{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1220 <br>KARAR NO:2024/1870<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/11/2020<br>NUMARASI:2018/250 Esas -  2020/561 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka  sayılı aracın, vekil edeninin kullanmakta olduğu motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen 08/04/2017 günlü çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin ağır biçimde yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu bulunduğunu ve fakat davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve yapılacak tahkikat neticesinde uğranılan maddi zararın kapsamının tam ve kesin olarak belirlenmesini müteakip arttırılmak kaydıyla; 500,00-TL'si geçici iş göremezlik, 500,00-TL'si geçici bakım gideri, 2.000,00-TL'si de kalıcı sakatlık zararına karşılık olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen, ... plaka  sayılı araç, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde 02/05/2016-02/05/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigortalı ise de, müvekkili sigortacının sorumluluğu, araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı bulunduğundan kusur durumunun öncelikle belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacının kuruma yaptığı başvuru üzerine açılan hasar dosyası kapsamında temin edilen doktor raporuyla sürekli sakatlığın söz konusu olmadığının tespit edildiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan 28/11/2017 tarihli sağlık kurulu raporunun da davacının sürekli sakatlığa uğradığını göstermediğini, zira bu raporun geçerlilik süresinin sadece 6 ay olduğunun bildirildiğini, bu durumda davacının sürekli sakatlık iddiasına dayalı tazminat talebinin reddi gerektiğini; bundan ayrı 6111 yasayla değişik, 2918 sayılı yasanın 98.madde hükmüne göre müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri  zararına ilişkin talepleri bakımından sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini ve temerrüt hali oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"... davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyete ilişkin rapor aldırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesine gönderildiği, 31/07/2019 tarihli ve ... sayılı rapora göre davacı hakkında rapor hazırlanabilmesi için, davacının en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak, kendisinde mevcut dava konusu yaralanmayla ilgili mevcut sağlık şikâyetleri ve son sağlık durumu hakkında, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu yönetmeliğine esas olacak şekilde yeni yaptırılacak muayene ve gerekli tetkikler sonucu düzenlenecek raporların teminen edilmek suretiyle dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, 12/11/2019 tarihli celsede davacı tarafa süre verildiği, yine 16/06/2020 tarihli celsede davacı vekiline  eksikliğin giderilmesi için süre verildiği, 11/11/2020 tarihli celsede davacı vekili dosyanın bu haliyle ATK'dan rapor aldırılması talebinde bulunduğu, 31/07/2019 tarihli ve 79317 sayılı ATK raporunda rapor hazırlanabilmesi için eksikliklerin tamamlanarak rapor tanzim edileceğin bildirildiği, bu haliyle davacı vekilinin bu talebinin dosyaya yenilik katmayacağı,  davacının başkaca bir delil sunmadığı, davacının mevcut delillere göre davasını ispat edemediği...\" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kararda dayanak gösterilen Adli Tıp Kurumu'nun 31/07/2019 günlü ön raporunda yapılması gereken işlemlerin neden yapılması gerektiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, dosyada mevcut tedavi evraklarının da bu kurum tarafından incelenmediği gözetildiğinde dosyanın tekrar ATK'ya sevki sağlanarak, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenilmesi gerekirken, yetersiz ön rapora itibar edilerek yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle ve resen gözetilecek  diğer sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydan agelen, bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Bknz.  Yargıtay 4. HD'nin  2021/13167 Esas, 2022/7612 Karar) Bu durumda kaza tarihinin 08/04/2017 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin  \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır.Somut olayda davacı kaza neticesinde yaralanarak tedavi gördüğü halde, tam olarak iyileşemediğini ve neticesinde sakat kaldığını ileri  sürerek eldeki davayı açmıştır. Görülmekte olan dosya kapsamında davacının geçirmiş olduğu kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre düzenlenmiş bir rapor bulunmamaktadır.Olayla ilgili olarak Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmaya esas dosyaya sunulan ve Mersin Şehir Hastanesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 08/05/2018 günlü sağlık kurulu raporunda kişide mevcut \"anksiyete bozukluğu\" nedeniyle 5 ay süre ile poliklinik takibinin uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği, ayrıca Mersin Erdemli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 12/09/2017 günlü yazısı gereğince Mersin Şehir Hastanesi Başhekimliğince düzenlenen ve ATK uzmanı ... tarafından imzalanan 17/10/2017 günlü ön raporda da geçirmiş olduğu trafik kazasından sonra kazazede hakkında düzenlenmiş rapor ve doktor muayenelerinde tespit edilen duruma göre kişinin kaza sırasında baş, yüz ve göğüs bölgesi ile  elinden yaralandığı açıklanarak, kaza neticesinde davacının yüzünde oluşan sabit izde herhangi bir değişiklik olmadığı, diğer yaralanmalar için Erdemli Devlet Hastanesinde çekildiği anlaşılan tüm tomografilerin Radyoloji Uzmanı inceleme raporlarının temini gerektiğinin belirtildiği, davacının davalı sigorta şirketine yaptığı başvuruya eklediği Erdemli Devlet Hastanesinden temin edilen 28/11/2017 günlü sağlık kurulu raporunda da kişinin sağ el 5 parmağında %4 oranında özür meydana geldiğinin açıklandığı ve bu raporun geçerlilik süresinin 6 ay olduğunun bildirildiği ve kazazedenin Erdemli Devlet Hastanesinde gördüğü tüm tedavileri gösterir bilgi ve belgelerin (CD dahil) mahkemeye sunulduğu, bu belgelerin teminini müteakip dosyanın kül halinde ATK'ya sevkedilerek \" \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" yönetmelik hükümleri uyarınca davacıda oluşan maluliyet durum ve oranının tespiti yönünde rapor düzenlenmesini istediği, ancak ATK 2. İhtisas Kurulunca; Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için;\"Kişinin en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak, kendisinde mevcut dava konusu yaralanmayla ilgili mevcut sağlık şikâyetleri ve son sağlık durumu hakkında, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu yönetmeliğine esas olacak şekilde yeni yaptırılacak muayene ve gerekli tetkikler sonucu düzenlenecek raporların teminen gönderilmesi,\" gerektiği belirtilerek evrakın aynen mahkemeye iade edildiği; mahkemece ATK ön raporundaki eksikliklerin ikmali için davacı vekiline süre verildiği, ancak davacı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığı ve en son icra olunan 11/11/2020 günlü duruşma oturumunda da davacı vekili tarafından dosyanın mevcut hali ile İstanbul ATK'ya gönderilerek rapor alınması yönünde talepte bulunulduğu tespit edilmiştir.Ne var ki, ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 31/07/2019 günlü evrakın iadesine ilişkin cevabi yazıda; davacının yaralanmasının nitelikleri açıklanmaksızın ve ikmali gereken hususların ne olduğu ve neden yapılması gerektiği konusunda da herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmüştür.Oysa, davacının kaza neticesinde neresinden ve ne şekilde yaralandığı, hangi tedavileri gördüğü dosyada getirtilen belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda, ATK tarafından ikmali gerektiği belirtilen eksik bilgi ve belgenin ne olduğu, yani hangi konuda eksiklik bulunduğu, daha açık bir ifadeyle ne için yeniden muayene edilmesi ve hangi yaralanma nedeniyle ne gibi bir rapor düzenlenmesine ihtiyaç bulunduğu bildirilmeden, esasen kendisince yapılması gereken inceleme ve değerlendirmenin başka bir kuruma yükletilmesi usulsüz olduğundan, mahkemece böyle bir ön raporun benimsenmesi neticesinde davanın kanıtlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Hal böyle olunca mahkemece, somut olayın özellikleri ile ATK tarafından düzenlenen cevabi yazının içeriği gözetilerek, davacının ikametgahına en yakın yerdeki bir üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevki sağlanarak, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan  \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri ile bu yönetmeliğin 6. maddesi de gözetilerek, davacıdaki yaralanmaların niteliğine göre oluşturulacak uzman doktor heyetinden (-kişinin bizzat muayenesi de yapılmak suretiyle) kaza ile illiyetli maluliyet durum ve oranının ne olduğu, iyileşme süresinin ne bulunduğu, ayrıca kişinin iyileşme süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, bakıcı ihtiyacı var ise süresinin ne olduğu konusunda açıklayıcı yargı ve taraf denetimine imkan sağlar nitelikte rapor temin edilmeden ve az yukarıda açıklanan hususları belirleyen böyle bir rapor alınabilmesi için davacı tarafa usulüne uygun mehil ve imkan verilmeden sonuca ulaşılması usul ve yasaya aykırıdır.2-Açıklanan bu husus dışında, haksız fiil hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için kazanın oluşumunda, ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün az veya çok kusurlu olması gerekmektedir.Görülmekte olan davada, kusura ilişkin olarak yapılmış inceleme ve araştırma bulunmadığı gibi talep konusu kaza nedeniyle Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturmanın akıbeti belirlenmemiş, bu soruşturma neticesinde ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise nasıl sonuçlandığı da tespit edilmiş değildir.Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sigorta şirketinden tazminat talep edip edemeyeceğinin belirlenmesi için kusur durumunun açıklığa kavuşturulması dolayısıyla tarafların gereksiz zaman ve masraf kaybının önüne geçilmesi gerektiğinin de gözetilmesi gerekir.Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme ile karar verilemez. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olduğundan kabulü ile; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2020 tarih ve 2018/250 Esas - 2020/561 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya  İADESİNE,  4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76a353df8272dbdc","SID":"c6b0e48d26fd8652"}}