{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1764 Esas<br>KARAR NO:2024/1958 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/463 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH:18/09/2024<br>DAVA:Tapu İptal Ve Tescil Ve Araç Satış İşlemlerinin İptali<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi,... Mh, ... Ada, ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümün, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mh, ... Ada, ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümün, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mh, ... Ada, ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümün, İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı, İstanbul İli, Fatih  İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı, İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı ve İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazlar ile ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların müvekkilinin ortağı bulunduğu ... A.Ş. adına tesciline, taşınmazların tapu kaydına \"davalıdır\" şerhi konulmasına, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D. İş sayılı dosyasında hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmeyen; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mh, ... Ada, ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölüm, İstanbul İli, Fatih İlçesi,... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz ve İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazlar ile ...,  ...,  ..., ..., ... plakalı araçlar yönünden de teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi'ne öncelikle yönetim kayyımı, aksi halde denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih  2024/463 Esas sayılı ara kararında;\"Dava, tapu iptal tescil ile taşınırların satış işleminin iptali istemine ilişkindir.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/138 Esas, 2024/162 Karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde;\"Davanın KABULÜ ile,1-Davalı ...'na ait: a)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... Sicil Numarası ile kayıtlı, 600.000 TL sermayeye sahip ... ŞİRKETİ'nde  %30 pay sahipliğine  denk gelen 180.000 TL nominal değerde  paya, b)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... Sicil Numarası ile kayıtlı, 280.000 TL sermayeye sahip ... ŞİRKETİ'nde %30 pay sahipliğine denk gelen 84.000 TL nominal değerde paya, c)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... Sicil Numarası ile kayıtlı, 300.000 TL sermayeye sahip ... ŞİRKETİ'nde %30 pay sahipliğine denk gelen 90.000 TL nominal değerde paya, d)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... Sicil Numarası ile kayıtlı, 240.000 TL sermayeye sahip ... ŞİRKETİ'nde %30 pay sahipliğine denk gelen 72.000 TL nominal değerde paya ve, e)İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... Sicil Numarası ile kayıtlı, 175.000 TL sermayeli ... ŞİRKETİ'ndeki davalı ...'na ait 122.500 TL nominal değerde paylardan 52.500 TL nominal değerde paya Davacı ...'ın sahip olduğunun tespiti ile,  bu payların davalı ... adına olan kayıtlarının iptali ile adı geçen şirketlerin pay defterlerine davacı ...'ın payı olarak kayıt ve tesciline,\"Karar verildiği görülmüştür.Uyap sistemi üzerinden yapılan aktif ve pasif tapu sorgusu ile Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevaplarının incelenmesinde; Davalı  ... ŞİRKETİ nin pasif sorgusunda adına kayıtlı İstanbul İli Sarıyer İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümler bulunduğu, ... nolu bağımsız bölümün 08.10.2019 tarihinde davalı ...' na satış ile devredildiği, ... nolu bağımsız bölümün 08.10.2019 tarihinde davalı ...'a satış ile devredildiği, ... nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin 08.10.2019 tarihinde davalı ..., 1/2 hissesinin aynı tarihte davalı ...'a satış ile devredildiği, Şirket adına kayıtlı aktif taşınmaz kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... ŞİRKETİ hakkında yapılan pasif sorgulamada; - İstanbul İli Fatih  İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 07.10.2019 tarihinde 1/6 hissesinin davalı ...'a, 1/2 hissesinin davalı ... AŞ ye,  1/6 hissesinin davalı ...'na ve 1/6 hissesinin ...'a satış ile devredildiği, anlaşılmıştır. - İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi ... Mah ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın 08.10.2019 tarihinde 1/4 hissesinin davalı ..., 1/4 hissesinin davalı ..., 1/6 hissesinin davalı ..., 1/6 hissesinin davalı ...'a ve  1/6 hissesinin ...'a satış ile devredildiği,Şirket adına kayıtlı aktif taşınmaz kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı ... ŞİRKETİ hakkında yapılan sorgulamada pasif tapu kaydı bilgisi bulunduğu pasif kaydı bulunan taşınmazın davaya konu edilmediği, şirketin aktif tapu kaydı bilgisi bulunmadığı görülmüştür.Davalı ... ŞİRKETİ hakkında yapılan sorgulamada aktif ve pasif tapu kaydına rastlanmamıştır.Davalı ... ŞİRKETİ hakkında yapılan sorgulamada aktif ve pasif tapu kayıtlarının bulunduğu, sorgulanan taşınmazların davaya konu olmadığı anlaşılmıştır. Davalılardan ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... plakalı aracın 27.10.2020,  ... plakalı aracın 23.10.2019, ... plakalı aracın 23.10.2019 tarihinde davalıya devredildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan deliller, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/138 Esas sayılı dosyası ve davalılar tarafından sunulan dilekçe ve eklerinin incelenmesinde davaya konu taşınmazların satışı hakkında alınmış bir genel kurul kararına rastlanmamıştır Davalılar itirazlarında şirketin tek ortaklı olması nedeni ile genel kurul kararının aranmayacağı itirazında bulunmuştur. Anılan itiraz yargılama aşamasında tahkikat sonunda değerlendirilecek itiraz olmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat şartını kaldıran itiraz olarak kabul görmemiştir.Davalılar ortaklık tarihine yönelik itirazlarda bulunmuştur. İstanbul 11. ATM'nin 2023/138 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının ortak olup olmadığı ve taşınmaz satışlarının yapıldığı tarihte şirketin ortaklık yapısı belirtilen dosyanın sonuçlanması ile anlaşılacaktır. Davacının taraf olmadığı hisse devir sözleşmelerinde bulunan tarih bir kısım taşınmazların devredildiği tarih ile aynı, bir kısım taşınmazların devredildiği tarihten bir gün önce olmakla davalıların sunmuş olduğu belgelere göre satış işlemleri hisse devir tarihinden sonra yapıldığı yaklaşık olarak ispatlanmıştır.Mevcut aşamada dosyada bulunan tapu kayıtlarına göre  devre konu taşınmazların davalı ... Şirketi İle Davalı ... Şirketinin tüm taşınmazlarıdır. Şirketlerin daha değerli mal varlığı bulunup bulunmadığı, bu taşınmazların, araçların şirketin önemli miktarda mal varlığı olup olmadığı ve bu kapsamda taşınmazların ve araçların devri için TTK Md. 408/2.f uyarınca genel kurul kararının aranıp aranmayacağı hususu tahkikat aşamasında yapılacak inceleme ve araştırma ile anlaşılacaktır. Tapu kaydı sorgulamasında davalı  ... Şirketi ile daval... Şirketi nin tüm taşınmazlarının aynı tarihte davalılara devredildiği, davalı şirketlerin aktif taşınmaz kaydının bulunmadığı bu hali ile şirketin önemli miktarda mal varlığını toptan devredildiği hususunun yaklaşık olarak ispatlandığı kabul edilmiştir.Taşınmazların devrine ilişkin her hangi bir Genel Kurul kararına da rastlanmamıştır.Davacı ortak olduğunu belirttiği şirketlerdeki ortaklığını İstanbul 11. ATM'nin 2023/138 Esas sayılı dosyası ve mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu deliller ile yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlamıştır. Davacı aynı şekilde önemli miktarda mal varlığının genel kurul kararı olmadan toptan devredildiğini celp edilen tapu kayıtları, uyap sisteminden araç satışlarına ilişkin yapılan sorgu kayıtları ve şirketlerin aktif başka taşınmazlarının bulunmayışı ile yaklaşık olarak ispatlamıştır. Dava konusunun taşınmazın aynına ve araç satış işlemlerinin iptaline ilişkin olması, tedbir konulmaması halinde mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulüne karar verilmiştir. Dava konusunun üçüncü kişilere devri ile yeni ihtilafların oluşma ihtimali bulunduğundan taşınmazlara ve araçlara davalıdır şerhi konulmuştur. İhtiyati tedbir talebinin reddi yönünden; İstanbul İli Fatih  İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel de kayıtlı taşınmazın dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmıştır. Anılan taşınmazın dava dışı belediye adına kayıtlı olması ve pasif kayıtlarında davalı şirketlere ait bir tescil kaydı bulunmaması nedeni ile bu taşınmaz yönünden tedbir talebi reddedilerek, tapu kaydında bulunan taşınmaz üzerindeki davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul İli Fatih İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın  pasif kayıtlarında davalı şirketlere ait bir tescil kaydına rastlanmadığından bu taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair gerekçeli ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir.... ve ... plakalı araçalrın dava dışı ... Şirketi adına tescilli oldukları anlaşılmakla bu araçlar yönünden ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir...\"gerekçesi ile, ''1-Davaya konu taşınmazlara ve 3 nolu bentte belirtilen araçlara ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebin kabulü ile;  ihtiyati tedbir isteyen tedbirde haksız çıktığı takdirde karşı taraf ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere  takdir edilen 2.000.000,00 TL nakit teminat mahkeme veznesine yatırıldığında veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda; - İstanbul İli Sarıyer İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümde davalı ... adına kayıtlı,- İstanbul İli Sarıyer İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümde davalı ... adına kayıtlı,- İstanbul İli Fatih  İlçesi ... Mah ... Ada ... Parselde davalı ... AŞ ve davalı ... adına kayıtlı,- İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi ... Mah ... Ada, ... Parselde davalı ..., ... ve davalı ... adına kayıtlı,Taşınmazların davalılar adına kayıtlı tüm hisselerine davalılar adına kayıtlı olmak kaydıyla tapu kaydına HMK Md. 389 uyarınca üçüncü kişilere satış ve devrinin engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, üçüncü kişilere satış ve devrinin engellenmesine dair tedbirin uygulanması için teminat mektubu sunulduğunda taşınmazların kayıtlı bulundukları tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına, 2- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D. İş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddi ile, İstanbul İli Sarıyer İlçesi ...Mah ... Ada ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümde davalı ... Hissesine, İstanbul İli Sarıyer İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel, ... no'lu bağımsız bölümde davalı ... Hissesine, İstanbul İli Fatih  İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel, davalılar ... ve ... hisselerine, İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi ... Mah ... Ada, ... Parselde davalılar ... ve ... hisselerine konulan tedbir kararının devamına, 3- Davalılardan ... A.Ş adına kayıtlı olduğu anlaşılan ...,  ... ve ... araçların  üçüncü kişilere satışın ve devrinin engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına,4- Taşınmaz ve taşınırların kaydına davalıdır şerhi konulmasına karşı ileri sürülen itirazların bu aşamada reddine, 5- ... ve ... plakalı araçalrın dava dışı ... Şirketi adına tescilli oldukları anlaşılmakla bu araçlar yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine, 6- Dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı ve pasif kayıtlarında davalı şirketlere ait bir tescil kaydı bulunmayan İstanbul İli Fatih  İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel de kayıtlı taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine,  taşınmaz üzerindeki davalıdır şerhinin kaldırılmasına, bu hususta ilgili tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına,- İstanbul İli Fatih İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın  pasif kayıtlarında davalı şirketlere ait bir tescil kaydına rastlanmadığından bu taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemede ikame edilen davanın ... grubuna dahil şirketler tarafından yapılan taşınmaz ve araç devirlerinin iptali ile  yeniden şirketler adına tescili,  aksi halde kötü yönetim sebebiyle tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının dava dilekçesinde; İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/138 E, 2024/162 K sayılı ilamı ile ... A.Ş., ... A.Ş. ... A.Ş., ... A.Ş. adlı  şirketlerde %30 pay sahibi olduğuna karar verildiği, ... grubuna dahil şirket ortaklarından olan ..., ... ve diğer davalı ...'nun  herhangi bir genel kurul kararı almaksızın muvazaalı olarak bedelinin altında ya da bila bedel akrabalarına devirler yapmak suretiyle şirket malvarlığını azaltıcı faaliyetlerde bulunduğu, bu nedenle davacının ortak olduğu Eylül 2019 tarihinden itibaren ...A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. .... A.Ş., ... A.Ş. tarafından yapılan tüm devirlerin iptali ile yeniden şirketler adına tescili, aksi halde şirket ortaklarının kötü yönetimi sebebiyle uğranılan zararın giderilmesini talep ettiğini; Yerel Mahkemece açıkça usul ve yasaya aykırı olarak müvekkillerinin taşınmaz malvarlığına ihtiyati tedbir konulmuş olup itiraz üzerine yapılan incelemede hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile müvekkilleri ... ve ... yönünden yapılan itirazın reddine, müvekkili ...u'na ait taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden  kararın istinaf edilmesi zorunluluğu doğduğunu; Davacının huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı halde ihtiyati tedbir isteminin kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı ... ile davalı ... arasında görülen ve karara bağlanan İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/138 E, 2024/162 K Sayılı dosyasından ...'nun tek ortaklık yapısına sahip ... A.Ş., ... A.Ş., .... A.Ş. .... A.Ş., ... A.Ş. adlı şirketlerde davacı ...'ın %30 oranında pay sahibi olduğunun tespitine 07.03.2024 tarihinde karar verildiğini; Mahkemece verilen karar üzerine huzurda ileri sürülen gerekçelerle davacı tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D.İş sayılı dosyasından davalı ... tarafından müvekkillerine yapılan devirlere ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup müvekkillerinin işbu dosyadan verilen ihtiyati tedbir kararının tebliği ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/138 E, 2024/162 K sayılı dosyasından haberdar olduklarını; Yapılan  incelemede mahkemece verilen kararın istinaf edildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğunun anlaşıldığını, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasından 07.03.2024 tarihinde talep edenin ... Grubu'na ait şirketlerde %30  pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmiş olup kararda ortaklığın başlangıç tarihine yönelik bir kaydın yer almadığını, verilen kararda davacının hangi tarihten itibaren şirketlerde ortak olduğunun tespitine dair hüküm kurulmadığı gibi söz konusu karar davalı ... tarafından istinaf edildiğinden söz konusu kararın henüz  kesinleşmediğini, yerleşik Bölge Adliye ve Yargıtay kararları gereği eda hükmü içermeyen tespit ilamlarının kesinleşmeden infaz olunamayacağını, davacının huzurdaki davayı açabilmesi için şirket hissedarı, yönetim kurulu üyesi ya da denetçi olması gerektiğini, ancak davacının kendi açık ikrarlarında da kabul ettiği üzere dava konusu araç ve taşınmaz satışları yapıldıktan çok sonra ve davalı ... şirket hisselerinin tamamına sahip olduktan sonra taraflar arasında hisse devri görüşmeleri olduğunu ve bu aşamada hisse devri için ödeme yaptığını beyan ettiğini, hal böyleyken  dava açılış tarihi itibariyle hali hazırda şirketlerin ortağı olmayan davacının davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini; Söz konusu aracın ve taşınmaz devirlerinin yapıldığı tarihte davacı şirket hissedarı, yönetim kurulu üyesi ya da denetçi olmadığı gibi şirket alacaklısı da olmadığından dava açma hak ve ehliyetinin bulunmadığını, öte yandan davacının ... grubuna dahil şirketlerdeki ortaklığının tespitine yönelik karar kesinleşmediği gibi davacının ortaklığın tespitine yönelik davasını 27.02.2023 tarihinde açtığını, tespit kararının 07.03.2024 tarihinde verildiğini, söz konusu tespit ilamının tarih içermediğini, bu haliyle davacının 2019 yılında müvekkillerine yapılan devrin iptalini talep etme hak ve ehliyeti de bulunmadığından bu nedenle de talebin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu; Davacının aktif husumeti olsaydı dahi davacı yapılan tasarruflardan haberdar olup tazminata ilişkin kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bu nedenle de talebin reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini;Davacının dava dilekçesinde davalı ...'na ait ... Grubu şirketlerinde 03.09.2019 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını, kendisine ait ...'de çalışan 28 kişinin üst düzey yönetici, ... ve muhasebeci dahil olmak üzere ... Grubuna aktarıldığını, çalışmaya başladıktan sonra finansal tabloların gerçeği yansıtmadığının görüldüğünü, şirket malvarlığının muvazaalı olarak davalı ... tarafından elden çıkarıldığını ileri sürdüğünü, davacının şirketlerde Genel Müdür olarak çalışmaya başladığı tarih itibariyle şirketlerin geçmiş  mali durumundan ve bu tarihten sonra yapıldığı belirtilen taşınmaz devirlerinden haberdar olduğu dava dilekçesi içeriğiyle de sabit olduğu gibi, davacı tarafından delil olarak dayanılan Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1215E, sayılı dosyasına sunduğu davalı ... ile yapılan WhatsAap yazışmalarının incelenmesinde de davalı ... tarafından müvekkillerine yapılan devirlerin tapu harçlarının davacı tarafından ödendiğinin sabit olduğunu; Müvekkillerine devredilen taşınmazların devir tarihi Ekim 2019 olup müvekkillerşinin şirket hisselerini de Ekim 2019 tarihinde davalı ...'na devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, huzurdaki davanın ise Ağustos 2024 tarihinde açıldığını, TTK madde 560'da; “Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.”denildiğini, Kanun hükmünün açık olduğunu, kötü yönetim sebebiyle tazminat davası açılabilmesi için fiilin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde davanın açılması gerektiğini; Davacı tarafından hali hazırda şirket ortağı olunmadığı gibi söz konusu iddia edilen kötü yönetim sebebine dayalı dava açma süresi de dolmuş olduğundan bu nedenle de ihtiyati tedbir isteminin reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacının 03.09.2019 tarihinden itibaren ... Grubu şirketlerde %30 ortak olduğu ve bu nedenle Ekim 2019 tarihinde yapılan devirlerin iptali gerektiği iddiası haksız ve kötüniyetli olup davacının hisselerini devraldığı kabul edilen davalı ... ilgili tarihte böyle bir paya sahip olmadığından bu nedenle de ihtiyati tedbir isteminin kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini; Davacı ... ile davalı  ... arasında görülen ve karara bağlanan  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/138 E, 2024/162 K sayılı dosyasından ...'nun tek ortaklık yapısına sahip ... A.Ş., ... A.Ş., .... A.Ş. .... A.Ş., ... A.Ş. adlı şirketlerde davacı ...'ın %30 oranında pay sahibi olduğunun tespitine karar verildiğini, davacı tarafça söz konusu karar dayanak gösterilerek İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D.İş sayılı dosyasıyla devredilen malvarlığına yönelik ihtiyati tedbir talep edildiğini, davacının işbu dosyalara sunduğu dilekçelerde davalı ...'na ait ... Grubu şirketlerde 03.09.2019 tarihinde müdür olarak çalışmaya başladığını savunduğunu, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D.İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararına kendileri tarafından itiraz edilerek davacının ortaklık kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşse dahi kararda ortaklık başlangıç tarihine yönelik bir kayda yer verilmediği, bu haliyle kararın kesinleşmeyle hüküm ifade edeceğinin ileri sürülmesi üzerine huzurda açılan esas davada davacının bu kez 03.09.2019 tarihinden itibaren şirket ortağı olduğu iddiasını ileri sürdüğünü, davacının beyanlarının açıkça çeliştiği gibi davacının hisse devraldığını iddia ettiği davalı ...'nun söz konusu tarihte böyle bir hissesi bulunmadığından bu beyanın afaki ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu; Mahkemece tedbir konulan ... A.Ş.'ye ait satışı yapılan İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi,... mah, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın 1/6 payının ..., ... ve ...'a,  İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın 1/6 payı müvekkilleri .., ... ve ...'a 07.10.2019 tarihinde satılmış olup satış tarihinde ...'nun şirketteki hissesinin %14 olduğunu; Müvekkili ... 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile  ... A.Ş.'ye yönetim Kurulu üyesi seçilmiş olup  08.10.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile  mevcut hisselerini diğer ortak  ...'na devrederek şirketle ilişiğinin sonlandırıldığını, Mahkemece tedbir konulan ... A.Ş.'ye ait satışı yapılan İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... mah, ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm  ve ... nolu bağımsız bölümün 1/2 payının 08.10.2019 tarihinde müvekkili ...'a satılmış olup satış tarihinde ... % 1 dahi olmadığını, müvekkili... ve ...'ın 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile ... A.Ş.'ye yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 09.10.2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile  mevcut hisselerini diğer ortak ...'na devrederek şirketle ilişiğinin sonlandırıldığını, ayrıca ... A.Ş.'nin ana sözleşmesinde hisselerin 3.kişilere devredilemeyeceği, hisselerin öncelikle şirket ortaklarına teklif edilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, bu halde davacının bu tarih itibariyle şirketlerin %30 hissesini davalı ...'ndan satın almasının hukuken mümkün olmadığını, diğer davalı söz konusu şirket hisselerini 08.10.2019 ve 09.10.2019 tarihlerinde müvekkillerinden satın almış olup taraflar arasında ortaklık görüşmesi başlamış olsa dahi bu tarihten sonra başladığını, müvekkillerinin söz konusu şirketteki hisselerini 09.10.2019 tarihinde satıp yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldıklarını, davacının bu tarihte şirket ortağı olmadığını; Kaldı ki  davacı tarafça sunulan taslak Hisse Devir Vaadi sözleşmesi 27.02.2020 tarihli  olup ortaklık ilişkisinin bu tarihten önce başladığının da  kabul edilemez olduğunu, TTK m. 553 hükmünde, belirli kişilerin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarının ifade edildiğini, TTK m. 555 hükmündeki “Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir…” cümlesinden başkaca kişilerin bu davayı açamayacağının açık olduğunu, dolayısıyla davacının devir tarihinde %30 ortak olması hukuken mümkün olmadığından bu nedenle de davanın haksız olduğu ortada olduğundan ihtiyati tedbir isteminin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu; Müvekkilleri ile diğer davalı ...'nun mal kaçırmak kastıyla şirket malvarlığını devrettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin söz konusu şirketlerdeki hisselerini miras intikal işlemlerinin tamamlanması amacıyla çok kısa bir süreliğine devralmış olup hemen devrettiklerini, müvekkillerinin söz konusu şirketlerde faaliyetleri bulunmadığı gibi  davalı ... ile arasında devam eden bir çok dava bulunduğundan taraflar arasında husumet bulunduğunu, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde müvekkillerinin diğer davalı ... ile işbirliği içerisinde şirket malvarlığını kasıtlı olarak azalttığının iddia edildiğini, bu iddia açıkça gerçeğe aykırı olduğu gibi kötüniyetli olduğunu, müvekkillerinin miras kalan şirket hisselerini miras intikal işlemlerini tamamlamak üzere üzerlerine almış olup şirkette herhangi bir faaliyetlerinin olmadığını, <br>.... A.Ş.; müvekkili ... 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 08.10.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile  mevcut hisselerini diğer ortak ...'na devrederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, müvekkili ...'ın şirkette yönetim kurulu üyesi olarak 12 gün bulunmuş olup devirle birlikte şirketle ilişiğinin sonlandığını, müvekkili ...'nun da 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, müvekkili ...'ın ise söz konusu şirkette ortaklığı hiç olmadığını;... A.Ş.; müvekkili ... ve . 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 09.10.2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile  mevcut hisselerini diğer ortak ...'na devrederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldıklarını, müvekkili ... ve ... şirkette yönetim Kurulu üyesi olarak 13 gün bulunmuş olup devirle birlikte şirketle ilişiklerinin sonlandığını, müvekkili ...'nun da 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile  yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini;... A.Ş.; müvekkil ... ve ... 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 09.10.2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile  mevcut hisselerini diğer ortak  ...'na devrederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldıklarını, müvekkili ... ve ... şirkette yönetim Kurulu üyesi olarak 13 gün bulunmuş olup devirle birlikte şirketle ilişiklerinin sonlandığını, müvekkili ...'nun da 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile  yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini;... A.Ş.;müvekkili ... 26.09.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 09.10.2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile mevcut hisselerini diğer ortak ...'na devrederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, müvekkili ... şirkette yönetim kurulu üyesi olarak 13 gün bulunmuş olup devirle birlikte şirketle ilişiği sonlandığını, müvekkili ...'nun ise söz konusu şirkette ortaklığının hiç olmadığını; ... A.Ş.; müvekkili... 08.09.2017 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi seçilmiş olup 27.09.2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile mevcut hisselerini diğer ortak ...'na devrederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, müvekkili ... ile ...'nun ise söz konusu şirkette ortaklığı hiç olmadığını; Mahkemece tedbir konulan İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, ... mah, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz .... A.Ş.'ye ait iken satılmış olup müvekkili ...'ın şirket ortaklığı hiç olmadığı gibi müvekkili...'ın yönetim kurulu üyeliğinin de 12 gün sürdüğünü, İstanbul ili, Şişli ilçesi, ...mah, ... ada ... parsel ... ve ... nolu bağımsız bölümler ... A.Ş.'ye ait iken satılmış olup müvekkillerin yönetim kurulu üyeliğinin de 13 gün sürdüğünü, öte yandan davalı ... ve müvekkillerinin karşılıklı olarak birbirlerine açtıkları ortaklığın giderilmesi davaları ve miras kalan taşınmazları ...'nun  müvekkillerinden habersiz 3.kişilere kiralayarak tek başına kira geliri elde etmesi nedeniyle müvekkilleri tarafından açılmış bir çok dava bulunduğunu, İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/94Esas, İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/89Esas, İstanbul 34.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/132 Esas, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/105 Esas, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/220 Esas, İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/93 Esas, İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/138 E sayılı dosyaları üzerinden ecrimisil ve taşınmazlara vaki el atmanın önlenmesi davalarının derdest olduğunu; Müvekkillerinin en başından beri ... ile ortak hareket etmediğini, taraflar arasında veraset krizi yaşandığını, taraflar arasında birden fazla dava olduğunu, müvekkillerinin mal kaçırmadığı sabit olup bu nedenle  de ihtiyati tedbir isteminin kabulünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş, ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece 18.09.2024 tarihinde yapılan ara duruşma ile kurulan ara kararın 01.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen bu kararın yasaya ve iyi niyet kurallarına uygun olmaması sebebiyle kaldırılması gerektiğini;Huzurdaki davanın iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde açılmadığını, ara kararın gerekçesi yazılırken Yerel mahkemece davacının yaklaşık ispat delillerinin göz önüne alındığını ancak sunulan cevap dilekçesi ekinde yer alan delillerin ara kararın gerekçe kısmında tartışılmadan hüküm kurulduğunu, verilecek her kararda hakimin süresi içinde sunulan delilleri nazara alarak tartışması ve oluşan kanaat ile bir hüküm kurması gerektiğini, davanın birçok taşınmaza yönelik tapu iptal tescil davası olduğunu, dava konusu şirketler topluluğuna ilişkin olarak yıllar sonra hisse sahibi olarak hak iddia eden davacının almış olduğu ortaklık kararı ile ikame ettiği iş bu davanın öncelikle taraf sıfatı yokluğu nedeniyle batıl olduğunu, çünkü davacının hak sahipliği iddiasının  İstanbul 11. ATM'nin 2023/138 Esas sayılı dosyasına dayandığını, öncelikle İstanbul 11. ATM 2023/138 Esas sayılı dosyasında verilen ortaklık kararının kesinleşmediğini, bu nedenle davacının dava hakkının daha doğmadığını, ilgili kararın davacının davaya konu şirketler grubunun %30 pay sahibi olduğuna ilişkin tespit hükmü olduğunu, mahkemelerce verilen tespit hükümlerinin icra-i nitelikte dahi olsalar kesinleşmeden işleme koyulamadıklarını, bu nedenle davacının şirketler grubuna ortak olduğu iddiasının hukuk aleminde daha doğmamış bir hakkın talebi yönünde olduğunu, Yerel mahkemenin öncelikle taraf teşkili konusunda bir değerlendirme yapması gerekirken ortaklığı tescil edilmeyen davacının davasını dinlemesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının dava ve taraf şartının sağlayıp sağlamadığının İstanbul 11. ATM 2023/138 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesine bağlı olduğunu,Yerel mahkemenin esası çözer nitelikte vermiş olduğu tedbir kararları ile davalıdır şerhlerinin davalı müvekkillerinin ticari hayatını zora soktuğunu,Taraf teşkiline ilişkin ikinci çözülmesi gereken noktada davacı tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilen 2023/138 Es. ve 2024/162 K. sayılı dosyadan verilen hüküm ile; davacının ... Grubu şirketler nezdinde %30 pay oranına denk gelecek miktardaki paya sahip olduğunun tespit edildiğini ve davalı...'na ait olan bu miktardaki payların davacı adına tesciline karar verildiğini, ancak bu dosyada sadece pay sahipliğinin tespit ve tescil edildiğini, ancak davacının %30 oranında paya hangi tarihten itibaren sahip olduğuna dair bir hüküm kurulmadığını, dolayısıyla davacının 2019 yılında ortak olup olmadığı hususunun netleşmediğini, mezkur dosyadan çıkan kararın incelenmesinde, davacının ancak ve ancak dava tarihi olan 27.02.2023 tarihinden itibaren şirkete ortak olduğunun kabul edilebileceğini; Müvekkillerinin ... Grubu şirketlerde yer alan paylarını 07.10.2019 tarihinde diğer davalı ...'na devrettiklerini, bu hususların Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini ve bu devirler sonrası...'nun ... Grubu şirketlerinde tek pay sahibi haline geldiğini, tüm resmi kayıtların gösterdiği üzere davacı ...'ın, dava konusu malların edinme tarihinde şirketler ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, dolayısıyla ortağı olmadığı bir şirketin yapmış olduğu tasarruflara itiraz etme veya bu tasarrufların şirket menfaatlerini zarara uğrattığına dair dava açma hakkının da bulunmadığını; Yukarıda açıklanan iki neden de davanın seyrini önemli ölçüde etkileyecek dava şartı olan taraf teşkili hususuna ilişkin olup Yerel mahkemenin dava şartının çözülmeden vermiş olduğu ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi kararlarının yasaya aykırı olduğunu, çünkü davacının hak talep etme hakkı daha doğmamış ise verilen kararlar ile müvekkillerinin mülkiyet haklarının zedelenmiş olacağını, burada yaklaşık ispat tartışılırken Yerel mahkemenin bu iki hususa değinmediğini, yalnızca İstanbul 11. ATM'nin 2023/138 Esas sayılı kararına dayanarak vermiş olduğu bu kararın İstanbul 11. ATM'nin 2023/138 Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinden çıkacak olan kararın kesinleşmesine bağlı olduğunu ve kesinleşmeden hukuk aleminde icra edilebilir olmadığını, bu nedenle kanunlarla kesin olan bu durumun değerlendirilmeden verilen kararların batıl olması nedeniyle kaldırılması gerektiğini;Huzurdaki davanın davacının ortak olduğu iddiası ile açıldığnı, Yerel mahkemenin ortaklık iddiasına dayanarak tapu iptal tescil kararı vermesi halinde ve İstanbul 11.ATM'nin 2023/138 Esas sayılı dosyasından istinaf incelemesi sonrası ortak olmadığına ilişkin karar çıkması halinde birbiri ile çelişen iki karar olacağını, bu nedenle huzurdaki davanın dayanağının çökeceği ve davanın reddi gerekeceğini; Dava dürüstlük ve iyi niyet çerçevesinde açılmamış olup davacının kendi muvazaasına dayandığını, dava dilekçesinde de dile getirildiği üzere; davacının müvekkillerinin hisselerini devredeceğini bildiğini, hatta bu hisse devirlerinin karşılığının verilmesi için davalı ...'na finansal kaynak oluşturduğunu, davacı yanın delilleri arasında yer alan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1215 Es. sayılı dosyasına sunulan whatsapp yazışmalarından görüleceği üzere davaya konu taşınmazların devri için gerekli olan tapu harçlarının dahi davacı yan tarafından karşılandığını, zira davacı ile davalı ...'nun konuşmalarını gösteren işbu whatsapp yazışmalarında; davalı ...'nun tapu devirleri için harç gerektiğini dile getirdiğini ve para istediğini, davacının ise bu harçların ödenmesi için gerekli parayı kendisinin vereceğini söylediğini; Yine davacı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/122005 Soruşturma sayılı dosyasından takip edilen soruşturma kapsamında müdafii eşliğinde verdiği ifadesinde;  davalı ... ile Kasım 2019 tarihine kadar herhangi bir pay devri anlaşması yapılmadığını, Kasım 2019 tarihinde şirketlerde çalışmaya başladığını (pay devri değil çalışma denilmiştir.), ... Grubu şirketlerde tüm payların davalı ... tarafından alındığını ve gayrimenkullerin devredildiğini belirttiğini, dolayısıyla henüz pay devrine ilişkin bir sözleşme yapılmamışken mal devirlerinin farkında olduğunu kabul ettiğini; Tüm bunlara ilişkin deliller de Yerel mahkeme dosyasına sunulmuş olup davanın reddine ilişkin olarak yaklaşık ispat sınırının dahi aşıldığını ancak Yerel mahkemece ilgili delillerin ara kararın gerekçesinde değerlendirilmediğini, yalnızca davacının savcılıkta vermiş olduğu ifadenin HMK gereğince kesin delil niteliğinde olmasına rağmen değerlendirmeye alınmamış olmasının verilen kararı bozulması için yeterli bir sebep olduğunu; Tapu iptal ve tescil talebini içeren bir davanın görülebilmesi ve talebin kabul edilebilmesi için gereken kimi kıstaslar bulunduğunu, bir gayrimenkul devri işleminin iptali veyahut menkul bir mal üzerinde yapılan tasarrufların iptali için, yapılan tescil işleminin hukuka aykırı olarak yapılmasının, satılan malın değerinin gerçek değerinden çok az olmasının, yapılan devrin hak sahiplerinden mal kaçırma kastı ile yapılmış olmasının, bir sonraki hak sahiplerinin hakkının zedelenmiş olmasının gerektiğini; Somut olaya bakıldığında müvekkilleri tarafından yapılan tüm alım işlemlerinin satış tarihinde ortaya konulan kurallar çerçevesinde ve şekle uygun olarak gerçekleştiğini, bununla birlikte dönemin ekonomik koşulları ve piyasa rayiçleri göz önünde bulundurulduğunda satın alınan malların gerçek değeri üzerinden satın alındığını, tapu devri sırasında tarafların fiyat üzerinde anlaştığını ve bedellerin ödendiğini kabul ettiklerini, ayrıca satın alınan tüm mallar için ayrıca faturaların gerçek değerleri üzerinden tanzim edildiğini ve vergilerinin ödendiğini;Dava konusu olan taşınmaz ve araçların satışı sırasında muvazaa oluşturacak herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenle tapu iptal ve tescil taleplerinin haksız olduğunu, tasarrufların yapıldığı tarihlerde müvekkillerinin ...Grubu şirketler ile herhangi bir bağlantısının kalmadığını, bunun doğal sonucu olarak bu şirketlerin yönetiminin müvekkilleri tarafından yapılmadığını, dolayısıyla davacı tarafından ... Grubu şirketlerin uğradığı zararlara yönelik olarak tazminat isteminin müvekkillerine yöneltilemeyeceğini, davanın bu yönden de müvekkilleri lehine reddi gerektiğini; Davacı yanın talepleri üzerine; davaya konu edilen ve müvekkilleri ..., ... ve ... adına kayıtlı olan taşınmaz ve araçların resmi sicillerine davalıdır şerhi tescil edildiğini, bu hususun tamamıyla hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın tamamen şahsi husumet kaynaklı olarak ikame edildiğini, müvekkillerinin hukuka uygun olarak dava konusu malları iktisap ettiklerini, işbu davanın haksız olarak açıldığının şu anki mevcut delil durumu ile dahi görüldüğünü; Müvekkillerinin gayrimenkul sektöründe aktif olarak rol aldığını, günlük olarak dahi alım satım yaptıklarını, dolayısıyla finans kuruluşları ile de sürekli ilişki kurduklarını, bu ilişkilerinin de kötü etkilendiğini, ayrıca şerh konulan taşınmazlar üzerinde herhangi bir şekilde tasarrufta bulunamadıklarını, İstanbul Fatih, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın hiçbir zaman sözkonusu (... Grubu) şirketlere ait olmadığını, dolayısıyla bu şirketler tarafından ... – ... ve ... Şirketine bu tapunun devredilmediğini, bu nedenle bu tapu üzerine konan şerhin kaldırılması gerektiğini, İstanbul Fatih,... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın hiçbir zaman ..., ... veya ... Şirketi'ne devredilmediğini, bu taşınmazlara ilişkin müvekkillerinin herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını; Sadece davalıdır şerhinin tescil edilmiş olması dahi müvekkillerinin itibarının zedelenmesine ve güvenirliklerinin sorgulanmasına sebebiyet verdiğini, davanın reddedilmesi halinde onarılamayacak zararlarının oluşacağının da aşikar olduğunu, bu nedenle ivedi olarak verilecek ara kararla müvekkillerinin malları üzerinde yer alan davalıdır şerhinin kaldırılmasının gerekli olduğunu, zira haksız çıkacak bir yargılama sonucu müvekkillerinin uğrayacağı zararların tazmininin mümkün olmayacağını beyanla müvekkilleri adına kayıtlı mallar üzerine konan davalıdır şerhinin ve ihtiyati tedbirlerine yönelik Yerel mahkemenin vermiş olduğu arar kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı... A.Ş., ... A.Ş. ...A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ait iken diğer davalılara muvazaalı olarak devredildiği iddia edilen taşınmaz ve araçların davalılar adına olan tapu ve trafik sicil kayıtlarının iptali ile ilgili şirketler adına kayıt ve tescili, davalı gerçek kişilerin yine davalı olan şirketlere yönetim kurulu üyesi olarak verdikleri zararların tespiti ve ilgili şirketlere ödenmesi talebi ile açılan davada, taşınmaz ve araçların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile sicil kayıtlarına davalıdır şerhi verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile daha önce davacı tarafın talebi ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddi ile davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş. adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların sicil kayıtlarına üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacı ile ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar ...,..., ... vekili ile ... A.Ş, ..., ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda; davacı tarafça davalılara muvazaalı olarak devredildiği iddia edilen taşınmazların devir tarihlerinin 07/10/2019 ve 08/10/2019 olduğu, davacının, davadaki iddiasını davalı ...A.Ş., ... A.Ş. ... A.Ş., ... A.Ş. ve... A.Ş.'de pay sahibi olmasına dayandırdığı, bu iddiasının ispatı için sunduğu İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2024 Tarihli, 2023/138 Esas ve 2024/162 Karar sayılı kararında, her ne kadar davacının anılan şirketlerde %30 pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, verilen kararın hüküm fıkrası ve gerekçesinde bu pay sahipliğinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğuna dair bir tespitin yer almadığı, kararın istinaf edildiği ve kesinleşmediği, kararın gerekçesinde yer alan  hisse devir vaadi sözleşmesinde tam tarihin yer almadığı, yıl hanesinin 2020 olduğu, davalı şirketlerin hangi tarih itibariyle tek ortaklı A.Ş.'ye dönüştüğü, genel kurul kararı olmaksızın malvarlığı değerlerinin devrinin mümkün olup olmadığı hususları yargılamaya muhtaç olduğu gibi, davalılara yapılan devirlerin muvazaalı olduğu iddiası yönünden de yaklaşık ispatın sağlanmadığı, bu hali ile Mahkemece daha önce verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi ile şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak; davalılar ..., ..., ... vekili ile ... A.Ş, ...,... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D. İş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve davacının ihtiyati tedbir talebinin tümü ile reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ..., ..., . vekili ile ... A.Ş, ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; -İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/463 Esas ve 18/09/2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince davalılar ..., ..., ..., ... A.Ş, ... ve ... yönünden KALDIRILMASINA Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Muteriz davalıların İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/206 D. İş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararına karşı itirazlarının kabulü ile verilen ihtiyati tedbir kararının muteriz davalılar..., ..., ..., ... A.Ş, ... ve ... yönünden kaldırılmasına, 3-Davacının davaya konu ve davalılar ..., ..., ..., ... A.Ş, ... ve ...  adına kayıtlı taşınmazlara ve  araçlara ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin İhtiyati Tedbir Talebinin REDDİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN :4-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz ve ihtiyati tedbir talebi yönünden  harç alınmasına yer olmadığına, 5-Muteriz davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:7-Muteriz davalılar tarafından istinaf aşamasında yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde kendilerine iadesine,8-Muteriz davalılar ..., ..., ..., ... A.Ş, ... ve... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40 * 2 = 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak muteriz davalılara verilmesine, 8-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"176e291b3ec0c4af","SID":"1308b96f2a5331e9"}}