{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/821 Esas  - 2024/1192 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/821 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1192<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2018<br>NUMARASI\t\t: 2016/632 Esas 2018/281 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 22/07/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/11/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın  kısmen kubulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br><br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. arasında 1.600.000,00 TL bedelli,  29/05/2013 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların da bu sözleşmede müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, dava dışı şirkete  kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesabın kât edilerek davalılara  ihtarname gönderildiğini, kât ihtarına rağmen borcun ödenmediğinden, alacağın tahsili için Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11959 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine de itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t     <br>             CEVAP<br>\tDavalılar  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyasında 07/06/2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile asıl borçlu dava dışı ... İnş. Taah. Tic. San. A.Ş.  ile ipotek veren ... hakkında takibin başlatıldığını, ... İnş. Taah. Tic. San. A.Ş.  tarafından açılan ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/717 esas sayılı dosyasında görülen iflasın erteleme davasının bulunduğunu, İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için yapılan takipler ile rehinli takipler dışında davacı şirket aleyhine 6183 sayılı yasaya göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra takibi yapılmamasına, evvelce yapılan takiplerin bulunduğu aşamada ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, bunun yanında bu tarihten sonra alınacak ihtiyati haciz kararları nedeniyle uygulanacak muhafaza tedbirlerinin de önlenmesine, önceden yapılan hacizler baki kalmak üzere yakalama kararlarının tedbiren durdurulması ve yakalanmış araçlar varsa yakalama kararlarının tedbiren kaldırılmasına, kararın bir örneğinin ilgili icra müdürlüklerine gönderilmesine karar verildiğini, bu nedenlerle talebin yerinde olmadığını ileri sürerek mükerrer icra takibi, hukuki yarar yokluğu nedeniyle ve esastan davanın reddine,  davacının % 20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı tarafın, sözleşmeden kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan nakdi alacaklar için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmede eş rızasına ilişkin beyan bulunmamakla birlikte sözleşmenin imza tarihinde davalı kefillerin aynı zamanda şirketin ortağı oldukları dikkate alındığında, TBK'nun 584/3.maddesi uyarınca eş rızası alınmasına gerek bulunmadığı, sözleşmenin TBK hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, söz konusu krediler ticari nitelikli olduğundan faiz oranlarının TTK hükümleri uyarınca serbestçe belirlenmesinin mümkün olduğu, ayrıca asıl borçlu hakkında iflas erteleme davası kapsamında takiplerin durdurulması için verilen ihtiyati tedbir kararının davalı kefilleri kapsamayacağı  anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11959 esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin, davalı borçlu ... ve ... yönünden 54.629,31 TL asıl alacak, 3.027,02 TL işlemiş faiz, 151,35 TL BSMV, 132,78 TL masraf olmak üzere toplam 57.940,46 TL üzerinden devamına,  davalı borçlu ... yönünden 54.897,77 TL asıl alacak, 3.027,02 TL işlemiş faiz, 151,35 TL BSMV, 132,78 TL masraf olmak üzere toplam 58.208,92 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan %20'den az olmamak takdiren 10.980,00TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının gayri nakdi alacak yönünden talebinin reddine  karar verilmiştir. <br><br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı banka tarafından işbu dosyaya konu alacağın Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas  sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı icra takibi neticesinde ödendiğini, eldeki uyuşmazlığa konu icra dosyası ile Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı dosyasından başlatılan takipte aynı alacak için takip yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, ilgili borcun Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 sayılı dosyasından tahsil edildiğinden ,  davacı banka vekilinin 13/10/2017 tarihli dilekçesi ile Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı takip dosyasının konusuz kalması nedeniyle kapatılmasının talep edildiğini, <br>\tDavalıların, davacının kredi müşterisi ... İnş. A.Ş'nin kullandığı kredinin kefilleri olduğunu, davacı bankanın ... İnş. A.Ş.'nin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/717 esas sayılı dosyasında açılan iflas erteleme davasında, 04/04/2016 tarihli  tedbir  kararı alması nedeni ile müvekkilleri aleyhine  icra takibi başlattığını,  izin verilen icra takibinin yalnızca rehinli takipler ve İİK 206/1. maddesinde belirtilen takiplerden olduğunu, buna ilişkin taleplerinin  ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini ve bu talebe  itibar edilmeme gerekçesine gerekçeli kararda yer verilmediğini, kararın bu nedenle hatalı olduğunu, kredi borçlusu şirket hakkında iflas erteleme kararı alındığına göre;  iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra alacaklının takip yapmasına yasal imkan bulunmayıp, takip yapılmışsa bu takibin iptali istenebileceğini,  borçlu aleyhine, takip yapılmamasına dair bir ihtiyati tedbir kararının bulunması ve bu tedbir kararından sonra alacaklının borçlu aleyhine icra takibine girişme olanağı bulunmadığından, böyle bir takibin mevcudiyeti halinde bu takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinin her türlü duraksamadan uzak olduğunu,<br>\tTüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair ilk derece mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu, bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporun hukuki nitelemeye ihtiyacı oduğunu, bu nedenle bu konularda değerlendirme yapılmadan rapor hazırlandığını, davanın hesap ve rapor alımında hukuki bilgiye ihtiyaç duyulduğu muhakkak olduğunu, raporun bu yönü ile hatalı ve kesik olduğunu, iflas erteleme tedbir kararından borca kefil olan müvekkillerinin de yararlanacağı Yargıtay'ın istikrar kazanmış  kararları ile de sabit olduğunu, <br>\tMüvekkillerinden ...'nun  usulüne uygun eş muvafakatinin de, şirket ortağı olması nedeni ile ihtiyaç bulunmadığı kabulünün de hatalı olduğunu, bu uygulamanın şirket ortağı yöneticiler bakımından bile tartışmalı iken ilk derece mahkemesi kararının isabetsiz olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise şirketlerin binlerce ortaklarından birsinin şirkete kefil olması halinde de  bu kabulün uygulanmamasın mümkün olmadığının açık olup, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, <br>\tBilirkişinin raporunda, temerrüt konusunda hatalı değerlendirmeler yapıldığını, kararlaştırılan temerrüt faizi oranının fahiş olduğundan tespitlerin banka lehine yorumlandığını, kefillerin sorumluluğunun TBK 584.maddesine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı kabulü ile kurulan hükmün hatalı olduğunu, bu nedenlerle yasal düzenlemelere aykırı ve eksik inceleme ile kurulan hükmün kaldırılarak, haksız  ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 9. Noterliği'nin 05/04/2016 tarihli ve 5317 yevmiye numaralı  kât ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... Bankası, muhataplarının, ... İnş. Taah. Tic. San. A.Ş., ..., ..., ... ve ... olup, 04/04/2016 tarihi itibariyle toplam borcun 54.245,79 TL olduğu, söz konusu tutarın 7 gün içinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin dava dışı şirkete 07/04/2016 tarihinde, ...'ya 14/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalılara çıkartılan kât ihtarının bila tebliğ iade edildiği görülmüştür.<br>\tDosya kapsamında alınan 21/11/2017 bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin ve kefaletlerin kanunda belirtilen usule uygun olarak tesis edilmiş olduğu, bu nedenle hesaplama bölümünde belirtilen borçtan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, bunun yanı sıra, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle, kefil hakkında icra takibi yapılabilmesinin şartlarının da oluştuğu, dava dışı ... Inşaat laah. lıc. San. A.Ş. tarafından açılan ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/717 E. sayılı dosyası üzerinden görülen iflas erteleme davası kapsamında verilen şirket hakkındaki takiplerin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının, davalı kefilleri de kapsayıp kapsamayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, yapılan hesaplamada; ... yönünden, asıl alacak 54.897,77TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (talep: 55.719,94 TL) 822,17 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, buna karşın, bankaca talep edilen faiz ve BSMV tutarı, ile çek depo bedeli taraflarından yapılan hesaplamaya göre daha düşük olduğundan, bu kalemler yönünden banka talebinin dikkate alınması gerektiği, belirtilen tespitler uyarınca takibin nakit krediler için aşağıda belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ayrıca depo edilmesi gereken tutarın 12.750,00 TL olduğu, ... ve ... yönünden, asıl alacak 54.897,77 TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (talep: 55.719,94 TL) 822,17 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, buna karşın, bankaca talep edilen faiz ve BSMV tutarı, ile çek depo bedeli tarafımızdan yapılan hesaplamaya göre daha düşük olduğundan, bu kalemler yönünden banka talebinin dikkate alınması gerektiği, belirtilen tespitler uyarınca takibin nakit krediler için aşağıda belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği, ayrıca depo edilmesi gereken tutarın 12.750,00 TL olduğu, takipte talep edilen %54 temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğunun tespit edildiği görülmüştür. <br>\t Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından asıl borçlu ... şirketi ile ... aleyhine 77.449,82 TL nakdi, 12.750,00 TL gayri nakdi alacağın tahsili/ deposu talebiyle Zonguldak Tapu Müdürlüğü'nün 17/08/2020 tarih, 4339 yevmiye numaralı birinci dereceden 150.000,00 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 07/06/2016 tarihinde takip yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, icra takip dosyası  kapsamında yer alan davacı banka vekilinin 27/10/2017 tarihli beyan dilekçesi ile ,  ... parsel (eski ... parsel) 30-680 arsa paylı 5 blok 1 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın bankanın alacaklı olduğu Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte satılarak paraya çevrildiğinden masraf ve satış avanslarının banka hesabına gönderilmesinin talep edildiği, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 23/03/2018 tarihli karar tensip tutanağı ile de,  alacaklı vekili 13/10/2017 tarihli beyanında, iş bu dosyadaki takibe konu ... parselde kain 5 blok, 1 bağımsız bölüm nolu taşınmazın yine Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı dosyasından satılarak paraya çevrildiğini, iş bu dosyanın kapatılmasını talep ettiğini, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nce aynı tarihli karar ile %2,27 oranında tahsil harcı alınması halinde işlem yapılmasına karar verildiği, harcın karar tarihi itibariyle yatırılmadığı ve dosyanın bu şekliyle derdest halde beklediğini, takibin İİK 193. maddesi gereğince durdurulmasına, keyfiyetin Ankara  21. İcra Müdürlüğü'ne bildirilmesine şeklinde  karar verildiği görülmüştür.\t<br>\tAnkara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11959 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde;  davacı banka tarafından kefiller ..., ..., ..., ... aleyhine, asıl borçlu ... şirketinin kullanılmış olduğu ticari kredili mevduat borcu için 55.719,94 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 59.031,09 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı,  ödeme emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, dosyamız davalıları ..., ..., ...'nın 20/06/2016 tarihinde asıl borca ve ferilerine  itirazı  üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. <br>\t Zonguldak Tapu Müdürlüğü'nün 17/08/2020 tarih, 4339 yevmiye numaralı resmi senedi incelendiğinde;  ... köyü, ... parselde kain (3402 sayılı Yasa'nın 22/A maddesi gereğince yenileme çalışmaları sonucu taşınmaz aynı yerde kain 108 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz olmuştur) 1 numaralı bağımsız bölümün, davacı bankanın, ... şirketinden olan alacaklarının ve tapu kayıt maliki olan ...'nun  her türlü kefaletinden doğan borçlarının  teminatı olacağının hüküm altına alındığı, dosya kapsamında yer alan tapu kaydı incelendiğinde,  08/06/2016 tarih, 6643 yevmiye numaralı işlem ile İİK 150/c madde gereğince Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi için takibe geçildiğinin, 23/08/2016 tarih, 9453 yevmiye numaralı işlem ile İİK 150/c madde gereğince Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi için takibe geçildiğinin tapuya şerh verildiği  görülmüştür.<br>\tAnkara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı icra takibine konu edilen  genel kredi sözleşmesi incelendiğinde ise ; dava dışı ... Grup limited şirketi ile davacı banka arasında 21/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, iş bu genel kredi sözleşmesini  ...'nun müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı görülmüştür.<br>\tAnkara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından, dava dışı ... Grup İnşaat limited şirketi ile kefili ... aleyhine 58.867,21 TL nakdi alacağın tahsili talebiyle  Zonguldak Tapu Müdürlüğü'nün 17/08/2020 tarih, 4339 yevmiye numaralı birinci dereceden 150.000,00 TL bedelli ipoteğinin  paraya çevrilmesi yoluyla,  16/08/2016 tarihinde takip yapıldığı, ilgili takip kapsamında, ...'nun kefaletinin teminatı olan  ... köyü, ... parselde kain 1 numaralı bağımsız bölüm üzerinde tesis edilen  ipoteğin paraya çevrildiği ve iş bu dosya borcuna mahsup edildiği görülmüştür.<br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı ... Yapı şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, dava dışı şirketin borcunu  ödememesi üzerine bankaca 05/04/2016 tarihli ihtarname keşide edilerek 54.245,79 TL nakdi alacağın tahsili ile 12.750,00 TL gayri nakdi alacağın deposunun asıl borçlu ve dosyamız davalı kefillerinden talep edildiği, borcun ödenmemesi üzerine de,   alacaklı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ... şirketi ile ipotek borçlusu dava dışı ... aleyhine öncelikle Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyası ile ipoteğin  paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, yine dosyamız davalıları kefiller aleyhine de  aynı icra dairesinin 2016/11959 esas sayılı dosyası ile aynı alacağın tahsiline yönelik  ilamsız icra takibi yapıldığı, dosyamız davalılarının 20/06/2016 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, durma kararının davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu bağlamda İİK'nun 67.maddesi uyarınca davanın yasal süresinde açıldığı, davacı bankanın, davacı ile dava dışı şirket  arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini  davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takiplerine  davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, her bir icra takibi yönünden ayrı ayrı  itirazın iptaline takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı, dosyamız kapsamındaki halli gereken uyuşmazlığın, davacı alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında tanzim olunan ve icra takibine konu edilen genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı kefillerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı  hususunda toplandığı görülmüştür.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. arasında,  29/05/2013 tarihli 1.600.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, dosyamız davalıları ..., ... ve ...'nun aynı limit ile sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili oldukları, davalı kefillerin sözleşmenin imza tarihinde aynı zamanda şirket ortağı olup,  verilen kefaletlerin TBK'nun 583 vd. maddeleri uyarınca usulüne uygun ve geçerli olduğu, yine aynı zamanda dava konusu genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak dava dışı ... tarafından ... köyü ... parsel sayılı taşınmazda kain , 1 numaralı bağımsız bölüm  üzerinde 17/08/2007 tarih, 4339 yevmiye numarası ile birinci dereceden 150.000,00 TL limit ile üst sınır ipoteği tesis ettirdiği,  davacı banka tarafından da  asıl borçlu ... şirketi ve kefiller  tarafından  borcun ödenmemesi üzerine  öncelikle  dava dışı asıl borçlu ile ipotek borçlusu aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 Esas sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, akabinde dosyamız davalıları aleyhine de Ankara 3. İcra Müdürlüğü 2016/11959 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere dava dışı asıl borçlu ile ipotek borçlusu aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyanın dayanağı olan 17/08/2007 tarih 4339 yevmiye numaralı 150.000,00 TL bedelli ipoteğin aynı zamanda dava dışı ... şirketinin kefili olan ...'nun kefaletten kaynaklı borcunun tahsili amacıyla Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı icra takip dosyasına konu edildiği ve yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere ...'nun kefaletinin teminatı kapsamında ipoteğin paraya çevrilip, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 E sayılı icra takip dosyasına konu borçtan mahsup edildiği, <br>\tDavamıza konu Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11959 E sayılı icra takip dosyası ile  Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 E sayılı  icra takip dosyasına konu edilen ve ipoteğin paraya çevrilmesi istenilen taşınmazın aynı ipoteğe konu  olup, ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi gereği alacaklının ipotek ile teminat altına almak isteği alacağını aynı takip dosyasından talep ederek ipoteğin paraya çevrilmesini talep etmesi gerektiği, zira takip konusu taşınmazın satışı gerçekleştiğinde taşınmazda yer alan ipotek çözülmekle teminat oluşturmaktan çıkacağı, ipotek bir kez kullanılmakla artık aynı ya da farklı bir borcun teminatını oluşturamayacağından sırf ipotek şerhinin tapudan fek edilmemesi nedeniyle aynı ipoteğin, borçlunun alacaklı nezdinde doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturmayacağı gibi tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatılmasının da sonucu değiştirmeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2023 tarih, 2021/6279 E., 2023/703 K. sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu,  bu bağlamda, davacı bankanın 07/06/2016 tarihinde Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesini talep ettikten sonra, ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi gereği artık 16/08/2016 tarihinde Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı dosyası kapsamında aynı  ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının mümkün olmadığı, bu durumda davacı bankanın başlatmış olduğu  Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevirip satma imkanı var iken, daha sonra başlatmış olduğu Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevirip iş bu dosya kapsamında dava dışı ... Şirketi ile onun kefili olan ...'nun kefaletten kaynaklı borcuna mahsup etmesinin davalı kefillerin sorumluluğunun ağırlaştırıp ağırlaştırmadığının somut olayda tartışılması gerektiği, <br>\t6098 sayılı TBK'nun 592/ son maddesi uyarınca; alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorunlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefilin borçtan kurtulacağı, bu bağlamda somut olay irdelendiğinde de, davacı bankanın, davalıların kefil olduğu borcun teminatı olan taşınmazı, 07/06/2016 tarihinde Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11955 esas sayılı dosyası kapsamında başlattığı  takip dosyasında  paraya çevrilebilecek iken, ipoteğin bölünmezliği ilkesi uyarınca başlatılması usul ve yasaya aykırı olan Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16824 esas sayılı icra takip  dosyası kapsamında  67.701,00 TL bedelle paraya çevirerek satış bedelini iş bu dosya borcuna mahsup etmesinin, dosyamız davalıları olan kefillerin durumunu ağırlaştırdığı, bu durumda TBK'nun 592/ son madde hükmü uyarınca kefillerin ipoteğin paraya çevrildiği yani satış bedeli  olan 67.701,00 TL kadar borçtan kurtulacağı, yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere bilirkişi raporuyla belirlenen ve Mahkemece hüküm altına alınan  kefillerin sorumluluğunun ise ipoteğin  paraya çevrilen kısmından az olduğunun sabit olduğu, bu bağlamda mahkemece  TBK'nun 592/ son madde hükmü dikkate alınarak  davanın reddine karar verilmesi gerekirken,  kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla,  davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı bankanın takipte haksız olduğu saptanmış ise de kötüniyetli takip yaptığı ispatlanamadığından davalıların tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  23/09/2021  tarih ve 2019/365 Esas 2021/586 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davacının davasının REDDİNE,<br>\t2-Davacının  takipte kötü niyetli olduğuna ilişkin delil olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine,  <br>\t3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 712,95 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 285,35 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  <br>\t6-Davalılar davada  kendilerini  vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödemesine, <br>\t7-Dosya kapsamında bulunan bakiye gider avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, davacı tarafa iadesine, <br>\t8-Dosya kapsamında bulunan bakiye delil avansının , HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davalı tarafa iadesine, <br>\tC)1-İstinafa başvuran davalılar tarafından yatırılan 1.074,76‬ TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalılara iadesine,<br>\t2- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalılara ödemesine,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/11/2024<br><br><br>Başkan-              Üye -                        Üye -     Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b76579a200a3a276","SID":"f1592bc77266f4af"}}