{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1684 <br>KARAR NO: 2024/1611<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2024 tarihli değişik iş kararı. <br>NUMARASI: 2024/429 Dİ. -  2024/438 K. <br>TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddi kararına alacaklı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle;  borçlular tarafından keşide edilmiş olan muhatabı ... Bankası AŞ Gatem/ Gaziantep Şubesine ait, ... seri no'lu 531.000,00 TL'lik, 15.09.2024 keşide tarihli  çek sebebiyle  müvekkilinin  531.000,00 TL alacaklı  olduğunu, çekin az müddeti içerisinde muhatap bankaya sunulduğunu, ancak çekin karşılığının olmadığının anlaşıldığını, alacağın tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra  takibi yapıldığını, anca borçlunun  kaçma teşebbüsü içerisinde bulunduğunu, takibin  henüz kesinleşmediğini ileri sürerek,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas  sayılı dosyasına konu 531.000,00TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 20.09.2024 tarihli değişik iş kararında; \"... İİK nın 258. Maddesinde ihtiyati hacze 50. Maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş aynı kanunun 50. Maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK nın yetkili ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. İİK nın 50. Maddesi yollamasıyla uygulanması gerektiği HMK nın yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca genel yetkili mahkeme olarak borçlunun yerleşim yeri mahkemesinden birden fazla borçlu bulunması halinde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinden çeke dayalı alacaklardan çekin keşide ve ödeme yerindeki mahkemeden, ödeme yeri gösterilmemiş ise muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayılacağın muhatap bankanın bulunduğu yer mahkemesinden muhatabın ticari ünvanı yanında birden fazla yer gösterildiği taktirde ilk gösterilen yer mahkemesinden muhatap bankının bulunduğu yer konusunda açıklık bulunmaması halinde ise muhatap bankanın merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İhtiyati hacze konu çekin bankaya ibraz edilmesi sonrasında çekin arkasına karşılıksız kaşesinin vurulmuş olması ya da tedbir kararı nedeni ile şerh düşülmüş olması çeki aranacak borç olmaktan çıkarıp götürülecek borç haline getirmez. Çekte ibrazın yapıldığı muhatap banka asıl borçlu olmayıp keşideci cirantalar ve avalistlerin çek hamilini bilmesi olanağının olmaması nedeni ile alacaklının borçluları aramaya devam etmesi gerekir. Başka bir anlatımla çekte muhataba ibraz ile aramanın tüketildiğini kabul etme olanağı yoktur. Bu nedenle, Borçlar Kanununun 89/1 maddesi gereğince borcun götürülecek borca dönüştüğünün kabulü mümkün olmayıp alacaklının yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı verilmesi hususunda yetkili hale gelmez. Somut olayda; dosyaya sunulan evrak aslı ve dosya incelendiğinde alacaklının adresinin İzmir olduğu, keşidecinin adresinin Gaziantep olduğu ve keşide yerinin Gaziantep  olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermiştir. Bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati haciz kurumunun, para alacaklarına ilişkin mevcut takibin sonucunun güvenceye alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma olduğunu,  bu hukuki korumanın temelde, alacaklının alacağının iktisabının zorlaştığı veya tehlikeye düştüğü hallerde ekseriyetle karar alınarak ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın hak ve menfaatlerini koruma altına almayı amaçladığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2010/6951 Esas 2010/10459 Karar  sayılı ve 29.09.2010 tarihli ilamında,  İİK'nın  258/1 hükmüne göre,  ihtiyati hacze 50.maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, anılan Kanunun 50.maddesinin de  HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanacağını öngördüğü, söz konusu atfın sadece yetkili mahkemenin belirlenmesine yönelik olduğunu,  ihtiyati hacizde yetkiyle ilgili diğer hukukî meselelerde, öncelikle  İİK'daki  özel hükümlerin uygulanacağı, bu hükümlerin yetersiz olması hâlinde ihtiyati haciz müessesesinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde HMK'nın kıyasen tatbik edileceği, İİK'nın 265/3  hükmüne göre, mahkemenin gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceğini,  bu hüküm uyarınca, yetki itirazının yerinde görülmesi hâlinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verileceği, yetki itirazının kabulü hâlinde mahkemece HMK'nın  27.maddesine göre, dosyanın yetkisizlik kararı ile gönderilmesine karar verilemeyeceği, aynı Kanunun 193.maddesindeki usulün uygulanamayacağının belirtildiği,  mahkemece, yetkininin, usul hukukundan farklı olarak icra hukukunda kamu düzeninden kaynaklanmadığı hususunun göz ardı edildiğini,  kendiliğinden yetki incelemesi yaparak yasal mevuzata aykırı karar verdiğini,  20.09.2024 tarihli kararda, ihtiyati haciz taleplerinin  yetkisiz yer mahkemesinde ikame edildiği gerekçesiyle ret kararı verilmiş ise de, icra hukukunda yetkinin usul hukukunda olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili olmadığını,  bu nedenle, ihtiyati haciz istemi ile başvurulan mahkemenin  yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştıramayacağını,   mahkemenin ihtiyati haciz talepleri yönünden yetki incelemesi yapabilmesi için, borçlunun ihtiyati haciz kararına itiraz etmesi gerektiğini, keza, borçlunun ihtiyati haciz kararına itiraz imkanı İİK m.265/1'nde sayılan hallerle sınırlıdır. Somut olayda, yetkiye ilişkin herhangi bir itiraz bulunmaksızın mahkemce kendiliğinden yetki incelemesi yapıldığını, yasal mevzuata aykırı olarak yetkisizlik kararı verdiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/10003 Esas,  2013/10284 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için İİK m.257'de aranan şartların varlığı yeterli olup başkaca bir inceleme yapılması gerekmediğini, keşidecinin çek bedelini bankada bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi üzerine müvekkili şirketin çek alacağını banka kanalıyla tahsil edemediğini, çekin karşılıksızdır işlemi görmesinin  müvekkili şirketin alacağının tahsilini zor ve imkansız hale getirdiğini, çek keşidecisi yönünden ihtiyati haciz talep zorunluluğunun doğduğunu, talebe konu hakkın rehinle teminat altına alınmamış bir para alacağı olduğunu, borçlunun borçtan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle, İİK m.257'de sayılan ihtiyati haciz şartların da oluştuğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 20.09.2024 tarihli değişik iş kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden/alacaklı, ... Bankası AŞ Gatem/Gaziantep Şubesine ait 15.09.2024 tarihli, ... sayılı ve  531.000 TL bedelli çekin  lehtarı olduğunu, çekin ibraz edildiğini ancak karşılığının bulunmadığını,  ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu   belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.  Talep konusu çekin  karşı taraf/borçlu şirket tarafından alacaklı lehine keşide ediliği, 16.09.2024 tarihinde bankaya ibraz edildiği ancak karşılıksız çıkması sebebiyle  ödeme yapılmadığı görülmektedir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin, mahkemenin  İİK'nın 50.maddesi  ve HMK uyarınca yetkisiz olması sebebiyle reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Diğer yandan, İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu bilgilere göre somut olayın değerlendirilmesinde;  yukarıda da belirtildiği üzere ihtiyati hacizde hangi mahkemenin yetkili olduğunun İİK'nın 258.madesinin yollamasıyla aynı kanunun 50. maddesi uyarınca belirleneceği düzenlenmiştir. HMK'da da belirtildiği üzere kamu düzenini ilgilendiren yetki kuralları dışında mahkeme yetkisiz olduğunu kendiliğinden dikkate alamaz. Bu sebeple İİK 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebepleri arasında yetki itirazı yapılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlık çekten kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, uygulanacak yetki kuralları kamu düzenine ilişkin değildir. Kanunda açıkça  kesin yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemenin kendiliğinden yetki hususunu değerlendirip bu nedenle ihtiyati haciz talebini reddetmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Talebe konu alacağın bankaya ibraz sonrasında götürülecek borç niteliğine dönüşüp dönüşmediği üzerinde de durulmamıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olmadığından, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ret kararının ortadan kaldırılmasına ve talep edenin sunduğu delil ve belgeler değerlendirilerek talep hususunda olumlu veya olumsuz karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilemesine karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.  <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati haciz talebinin yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.14.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bf8af2f5958843d","SID":"82b9f2a6cb2b1e73"}}