{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/793 Esas<br>KARAR NO: 2024/1829 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/699 Esas- 2021/905 Karar<br>TARİH: 07/12/2021<br>DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.02.2015 tarihinde akdolunan Acentelik sözleşmesi ile davalı şirketin bireysel emeklilik ve hayat sigortası branşlarında acentelik faaliyetlerini yürütmeye başladığını, şirketlerinin 2015 yılında Türkiye 4. olduğunu ve ödül aldığını, sağladığı başarılar sebebiyle 1-4 Eylül 2016 tarihleri arasında davalının düzenlediği İtalya tatiline gitmeye hak kazandığını, 2017 Mart ayında ... verilerine göre 5 yıldızlı acente kriterleri olan poliçe devam oranı, tahsilat devam oranı, riskli işlem oranı, BES ape üretimi, hayat ape üretimi kriterlerini sağlayarak Bursa’daki tek ve Türkiye'deki en iyi 20 acenteden biri olarak yıldızlı acente ödülünü aldığını, 24-26 Mart 2017 tarihinde Türkiye ondokuzuncusu olarak dereceye girmesi sebebiyle ... seyahatine hak kazandığını, şirketlerinin bu başarılarına karşılık davalı tarafça Beyoğlu ... Noterliğinin 19.06.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen 24.02.2015 tarihli acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafından fesih sebebi olarak kuruluşu 2015 yılında gerçekleştirilen toplam 32 adet ve kuruluşu 2016 yılında gerçekleştirilen 1 adet BES sözleşmesi için komisyon sistemi gereği katkı payı komisyon ödemesine hak kazanılan 12 ay boyunca aylık ödemelere devam edildiği, 13. vade itibariyle sözleşmelere ödeme yapılmadığı ileri sürülerek bu işlemin riskli işlemler saha duyurusu, doğru satış ilkeleri, mali suçlar ve şirket etik prosedürü ile ilgili olarak belirlenen politikalara uygun olmadığının belirtildiğini, şirketleri tarafından belirtilen ilkelere aykırı davranmanın söz konusu olmadığını, bu süreçte davalı yanın bir kısım çalışanları ve yaşanılan şahsi münasebetlerin Genel Müdürlüğe farklı yansıtılması üzerine haksız, iş etiğinden ve profesyonellikten uzak olarak başlatıldığını, haklı fesih koşullarının oluşmadığını, sigorta şirketlerinin Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 15/3. maddesi gereği sözleşmede yer vermediği hususu haklı sebep olarak dayanak gösteremeyeceğini, fesih bildiriminde yer alan 33 poliçenin ödemelerine ara verilmesi hususu riskli işlemler saha duyurusunda haklı fesih sebebi olarak belirtilmediğinden yapılan feshin haksız olduğunu, BES Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde belirtildiği üzere ödemelere ara verme işleminin, hukuki düzenleme ve yasal mevzuat gereği sadece müşterilere verilen bir hak olduğunu, müşterinin bu hakkı kullanması sebebiyle hiçbir kusuru ve işlem iradesi olmayan şirketlerinin acentelik sözleşmesinin bu sebebe dayanarak fesh edilmesinin hakkaniyet ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müşterilerin istedikleri dönemde ödemelerine ara verebildikleri gibi istedikleri dönem ödemeye başlayıp geriye dönük 12 ay açık vadelerini kapatma hakkına sahip olduklarını, davalı tarafından haklı fesih nedeni gösterilen bu poliçe müşterilerinin talimatları doğrultusunda ödenmediği veya durdurulduğunu, iş bu 33 poliçenin ödemesine ara verilmesi işleminin davalı şirketin veya müşterilerin zararına sebebiyet vermediğini aksine, tahsilat devam oranını düşürdüğünden acenteye zarar vereceğini, dolayısıyla davalı şirketi zarara sokan riskli bir işlem olmadığını, şirketlerinin portföyünde bulunan BES ve geri ödemeli hayat sigortası poliçesinin toplamının 300 adedin üzerinde olduğunu, fesih sebebi olarak gösterilen 33 poliçenin toplam portföydeki oranının %10 civarında olduğunu, sigorta uygulamalarında bu oranın kabul edilebilir nitelikte olduğunu, davalının diğer acentelerinde bu oranın daha fazla olduğunu, bu acentelerle sözleşmesini devam ettirip şirketlerinin sözleşmesini feshetmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, Acentelik Sözleşmesinin 14. maddesi gereği her ay ödenen acente komisyonları ve her 3 ayda bir ödenen teşvik ödemelerinden iddia edilen riskli işlem bedellerini hak edişlerden mahsup etmesi mümkün iken davalı tarafından bu yollar tüketilmeksizin sözleşmenin feshinin iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle şirketlerinin tüm portföyünün davalının eline geçtiğini, davalının uzun yıllar çaba göstermeksizin gelir elde edeceğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL portföy tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli mevduata bir yıl içerisinde uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tasilini talep ettiklerini, şirketlerinin hak etmiş bulunduğu 20.06.2017 tarihinde yatırılacak olan 25.201,65 TL tutarındaki komisyon alacağının ödenmediğini, 25.201,65 TL tutarındaki komisyon alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli mevduata bir yıl içerisinde uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tasilini talep ettiklerini, davacının haksız fesih sebebiyle ticari itibarının sarsıldığını, sözleşmenin zamansız fesih sebebiyle davacının banka kredilerini, çalışanlarının SGK primlerini ve diğer borçlarını ödemekte zorlandığını, bu nedenle 10.000,00 TL manevi tazminat talep etme zorunluluğu doğduğunu, davacının davalıya verdiği ... Bankasına ait 06.02.2017 tarihli ... no.lu 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL portföy tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli mevduata bir yıl içerisinde uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, şirketlerinin hak etmiş bulunduğu 25.201,65 TL tutarındaki komisyon alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli mevduata bir yıl içerisinde uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, haksız fesih sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, ... Bankasına ait 06.02.2017 tarihli ... no.lu 5.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.02.2015 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından yapılan işlemlerin uymakla yükümlü olduğu doğru satış ilkelerine uygun olmaması nedeniyle şirketleri tarafından acentelik sözleşmesinin Beyoğlu ... Noterliğinin 19.06.2017 tarih ve ... no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının doğru satış ilkelerine uyması yönünden mükerrer defalar ikaz edildiğini, davacı tarafından toplam 33 adet sözleşme için 13. vadeden itibaren katkı payı ödemelerine devam edilmediğinin tespit edildiğini, davacıdan sözleşmelere ödenen katkı payı komisyonlarını iade etmesinin talep edildiğini, bu poliçelerin 12 adedinin acentenin ortakları ile aynı soy isme sahip kişiler olduğunu, diğer kişilere ait olan diğer poliçelerin de aralarında bir bağ olduğu yönünde şüphe uyandıracak şekilde aynı soyisme sahip kişiler adına düzenlendiğini, davacının aracısı olduğu tüm üretimleri için komisyon ödendiğinden bahsi geçen 33 adet BES nedeniyle haksız yere 198.969,70 TL komisyon ödenmek zorunda kalındığını, acentenin sözleşmenin 14. maddesi ve diğer maddelerine dayanarak hakkedişinde 50.316,03 TL mahsup yapıldığını, acentenin teminatına sözleşme hükümleri gereği el konulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  iş bu dava tarihi itibariyle alacaklarının 148.653,67 TL olduğunu, davacının aracısı olduğu, komisyon ve bonus ödemesini haksız olarak aldığı sözleşmelerin bilgisinin sunulduğunu, sözleşmelerin ağırlıklı olarak 2.000,00 TL ve 3.000,00 TL prim ödemeli olarak yapıldığını, komisyon hak etme süresi için yüksek oranda komisyon kazancı elde edildiğini ve komisyon kazanım süresi bitince de ödemelerin devam etmediğinin görüleceğini, 33 adet BES sözleşmesinin 32 adedinin 2015 Aralık ayında yapıldığını, acentenin 2015 yılı kapanış üretimine eklendiğini, bu poliçeler nedeniyle davacının 2015 yılı gümüş kulüp ödülü alarak geziye gönderildiğini, bu gezi giderinin de şirketleri yönünden haksız yere uğranılan zarar olduğunu, Acentelik Sözleşmesinin 14. maddesi gereğince doğru satış ilkelerine uymadığını, 7. ve 13. madde de belirtilen ilkelere aykırı davrandığını, şirketlerinden haksız yere komisyon ve bonus alarak şirketlerini zarara uğrattığını, 33 Adet BES nedeniyle haksız yere ödenen komisyon ve bonusların iadesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğini beyanla haksız davanın reddi ile karşı dava yönünden 148.653,67 TL alacağın her bir komisyon talebinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih 2017/699 Esas- 2021/905 Karar sayılı kararında; \"Asıl ve karşı dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan maddi-manevi tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava bakımından, taraflar arasında yapılan acentalık sözleşmesi uyarınca tarafların edimini yerine getirip getirmediği, davalı tarafından sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı, haksız ise haksız fesihten kaynaklı portföy tazminatı,  hayat sigortası ve bireysel emeklilik sigorta poliçelerinden kaynaklı komisyon alacağı olup olmadığı, manevi tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığı, karşı dava bakımından ise davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıdan ödenen komisyondan kaynaklı komisyon ücreti alacağının olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen 24/02/2015 tarihli acentelik sözleşmesi incelendiğinde; Acentelik sözleşmesinin 14.maddesinde \"Acentelik Komisyonu\"  ile  ilgili düzenlemelere  yer  verilmiş olup, \"Acenteye  ...  tarafından   düzenlenen  ve  Müsteşarlık tarafından  onaylanan tarifelere  ait   teknik  esaslarda belirtilen istihsal komisyon oranı  kadar  komisyon  ödenir\"  şeklinde  düzenlendiği ve Komisyonu ...  tarafından   yayınlanan  komisyon  oranlarına   göre  ödeneceğinin  belirtildiği anlaşılmıştır. Aynı  maddede Acentenin  bünyesinde çalışan   bireysel  emeklilik  aracıları    ve  sigorta  teknik  personeli   ...  tarafından  yayınlanan \"Riskli İşlemler  Saha  Duyurusu-  Doğru Satış İlkeleri-  Mali Suçlar  Ve ...   Etik    Prosedürü\" ile  ilgili   olarak  belirlenen   politikalara bu  duyuru ve  politikalarda    yapılan  her  türlü değişikliklere  uymakla yükümlü  olduğu hususu  hüküm  altına  alınmıştır.  Acentenin bu  kural  ve  politikalara  aykırı  olarak  gerçekleştirdiği bireysel emeklilik  sözleşmeleri ve  sigorta  sözleşmesi  satışlarından Acentenin  komisyonun  hak  etmeyeceği  hususunda   tarafların   tam  mutabık  olduğu   kabul  edilmiştir. Fesih  Sebepleri  Acentelik Sözleşmesinin  22.2.maddesinde \"...’nın Sözleşmede özel  olarak   düzenlenmiş  hallerde   benimsenen  usuller  dışında Acentenin  işbu  sözleşmede  belirtilen  yükümlülüklere  aykırılığının  tespiti  halinde  ve   ayrıca sözleşmede (a-f)   bentleri  arasında   yazılı  hallerden birini  tespit  ettiği    takdirde    acentelik  sözleşmesini  ayrıca   bir ihbara  hacet  kalmaksızın   derhal  tazminatsız   olarak  feshetmek  ve  acentenin yetkilerini tamamen  geri  almak hakkına sahiptir\"  denilmiştir.Bu  kapsamda   davalı - karşı  davacı   sigorta  kuruluşu  tarafından  taraflar arasında 24/02/2015 tarihli imzalanan acentelik sözleşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından T .C Beyoğlu  ... Noterliği’ nin   19.06.2017  tarih  ve ... Yev  sayılı   ihtarnamesi ile  söz  konusu   tarih itibariyle feshedilmiş  olduğu  görülmüştür. Acentelik sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin TTK.’nun 121/1. maddesinde yer alan hükmü,  “Belirsiz bir süre için  yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir.” biçiminde düzenlenmiş olup; Davalı sigorta şirketi tarafından gerçekleştirilen feshin, Acentelik Sözleşmesi’ nin  13. maddesi   kapsamında acenteye yapılan  uyarıların   sonuç  vermemiş  olması davacı   karşı  davalının  tanzim  ettiği  ( davalı  ortakları ile aynı  soy  isme  sahip  ve  bu   şüpheyi  kuvvetli  olarak   uyandıracak   kişilere  ait  33  adet  poliçe ) ile ilgili işlemlerin   Doğru  Satış  İlkelerine  uygun  olmamasının  yanı  sıra  TKK’ nun 121/1 maddesi hükümlerine  dayanılarak yapıldığı tespit  edilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 23. maddesinin 16. fıkrası ile \"Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.\"  hükmü getirilerek, pozitif bir düzenleme ile sigorta acentesinin portföy tazminatı kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, sigorta şirketinin acentelik sözleşmesini haklı sebep olmaksızın ve ihbar süresine uymaksızın feshettiğinin kabulü  halinde davacı  (karşı  davalı )  acentenin  de denkleştirme tazminatı(TTK m. 122/1) talep edebilmesi mümkün olacaktır. Bilirkişilerce yapılan tespitlere göre, asıl  davanın davacısı- karşı   davanın   davalısı  konumunda  olan Acentenin 2015  yılında   474.537.41 TL-2016  yılında   444.837.54 TL- hak  ettiği  Komisyon Tutarı  bulunduğu  ve 19.06.2017  tarihine   kadar  faaliyette   bulunulduğu aşamaya   kadar 155.201.52 TL Komisyon  alacağı tahakkuk  ettiği varsayıldığında, ... Sigorta Ara.Hizm.Ltd.Şti’ nin kar  eden   ve  portföy  devamlılığı   bir  acente   olduğu   anlaşılmaktadır. Davalı-  karşı  davacı   sigorta şirketinin  açtığı  karşı  davada yine 33  adet  BES   için  tahakkuk  eden 198.969.70 TL komisyonun \"Riskli İşlemler  Saha  Duyurusu-  Doğru Satış İlkeleri- Mali Suçlar ve ... Etik Prosedürü\"nü gerekçe göstererek geri istediği  varsayıldığında acentenin sözleşme ilişkisinin sona ermemesi halinde önemli menfaatler elde etmeye devam edeceği tespit edilmiştir. Davacı  karşı  davalı Acentenin, kendi çalışması ile müşterilerini önemli ölçüde artırdığı, ülkemizin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulların etkilerinin   sonucu   olarak BES müşterilerinin katkı  paylarının kendi  ihtiyarları  dahilinde sigorta şirketine ödenmemesi  konusunda  bir dahli  bulunmadığı,  diğer  bir  ifade ile   bu  durum  dolayısıyla  acenteye bir sorumluluk yüklenemeyeceği, sigortalıların  BES  mevzaatı  kabulünde prim/katkı  payı  ödemelerine  ara  vermelerinin ya da  ödeme  yapmamalarının acentenin kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması kapsamında değerlendirilmeyeceği ve bu noktada acentenin tazminat hakkının düşmesinin hakkaniyete uygun olamayacağı ve bu hallerin gerekçe gösterilmek suretiyle acentenin denkleştirme talebinin yok sayılamayacağı, Konjonktürel nedenlerin de göz önünde tutulması gerektiği, acentelik sözleşmesinin fesih nedeni olarak belirtilen hususunun haklı bir sebep teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır.Bu kapsamda yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; mahkememizce alınan 26/06/2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği görüldüğünden mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin feshine davacının neden olduğu ve şirketçe verilen talimatlara davacının uymadığı savunulmuş ise de dosya kapsamında iddialarını ispata elverişli herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmemiş olduğu, iddialarının ispata muhtaç kaldığı, davalı- karşı davacının taraflar arasında imza edilen acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna ulaşılamadığı, ihbar süresine uymaksızın sözleşmenin feshedildiğinin ise ihtilafsız olduğu, bu nedenle asıl davada davacı-karşı davalı acentenin denkleştirme tazminatı ve komisyon alacağı talepleri bakımından talebinde haklı olduğu, ancak davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin haksız feshi suretiyle ticari itibarının sarsılmasına neden olunduğu hususunda ispata elverişli herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı da nazara alınarak davacının ticari itibarının sarsılması nedeniyle manevi tazminat isteminin reddi gerektiği, karşı dava bakımından da yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış, netice itibariyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, 460.532,76 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihi olan 28.6.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.442,00 TL komisyon alacağının fesih tarihi olan 28.6.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, nakde çevrilen teminat mektubu miktarı olan 5.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 5.2.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine, karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile ''1- Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, a). 460.532,76 TL denkleştirme tazminatının fesih tarihi olan 28.6.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine b) 2. 24.442,00 TL komisyon alacağının fesih tarihi olan 28.6.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine c) 3. Nakde çevrilen teminat mektubu miktarı olan 5.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 5.2.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d) Manevi tazminat isteminin reddine,2. Karşı davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/699 E. 2021/905 K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olup kararın ortadan kaldırılmasını ve yerine kaim olmak üzere asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini; Öncelikle, dava konusunun anlaşılması için; BES sistemi karlılık açısından uzun vadeli bir sistem olup; acentelerinin menfaatine olarak ilk yıl içinde yüksek oranda komisyon ödenmekte olduğunu, müşterilerin kısa vadede çıkış işlemi yapması sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü, bu nedenle poliçelerdeki tahsilat devam oranının takip edildiğini veya komisyon geri alımlarının bu sebeple uygulandığını; Davacı-karşı davalının acentelik süresi olan ortalama 27 aylık süre içinde toplam 201 adet BES sözleşmesi ve 110 adet ... ve ... sigortası satışı yapıldığını, şu anda ise, BES sözleşmeleri içinde 161 adedinin  çıkış halinde olduğunu, yapılan sözleşmelerden yalnızca 40 tanesinin yürürlükte olduğunu, acente 18/7/2017 itibariyle farklı bir emeklilik şirketi ile de çalışmaya başlamış olup; ticari faaliyetini devam ettirdiğini; Bu açıklamalar ışığında hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun kabulünün mümkün olmadığını, aktüer bilirkişiden görüş alınması talep edilmiş ise de Mahkemenin talebi değerlendirmediğini ve eksik inceleme ile hatalı hüküm kurduğunu, davalının haksız yere komisyon aldığının görülmesi için aşağıdaki açıklamalarının dikkate alınmasını talep ettiklerini; Davaya konu 33 adet poliçe için sigortalıların 1.5-2 yıl boyunca hiçbir ödeme yapmadığını, komisyon hakedişinin ödenmesi akabinde poliçelerin iptal edildiğini, davaya konu edilen 33 adet sözleşmenin hepsinin çıkış statüsünde olduğunu,  davaya konu edilen sözleşmeler için ödenen katkı payı tutarlarını excel tablosu olarak Mahkemenin bilgisine daha evvel sunulduğunu, 1 yıllık komisyon ödemesi süresi sonrasında, ortalama 1,5-2 yıl sistemde hiç ödeme yapılmadığını ve sonrasında çıkış işlemi uygulandığını, poliçelerin 2.000 TL gibi yüksek prim ödemesi kaydıyla oluşturulduğunu ancak sistemde kalınan süre boyunca hiçbir ödeme yapılmadığını, üstelik bir yıllık komisyon hakedişinin ödenmesi akabinde poliçelerin iptal edildiğini; Davacı-karşı davalı acentenin aracılık ettiği 207 poliçeden yalnızca 43 adet poliçenin iptal edilmediğini, acentenin toplam 207 adet bireysel emeklilik sözleşmesine aracılık ettiğini, ancak dava tarihi itibariyle 207 poliçeden yalnızca 43 adet poliçenin aktif olarak müvekkilinde kaldığını, geri kalan tüm poliçelerin çıkış işlemi ile iptal edildiğini, aktif 43 adet sözleşmenin fon büyüklüğünün ise 1.406.974,46 TL olduğunu buna göre hesaplanması gereken portföy tazminatının yüksek oranlardan ve fazla miktarda hesaplandığını, yeni aktüer bilirkişiden alınacak raporla yeniden hesaplanması gerektiğini; Portföy Tazminatı için 1 (bir) yıllık zamanaşımı süresinin kaçırıldığını, portföy tazminatı talep hakkının 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bilirkişinin zamanaşımı iddiasını değerlendirmeye dahi almadığını; İptal komisyon gider belgesinin davacı karşı davalı tarafça 12/09/2017 tarihinde Bursa ... Noterliği aracılığı ile kendilerine iade edildiğini, raporda davalı acenteye gönderilen iptal komisyon gider belgesinin davacı kayıtlarında yer almadığı bilgisinin mevcut olduğunu, acentenin, iptal komisyon gider belgesini 12/09/2017 tarihinde Bursa ... Noterliğince kendilerine iade edildiğini, belge ekte olup 2017 Temmuz dönemi için 198.969,70 TL iptal komisyon olarak düzenlendiğini; Ayrıca, acentenin portföy tazminatı için acente hesabına yapılan aylık ödeme tutarlarının değil, acenteye düzenlenen komisyon gider belgeleri üzerinden yol alındığının anlaşıldığını, 198.969,70 TL tutarında iptal komisyon gider belgesine yazılan komisyonun da hesaplamaya dahil edildiğini, bu tutarın düşülmeden hesaplama yapılmasının, acentenin ... tarafından haksız bulunan komisyonu üzerinde de acenteye ödül verilmesi gibi olacağını, bu durumda; toplam komisyon bedeli= 1.074.576,47-TL üzerinden hesaplanan denkleştirme bedeli üst sınırının 1.074.576,47 TL - 198.969,70 TL = 875.606,77 TL üzerinden 375.260,04 TL olarak hesaplandığını; Acente için gönderilen ihtarnamede de açıklandığı üzere, borcun tespiti sonrasındaki komisyonları üzerinden mahsuplaşma işlemi yapıldığını, ilk hesaplanan borç bakiyesinin 198.969,70 TL olduğunu, kalan güncel borç bakiyesinin 59.818,41 TL olduğunu,  dolayısıyla dava tariihi itibariyle 148.653,67 karşı dava olarak talebin 59.818,41 TL borç bakiyesinin ödenmesi yönünde olduğunu; Özetle davacı karşı davalı taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine riayet etmediği için, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılmasına, davacı tarafından talep edilen portföy tazminatı talebinin reddine, haketmiş olduğunu iddia ettiği komisyon bedeli ve teminat iadesi talebinin yukarıdaki açıklamalar ışığında reddine, manevi tazminat talebinin haksız ve yersiz oluşu nedeniyle reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, acentelik sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğinden bahisle ödenmeyen komisyon alacağının tahsili, denkleştirme tazminatı, teminat mektubunun iadesi ile manevi tazminat taleplerine, karşı dava ise haksız olarak ödendiğinden bahisle iptal edilen komisyon bedellerinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı-karşı davalı taraf, davalı-karşı davacı ile 2015 yılında imzaladıkları acentelik sözleşmesi ile sigorta acentesi olarak faaliyete başladığını, Türkiye genelinde en başarılı acentelerden biri olması sebebiyle ödüller aldığını, davalı-karşı davacı tarafından acentelik sözleşmesinin, 2015 ve 2016 yıllarında satışına aracılık ettiği bireysel emeklilik poliçelerinden 33 adedine komisyon ödemesinin yapıldığı 12 ay boyunca sigorta ettirenlerce ödeme yapıldığı, 13. aydan itibaren ise ödemelere ara verildiği ve bu işlemlerin Riskli İşlemler Saha Duyurusu, Doğru Satış İlkeleri'ne aykırı olduğundan bahisle haksız şekilde feshedildiğini, sigorta ettirenlerce poliçe ödemelerine ara verilmiş olmasının Riskli İşlemler Saha Duyurusu'nda haklı fesih sebebi olarak belirtilmediğini, sigorta ettirenlerce poliçe ödemelerine ara verilmesinin yasal hakları olduğunu, kaldı ki acenteliği süresince bireysel emeklilik ve hayat sigortası branşından 300 adet poliçe satışı gerçekleştirdiğini, 33 adet poliçenin portföydeki poliçelere oranının %10 ve bu oranın kabul edilebilir olduğunu beyan ederek 2017 yılı Haziran ayı itibariyle hakettiği ancak ödenmeyen komisyon alacağının tahsiline, portföy tazminatının hesaplanarak tazminine, manevi tazminatın tazminine ve sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı-karşı davacı taraf, davacı-karşı davalının sözleşme gereği uymakla yükümlü olduğu Doğru Satış İlkelerine uygun davranmaması sebebiyle sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, bu konuda davacı-karşı davalının birkaç defa uyarıldığını ve aracılık ettiği 33 adet bireysel emeklilik poliçesi için komisyon ödemesi yapılacak aylarda yüksek oranda ödemeler yapıldığını, 12. aydan sonra ise ödemelerin yapılmadığını, bu şekilde davacı-kaşrı davalı tarafından zarara uğratıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak ise davacı-karşı davalıya haksız olarak ödenmesi sebebiyle iptal edilen komisyonların iadesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı-karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği, bireysel emeklilik poliçelerinde ilk yıl için acenteye yüksek oranda komisyon ödendiği, davacı-karşı davalının aracılık ettiği poliçelere ilk yıl için yüksek prim ödendiği, ilk yıldan ve komisyon ödemeleri yapıldıktan sonra 1,5-2 yıl ödeme yapılmadığı, ardından 33 poliçenin de iptal edildiği, davacı-karşı davalının aracılık ettiği 207 adet bireysel emeklilik poliçesinden yalnızca 43 adedinin aktif olarak kaldığı, portföy tazminatı hesabında bu hususun nazara alınmadığı, portföy tazminatı talebinin zamanaşımına uğradığı, davacı-karşı davalıya haksız olarak ödenen komisyonların da tazminat hesaplamasında dikkate alındığı, bu hususun hatalı olduğu, davacı-karşı davalının başka emeklilik şirketleri ile çalışmaya başladığı, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiği, itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, davacı-karşı davalının haksız yere komisyon aldığına ilişkindir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için; \"sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermesinden sonra sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması\" gerekir.  Acentelik sözleşmesinin feshi ile ilgili olarak 6207 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121/1. maddesi; \"Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir.\" düzenlemesini haizdir. Buna göre, taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi halinde acentenin denkleştirme tazminatı talep hakkı düşmez ancak sigortacı haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durum acentenin kusurundan kaynaklanmış ise, acentenin tazminat talep hakkı düşer. TTK'nın 122. maddesinde;\" sigortacının acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi\", denkleştirme tazminatı şartı olarak kabul edilmiş ve hükmedilecek tazminatın üst sınırı, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması olarak belirlenmiştir. Bu noktada Sigortacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, acentenin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmiş olması yeterli olmayıp, acente tarafından kazandırılan yeni müşteriler sayesinde sigorta şirketinin fesihten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, kendisi tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve somut olayın özelliklerine göre hakkaniyetin acenteye tazminat ödenmesini gerektirmesi aranacak diğer koşullardır. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; taraflar arasında 24/02/2015 tarihinde imzalanan süresiz Acentelik Sözleşmesi ile davacı-karşı davalının, davacı-karşı davalının bireysel emelilik ve hayat sigortası poliçeleri yönünden aracı acentesi olarak faaliyette bulunmaya başladığı, acentelik sözleşmesinin 13. maddesinde acentenin sigortacılık ve bireysel emeklilik mevzuatına, Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan duyurulara, ... tarafından verilecek tüm talimat ve prosedürlere, ...'nın çalışma esaslarına, ... tarafından yayımlanan tüm politikalara ve duyurulara, ayrıca bu politika ve duyurularda yapılan her türlü değişikliklere uymak zorunda olduğu, acentenin bu maddede sayılanlara aykırı davranması halinde ...'nın aykırılığın giderilmesini ve bundan doğan zararlarının tazminini talep edebileceği gibi sözleşmeyi de derhal feshedebileceğinin kabul edildiği, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalının da aralarında bulunduğu acentelere gönderilen mail ile Doğru Satış İlkeleri'nin açıklandığı, bunlar içerisinde bireysel emeklilik poliçelerinin ödemelerinin durdurulmasının gösterilmediği, genel bir başlık olarak şirketin zarara uğratılmasının sayıldığı ve bunun içerisine fazladan komisyon ödemesinin dahil edildiği, yine acentelere 2017 yılında gönderilen bir mailde emeklilik sözleşmelerinin daha önce riskli işlem tespitlerinde yer almadığının ifade edildiği,  her ne kadar davalı-karşı davacı tarafından feshin haklılığı davacı-karşı davalının satışına aracılık ettiği bireysel emeklilik poliçelerinden 33 adedi için haksız komisyon ödemesi yapılmış olmasına dayandırılmış ise de, sözleşmenin \"Acentelik Komisyonu\" başlıklı 14. maddesinde sigorta ücreti ve bireysel emeklilik katkı payı tamamen tahsil edilmiş olmadıkça veya tarife hükümlerine uyularak primler ile katkı payları tahsil edilmemiş ise, kısmen dahi olsa acentenin komisyona hak kazanamayacağının kabul edildiği, davacı-karşı davalı tarafından dosyaya taraflar arasındaki komisyon ödemesine dair mutabakatların sunulduğu, buna göre davalı-karşı davacının sigorta ettirenler tarafından primlerin, sigorta ücretlerinin ödenmemesi halinde davacı-karşı davalıya komisyon ödemeyeceği, davalı-karşı davacının da savunmasında 33 adet bireysel emeklilik poliçesi için komisyon ödemelerinin yapıldığı bir yıllık süre için primlerin ödendiğini kabul ettiği, komisyon ödemelerinin başka bir şarta bağlanmadığı, davalı-karşı davacının da bu yönde bir iddiasının olmadığı, Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik'de bireysel emeklilik poliçesi yaptıranların ödemelere ara verebileceklerinin kabul edildiği, dolayısıyla davacı-karşı davalının Riski İşlemler Saha Duyurusu veya Doğru Satış İlkelerine ve bu minvalde Acentelik Sözleşmesinin 13. maddesine aykırı davrandığı ve davalı-karşı davacıyı zarara uğrattığı ispat edilemediğinden yapılan feshin haksız olduğu anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı-karşı davacı vekili tarafından bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile davacı-karşı davalının aracılık ettiği poliçelerin yüksek oranda iptal edildiği beyan edilmiş, bilirkişi raporlarında; tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak davacı-karşı davalı acentenin acentelik süresince davalı-karşı davacı adına kaç adet bireysel emeklilik ve hayat sigortası poliçesi düzenlediği, bu poliçelerin süreleri,  davacı-karşı davalı acentenin kendi gayreti ile davalı-karşı davacıya kazandırdığı müşteri portföyünün, yani kazandırdığı müşterilerin hangi türde poliçelerini acentelik ilişkisinin sona erdiği tarihten dava tarihine kadar devam ettirdikleri veya yeniledikleri, davalı-karşı davacının sigorta ilişkisinin ne kadar müşteri ile devam ettiği, davalı-karşı davacının devam eden portföy sayesinde ne kadar net prim elde ettiği, elde ettiği menfaatin önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, davacı-karşı davalıya bireysel emeklilik poliçeleri yönünden komisyon ödemeleri ilk yıl için yapılmakta ise, sözleşmenin feshi nedeniyle davacı-karşı davalı acentenin aracılık ettiği ve fesih tarihinden sonra da devam eden poliçeler nedeniyle uğramış olduğu ücret/komisyon kaybının bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir inceleme ve tespitin bulunmadığı, Mahkemece davalı-karşı davacının itirazlarının değerlendirilmediği, bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Bu doğrultuda Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar ve davacı-karşı davalı acentenin talep edebileceği tazminatın üst sınırının belirlenmesi konusunda ek rapor alınması ile, alınacak rapor ile birlikte denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için gereken diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği, yenilenen/devam eden poliçelerin süresi, türü, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, davalı-karşı davacının marka etkisi, davacı acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı gibi hususlar da tartışılarak tazminat ödenmesinin hakkaniyet gereği olup olmadığı ve davacının talep edebileceği tazminat miktarının hangi bedelden oluştuğu (üst sınırın doğrudan ödenecek tazminat olmadığı) değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun açıklanan sebepler yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı- karşı davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih ve 2017/699 Esas- 2021/905 Karar sayılı kararının HMK'nın  353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eed1781d1881cb39","SID":"b36638171e760a92"}}