{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/424 Esas<br>KARAR NO: 2024/800<br>DAVA:  Genel Kurulu Toplantıya Çağrı Kararının Butlanının Tespiti <br>DAVA TARİHİ: 14/06/2024<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin--------- kayıtlı  ----- %33 hissesine sahip ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin diğer iki ortağının da %34 ve %33 oranında pay sahibi olup aynı zamanda şirketin 3 kişilik yönetim kurulunun üyesi olduklarını, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı ----birlikte müştereken temsil yetkisine sahip olduklarını,  şirketin kapalı tip bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin ----tarihli genel kurulunda, ---- tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve bir yıl için de yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının 2023 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına davet için çağrı kararı almak üzere ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile ------ tarihinde genel kurulda görüşülecek gündem maddelerini içeren yazılı bir davet göndermiş ve toplantının ------ adresinde saat 12.00'da yapılacağını bildirdiğini, ancak toplantı için belirlenen ve aynı zamanda şirket merkezi olan bu adreste -----tarihinde herhangi bir toplantı yapılmadığını,  müvekkilinin anılan tarihte gün boyu şirket merkezi olan bu adreste bulunmasına ve gönderilen davette toplantı yapılacağı belirtilmesine rağmen bir toplantı yapılmaksızın çoğunlukla alındığı ileri sürülen kararın ----- ilan edilmek üzere gönderildiğini ve bu karara dayalı olarak---- davalı şirket olağan genel kurulu ------- tarihinde toplantıya davet edildiğini, bilindiği üzere anonim şirketini genel kurul toplantısına çağrının esas sözleşmeye göre ve yetkili organ tarafından yapılması gerektiğini, yine anonim şirketlerde genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili organ yönetim kurulu olduğunu, yetkili organ tarafından toplantıya çağrılmayan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulunun çağrı yetkisi her bir üyeye değil kurul olarak yönetim kuruluna ait olduğunu, dolayısıyla geçerli bir çağrıdan bahsedilebilmesi için geçerli bir yönetim kurulunda karar alınmış olmasının gerektiğini, TTK md. 390’a göre esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp ve yine toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile karar aldığını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı toplantıya çağrı için üyelere yazılı bildirim yapmış olmasına ve müvekkil gün boyu toplantının yapılacağı şirket merkezinde bulunmasına rağmen herhangi bir toplantı gerçekleşmediğini,  toplantıya çağrı kararının yönetim kurulu toplantısı dışında alınmış ve----- bu geçersiz karara istinaden genel kurul toplantısına çağrı metninin ilan edildiğini, davalı şirket genel kurulunda toplantı yapılmaksızın alınan ------ kararlarının yok hükmünde  olduğunu, yönetim kurulunun toplanmaksızın alınan kararların yönetim kurulu dışında alınan ve şekil itibarıyla geçersiz nitelikte kararlar olup yaptırımının bulunmadığını, müvekkilini yönetimden uzaklaştırmak isteyen diğer iki ortak ve yönetim kurulu üyesinin müvekkiline şeklen bir davet gönderdiğini,  ancak toplantı yapmaksızın müvekkilin hiçbir dahli olmaksızın aldıkları kararlar ile bir oldu bittiye getirerek davalı şirket genel kurulunu toplantıya davet ettiklerini, genel kurulu toplantıya çağrı kararının yönetim kurulu dışında alınmış olması nedeniyle yönetim kurulu kararının butlanının tespiti ve müvekkilin telafisi güç zararlar ile karşılaşmasının önüne geçilmesi açısından  fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle, davalı şirketin geçersiz bir çağrıya istinaden yapacağı yokluk müeyyidesine tabi genel kurul toplantısının teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davalı şirket yönetim kurulunun toplantı yapmaksızın toplantı dışında aldığı 4 Haziran 2024 tarihli genel kurulu toplantıya çağrı kararının butlanının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;<br>Davacının iddialarının haksız, hukuki temelden yoksun ve asılsız olduğunu, davacının yönetim kurulu başkanı -----amcasının oğlu, yönetim kurulu üyelerinden ---- yeğeni olduğunu, 4.6.2024 günü yönetim kurulunun toplanıp, bu toplantıya davacının da katıldığını, yönetim kurulu toplantısı için davacıya davet iletilmiş olup, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, davacı dava dilekçesinde toplantı tutanağındaki ihtirazi kaydının aksine bir şekilde 4 Haziran 2024 günü bir toplantı yapılmadığını iddia ettiğini, ancak gerçekte toplantının yapıldığını,  davacının toplantıya katıldığını, yarım saat boyunca müzakere olduğunun kamera kayıtları ile de sabit olduğunu, toplantıda alınan kararların davacının hoşuna gitmediğini, istediği yönde olmadığını,   davacının tutanağı imzalamadığını, imzadan imtina edilen tutanağın tasdik edildiğini, daha sonra davacıya \"ihtirazi kayıt ile\" tutanağın  iletildiğini, bu ihtirazi kaydın davacının iddia ettiği gibi bir toplantı yapılmadığı yönünde de olmadığını, ihtirazi kayıtta ileri sürülenlerin müzakere yapılmadığı, görüş ve irade alınmadığı, tutanağın önceden hazır edilmiş olduğunu, davacının çelişkili beyanları ile de iddialarının asılsız olduğunun görüldüğünü, davacı tarafça yapılacak genel kurulda yöneticiler ile ilgili bir seçim yapılacağını öğrenildiğini,  kendisinin ise seçilmeyeceğini anladığını, bu nedenle bu genel kurulun yapılmasına engel olmak için de huzurdaki davayı açtığını,   zira görüldüğü üzere tutanakta toplantının olduğunu, 4 Haziran 2024 günü, toplantıdan sonra davacının tartışma çıkardığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı------ araya girerek ayırdığını,  bir sonraki gün 5.6.2024 günü  ise yaşananların  son derece acı olduğunu, davacının, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ---ve şirket çalışanları ------- yönelik önce sözlü ve küfürlü sonra fiili sataşmaya ve fiziksel şiddete yönelik davranışlarda bulunduğunu,  elinde silah ve beyzbol sopasıyla suç teşkil eden eylemlerde bulunduğunu,  ------darp etmeye başlayıp ve arbede yaşandığını, bu hususta  halen----- soruşturma dosyasında tahkikatın devam ettiğini, nitekim davacı hakkında adli kontrol tedbirinin uygulandığını, ------------ sayılı dosyasında ise belirli metreye kadar yaklaşmamasına ve haftanın belirli günlerinde imza vermesine ve adres değişikliği olması halinde bildirilmesine yönelik adli karar verildiğini, olayın kamera kayıtları ile sabit olduğunu,  yönetim kurulu toplantısının yapıldığını ve karar nisabının da sağlandığını, davacıya, kararlar hakkında görüşlerini sunma imkanı tanındığı gibi, itirazları hakkında dahi kendisine beyanda bulunma olanağı sağlandığını, tüm bu hususların  yönetim kurulunun usulüne uygun şekilde yapıldığını tereddütsüz bir biçimde ortaya koyduğunu,   kaldı ki bir an için davacının iddiaları doğru kabul edilse bile, şu hususlar mantığa, oluşa, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, üyelerinden birinin yokluğunda toplantı yapmak isteyen bir yönetim kurulunun, katılmasını istemediği bir üyesine davet iletmeyeceğini,  davet iletse dahi ihtirazi kayıt sunma imkanın tanınmazdığını, bir başka ifade ile, müvekkili şirketin davacının yokluğunda, davacı katılmaksızın bir karar alma isteği olsaydı davacıya yönetim kurulu yapılmasına yönelik bir davet iletmez ve/veya ihtirazi kayıtlı bir toplantı tutanağını tasdik ettirmeyeceğini, oysa olan, davacının asılsız iddialarının aksine, toplantının yapılmış olması, davacının toplantıya katıldığı, davacıya kararlara ilişkin muhalefet şerhini tutanağa geçirme imkanı da tanındığını,  ancak davacının kendisinin esasa ilişkin herhangi bir şerh düşmek yerine bu imkanı kötüye kullanarak ve tamamen yapay bir dava sebebi oluşturmak amacıyla müzakere yapılmadığını ileri sürdüğü bir kayıt düştüğünü,  davacının davasının haksız  ve kötü niyetli olduğunu beyanla davanın  reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br><br>DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, davaıl şirketin yönetim kurulunun 4 Haziran 2024 tarihli genel kurulu toplantıya çağrı kararının butlanının tespitine ilişkindir.Davacı taraf,davalı şirketin yönetim kurulu başkanının, toplantıya çağrı için üyelere yazılı bildirim yapmış olmasına ve müvekkilinin gün boyu toplantının yapılacağı şirket merkezinde bulunmasına rağmen, herhangi bir toplantı gerçekleşmediğini,  toplantıya çağrı kararının yönetim kurulu toplantısı dışında alındığını ve ------- bu geçersiz karara istinaden genel kurul toplantısına çağrı metninin ilan edildiğini, davalı şirket genel kurulunda toplantı yapılmaksızın alınan 4 Haziran 2024 tarihli yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde  olduğunu iddia etmiş, davalı vekili, gerçekte toplantının yapıldığını,  davacının toplantıya katıldığını, yarım saat boyunca müzakere olduğunun kamera kayıtları ile de sabit olduğunu, toplantıda alınan kararların davacının hoşuna gitmediğini, istediği yönde olmadığını,   davacının tutanağı imzalamadığını, imzadan imtina edilen tutanağın tasdik edildiğini, daha sonra davacıya \"ihtirazi kayıt ile\" tutanağın  iletildiğini, bu ihtirazi kaydın davacının iddia ettiği gibi bir toplantı yapılmadığı yönünde de olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemede, dava konusu davalı şirketin  4 Haziran 2024 tarihli yönetim kurulu toplantısının yapıldığına dair tutanak tutulduğu, bu tutanağı davacının ihtirazi kayıtla imzaladığı, davacı tarafça tutanak altındaki imzanın sahteliğinin ileri sürülmediği, toplantının TTK'nın 370.maddesindeki toplantı ve karar nisabına uygun olarak yapıldığı ve karar alındığı, alınan yönetim kurulu kararlarının şirketin olağan genel kurul toplantısını yapılmasına ilişkin olduğu, bu kararda yönetim yetkisinin devrinin söz konusu olmadığı, esas sözleşmeye aykırı bir durumunda bulunmadığı, bu durumda dava konusu kararın butlanını ya da iptalini gerektiren koşulların oluşmadığı sonucuna varılmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE ,<br>2-Alnması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Dava reddolduğundan davalı vekili yararına  AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000,00.-TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br> 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin  yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0347962bba6795aa","SID":"5a03e3511cfe647f"}}