{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/972 Esas  - 2024/1187 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/972 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1187<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/496 Esas 2022/169 Karar<br>DAVACI\t\t:<br>VEKİLİ\t\t:<br>DAVALI\t\t<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t\t: 20/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı borçlu ... İlaç Kimya Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin asıl borçlusu ve davacı ile davalının müşterek ve müteselsil kefili olduğu ticari kredinin teminatı olarak, davacının  1/2 oranında hissedar olduğu ... parselde kain 1 numaralı bağımsız bölüm  üzerine 18/08/2010 tarih ve 23656 yevmiye numarası üzerinden 1.dereceden 200.000,00 TL'ye kadar alacağı kapsayan limit ipoteği tesis edildiğini, kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ve müvekkili ile davalı adına ihtarname keşide edilerek alacağının yasal takibe intikal ettirildiğini, bilahare asıl borçlu tarafından kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye dosya borcu 65.055,00 TL 'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil davalı tarafından 19/09/2013 tarihinde kredi alacaklısı ... Bankasına  ödenerek 24/01/2014 tarihinde temlik alındığını, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı olarak temlik alacağını dayanak göstererek kredi borcunun teminatındaki ipotek limit bedeli olan 200.000,00 TL üzerinden davacı  hakkında Ankara 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 Esas (eski) , 2018/1898 Esas (yeni) sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının  dosya borcuna itiraz etmesi üzerine Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/586 E. , 2014/786 K. sayılı ilamı ile esasa girilmeden  \"..davalının itirazında borcunun bulunmadığını ödediğini beyan ettiği İİK 63 maddesi gereği itirazındaki sebeplerle bağlı olduğu ödemeye ilişkin belge ibraz etmediği..\" gerekçesi ile itirazın kaldırılmasına ve İİK 68/son uyarınca asıl alacağın % 20'si üzerinden tazminata hükmedildiğini, İ.İ.K. madde 68/a son fıkrasında \"..(Değişik fıkra: 3494 - 9.11.1988 / m.3) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine (Değişik ibare: 6352 - 2.7.2012 / m.13) “yüzde yirmiden” aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.\" hükmünün öngörüldüğünü ileri sürerek, Ankara 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 Esas (eski) 2018/1898 Esas (yeni) sayılı dosyasında 65.055,00 TL ve bu dosya ile bağlantılı Ankara 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 Esas sayılı dosyasında  13.100,00 TL asıl alacak  olmak üzere toplam 78.155,00 TL dışında kalan ve her iki takipte talep edilen miktarlar toplamı 245.562,46 TL'den düşüldükten sonra çıkan 167.407,46 TL yönünden davacının  borçlu olmadığının tespitine, buna bağlı olarak yasal şartları oluşturulmadan ipotek takibi başlatıldığı için her iki icra takibinin davacı  yönünden iptaline, davalı aleyhine davacının  borçlu olmadığı tespit edilecek tutar üzerinden %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davalı  tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve icra hukuk mahkemesinde açılan davada mahkemece itirazın kesin olarak kaldırılmasına ve tazminata karar verildiğini, davacının iş bu davayı ancak kendi muhatabı temlik eden bankaya karşı açabileceğini, davacının salt satış işlemlerini sürüncemede bırakmak amacıyla eldeki davayı açtığını, davacının temlik sözleşmesi gereği bankanın halefi konumunda olan müvekkiline borçlu olduğunu, temlik alan müvekkili açısından ne kadar alacağın olduğu ya da ne sebeple olduğunun araştırılmasının hatalı olduğunu ve temliğe ait hususların ancak temlik eden bankaya karşı ileri sürülebileceğini, alacağın temliki hükümlerine göre alacaklı hak ve yetkilerine sahip olan davalı  tarafından Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 sayılı dosyası ile borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, kredi sağlayıcısı bankanın halefi olan davalının  takip ve taleplerinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava dışı şirket ile dava dışı banka arasında 01/02/2010 tarihinde imzalanmış bulunan genel kredi sözleşmesine davacı ile davalının müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları, ayrıca kredinin teminatı olmak üzere davacı ile dava dışı ...'ın 1/2'şer oranında hissedar oldukları taşınmazın üzerinde birinci derecede 200.000,00 TL ipotek tesis edildiği, kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine dava dışı bankaca hesabın kat edilerek 23/08/2012 tarihli noter ihtarnamesinin keşide edildiği, hesabın kat edilmesinden sonra da asıl borçlu şirketin bankaya muhtelif tarih ve tutarlarda toplam 39.500,00 TL ödeme yaptığı, davalının ise 19/04/2013 tarihinde 505.50 TL ve 19/09/2013 tarihinde 64.550.00 TL olmak üzere  toplam 65.055.00 TL ödeme yaptığı ve böylece kredi borcunu kapatarak 24/01/2014 tarihli temlikname ile ivaz karşılığı alacağın güvencesini teşkil eden teminatlar ve teminatların bahşettiği haklar temellük edene kendiliğinden geçeceği belirtilmek suretiyle bankadan alacağı temlik aldığı, akabinde ise davalı tarafından ipotek borçluları davacı ... ile dava dışı ... hakkında 06/04/2014 tarihinde 200.000,00 TL'lık ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2014/1033 sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibine karşı, rehinli taşınmazın 1/2 hissesine malik davacı ve diğer ipotek borçlusu tarafından tüm dosya borcuna itiraz edildiği, bu itiraz üzerine görülen itirazın kaldırılması davasında  Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 02/10/2014 tarih, 2014/586 E., 2014/10334 K. sayılı ilamı ile borçluların borca itirazlarının kesin olarak kaldırılmasına, asıl alacağın % 20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verildiği, İcra Hukuk Mahkemesinin ilamına dayalı olarak temlik alacaklısı davalı kefil tarafından ipotek borçluları hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2014/20448  E sayılı dosyası ile 13/10/2014 tarihinde takip başlatıldığı ve % 20 icra inkar tazminatı ile fer'leri olmak üzere toplam 40.669,31 TL'nın ödenmesini talep ettiği, davacı tarafından söz konusu icra takip dosyaları yönünden kısmen borçlu olmadığının tespiti talebiyle eldeki davanın açıldığı,  24/01/2014 tarihli temlikname ile 65.055,00 TL alacağı temlik alan davalıya karşı davacının ancak bu miktar kadar sorumlu olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile hesaplandığı üzere davacının Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/1898 E sayılı takip dosyasında 65.055,00 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 1.591,61 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu ve 138.246,54 TL yönünden borçlu olmadığı, öte yandan itirazın kaldırılması davası sonucu Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/586 E.-2014/786 K. sayılı ilamına dayalı olarak Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/20448 sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinde ise İİK'nın 68/a  maddesinin \"..İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine “yüzde yirmiden” aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.\" hükmü uyarınca asıl borç miktarı 65.055 TL üzerinden hesaplanan tazminat ile sorumlu olduğu, buna göre taleple bağlı kalınarak 13.100,00 TL üzerinden borçlu olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının ise 35,53 TL olduğu, ferileri ile birlikte davacının sorumlu olduğu miktarın 13.696,35 TL olduğu ve davacının söz konusu takip dosyası yönünden ise 26.972,96 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının  kısmen kabulüne, davalı dava konusu takip dosyalarında haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı istemi ile fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı işbu davayı ancak kendi muhatabı olduğu temlik edene yani bankaya karşı açabileceğini, sebepten mücerret olan alacağın temliki nedeniyle davalının  davalı taraf sıfatı da bulunmadığını, davacının kullanılan ticari krediden dolayı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, salt satış işlemlerinin  sürüncemede bırakılması adına iş bu davayı ikame ettiğini, söz konusu ipoteğin İİK 68. maddede  belirtilen belgelerden  olduğunu, bu nedenle ipoteğe bağlı borcun asıl kaynağını olan  ipoteği iptal ettirmeksizin İcra takiplerine ilişkin menfi tespit davası açılmasının  usul ve esastan hatalı olduğunu, temlik alan davalı açısından ne kadar alacağının olduğu veyahut ne sebeple olduğunun araştırılmasının  hatalı olduğunu, temliğe ait hususların ancak temlik eden bankaya karşı ileri sürülebileceğini, davalı ile kredi sağlayıcısı banka arasında 24/01/2014 tarihli temlikname düzenlendiğini   ve bu temliknameye göre alacağın güvencesini oluşturan teminatların ve bu teminatların bahşettiği hakların temellük edene kendiliğinden geçeceğini, somut olayda   ... İlaç Kimya Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine davacı ... ve davalı ...'in müşterek borçlu, müteselsil kefaletleri bulunduğunu, tarafların kefili oldukları taksitli ticari kredi sözleşmesinin taksitlerinin ödenmemesinden kaynaklı olarak banka tarafından yasal olarak takibe başlanıldığını ve kullanılan krediye davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olması nedeniyle davalı tarafından kalan borcun tamamının ödenmesi sureti ve alacağın temliki hükümleri kapsamında bankanın tüm alacaklarının ve tesis edilen rehin, ipotek vb. kanuni teminatlarında halefi konumuna geçtiğini, bunun üzerine alacaklı hak ve yetkilerine sahip olan davalının Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1898 E  sayılı icra takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, davacı tarafça takibe itiraz edilmesi neticesinde Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/586 E. , 2014/786 K. sayılı ilamı ile davacı aleyhine tazminata hükmedildiğini, iş bu tazminatın tahsili talebi ile de Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2014/20448 E. sayılı takip başlattıklarını, davacının kredi borcunun ana parası ile birlikte ferilerinden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu olacağını, bu durumda Mahkemece belirlenen 65.055,00 TL ve buna bağlı hesaplanan 13.100,00 TL inkar tazminatı rakamının doğru olmadığını,   davacının, arabuluculuk toplantısında kendi hissesi oranı dışındaki borçtan sorumlu olmadığını beyan etmesine rağmen,  dava dilekçesinde davalının  bankaya yapmış olduğu ödeme ve o rakama işleyen %20 tazminat toplamına göre 78.155,00 TL dışında kalan rakam yönünden sorumlu olmadığı yönündeki iddiasının da  yerinde ve doğru olmadığı gibi aynı zamanda da  çelişkili olduğunu, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olması olması ile birlikte, tesis edilen ipoteğin de kesin borç ikrarını içeren ipotek olup, davacının kredi borcundan ferileri ile birlikte sorumlu olduğunu, dolayısıyla kredi sağlayıcısı  bankanın halefi olan davalının  takip ve taleplerinin  yerinde olup davacının davasının ve tüm taleplerinin tümden reddi gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1898  E. ve Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 E  sayılı dosyasındaki takibe konu  borca ilişkin davacının kısmen  borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin Menfi Tespit davasıdır.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamında alınan 29/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  temlik alan davalının Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2014/10334 E. sayılı İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile başlattığı takipte, davacıdan talep ettiği  ipotek limiti seviyesindeki takibine  karşılık, davacının iş bu dava ile menfi tespitini isteyebileceği miktarın (200.000.00TL- 65.055.00TL=) 134.945.00TL<br> olduğu, öte yandan, önceki bölümlerde ayrıntılarına yer verildiği  üzere, temlik alan davalının başlattığı 200.000,00 TL limitli ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe vaki itiraz üzerine, itirazın kaldırılması ve % 20  icra inkar tazminatı ödenmesi kararına istinaden,  davalı tarafından  ferileriyle birlikte toplam 40.669,31 TL üzerinden takip başlattığını, yetkileri sınırlı olan İcra Mahkemelerinin kararları da  kural olarak maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı, İcra Mahkemeleri kararları yürütülen takiple ilgili olarak tarafları bağlayıcı nitelikte ve sadece takip hukuku bakımından kesin hüküm teşkil edeceği, bunun sonucu olarak icra mahkemesi tarafından verilen kararların, daha sonra genel mahkemelerde dava konusu yapılabileceği, başka bir ifade ile icra mahkemesince takibe konu alacakla ilgili bir karar verilmiş olması, aynı alacak hakkında genel mahkemelerde dava açılmasına engel olmayacağı, incelenen ihtilafta; menfi tespit isteyen davacı ipotek borçlusunun, ipotek takibine ilişkin olarak 65.055,00 TL nin yanı sıra, davalının ipotek bedelinin %20' seviyesindeki  icra inkar tazminatı talebine ilişkin Ankara 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 sayılı  icra takibinde, ipotek borcunun %20 tutarı olan  13.100,00 TL  inkar tazminatı olmak üzere toplam 78.155,00TL dışında kalan ve her iki takipte talep edilen miktarlar toplamı 167.407,46TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacı talebinin bu yönü ile ilgili  olarak (icra inkar tazminatının  65.055,00 üzerinden hesaplanarak 13.100,00 TL) 40.000.00TL - 13.100.00TL= 26.900.00TL'nin  menfi  tespitine yönelik davacının kabul beyanı ve talebi  ile davalı savunmasının hukuki değerlendirme ve nitelendirmesinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.<br>\t21/01/2022 tarihli bilirkişiden alınan  ek rapordan özetle; görülmekte olan menfi tespit davasında kök raporda, davalının başlatmış olduğu icra hukuk mahkemesinin kararı ile kesinleşmiş bulunan iki icra takibine ilişkin asıl alacak yönünden  ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takipte; 134.945,00 TL, ilama dayalı icra inkar tazminatına yönelik takipte; 26.900,00 TL'na davacı takip borçlusunun borçlu olmadığı yönünde kanaat arz edildiğini, bu kez, verilen görev uyarınca,  her iki icra takibine ilişkin dava tarihine göre  yapılan faiz hesabı sonucu davacı takip borçlusunun; ipoteğin paraya çevrilmesine dair davalının Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2014/10334E. sayılı dosyasından başlattığı takipte,  20/10/2020 dava tarihine göre dosya borcunun;  65.055,00 TL asıl alacak, 1.591,61 TL takip tarihine kadar işleyen faiz, 45.422,39 TL takip-dava tarihi arası işleyen faiz olmak üzere toplam 112.068,99 TL olarak, icra inkar  tazminatının kararının icrası için Ankara 5. İcra Müdürlüğü 2014/20448 E. sayılı takip dosyasından başlatılan takipte, 20/10/2020 dava tarihine göre dosya borcunun; 13.100,00 TL asıl alacak, 37,05 TL takibe kadar işleyen faiz, 7.201,72 TL takip-dava tarihi arası anapara faizi, 559,30 TL vekalet ücret yargılama masrafı,+ 307,48 TL işleyen faiz (vekalet ve yargılama için)  olmak üzere toplam 21.205,55 TL  olarak hesaplandığı görülmüştür.<br>\tAnkara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde;  dosyamız davalısı ...  tarafından, dosyamız davacısı ... ve dava dışı ipotek borçlusu ... aleyhine 200.000,00 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 204.893,15 TL alacağın tahsili amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı,  ödeme emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, dosyamız davacısı ...'ın ilgili takibe itirazının bulunmadığı görülmüştür.   \tAnkara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; dosyamız davalısı ...  tarafından, dosyamız davacısı ... ve dava dışı ipotek borçlusu ... aleyhine 40.000,00 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 40.669,31 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı görülmüştür.   <br>\tSomut olaya gelince, dava dışı ... ile dava dışı ... Bankası arasında 01/02/ 2010 tarihinde genel kredi sözleşmesinin tanzim edildiği ,  iş bu genel kredi sözleşmesinin davalı ... ile davacı ...'ın müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, aynı zamanda davacı ... adına 1/2 pay ile  adına kayıtlı ... parselde kain, zemin kat 1 numaralı mesken üzerinde 200.000,00 TL limit ile ipotek tesis ettirdiği, dava dışı asıl borçlu şirketin iş bu genel kredi sözleşmesi kapsamında Mayıs 2011 tarihinde 100.000,00 TL limitli taksitli ticari kredi kullandığı, ilk (11) taksitin ödendiği, bakiye taksitlerin ödenmemesi sonucu bankaca hesabın kat edildiği, asıl borçlu şirket tarafından peyder pey toplam 39.500,00 TL davacı bankaya ödeme yapıldığı, bakiye kalan 65.055,00 TL'nin ise dosyamız davalısı tarafından bankaya ödenerek kredi borcunun kapatıldığı ve 24/01/2014 tarihli temlikname ile, davacı bankanın 19/09/2013 tarihi itibariyle 65.055,00 TL alacağını ibaz karşılığında ve alacağın varlığını, borçların ödeme kabiliyetini ve teminatların yeterliliğini garanti etmeksizin tüm ferileri ile birlikte temellük eden ...'e devir ve temlik ettiği, iş bu temlik ile birlikte alacağın güvencesini oluşturan teminatlar ve bu teminatların bahşettiği hakların temellük edene kendiliğinden geçmiş olup temlikin bunları da kapsayacağının ipoteğin tarihinin 18/08/2010 ve yevmiye numarasının 23656 olduğunun, taraflar arasında kararlaştırıldığı, <br>\tDosyamız davalısı temlik alan ...'in dosyamız davacısı ... ve diğer malik aleyhine Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 esas sayılı dosyası üzerinden 200.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, dosyamız davacısı ...'ın iş bu takibin iptali talebiyle Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanın, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin  02/10/2014 tarih 2014/586 E. 2014/786 K. sayılı kararı ile , ... tarafından ... ve ... aleyhine ipoteğe ilişkin olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı ve örnek 7 ödeme emri tebliğ edildiği, davalı tarafın süresinde borca itirazı sebebiyle takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı, davalının itirazında borcunun bulunmadığını, ödediğini beyan ettiği, İİK 63 maddesi gereği itirazındaki sebeplerle bağlı olduğu ödemeye ilişkin belge ibraz etmediği dikkate alınarak davalının itirazının kaldırılmasına ve davalı hakkında asıl alacağın %20'si oranında  tazminata hükmedilmesine karar verildiği,<br>\tAkabinde dosyamız davalısı  ... tarafından, davacı ... ve dava dışı  ... aleyhine, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/10/2014 tarih 2014/586 E. 2014/786 K. sayılı kararı ile hükmedilen  200.000,00 TL asıl alacağın %20'si olan 40.000,00 TL tazminatın tahsili amacıyla Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı,<br>\tDosyamız davacısı ...'ın da,  Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10334 esas sayılı dosyası üzerinden 200.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte , ancak  temlike konu 65.055,00 TL asıl alacak kadar borçlu olup  bakiye    kısmından,  Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 esas sayılı takip dosyasında ise de  65.055,00 TL'nin %20 oranı olan 13.100,00 TL asıl alacak kadar borçlu olup, bakiye   kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, <br>\tDosya kapsamında yer alan temlikname incelendiğinde, yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere, dosyamız davalısı ...'in dava dışı bankaya 65.055,00 TL ödeme yaparak, 24/01/2014 tarihinde, bankanın alacağının güvencesini oluşturan teminatlar ve bu teminatların bahşettiği haklar ile birlikte, alacağı temlik aldığı, ipoteğinde temlik edildiği Tapu Sicil Müdürlüğü'ne bildirildiği ve ipotek sahibi olarak davalının tapu kaydına işlendiği  böylelikle davalının temlik eden banka yerine geçerek, borçlulardan ancak bankaya ödediği bedeli talep edebileceği, bu bağlamda dosyamız davalısı temlik alan ... tarafından davacı aleyhine ancak bankaya ödemiş olduğu, 65.055,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması gerekirken ipoteğin üst sınır limiti olan 200.000,00 TL yönünden takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı,  davacının takip ile başlatılan 200.000,00 TL'den 65.055,00 TL'nin mahsubu ile 134.945,00 TL yönünden borçlu olmadığı yönündeki talebinin haklı ve yerinde olduğu, bu durumda davacının eldeki menfi tespit davasını açmakta haklı olup, İİK 68 madde uyarınca \" İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.\" hükmü düzenlenmiş ise de, davacı tarafça Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/20448 esas sayılı takip dosyasında 13.100,00 TL yönünden borçlu olunduğunun  kabul edildiği, böylelikle 6100 sayılı HMK'nun 26 madde uyarınca mahkemece iş bu takip yönünden  taleple bağlı kalınarak  tüm tazminat  miktarı yerine (40.000 TL - 13.100 TL= 26.900) bakiye tazminat miktarı yönünden davacının borçlu  olmadığının kabulünün de usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 11.286,14 TL harçtan peşin alınan 2.825,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.461,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/11/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                       Üye - ...               Zabıt Katibi -...<br>...     ...   ...     ... <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24dd77b6e5b7602e","SID":"92b15df02f99d53a"}}