{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1261 <br>KARAR NO:2024/1862<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/04/2021<br>NUMARASI:2020/209 Esas -  2021/469 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın, vekil edeninin sigortalısı olan ...'a ait ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen 15/08/2012 günlü trafik kazasında sigortalıya ait ... plaka sayılı aracın hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ün tam kusurlu bulunduğunu, kazadan sonra müvekkil şirket sigortalısının yaptırdığı acil onarım ile aracını sürüşe uygun hale getirdikten ve  araçla Almanya'ya döndükten sonra vekil edeninin yaptığı başvuruya müteakip yapılan inceleme neticesinde, aracın tamiri için gerekli olduğu ekspertiz raporuyla tespit edilen 6.799,44-Euro tazminatın sigortalıya ödenerek haklarına halef olunduğunu ve oluşan zararın rücuen tazmini için davalı sigorta şirketine 30/01/2019 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından sadece 1.093,00-Euro karşılığı  olan 7.166,98-TL bir ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını beyanla, karşılanmamış 5.706,44-Euro' tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından başvuru tarihi olan 01/02/2019 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 15/08/2018 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \" ...15.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı  aracının hasar gördüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre araçtaki hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, aracın hasar tutarı, rayiç değeri ve eksper tarafından tespit edilen parça-malzeme-işçilik kalemleri ve hasar fotoğrafları da dikkate alındığında, dava konusu .. plaka sayılı ... marka, 2010 model araçta meydana gelen toplam hasar tutarının yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle toplam hasar tutarının 6.319,30 EURO olabileceği, aracın Almanya piyasa koşullarında onarımının ekonomik olup olmadığı yönünden yapılan irdelemede; dava konusu aracın Almanya şartlarında piyasa değerine ilişkin ikinci el satışına yönelik internet siteleri (suche.pkw.de, automobile.de, autoscout24.de, mobile.de) üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda emsal özelliklere sahip aracın dava konusu kazadan önceki 2.el fiyatının, aracın bulunduğu Almanya piyasa koşullarında ortalama 9.400,00 EUR olabileceği, hasarlı parça ve malzeme listesindeki iş kalemlerinin şekli, niteliği ve aracın onarılması durumunda eklenebilecek işçilik tutarı da dikkate alındığında, söz konusu aracın 24/08/2019 tarihli kaza sonucu meydana gelen hasarı nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, aracın pert kabul edilebileceği,  dava konusu kazadan önceki 2.el fiyatının, aracın bulunduğu Almanya piyasa koşullarında ortalama 9.400,00 EUR olabileceği aracın sovtaj değerinin Almanya piyasa koşullarında 6.800,00 EUR olabileceği, davalı tarafından 1.093,00 EURO ödendiğinin belirtildiği dikkate alındığında, kalan bakiyenin 1.507,00 EURO olduğu mütalaa edilmiştir.Davacı vekili sigortalının talebi doğrultusunda tamir bedelinin ödendiğini, aracın pert olmadığını belirtmiş ise de bilirkişi raporunun hasar fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, eksper raporu, internet üzerinden yapılan  piyasa  araştırması değerlendirilerek düzenlendiği, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre aracın tamiri ekonomikse toplam onarım bedeli, değilse; kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporu ile aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespit edildiği, buna göre davacının aracın  kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değeri talep edebileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.Davalılar vekili Kaza Tespit Tutanağının hukuka aykırı düzenlendiğini, kazadan 1 ay sonra yapılan tamir ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını savunmuş ise de  kaza tespit tutanağının polis memurları tarafından düzenlendiği, resmi makamlarca tutulan kaza tespit  tutanaklarının aksi  sabit oluncaya kadar  geçerli  bir belge olarak kabulü  gerektiği, bilirkişi raporunda yapılan tamirin hasar durumuna uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davalılar vekilinin rapora yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacının 01/02/2019 tarihinde sigorta şirketine başvurduğu, KTK 99. madde gereği 8 iş günü sonra 14/02/2019 tarihinde temerrüdün oluştuğu, diğer davalılar yönünden haksız fiil hükümlerine göre kaza tarihi olan 15/08/2018 tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğu mahkememizce kabul edilmiştir.Davalı sigorta vekili davacının Türkiye'de anlaşmalı servislerde onarım yapılmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiğini savunmuş ise de davacıya sigortalı araç, yabancı plakalı olup hasar onarımı davacının ikamet ettiği Almanya ülkesinde sağlanmıştır.Davacı tarafından sunulan hasara ilişkin ekspertiz raporu ile davacı aracındaki hasar onarım bedellerinin Almanya'daki karşılığı belgelenmiş olup, bu ekspertiz raporundaki bedellerin kazayla uyumlu ve Almanya ülkesindeki piyasa şartlarına uygun olduğu, 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de benimsenmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-28 E.- 2015/1745 K. sayılı ve 24.06.2015 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; geçici süreyle geldiği Türkiye'de aracı hasara uğrayan davacının, tamirin yapılacağı yeri belirleme konusunda seçim hakkının bulunması ve aracını Türkiye'de tamire zorlanamayacağı, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde ise o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu...\"  gerekçesiyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.507,00 Euro hasar bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 14/02/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 15/08/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın da faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve diğer davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; halefiyet ilkesi gereğince müvekkili tarafından sigortalısına yapılan ödemenin talep doğrultusunda davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken, aracın pert total olduğu yönündeki isabetsiz değerlendirme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle eksik tazminata hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, kabule göre de hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalının Türkiye'de yaptığı onarım masraflarının 2.349,43-TL olduğu belirtildiği halde bu giderin dahi hüküm altına alınmamış olmasının hatalı bulunduğuna ilişkindir.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; vekil edeni sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde davacı tarafa ait araçta oluşan gerçek hasar bedeli ödendiği ve bu suretle de poliçeden kaynaklı tüm sorumluluk yerine getirildiği, bakiye bir zarar mevcut bulunmadığı halde yazılı gerekçeyle  davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de aracın onarıldığını gösterir bir fatura ibraz edilmediğinden hasar bedeline KDV eklenmesinin de doğru olmadığına yöneliktir.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kusur durum ve oranının hatalı belirlendiği, ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile oluşan gerçek zarar giderildiği ve bakiye bir zarar mevcut olmadığı halde fahiş zarar miktarı belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hakkaniyetten uzak olduğu, davacı talebinin Türk Lirası olarak hesaplanması aksi halde de haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak TL karşılığı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesis edilmesinin de isabetsiz bulunduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde oluşan araç hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigortacının, sigortalısına ödediği tazminatı zarar sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü kişilerden rücuen tahsili isteğine ilişkin olup;  yabancı plakalı araçlarda onarım, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmışsa zarar bu ülkede katlanılan giderlere göre belirlenmelidir.Hasar gören yabancı plakalı aracın ülkemizde tamir ettirilmesi zorunluluğu yoktur.Hasarlı hali ile yurt dışına çıkıp orada tamir ettirilmesi durumunda o ülkedeki onarım giderlerinin esas alınması gerekir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür.Ne var ki, davalı taraf davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına yapılan ödemeden değil gerçek zarardan kusur oranında sorumlu olup, gerçek zararın ne olduğu kanıtlanmalıdır.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı sigorta şirketi nezdinde aracı sigortalı bulunan dava dışı ...'un Almanya'da yaşamakta olduğu, Türkiye'de geçici olarak bulunduğu sırada geçirdiği kazada kendisine ait Almanya plakalı aracının hasarlandığı, araç malikinin kısmı onarımıyla aracını sürüşe hazır hale getirdikten ve bu suretle ikameti olan Almanya'ya döndükten sonra sigortacısı  olan davacı şirkete başvurarak hasar bedelinin ödenmesini istediği, davacı sigortacı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlettirilen 14/09/2018 günlü raporda; aracın işçilik, tüm vergiler ve KDV dahil 9.725,06-Euro bedel karşılığında onarılabileceğinin rapor edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından müteakip sigortalısına 19/09/2018 tarihinde 2.545,14-Euro ve 18/10/2018 tarihinde de 4.254,30-Euro olmak üzere toplam 6.799,44-Euro tazminat ödemesi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, yargılama sırasında temin edilen 08/02/2021 günlü bilirkişi raporunda; Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesine ilişkin rapor ve dosya içerisindeki hasarlı araç fotoğrafları karşılaştırılarak ve ayrıca iddia ve savunmalarda gözetilerek talep konusu yabancı plakalı aracın 17/06/2010 tarihinde trafiğe çıkan ... marka ... tipinde 205.130 km yol yapmış bir araç olduğu, Almanya'da düzenlenen ekspertiz raporunda söz konusu bu aracın hasarsız rayiç değerinin 9.400,00-Euro, sovtaj değerinin de 6.800,00-Euro olduğunun bildirildiği ve belirtilen bu durumun Almanya reel piyasa verileriyle uyumlu bulunduğu, dolayısıyla aracın tamirinin Almanya şartlarında ekonomik olmayacağı, aracın pert total kabul edileceği, bu durumda toplam zararın 2.600,00-Euro ve Türkiye'de yaptırılan kısmi onarım bedeli olan 2.323,49-TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde de karşılanmamış toplam zararın 1.507,00-Euro ve Türkiye'de yaptırılan masraflar kadar bulunduğu sonucuna varıldığı, ayrıca gerekçeleri açıklanmak suretiyle kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunun bildirildiği ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür. Hal böyle olunca, dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, kazanın oluş şekline uygun, kaza tespit tutanağıyla uyumlu, denetime elverişli açıklayıcı ve ayrıntılı nitelikteki kusur ve hasar bedelinin ne olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu ve kaza nedeniyle davalı tarafın sadece dava dışı sigortalının uğradığı gerçek zarardan sorumlu tutulabileceğine ilişkin belirleme ve değerlendirmelerde de herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediği gibi, zararın döviz cinsinden gerçekleşmiş olması nedeniyle 6098 sayılı yasanın 4/a maddesinde düzenlenen temerrüt faizine hükmedilmiş olmasınınd da bir yanılgı bulunmamasına ve dahi Türkiye'de ki onarım sırasında sigortalı tarafından yapılan 2.323,49-TL giderin sigortacısı tarafından sigortalısına ayrıca ödendiğini gösterir herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği gibi dava dışı sigortalı tarafından yapılan bu giderin davalı taraftan tahsili gerektiğine ilişkin dava dilekçesinde  açık bir talep bulunmadığı gözetildiğinde de taleple bağlı olan mahkemenin de sadece dava dışı sigortalıya davacı sigortacı tarafından Euro cinsinden yapılan ödemeler dikkate alınarak ve yargılama sırasında  tespit edilen gerçek zarar miktarının davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilememesi karşısında taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve diğer davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL istinaf karar ve  ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf eden davalılardan birlikte  alınması gereken 792,67-TL harçtan, davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 316,77-TL peşin harcın düşümü ile bakiye 475,90-TL istinaf karar ve ilam ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f2d56b9e5d371c3","SID":"27cb12155210320c"}}