{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/366 <br>KARAR NO:2024/3234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/11/2023<br>NUMARASI:2022/267 E - 2023/823 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine; Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (22.090 TL) Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (10.757 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (2.091 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (3.977,62 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (18.410,52 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (2.185 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (4.642,93 TL) Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (15.517,91 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... (...) Esas,(12.600 TL), Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas, (2.567,91 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (1.613,61 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (26.783,39 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (4.068 TL), Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas, (8.773 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (2.499 TL), Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas,  (4.410 TL), Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas, (4.290,96 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (3.876,75 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (15.108,79 TL), Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas, (2.171,12TL), Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas, (3.681,10 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (7.873 TL) Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (5.603,96 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (19.962,38 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (4.373,50 TL), Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas, (18.252,50 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (5.133,55 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (1.512 TL), Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas, (8.342,50 TL), Anadolu ...İcra Dairesi ... Esas, (7.295,64 TL) sayılı icra dosyalarından ilamsız icra takibi başlatıldığını,  söz konusu icra dosyalarının bazılarında borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu,  ancak dosyaların büyük çoğunluğu itiraz olmaksızın kesinleşerek kesinleşen takip üzerine müvekkilinin malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkilinin icra takiplerinden kaynaklı böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkil müteahhit olarak inşa ettiği ... şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017-2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini  ve söz konusu yerle ilişiğini kestiğini, ancak yeni daire sahiplerinin kendi adlarına abonelik tesis ettirmediklerinden davalı kurumca kullanılan elektrik bedelleri ve kaçak kullanım cezaları müvekkili firmaya yansıtılmaya çalıştıklarını, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen sırf haciz tehdidiyle karşılaşmamak için 127.000 TL ödeme yaptığını,  davalı kurumun şikayeti üzerine müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/14314 soruşturma numaralı dosyasından karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli olarak ifadesi alındığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından dolayı icra takiplerinin teminatsız olarak durdurulmasına, takipler dolayısıyla müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibi dolayısıyla davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine  karar verilmesini  dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı şantiyeye ait sayaçtan; müvekkili davalı şirket tarafından kesilmiş olan elektriğin  müvekkili davalı şirketin izni olmaksızın açıldığını ve kaçak elektrik kullanıldığını, davacının 2018 yılında yapıyı teslim ettiği beyanı doğrultusunda  davacı adına düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları incelendiğinde; davacının mahalde yetkili olarak bulunduğunu ikrar ettiği 2018 yılında tutanak tutulmaya başlandığı görülebileceğini, şantiye için imza edilen \"ticarethane grubu\" aboneliğin; davacı tarafça normal kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine ilgili dava dışı perakende satış şirketi tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olup müvekkili  davalı şirket tarafından kesilen elektrik davacı tarafından açılarak  ve kaçak elektrik kullanılmaya başlandığını, davacının kullanmış olduğu işbu tesisat kaçak kullanıma düştükten sonra kaçağı normale döndürmek için hiçbir girişim yapılmadığını, aksine mevzuatta \"direk bağlantı suretiyle\" kaçak elektrik kullanımı dahil olmak üzere farklı şekillerde kaçak elektrik kullanımına devam edildiğini, davacı adına tanzim edilen tutanaklar incelendiğinde görüleceği üzere davacı tarafından \"perakende satış sözleşmesi olmadan\" \"direkt bağlantı suretiyle\", \"dağıtım sistemine müdahale ederek ölçüm yapılmasının engellenmesi suretiyle\" gibi birçok şekilde kaçak kullanım gerçekleştirildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine  karar verilmesini beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Toplanan/sunulan deliller, iskan kayıtları, tapu kaydı, bilirkişi raporu  iddia ve tanık beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davaya konu sitede, şantiye elektriği abonelik sözleşmesinin olduğu ve normal tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şantiye elektriğinin kesildiği görüldüğü bu konuda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen 30 adet kaçak elektrik tespit tutanakları, kaçak elektrik tahakkuk detayları ve kaçak faturaları ve tutanakları teknik bilirkişi tarafından incelendiğinde tutanakların kesilen elektriğin açılması, parekende satış sözleşmesi olmadan elektrik tüketilmesi ve sayaçsız/bağlantısız elektrik kullanımından dolayı düzenlendiği ve  davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarnın yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği ve yönetmeliğin ilgili maddelerine göre faturalandırıldığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin yapının tamamlanması akabinde, yapıya ilişkin iskan belgesini  alması ve şantiye aboneliğini sonlandırması gerekmektedir. Her bir daire için ayrı ayrı tüketici aboneliği tesis edilmelidir. Ancak davacının yapıyı tamamlayıp iskan almadan, dairelerin teslimini yaptığı anlaşılmakla yapıya ilişkin iskan belgesi alınmaksızın bağımsız bölümler için elektrik aboneliği yapılması mümkün olmadığı, ve davaya konusu somut olayda davacının şantiye elektriği abonelik sözleşmesinin olduğu ve normal tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şantiye elektriğinin kesildiği düzenlenen tutanakların; kesilen elektriğin açılması, perakende satış sözleşmesi olmadan elektrik tüketilmesi ve sayaçsız/bağlantısız elektrik kullanımından dolayı düzenlendiği görülmekle; fiili tüketim bina sakinleri tarafından yapılmış olsa da iskanın alınmaması ve şantiye elektriği aboneliğinin sonlandırılmamasındaki sorumluluğun tamamen davacı şirkette olacağı, bu durumda, davaya konu elektrik kullanımlarından davacının sorumlu olacağı tüm bu nedenlerle abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden davacının, fiili kullanıcılar ile birlikte davalı kuruma karşı müteselsilen sorumlu olduğu hususu değerlendirildiğinde davacının davaya konu edilen icra dosyaları yönünden borçlu olduğu tespit edilmekle açılan davanın kül halinde reddine karar vermek gerekmiş ve 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmıştır.\" gerekçeleriyle davanını reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirketin müteahhit olarak inşa ettiği ... şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017-2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini,  söz konusu yerle ilişiğini kestiğini, yeni daire sahiplerinin kendi adlarına abonelik tesis ettirmediklerinden davalı kurumca kullanılan elektrik bedelleri ve kaçak kullanım cezaları müvekkili firmaya yansıtılmaya çalışıldığını, haciz baskısı nedeniyle ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını,  müvekkilinin inşaatı, 07.09.2018 tarihli dosyaya mübrez iş bitirme tutanağı ile sabit olduğu üzre %100 seviyede tamamlayıp teslim ettiğini,   daire sahipleri inşaat tamamlandıktan sonra burada oturmaya başladığını,  kendi adlarına su ve doğalgaz abonelikleri yaptırdıklarını, bu aboneliklerin  araştırılmadığını, daire sahiplerinin tespiti yaptırılarak davanın ilgili taraflara ihbarına karar verilmesi ve bu kayıtların ilgili kurumlardan celbi talep edilmişse de mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, yapılan icra takipleri nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde toplam 30 farklı icra dosyasında kaçak elektriğin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece taraf tanıkları dinlenilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; \"davacı şirketin Şantiye Abonelik Sözleşmesinin olduğu ve normal tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şantiye elektriğinin kesildiği ve sözleşmenin de fesh edildiği görüldüğü, bu konuda taraflar arasında herhangi bir ihtilafta bulunmadığı, davalı ... tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 30 adet kaçak elektrik tespit tutanakları, kaçak elektrik tahakkuk detayları ve kaçak faturaların incelendiğinde, tutanakların kesilen elektriğin açılması, Parekende satış sözleşmesi olmadan elektrik tüketilmesi ve Sayaçsız/Bağlantısız elektrik kullanımından dolayı düzenlendiği görüldüğü, davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş ve yönetmeliğin ilgili maddelerine göre faturalandırıldığı, davacı şantiyede bulunduğu süre içerisinde \"şantiye elektriği” kullanılmıştır. Yapının tamamlanması akabinde, yapıya ilişkin iskan belgesinin alınması ve her bir daire için ayrı ayrı abonelik tesis edilmesi gerekmektedir. Ancak, müteahhit firmaların yapıyı tamamlayıp iskan almadan, dairelerin teslimini yaptığı görüldüğü, yapıya ilişkin iskan belgesi alınmaksızın bağımsız bölümler için elektrik aboneliği yapılması mümkün olmadığı, Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 07.02.2023 tarihli yazısında 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %70 olduğu ve 07.02.2023 tarihli iskan alınmadığı, ... ada ... parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %100 olduğu ve 07.02.2023 tarihli iskan alınmadığı, ... ada ... parsel nolu taşınmazın 13.01.2020 tarih ve 2019-130194 sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı 53 ada 10 nolu taşınmazın 27.09.2019 tarih ve 2019-90771 sayılı yapı kullanma izin belgesi (iskan) aldığı, her ne kadar davacı müteahhit, inşa ettiği Yenidoğan şantiyesindeki binayı yaklaşık olarak 2017- 2018 yıllarında mal sahiplerine teslim ettiğini ve söz konusu yerle ilişiğini kestiğini, belirtse de, Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün ilgili yazısında; sadece 2 ada için iskan alındığı ve bu iskan alınma tarihlerinin de 27.09.2019 ile 13.01.2020 tarihleri olduğu dava konusu binalar bu tarihlere kadar şantiye olarak görülmektedir ve iskan alınmadan dava konusu taşınmazda oturanların elektrik aboneliği alması da mümkün olmayacağı, binaya taşınan kişilerin şantiye elektriği kullanmaktan başka bir şansı bulunmadığı, 07/02/2023 tarihi itibariyle iki bina için hala iskan alınmadığından  bu taşınmazlarda oturanların, ticarethane tarifesi üzerinden şantiye elektriği kullanmaya devam ettiği anlamına geldiği, taşınmazda fiili kullanım yapan kişilerin abonelik yapmaları için iskan almaları gerektiğinden ve iskan alma işlemlerinin de davacı şirket sorumluluğunda olduğundan, Elektrik aboneliğinin yapılamamasındaki kusur tamamen davacı şirkette olacağından, bu durumda, davaya konu elektrik kullanımlarından davacı sorumlu olacağı, fiili kullanımı yapanlar ve abonelik sahibi davacı arasındaki ilişki iç ilişki olduğu, elektrik tüketim bedellerinin site sakinlerinden davacı şirketçe yapılması gerekeceği, aksi durumda ise elektrik tesisatında tüketimin ne kadarının hangi site sakini, ne kadarının davacı tarafından yapıldığının tespiti, ancak site sakinlerinin süzme sayaç kullanmasıyla mümkün olacağı bu durumun dışında kimin ne kadarlık bir tüketim yaptığının tespiti mümkün görünmeyeceği, genel olarak, iskan alınmayan yerlerde iskan alınana kadar, dairesini teslim alan ve taşınan site sakinleri zorunlu olarak ticarethane tarifesinden şantiye elektriği kullanmaktadır. Bu durum, inşaatı yapan müteahhitler tarafından bilinmekte ve iskan alınması kendi sorumluluklarında olduğu için şantiye elektriğinin kullanmasına müsaade edildiği, dolayısıyla da, şantiye sırasında kullanılacak elektrik için mevzuata uygun olarak dağıtım bağlantı anlaşması yaptığı aboneliğini mevzuata uygun olarak sonlandırmamakta olduğu, dolayısıyla da fiili kullanıcılarla birlikte, yönetmelik ve mevzuat gereği tesisat üzerindeki normal elektrik kullanımından ve kaçak elektrik kullanımından müşterek müteselsil sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu elektriğin bir kısmının, ... ada ... parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin 70 olmasından dolayı davacı şirket tarafından diğer kısmının ise teslimatı yapılan site sakinleri tarafından yapıldığı sonucu ortaya çıktığı, bu durumda tüketilen normal ve kaçak elektrikten davacı şirket ile diğer kullanıcılar birlikte sorumlu olacağı davacı iddiası doğru olsa ve davaya konu tesisat üzerinde hiçbir elektrik kullanım gerçekleştirmemiş olsa dahi; öncelikle tesisat üzerinden şantiye elektriği kullanımı için yapmış usulüne uygun olarak sonlandırmadığı için; tesisat üzerindeki kaçak yada normal elektrik tüketiminden sorumlu olacağı Sancaktepe Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün ilgili yazısında; sadece 2 ada için iskan alındığı ve bu iskan alınma tarihlerinin de 27.09.2019 ile 13.01.2020 tarihleri olduğu, 07.02.2023 tarihi itibariyle diğer 2 ada yani iki bina için hala iskan alınmadığı, Bu taşınmazlarda oturanların, ticarethane tarifesi üzerinden 07.02.2023 tarihi itibariyle şantiye elektriği kullanmaya devam İskan alınmadan dava konusu taşınmazda oturanların elektrik aboneliği almasının da mümkün olmadığı,Taşınmazda fiili kullanım yapan kişilerin abonelik yapmaları için iskan almaları gerektiğinden ve iskan alma işlemlerinin de davacı şirket sorumluluğunda olduğundan, Elektrik aboneliğinin yapılamamasındaki kusur tamamen davacı şirkette olacağından, bu durumda, davaya konu elektrik kullanımlarından davacının sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu elektriğin bir kısmının, 53 ada 7 parsel nolu taşınmazın güncel seviyesinin %70 olmasından dolayı davacı şirket tarafından diğer kısmının ise teslimatı yapılan site sakinleri tarafından yapıldığı sonucuna varılacağı, Bu durumda, tüketilen normal ve kaçak elektrikten, davacı şirket ile diğer kullanıcıların müşterek müteselsil sorumlu olacağı, diğer yandan davacı iddiası doğru olsa ve davaya konu tesisat üzerinde hiçbir elektrik kullanımı gerçekleştirmemiş olsa dahi; öncelikle tesisat üzerinden şantiye elektriği kullanımı için yapmış olduğu aboneliği usulüne uygun olarak sonlandırmadığı için; tesisat üzerindeki kaçak yada normal elektrik tüketiminden diğer kullanıcılarla birlikte müşterek müteselsil sorumlu olacağı, icra takiplerinden ve takiplere konu edilen normal ve kaçak elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olacağı\" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece kararın ek sayılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu dosyalardan Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (18.410,52 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (26.783,39 TL), Anadolu ....İcra Dairesi ... Esas, (19.962,38 TL) haricindeki dosyalardaki taleplerin  hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle istinaf sınırı 17.830,00 TL'nin altında olduğu görülmüştür.Davacı tarafça açılan davada objektif yığılması olduğu, belirtilen üç icra dosyası haricindeki icra dosyalarına yönelik taleplerle ilgili hükmün karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında olduğu görülmüştür. İstinaf kesinlik sınırı üstünde olan icra dosyaları yönünden ise, davacı şirkete ait abonelik dosyası getirtilerek her bir tutanak için ayrı değerlendirme yapılarak, tutanak tarihinde davacının abone olup olmadığı ile fiili kullanıcı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonuncu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Dosya adli yardımlı olduğundan istinaf harçları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd47dcf22bd0ed31","SID":"2227f5904f7ced67"}}