{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1645 <br>KARAR NO:2024/1608<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/06/2021<br>NUMARASI:2019/270  E. - 2021/543 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Bayilik sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2017 yılında bayilik sözleşmesi akdedildiğini,  sözleşme ile davalıya ait ürünlerin davacı yanca satışının yapıldığını, 2017 yılında toplam 2.466.949,55 TL'lik satış yapıldığını, bu toplam satış miktarının %2'sine tekabül eden 49,312,75 TL satış teşvik priminin  19.02.2018 tarihli fatura ile, 2018 yılında toplam 2.474.032.00 TL'lik satış yapıldığını,  bu toplam satış miktarının %2'sine tekabül eden 47,480,64 TL satış teşvik priminin 15.02.2019 tarihli fatura ile davacıya ödendiğini,  davalının Gebze ... Noterliğinin 12.07.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile  sözleşmeyi  17/a maddesine göre iptal ettiğini, davacının  2019 yılı içerisinde sözleşme fesih tarihine kadarki toplam satış miktarının  1.344.261,50 TL olduğunu, bunun %2'sine tekabül eden 26.885.22 TL satış teşvik priminin 31.08.2019 tarihli fatura ile  davalıdan talep edildiğini,   davalının 31.08.2019 tarihli  ve 26.885.23 TL bedelli  fatura ile talebi reddettiğini,  bu sebeple ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının  takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu,  itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere  tazminatına hükmedilmesini talep  ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının 16.05.2017 tarihli bayilik sözleşmesi ile  davalıya ait  ...markalı ürünlerin satışını yaptığını, sonrasında ise 12.07.2019 tarihli ihtarname ile  davalı  tarafından bayilik sözleşmesinin iptal edildiğini,  taraflar arasındaki ticari ilişkinin  sona erdiğini, davalının  bayileri arasındaki uygulama gereğince tüm bayilere yıllık satış hedefleri verildiğini, bayilerden ise kendilerine verilen hedeflere göre alım yapmasının  beklendiğini, hedefe esas yıl tamamlandığında ise yıllık hedefini gerçekleştirmiş bayilere satış teşvik primi ödemesi yapıldığını yani bayinin satış primi alabilmesi için,  hedefe esas yılın tamamında bayi statüsünde olması, yıllık hedefleri gerçekleştirmesi  gerektiğini, aksi halde hedefe esas yılın tamamında çalışmayan veya yıllık hedefini gerçekleştiremeyen bayinin satış primine hak kazanmasının mümkün  olmadığını, davacının  bayilik sözleşmesi 2019 yılı tamamlanmadan sona erdiği için prime hak kazanamayacağını, bayinin prim hak edebilmesi için 2019 yılının tamamında bayi olarak hizmet vermesi ve yıllık hedefini gerçekleştirmesinin beklendiğini, ancak davacının 2019 yılının tamamında bayi olarak hizmet vermediğini,  bu yıl için verilen hedefi gerçekleştiremediğini, kaldı ki 2019 yılının tamamı değil yalnızca sözleşmenin geçerli olduğu dönem dahi dikkate alınsa davacının hedeflerini gerçekleştiremediğini, hedef alım durumu tablosunda davacının 2019 yılına ilişkin hedefleri ve fiili alımların bulunduğunu,  tabloda davacının 2019 yılında gerçekleştirmesi gereken hedefin 1600 adet olarak belirlendiğini,  davacının bayilik sözleşmesinin 12.07.2019 tarihinde sona erdirildiğini,   bu nedenle Temmuz ayı hedefleri dikkate alınmadan hesaplama yapılırsa davacıya verilen hedefin 620 adet, davacının alımının  462 adet olduğunun görüldüğünü, davacının  verilen hedefin 158 adet gerisinde kaldığını,  yani davacı şirketin bayi olarak çalıştığı dönem dikkate alınsa dahi hedeflerini gerçekleştiremediğini, bu nedenle prime hak kazanmasının mümkün olmayacağını, davacının satış teşvik prim talebinin dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; taraflar arasında ciro üzerinden %2 'lik prim ödeneceğine dair yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, hedefler tutturulduktan sonra yıllık ciro üzerinden davalının davacıya  %2 'lik prim ödemesi yapmış olduğu, 2017-2018 yıllarında bu şekilde uygulama yapıldığı, bu uygulamanın taraflar arasında bir teamül oluşturduğu, davaya konu 2019 yılında ise tarafların aralarındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, tarafların üçer aylık (çeyreklik) bazda  hedefler yönünden mutabık kalmış oldukları, davacının 2019 yılı ilk çeyrekte verilen hedefi tutturmuş olduğu, dolayısıyla 2019 yılı ilk çeyrek yönünden davacının  %2 'lik prime hak kazanmış olduğu, aksinin kabulü halinde yıl içerisinde çalışan ve yükümlülüklerini yerine getirip hedefleri tutturan bayinin, emeklerinin prim anlamında boşa gideceği görülmektedir. Davacının ikinci çeyrek bazda hedefleri tutturamadığı görülmektedir.Davacı taraf ikinci çeyrek anlamında hedefin tutturulamamasının davalının kusuruyla gerçekleştiğini iddia etmiş olsa da; prim sonuç olarak hedefler tutturulduğunda ödeneceğinden bu talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle 2019 yılına ilişkin üç aylık dönem için satış teşvik primi olarak 1.169.540,79 *%2=23.390,82 TL'ye davacının hak kazanmış olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacak likit olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.\"  gerekçesiyle davanın kısmen kabul- kısmen reddine, itirazın iptaline, duran takibin 23.390,82 TL üzerinden yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının  bayileri arasındaki uygulama gereğince tüm bayilere yıllık satış hedefleri verildiğini,  bayilerden ise kendilerine verilen hedeflere göre alım yapmasının  beklendiğini, hedefe esas yıl tamamlandığında ise yıllık hedefini gerçekleştirmiş bayilere satış teşvik primi ödemesi yapıldığını, yani bayinin satış primi alabilmesi için,  hedefe esas yılın tamamında bayi statüsünde olması, yıllık hedefleri gerçekleştirmesi  gerektiğini, aksi halde hedefe esas yılın tamamında çalışmayan veya yıllık hedefini gerçekleştiremeyen bayinin satış primine hak kazanmasının mümkün  olmadığını, taraflar arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesinde düzenli bir prim uygulaması yapılacağı belirtilmediğini,  davalının ürün satışlarını yükseltmek, bayilerine kazanç sağlamak için prim uygulaması veya daha farklı kampanyalar yaptığını,  bahsi geçen uygulamaların davalının  inisiyatifinde olduğunu, süreklilik arz etmediğini, bu nedenle davacının her sene prim alacağının kabul edilemeyeceğini,  kaldı ki uygulama gereği bir bayinin prime hak kazanabilmesi için prime esas yılın tamamında hedeflerini gerçekleştirmesi gerektiğini, ancak somut olayda  davacının 2019 yılının tamamında bayi olarak hizmet vermediğini, bu yıl için verilen hedefi gerçekleştiremediğini,  bu nedenle prim hak etmediğini,  mahkemece  her ne kadar yılın ilk 3 ayı için prim ödenmesi gerektiğini belirtmişse de yerleşik uygulama gereği davacının prim hak etmediğini,  ayrıca 2019 yılının tamamı değil yalnızca sözleşmenin geçerli olduğu dönem dahi dikkate alınsa davacının hedeflerini gerçekleştiremediğinin, dosyaya sunulmuş olan hedef alım durumu tablosundan  davacının 2019 yılında gerçekleştirmesi gereken hedefin 1600 adet olarak belirlendiğini,  davacının bayilik sözleşmesinin 12.07.2019 tarihinde sona erdirildiğini, bu nedenle Temmuz ayı hedefleri dikkate alınmadan hesaplama yapılırsa; davacının 2019 yılına ilişkin hedefleri ve fiili alımların bulunduğunu,  tabloda davacının 2019 yılında gerçekleştirmesi gereken hedefin 1600 adet olarak belirlendiğini,  davacının bayilik sözleşmesinin 12.07.2019 tarihinde sona erdirildiğini,   bu nedenle Temmuz ayı hedefleri dikkate alınmadan hesaplama yapılırsa davacıya verilen hedefin 620 adet, davacının alımının  462 adet olduğunun görüldüğünü, davacının  verilen hedefin 158 adet gerisinde kaldığını,  yani davacı şirketin bayi olarak çalıştığı dönem dikkate alınsa dahi hedeflerini gerçekleştiremediğini,  bu nedenle prime hak kazanmasının  mümkün olmayacağını, davacının satış teşvik prim talebinin dayanağı bulunmadığını, taraflar arasında imzalanmış olan 16.05.2017 tarihli bayilik sözleşmesi ile davacının müvekkili  tarafından üretilen ... markalı ürünlerin satışını yaptığını,  bilirkişi raporunda davacının tüm satış hasılatı üzerinden prim hesaplaması yapıldığını, ancak taraflar arasında yapılan sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere davacının ... markalı ürünlerin satışını yapmak üzere sözleşme imzaladığını, bu nedenle yalnızca... markalı ürünlerin satışı dikkate alınarak prim hesaplaması yapılması gerektiğini,  taraflar arasındaki prim sistemi gereğince davacının prim matrahının ... markalı kombi alımlarının oluşturduğunu, bunun dışındaki ürünlerin prim matrahına dahil edilemeyeceğini,  rapora itiraz dilekçesinde bu hususu belirtmelerine rağmen mahkemece hatalı rapora dayalı şekilde hüküm kurulduğunu, itirazlarının  neden reddedildiğinin de açıklanmadığını,   davacının prime hak kazandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte,  davacının prime hak kazanacak olması halinde dahi  yeniden hesaplama yapılması ve prim miktarının Lambert markalı ürünlere ait matrah üzerinden tespiti gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı yanca iptal edilen bayilik sözleşmesi uyarınca satış teşvik prim alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı,  davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 26.885,23 TL asıl alacak üzerinden, 06.09.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 05.09.2019 tarihli 26.885,23 TL asıl alacağın 2019 yılı satış üzerinden prim bedelinin gösterildiği, ödeme emrinin 10.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 11.09.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili;  davacıya 2017 ve 2018 yıllarında davalı tarafından satış teşvik primi ödemesi yapıldığını, 2019 yılında  sözleşmenin iptaline kadar yürürlükte olduğu  döneme ilişkin olarak  da satış teşvik primi ödenmesi gerekirken ödenmediğini ileri sürmüştür.Davalı  vekili ise sözleşmede satış teşvik primi ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, davalının hedefe esas yıl tamamlandığında  yıllık hedefin gerçekleşmesi hâlinde bayilere satış teşvik primi ödemesi yapıldığını,  davalının 2019 yılını  bayi olarak tamamlamadığını, bu sebeple  2019 yılı için  satış teşvik primini hak etmediğini,  aksi kabul halinde bile davacının 2019 yılında sözleşmenin geçerli olduğu dönemde hedefini gerçekleştiremediğini savunmuştur.Taraflar arasında, 16.05.2017 tarihli bayilik sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşmenin 12.07.2019 tarihinde feshedildiği noktalarında uyuşmazlık bulunmamakta olup  uyuşmazlık, davacının 2019 yılı için satış teşvik primi talep edip edemeyeceği, talep edebileceğinin kabulü halinde bunun miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.Taraflar arasında 16.05.2017 tarihli ''Bayilik Sözleşmesi (...)''  başlıklı bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 2. maddesine göre davacıya, davalının ''... markalı ürünlerinin'' satış hakkının verildiği,  sözleşmenin davalı yanca 12.07.2019 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacının 2019 yılının ilk üç aylık dönemi için satış teşvik primi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede satış teşvik primi ödeneceği konusunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte; davalı vekilince hedefe esas yıl tamamlandığında  yıllık hedefin gerçekleşmesi hâlinde bayilere satış teşvik primi ödemesi yapıldığını belirttiği, sunulan faturalardan ve bilirkişi incelemesinden  davalı tarafça, davacıya 2017  ve 2018 yılları için belirlenen hedefin davacı tarafından aşılması sebebiyle satış teşvik primi ödemesi yapıldığı, taraflarca sunulan çizelgelere göre bayilerin aylık hedeflenen alım miktarlarının belirlendiği, buna göre yazılı olarak belirtilmese de hedeflenen alım miktarına ulaşılması hâlinde bayi  davacıya satış teşvik primi ödemesi yapılması uygulamasının fiilen taraflarca kabul edildiği  anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının,  2019 yılı için sözleşmenin feshedildiği  12.07.2019 tarihine kadarki toplam 6,5 aylık dönem için talep hakkı doğup doğmadığının ortaya konulması gerekir. Somut olayda  2017 ve 2018 yılı için  belirlenen hedeflerin (aylık belirtilerek) yıllık olarak belirlendiği, nitekim bu yıllara ait çizelgelerde bazı aylarda  davalının hedeflenen miktarın altında alım yaptığı, bazı aylarda hedefin üzerinde alım yaptığı, bazı aylarda ise hiç  alım yapmadığı,  davacının yıllık alım miktarının  yıllık  belirlenen hedefi  geçmesi sebebiyle 2017 ve 2018 yılları için bir sonraki yılın başında davalı yanca davacıya satış teşvik primi ödemesi yapıldığı, aylık veya ilk çeyrek, son çeyrek gibi ayrımlar yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle 2019 yılı için de sözleşmenin yürürlükte kaldığı döneme  kadar  hedeflenen  miktar ile davacının alım miktarlarına bakılması gerekir. Taraflarca sunulan 2019 yılı çizelgesine göre sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre için hedeflenen  alım miktarın 620 olmasına rağmen davacının alım miktarının 462 olduğu ve sözleşmenin yürürlükte kaldığı döneme ilişkin hedefin davacı yanca  tutturulamadığı  görüldüğünden davacının  2019 yılı için  sözleşmenin yürürlükte kaldığı döneme ilişkin satış teşvik pirimi  alacağı bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı  bulunmuş ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek, davanın reddine dair Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.Davacı vekili her ne kadar cevaba cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve '' her çeyrek bağlantı hedefleri  kendi içerisinde  değerlendirilir.+/-  sapmalar bir sonraki çeyreğe devretmez'' açılaması bulunan tabloya göre çeyrek dönemlerde hedef belirlemesi yapıldığını ileri sürmüş ise de bu belgenin sadece davacı yanca imzalandığı,   davalının imza ve kaşesinin bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki beyanına itibar edilmemiştir.Kaldı ki önceki yıllara ilişkin satış teşvik primi ödemesinin yıllık olarak belirlenip bir sonraki yılın başında ödendiği, üç aylık dönem belirlenip bir ödeme yapıldığına dair dosyada bir  belgenin bulunmadığı  anlaşılmaktadır.Davacı taraf, davalının mal teslimi yapmaması sebebiyle hedefe ulaşılamadığını belirtmiş ise de, davacının sipariş etmesine rağmen davalının mal teslimi yapmadığına ilişkin bir sipariş formu veya başkaca bir delil sunamamış bu  yöndeki iddiasını da ispat edememiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL  karar ve  ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 324,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 102,89 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarf edilen 8,80 TL harç giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihindeki AAÜT uyarınca takdir olunan  26.885,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen/ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Artan gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 43,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 205,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 14.11.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d57dcd4cc6eb2363","SID":"53ac827f25013fa2"}}