{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/884 <br>KARAR NO: 2024/1887<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>NUMARASI: 2023/495 Esas - 2024/36 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 23/10/2021 tarihinde saat 00:44'te Beşiktaş/İstanbul ... semtinde ... Caddesinde  park halindeki davacıya ait ... plakalı ... model aracına, ... plakalı ...'ın sevk ve idaresinde olduğu ... model aracıyla arkadan çarpmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiğini, kaza mahallinde tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazaya sebebiyet veren ...'ın tutanakta; karanlıktan dolayı görmeyip, geri geri park ederken vurduğunu beyan ettiğini, davacının aracının usulüne uygun olarak park edilmiş olup, kazaya sebebiyet veren ...'ın sevk ve idaresindeki aracın %100 kusurlu olarak çarptığını, davacının aracını ...ta tamir ettirdiğini, yapılan ekspertiz raporu sonucunda brüt tamir masraflarının 36.185,12-EUR olduğunu, değer kaybının ise 15.000,00-EUR olduğunu, toplamda 36.185,12-EUR masrafın sigorta şirketinden talep edildiğini, bu sebeplerle kazadan dolayı meydana gelen davacının aracındaki zararın ve değer kaybının tespiti için maddi tazminatın hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kaza tarihinin kaza tutanağında 23/10/2021 tarihi olduğunu, bu tarihte kazada kusurlu olduğu iddia edilen ...'ın davacı şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan zorunlu ya da ihtiyari mali mesuliyet sigortasının mevcut olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği talepler bakımından ilgili sigorta şirketine dava öncesi başvuru yapmak zorunda olduğunu ancak bu hususta başvuru yapılmadığını, ayrıca karşı tarafın aracını park kurallarına uygun şekilde park etmediğini, kazada kusurlu bulunan şahsın olası bir ifadesinin davalı şirketi bağlamayacağını, kaza tarihi itibariyle kazada kusurlu olduğu iddia edilen ...'ın davalı şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan zorunlu ya da ihtiyari mali mesuliyet sigortası mevcut olmadığını, bu nedenle esasa ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araca ... plakalı aracın çarpması şeklinde meydana gelen haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkilinin meydana gelen kazada %100 kusursuz olması sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen zararın ve değer kaybının tazmini için dava açıldığını, müvekkilinin aracına çarpan aracın kaza tarihindeki sigorta şirketinin ... Sigorta A.Ş. olduğunu, kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sigorta şirketi olarak .. Sigorta A.Ş. gösterildiğini, ... Sigorta A.Ş.'nin de ... Sigorta A.Ş. çatısı altında birleşmiş olması sebebiyle, arabuluculuk görüşmelerinin  ... A.Ş. ile yapıldığını,  davanın ...  Sigorta A.Ş.'ye yöneltildiğini, istinaf kararı ile yerel mahkeme kararı bozulduktan sonra müzekkere cevabında öğrenilen davanın asıl tarafı olan ... Sigorta A.Ş.'ne davayı yöneltebilmek için  tarafta iradi değişiklik talebinde bulunduklarını, HMK'nın 124/3. maddesi gereğince tarafta iradi değişiklik taleplerinin reddine karar verilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İlk Derece Mahkemesinin 16/03/2023 tarihli kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizce, 12/07/2023 tarih 2023/1455 Esas 2023/1405 Karar sayı ile,  \"... Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında kaza tarihi 2023 olarak olarak görünmekte olup davacının sunduğu ekspertiz raporunda ise hasar tarihi 23/10/2020 olarak göründüğünden tarihler arasında çelişki bulunmaktadır. Kaza tarihinin davacının iddia ettiği gibi  23.10.2020 olup olmadığı hususunda bu tarih itibari ile tramer kayıtları, hasar dosyası, kaza tespit tutanağı aslı, karşı araç hasar dosyası varsa belgeleri, arabuluculuk  başvuru belgesi istenerek değerlendirme yapılması gerektiğinden eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır...\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararı doğrultusunda eksik husular giderilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2023/6159 Esas - 2023/10431 Karar sayılı kararında; \"... Hukukumuzda dâhili dava şeklinde bir müessese bulunmamaktadır. Davanın başında taraf olarak gösterilmeyen kişilerin, taraf yanında sonradan davaya dâhil edilmesi, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut ise mümkündür. Davalı şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Ne var ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Tarafta iradi değişiklik\" başlıklı 124. maddesi \"Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.\" şeklinde düzenlenmiştir. İradi taraf değişikliği, mahkemeye yönelik tek taraflı usuli bir talep içeren ve kural olarak, karşı tarafın rızası ile hâkimin iznine ihtiyaç olmadan sonuç doğuran bir taraf usul işlemidir. HMK’nun 124/3. maddesi kapsamına giren hallere, dava dilekçesini hazırlayan davacı veya vekilinin hukuki veya fiili bir yanılgısı sonucu tarafın yanlış gösterilmesi, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin verdiği yanlış bilgiye dayalı olarak tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi veya temsilcide yanılma halleri girmektedir. İradi taraf değişikliğinin amacı usul ekonomisini gerçekleştirmektir. Yukarıdaki yasal düzenlemeyle 6100 sayılı HMK’nun 124/4. maddesi gereğince, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edilebileceği düzenlenmiştir\" belirlemesinde bulunmuştur. Mahkemece kararımız doğrultusunda araştırma yapılmış kaza tarihinin 23/10/2020 tarihi olduğu, tramer kayıtlarına göre kazaya sebep olan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde 07/10/2020-07/10/2021 tarihleri arasında sigortalı olduğu tespit edilmiş;  ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasının incelenmesinde, davacı asilin ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yaptığı, başvuru sonrası hasar dosyasının oluşturulduğu, 25/08/2021 tarihli ekspertiz raporunun hazırlandığı görülmüştür. Delil listesi ekinde bulunan Almanya'da alınmış 03/02/2021 tarihli ekspertiz raporunda da ... Sigorta A.Ş.'nin ünvanı  yazılıdır. Bu halde dava tarihinin 05/07/2022 olduğu gözetildiğinde  dosyada mevcut evraklardan dava tarihinden evvel  ... Sigorta A.Ş.'nin, ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunun davacı tarafça bilinmesi gerektiği anlaşılmasına göre kabul edilebilir bir yanılgıdan bahsedilemeyeceğinden HMK'nın 124. maddesine dayanılarak taraf değişikliği koşulunun oluşmadığı ve ... Sigorta A.Ş.ye karşı arabulucuya  başvurulmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b8fb30e1e6e2641","SID":"e4a4e64389959f7b"}}