{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/893 <br>KARAR NO: 2024/1882<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2021<br>NUMARASI: 2018/157 Esas - 2021/709 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 26.01.2017 günü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ... plakalı araçta yolcu olan müvekkillerin malul-sakat kaldığı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün  kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini,  müvekkillerinden ... ve ...'ın yolcu olup kusura katılımları ve etkilerinin bulunmadığını, hatır taşıması indirimi gerektirir bir durumun olmadığını, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/3829 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğü ve Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini,  davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı tarafça davacı ... yönünden 24/05/2017, davacı ...  yönünden ise 16/06/2017 tarihinde haberdar olunmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek HMK 107 maddesine göre ileride dava değerini artırma ve diğer fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... yönünden geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı olarak 2.200,00TL, ... yönünden geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.200,00 TL tazminatın ticari temerrüd faizi - avans faizi ile sigorta şirketine başvuru tarihlerinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete  ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu,  maluliyet durumu ile maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, dava konusu olayda hatır taşıması niteliğinin Yargıtay kararı uyarınca değerlendirilmesini, tazminat hesabı yapılırken dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini, hesabın yapılmasında kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde yapılmasını, Sgk 'dan rücuya tabi bir ödeme alınmış ise mahsubunu, müvekkili şirketin temerrüt süresinin tüm belgelerin şirkete tebliğinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, aksi takdirde temerrüdün gerçekleşmeyeceğini, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığı ve ticari iş niteliğinde olmadığından avans faizine yönelik talebi kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın davacı ... yönünden kısmen kabulü ile 2.106,09 TL geçici iş göremezlik tazminatının 04.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden fazla istemlerin reddine, davanın davacı ... yönünden tümden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkili... hakkında düzenlenen rapor ile sürekli maluliyet oranının %0 olduğu tespit edilmiş ise de geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu tespit edildiğini, söz konusu süre zarfında davacı müvekkili efor kaybı yaşadığını, müvekkili 12 ay boyunca %100 oranda malul kalmış ve neticesinde zararı meydana geldiğini, söz konusu süre zarfı boyunca davacı müvekkili okula gidememiş olup okul ve dahi sosyal hayatından mahrum kaldığını, söz konusu hususların efor tazminatı altında değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 26/01/2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... plakalı aracın dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken ...plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği,  kazada davacıların yolcu olarak bulundukları ... plakalı araç içerisinde yaralandıkları, ATK maluliyet raporlarına göre kaza nedeniyle davacı ...'in sürekli maluliyetinin oluşmadığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, davacı ... 'ın sürekli maluliyetinin oluşmadığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5  aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları). Somut olayda, kaza ve dava tarihinde reşit olmayan davacı ...'in  kaza tarihinde 8 yaşında olup, gelir getiren bir işte düşünülemeyeceği gibi aksi de iddia ve ispat edilemediğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi birkazancı olmadığından  geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, efor kaybı olarak geçici iş göremezlik hesabının yapılabilmesi için sürekli maluliyetinin bulunması gerektiğinden Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3de4903ebb9707f","SID":"96c31ac8c339c06c"}}