04.03.2020 tarihli ... numaralı 27.395,02 TL bedelli faturayı düzenleyerek müvekkil şirkete gönderdiğini,  müvekkil şirketin  göndericiye karşı ödemiş olduğu fatura bedelinden doğan zararını tahsil etmek amacıyla, davalıya karşı 21.05.2020 tarihli ... No'lu ve  27.395,02 TL bedelli hasar yansıtma faturasını düzenlediğini, takip dayanağı olan faturanın ödememesi üzerine, Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile davalı firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği emtia 22/01/2020 tarihinde alıcıya irsaliye ile hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, ayrıca irsaliye üzerinde herhangi bir ihtirazi kayıt da bulunmadığını, emtianın bir an için  hasarlı olduğunu kabul edilse dahi süresi içinde hasar ihbarında bulunulmadığı gibi, usulüne uygun bir ihtarın da müvekkile ulaşmadığını, resen dikkate alınacak olan nedenlerden dolayı huzurdaki davanın reddini, davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarih 2020/914 Esas- 2022/183 Karar sayılı kararında; \"Taşıma işleminden kaynaklı hasarın TTK 875 maddesi uyarınca davalıdan rücuen tazmini istemine dayalı itirazın iptali davasıdır. Somut olayın incelenmesinde, itirazın iptali davasının bir yıllık hakdüşürücü sürede açıldığı,  davacı ile dava dışı ... şirketi ile arasında  akdi taşıma ilişkisi bulunduğu, davalının fiili taşıyıcı sıfatına haiz olduğu, davacının dava dışı şirket tarafından kendisine kesilen 04.03.2020 tarihli reklamasyon faturasını BA bildirimde bulunup cari hesap ilişkisinde mahsup ettiği, daha sonra davalı tarafa  ... Hasar Yansıtma bedeli olarak 21.05.2020 tarihli faturayı düzenlediği, icra takibine konu  alacak talebinin bu faturaya ilişkin olduğu, dosyada delillerin toplandığı, taşıma alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapora itiraz üzerine, mali müşavir bilirkişi ..., taşıma alanında uzman bilirkişi ... ve makine mühendisi bilirkişi  ...'den oluşan heyetten rapor alındığı, alınan raporun denetime elverişli olduğu, davalı tarafın malları 22.01.2020 tarihinde teslim ettiği, dosyada iki adet sevk irsaliyesi olduğu, sevk irsaliyelerinde açıkça hasara ilişkin bir kayıt düşülmediği, hasarlanmaya ilişkin düzenlenen kayıt şerh tutanak olmadığı, ancak taşınan eşyaların araç üzerinde fotoğraflarının çekildiği, ayrıca ambalajların çıkartılmış haliyle de fotoğrafların bulunduğu, hasarın taşıma sürecinden meydana geldiğinin bu fotoğraflardan tespit edilebildiği, hasarın gözlenebildiği ancak netleştirilemediği, hasar bildiriminin TTK 889 /1 uyarınca en geç telsim anına kadar hasar bildiriminin yapılması gerektiği,  TTK 889/5 uyarınca  hasar bildiriminin taşıyıcıya  yapılması gerektiği, gerek araç üzerinde gerekse sonrasında yapılan fotoğraf çekimiyle taşıyıcının hasardan haberdar olacağı, davalının sorumluluk şartlarının oluştuğu, bununla birlikte hasar ihbarının hasarın gözlemlenebilir olması nedeniyle TTK 889/2 madde uyarınca yedi gün içerisinde taşıyıcıya bildirim yapılmadığı değerlendirilse bile, uyuşmazlık konusu taşımanın, taşınma eşyasına ilişkin olmamasına göre, somut olayda ihbar süresi ve sonuçları bakımından TTK 900. maddesinin uygulanmayacağı, TTK 889.maddesi uygulanması gerekeceği, anılan madde uyarınca; eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağı, bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesinin şart olduğu, birinci fıkradaki karinenin, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerli olduğu, sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olmasının yeterli olacağı, bu düzenlemeye göre, ihbarın süresinde yapılmamasının TTK 900. maddesinden farklı olarak taşıyıcıya karşı açılacak dava hakkını düşürmeyeceği, sadece eşyanın alıcıya sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı yararına karine teşkil edeceği, aksinin ispatlanması halinde taşıyıcının sorumluluğu ile gönderenin dava hakkı devam edeceği (emsal İstanbul BAM 43 HD'nin Dosya no: 2020/596 , Karar no: 2021/1526), hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin dosyadaki delillerle sabit bulunmasına ve davacı tarafından kanıtlanmasına göre  artık süresinde hasar ihbarında bulunulmadığı yönündeki davalı savunmasının yerinde olmadığı, yükün muhteviyatı ve SDR sınırlı sorumluluk değerinin zarardan yüksek çıkacağı, zarar miktarı da gözetilerek, davanın her iki ihtimalde de kabul şartlarının oluştuğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi...\"gerekçesi ile ''1-Açılan davanın  KABULÜ ile; Davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın  İPTALİ  ile icra takibinin, takipte belirtilen şartlar ile aynen devamına, 2- Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 27.395,02 TL  alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki dosyada davacı tarafın, davaya konu edilen emtiada meydana gelen hasarın müvekkilinden kaynaklı olduğunu iddia ettiği ve Yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, işbu kararın, eksik incelemeye dayalı olmakla birlikte hatalı bir karar olduğunu;Davaya konu edilen emtianın 22/01/2020 tarihinde alıcıya irsaliye ile hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, alıcının teslim aldığına ilişkin imzalı irsaliyelerin ek olarak sunulduğunu, ayrıca irsaliye üzerinde herhangi bir ihtirazi kayıt da bulunmadığını, müvekkilinin hakimiyeti esnasında hasar meydana gelmiş olması ve buna rağmen alıcının emtiayı çekincesiz bir şekilde teslim almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki emtianın hasarlı bir şekilde teslim alınmasının basiretli bir tacirden beklenen bir davranış olmadığını, sevk irsaliyesinden anlaşılacağı üzere malzemelerin 22/01/2020 tarihinde herhangi bir çekince ileri sürülmeden teslim edildiğini; Davalı taraf süresi içinde hasar ihbarında bulunulmadığı gibi, usulüne uygun bir ihtarın da müvekkiline ulaşmış olmadığını, TTK gereğince tacirler arasındaki yazışmaların noter kanalı ile yapılmasının bir gereklilik olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçesinde, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin dosyadaki deliller sabit bulunduğunu belirttiğini, Yerel mahkemenin hangi delil ile bu kanıya vardığının anlaşılamadığını, Yerel mahkemenin de hangi delil ile bu kanıya vardığını açıklayamadığını; Dosya içerisinde emtiaya ait olduğu iddia edilen ve davacı tarafça sunulan bir takım fotoğrafların yer aldığını, bu fotoğrafların hangi tarihte çekildiğinin dahi belli olmadığını, fotoğrafların teslim esnasında çekildiğinin anlaşılmadığını, söz konusu bu fotoğrafların hangi kamyon sırtında çekildiğinin de belli olmadığını, aracın plakasının dahi gözükmediğini, müvekkiline ait araç olup olmadığının belli olmadığını, bir an için fotoğrafların müvekkiline ait araç sırtında dahi çekildiği kabul edilse dahi, davacının emtianın hasarlı halini sunduğu fotoğrafın araç sırtında dahi çekilmiş olmadığını, araç sırtından indirildikten sonra çekilmiş fotoğraflar olduğunu, hasarın net bir şekilde yer aldığı tek fotoğrafın ambalajsız ve araç sırtında olmadığını; İddia edilen hasarın emtia teslim edildikten sonra meydana geldiğini ve akabinde fotoğraflar çekilerek kötü niyetle delil oluşturulma yoluna gidildiğini, davacının müvekkiline gönderdiği ve dava dilekçesinde bahsi geçen mail yazışmalarının, teslim tarihinden yaklaşık 1 hafta sonra olmasının da bu iddiayı destekler nitelikte olduğunu, dosyada mübrez fotoğrafların ne zaman çekildiği, kim tarafından, hangi araç sırtında, çekildiği gibi hususların ispata muhtaç olduğunu; 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesinde ''taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.'' denildiğini, TTK nın ilgili hükmü açık olup, müvekkilinin sorumlu  tutulması için eşyanın teslim edilme süresi içinde hasara uğraması gerektiğini, davacı tarafın söz konusu hasarın teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde meydana geldiğini ispatlayamadığını beyanla Yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, karayolu ile taşıma sırasında hasara uğradığı iddia edilen emtia için akdi taşıyıcı tarafından emtia sahibi/göndericiye ödenen tazminatın alt taşıyıcıdan rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, dava dışı ... Şirketi ile arasında adı geçene ait ve dava dışı ... Şirketi'ne teslim edilecek emtianın yurtiçinde karayolu ile taşınması amacıyla sözleşme yapıldığını, davalının ise fiilen taşıma işini yaptığını, emtiada taşıma sırasında hasar meydana geldiğini, alıcı tarafından hasarın 27/01/2020 tarihinde gönderici şirkete, kendisi tarafından da davalıya bildirildiğini, gönderici tarafından kendisi adına düzenlenen faturanın ödendiğini ve davalı adına aynı bedelde fatura tanzim edildiğini, davalının hasardan sorumlu olduğunu ancak hasar bedelini ödemediğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, emtianın hasarsız şekilde alıcıya 22/01/2020 tarihinde teslim edildiğini, irsaliyeler üzerinde herhangi bir hasar kaydının bulunmadığını, emtianın hasarlı olarak teslim edildiği kabul edilse dahi süresi içerisinde ve usulüne uygun yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını, hasarın taşıma sırasında oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı ...  San. Ve Tic. A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı ve taşıma işinin davacı tarafından davalıya devredildiği, davalının alt/fiili taşıyıcı olduğu ihtilafsızdır. Taşıma konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiğini ispat yükü davalıda olup davacı tarafından sunulan irsaliyeler ile emtianın dava dışı alıcıya 22/01/2020 tarihinde teslim edildiği ve irsaliyeler üzerinde herhangi bir hasar kaydının olmadığı açıktır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Aynı kanunun 888. maddesi uyarınca taşımanın, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi halinde, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Kanunun 889. maddesindeki düzenleme uyarınca ise; eşyanın zıyaı ve hasara uğramış olduğunun açıkça görülmesi halinde gönderen veya gönderilenin en geç teslim anına kadar zıyaı ve hasarı bildirmemeleri halinde eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde zararın gerekli açıklıkta belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Bu karine zıyaı ve hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden itibaren yedi gün içinde bildirilmemesi halinde de geçerlidir. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın kabul edildiği iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerine ilişkin bir incelemenin ve faturanın tebliği/kaydına ilişkin bir tespitin olmadığı, davacı tarafından faturanın tebliğine dair bir delil sunulmadığı, davalı tarafından emtianın 22/01/2022 tarihinde alıcıya teslim edildiği ve teslime ilişkin irsaliyelerde herhangi bir hasar kaydı olmadığı gibi, dava dışı alıcı ile davalı tarafından imzalanmış veya yalnızca dava dışı alıcı tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağının bulunmadığı, ekspertiz incelemesinin yapılmadığı, davacı tarafından hasarın ispatı konusunda dosyaya fotoğraflar sunulduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından fotoğrafların davalı taşıyıcıya ait araç üzerinde çekildiği kabul edilmiş ise de, fotoğraflarda aracın plakasının görülmediği, kaldı ki fotoğrafların davalının taşımayı yaptığı araç üzerinde çekilmesinin, hasarın teslim anında tespit edildiği ve açıkça görülebilir olduğu anlamına geldiği, böyle bir halde teslim anında düzenlenen irsaliyeye hasar kaydının düşülmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi hasar bildiriminin en geç teslim anında yapılması gerektiğine dair yasal düzenlemeye de aykırı olduğu, irsaliyelere düşülecek hasar kaydının yasal zorunluğu sağlayacağı, davacı ve davalıya teslim tarihinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığı, buna göre davalının emtiayı teslim aldığı şekilde yani hasarsız olarak teslim ettiği yönünde karinenin gerçekleştiği, aksinin yani hasarın açıkça görülmediği, ambalajın çıkarılması gerektiğinin kabulü halinde dahi teslimden itibaren yedi gün içerisinde davacıya ihbarın yapılmış olması gerektiği, davacıya ve davalıya alıcı/gönderici tarafından teslim tarihinden itibaren yapılmış bir ihbarın olmadığı, dolayısıyla bu halde de karinenin davalı lehine gerçekleştiği ve aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, sunulan fotoğraflardaki emtianın taşıma konusu emtia olduğunun belirsiz olduğu, hasara ilişkin başkaca bir delil de sunulmadığı ve davacı tarafından davalının gerçekleştirdiği fiili taşıma sırasında emtiada hasar oluştuğu ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine, takibin kötü niyetli olarak yapıldığına dair dosyaya delil bulunmadığı, alacağın ispat edilememesinin doğrudan takibin kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmayacağı gözetilerek davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış, davalının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden açıklanan gerekçe ile hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarih ve 2020/914 Esas- 2022/183 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; -Davanın REDDİNE, -Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 330,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 96,74 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 27.395,02 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,7-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 40,00 TL toplamı 260,70 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9db26715e6e41fec","SID":"0c2c0dd62c535d05"}}