{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/2175 <br>KARAR NO: 2024/1727 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/9/2024<br>NUMARASI: 2022/779 (E) - Derdest<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 3/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı işleten ...'a ait, sürücüsü davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı yolcu minibüsü seyir halinde iken ayağa kalkan davacıların miras bırakanı ...in, minibüsün açık kapısından düşerek öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 250 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100 TL defin giderinin davalılardan tahsili ile davacı ...'e verilmesine ; miras bırakanın eşi davacı ... için 100.000 TL, miras bırakanın çocukları davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 80.000 TL, miras bırakanın annesi ... için 60.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/4/2024 günü sunduğu dilekçeyle, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 1.105.874,19 TL'ye;  davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 71.535,09 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 32.036,28 TL'ye; davacı bbb için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 135.122,41 TL'ye yükseltmiş; 3/7/2024 günü sunduğu dilekçeyle, alacağın muaccel olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 18/9/2024 tarihli ara kararıyla, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin  davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ... yönünden kabulüne, adı geçen davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine taktiren 1.500.000 TL tazminatı karşılayacak biçimde ihtiyati haciz konulmasına, davalı ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından sunulan adi yazılı kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi olanağının bulunduğunu; vergi kayıtları, makbuz, dekont ve ticari defter kayıtları gibi başka kayıtlarla desteklenmeyen uzun süreli kira sözleşmesi iddiasının reddedilerek davalı ...'in malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, davalı ...'in taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, davalı ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257'nci maddesi uyarınca, alacaklı, alacağı muaccel olup da rehinle de temin edilmemişse,  ihtiyati haciz talep edebilir. Aynı Kanun'un 258'inci maddesi gereğince de, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre, trafik sicil kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine olmamakla birlikte, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğini taşıması; davalılar... ve ... vekili tarafından 29/3/2023 günü verilen dilekçe ekinde sunulan  adi kira sözleşmesinin onaysız tıpkıçekiminin, uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığının, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğunun, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediğinin, gerektiğinde ticari  defter ve kayıtlar üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmediği gibi, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan kanıtlarla  desteklenmediğinin anlaşılması karşısında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/12/2023 gün ve 19065 sayılı raporundan anlaşılan davalı sürücü ...'ın kusur durumu; aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 8/3/2024 tarihli rapor içeriğinin maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından, alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek, davalı işleten ... aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinde isabet görülemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davacılar vekilinin, yukarıda esas numarası yazılı ilk derece mahkemesinin,  davalı işleten ...  yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin davalı ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 18/9/2024 gün ve 2022/779 (E) sayılı ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre; 1-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı  ...'in, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, davacı ... yönünden 100.000 TL manevi tazminat, 1.105.874,19 TL destekten yoksun kalma tazminatını; davacı ... yönünden, 80.000 TL manevi tazminat, 71.535,09 TL destekten yoksun kalma tazminatını; davacı ... yönünden, 80.000 TL manevi tazminat, 32.036,28 TL destekten yoksun kalma tazminatını; davacı bbb yönünden, 60.000 TL manevi tazminat, 135.122,41 TL destekten yoksun kalma tazminatını karşılayacak değerde, adları geçen davacıların İstanbul Anadolu 13'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 7/11/2022 gün ve 2022/910 D. İş - 2022/910 (K) sayılı kararıyla adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği dikkate alınarak teminatsız olarak, İİK'nin 257'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın ihtiyati haciz konulmasına, 2-İhtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  3-Kararın taraflara, ilk derece mahkemesi tarafından tebliğ edilmesine, II-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talepte bulunulması durumunda, ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f ve İİK'nin 258'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7d8bc9dccbb0122","SID":"186dbedd08062d3d"}}