{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/245 - 2024/446<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/245 <br>KARAR NO\t              : 2024/446<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ve ... Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kaçak Elektrik Tespit Tutanağından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ                  : 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 05/12/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Müvekkilinin ... İli, ... ilçesi, ... mah. ... sokakta bulunan ... tesisat numaralı ve ... Mah. ... sokakta bulunan ... tesisat numaralı işletmelerinde kullanılan elektriğe ait faturaları zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, davalı kurum tarafından 10/07/2019 tarihinde her iki işyerinde iki ayrı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı tutulduğunu, bugüne kadar müvekkili tarafından aboneliğe dair yansıtılan tüm faturaların zamanında ve eksiksiz olarak ödenmiş olup ödenmeyen hiçbir faturasının bulunmamakla birlikte herhangi bir kaçak elektrik tüketiminin de söz konusu olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak tutulan kaçak elektrik tutanağından dolayı davacıya yükletilen bedeli dava süreci boyunca ödemek istemeyen müvekkilinin davalı kurumun elektriği keseceğine dair kısa mesajları ve uygulamaları karşısında tehdit ve baskılara maruz kaldığını, haksız olarak müvekkiline yükletilen iş bu tutarın ödenmesinin müvekkilini maddi olarak zorlayacağını, hatta iflasa sürüleyeceğini, bu tutar ödenmediği takdirde ise davalı kurumdan gelen sms'ler ve kurumun uygulamaları göz önüne alındığında elektrik kesintisi yapılacak ve müvekkilin yine çok büyük zarara uğrayacağını, davalı tarafından müvekkile ait ... tesisat numaralı sayaca 231.220,00 TL ve ... tesisat numaralı sayaca 215.800,00 TL kaçak elektrik tüketim bedelinin yansıtıldığını, işletmelerinin elektriğin kesilmemesi için 10 eşit takside bölündüğünü, 12/07/2019 tarihinde 2 ayrı sayaç için toplam 44.702,79 TL ödeme yaptığını ancak işyerinde kaçak elektrik kullanılmadığını, müvekkiline ait sayaçların davalı uhdesinde bulunan trafo kulübesinde yer aldığını, kulübenin anahtarının davalı kurumda bulunduğunu, müvekkilinin herhangi bir şekilde uzaktan müdahalesi veya sayaçlarla oynama gibi bir durumu olamayacağını, tutanakların gerçeğe aykırı düzenlendiğini, gerilim değerlerinin ölçüme esas alınamayacağını, akım değerlerinin ölçüme esas olacağını, gerilim değerlerinin normal şebeke aralıklarının dışında olmasının ölçü sistemine müdahale edildiği anlamını taşımadığını, ölçü devresinde herhangi bir fiziki müdahale yapılamadığını, dağıtım şirketinin daha önce emsali görülmemiş bir uygulama yaparak müvekkilini mağdur ettiğini, haksız olarak elektriği kesme tehdidi ile tahsilatlar yapmak istediğini belirterek müvekkiline ait işletmelerin telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaması ve herhangi bir elektrik kesintisine uğramaması adına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkili tarafından ödenen 12/07/2019 tarihli 44.209,00 TL tutarındaki ilk taksidin ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri iadesine, müvekkiline yansıtılan kaçak elektrik faturalarından dolayı müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Davacı adına kayıtlı sayaçlarla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından 10/07/2019 tarihli 2 ayrı kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, sayacın hafıza dökümünün uzaktan okuma sistemi ile alındığı ve akım gerilim değerlerinin incelendiğini, sayaç üzerinde her fazdan akım geçtiğini ancak yapılan müdahale sonucu sayaçtan ölçülen gerilim değerlerinin şebeke işletme gerilim aralıklarının dışında olduğunu ve sayacın tüketimi doğru ölçmeyerek eksik kayıt yaptığının, ölçü sistemine müdahale edildiğinin belirtildiğini, yapılan tespitler üzerinde sayaçların incelemeye alındığını, sayaçların üretici firma ... AŞ den ve T.C. İstanbul Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nden muayene /test raporlarının alındığını, T.C. İstanbul Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nün 05/08/2019 tarih ... ve  ...  sayılı raporlarında sayaçların doğru çalıştığı fakat yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğunun belirlendiğini, ... A.Ş. tarafından düzenlenen 09/08/2019 tarih ... ve ... sayılı raporlarda ise sayaçlarda herhangi bir hataya rastlanılmadığını ve sayaçların doğru çalıştığının tespit edildiğini fakat sayaçların yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğu, bu durumun sadece dışarıdan müdahale ile yapılabileceğinin tespit edildiğini belirterek ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, mümkün olmaması halinde eksik teminat miktarının tamamlatılmasına, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece \"...Davacıya ait işyerlerinde kaçak elektrik kullanıldığı, kaçak tespitinin yönetmeliğe uygun şekilde yapıldığı, mahkememizce hükme esas alınan  12/02/2022 tarihli ek raporda, kaçak tüketim bedellerinin yönetmeliğe uygun şekilde ... tesisat numaralı işyeri için 334.152,97 TL olarak hesaplandığı, davalının bu işyeri için 191.858,25 TL borç tahakkuk ettirdiği, ... tesisat numaralı işyeri  için 83.137,92 TL kaçak tüketim bedeli hesaplandığı, davalının bu işyeri için 205.576,89TL tutarında borç tahakkuk ettirdiği, davacının ... tesisat numaralı işyerine ait bu faturanın 122.438,97 TL lik kısmında dolayı davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının ... tesisat numaralı işyerinde düzenlenen 10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen 205.576,89 TL tutarındaki faturanın 122.438,97 TL lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... tesisat numaralı borca ilişkin fazla talebin ve ... tesisat numaralı borca ilişkin talebin ve istirdat talebinin reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına....\"  karar verilmiştir.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br> İlk derece mahkemesince verilen kararın yasaya ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu,  26.08.2021 ve 01.12.2022 tarihli bilirkişi raporları aynı bilirkişilerce hazırlanmış olmasına rağmen biribirinden farklı iki raporun ortaya çıktığını, 26.08.2021 tarihinde bilirkişilerce hazırlanan raporda çok net şekilde kaçak elektrik kullanılmadığı, sayacın eksik ölçüm yapıldığının belirtildiğini, işbu sebeple eksik kullanıma ilişkin hesaplama yapılması gerektiğinin vurgulandığını, aynı bilirkişilerin 01.12.2022 tarihinde ise bambaşka bir sonuca ulaştığını, bu iki rapor arasında dosyaya giren evrakların sadece 29.11.2021 tarihli İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü raporu olduğunu, bu raporda da kaçak kullanıma ilişkin herhangi açıklamanın bulunmadığını, 26.08.2021 tarihli raporun sonuç kısmında da görüleceği üzere kaçak kullanım sonucuna ulaşılamadığını, 01.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise yine aynı bilirkişilerce hazırlanan 26.08.2021 tarihli raporla çelişkiye düşerek yaşanan sorunun üç sebeple meydana gelebileceği bunların sayacın arızalı olması, doğal sebepler ve kaçak kullanım olduğunu belirttiklerini, ilk iki durum olmadığı için müvekkil aleyhine kaçak kullanım sonucuna varıldığını, somut tek bir delilin de bulunmamakla birlikte yaşanan durumun sadece üç sebebe bağlanmasının da bilimsel bir geçerliliğinin bulunmadığını, dosyaya giren 26.08.2021 ve 01.12.2022 tarihli bilirkişi raporları adeta paradoks oluşturduğunu, aynı uzmanlar tarafından tek bir değişken yokken bir taraftan eksik kullanım olduğunu söylerken, bir müddet sonra kaçak kullanım olduğunu ifade ettiklerini, davalı ...’ı haklı çıkarmak adına düzenlenen bu raporu kabul etmenin katiyen mümkün olmadığını, kaldı ki  raporda uzaktan müdahale ile ilgili  daha önceki örneklerinin bulunması dayanak gösterilerek kaçak elektrik kullanımı sonucuna ulaşılmasının da bilime aykırı olduğunu, bilirkişilerce hazırlanan raporun varsayımlar üzerine hazırlandığını, tamamen davalı kurumun lehine hazırlanmış olduğunu, daha önce hazırladıkları raporla uzaktan yakından alakası olmadığını, bu bilirkişiler tarafından hazırlanan birbiri ile alakasız iki raporunda dosyadan çıkarılması gerektiğinin açık olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde çelişkilerle dolu bilirkişi raporların esas alındığı ve kısmen kabül, kısmen red şeklinde hüküm verildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden hüküm verilmesinin yargıtay yerleşik içtihatlarına ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkile haksız bir şekilde tutulan kaçak elektrik tutanağında yazılan ifadede ''Her fazdan akım geçtiğini fakat sayaçta ölçülen gerilim değerlerinin şebeke işletme gerilimi aralıklarının dışında olduğu, sayacın tüketimi doğru ölçmeyerek eksik kayıt yaptığı görülmüş olup ölçü sistemine müdahale edildiği tespit edilmiştir.'' gibi muğlak ifadeler kullanıldığını, müvekkile ait tesisatlarda bulunan sayaçların davalının uhdesinde bulunan trafo kulübesinde yer almakta olup işbu trafo kulübesinin anahtarının yine davalı kurumda olduğunu, müvekkiline ait tesisatlarda bulunan sayaçların davalının uhdesinde bulunan trafo kulübesinde yer almakta olduğu ve işbu trafo kulübesinin anahtarının yine davalı kurumda olduğunu, müvekkilinin iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde uzaktan müdahalesi veya sayaçlarla herhangi bir oynama gibi bir durumunun imkansız olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporlarında uzaktan müdahale olabilme durumu üzerine teknik ve bilimsel bir açıklama yapılmadığını, 12.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da uzaktan müdahaleye ilişkin bilimsel bir açıklama bulunmamakla birlikte uzaktan müdahale olabilir gibi konudan uzak herhangi bir birey kadar açıklama yaptığını, sayaçlarla ilgili yapılan incelemelerde genel olarak sayacın yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğunu, sayacın normalde kaydetmesi gerekenden daha düşük tüketim kaydettiğini, örneklerin dağınık olarak alınması nedeniyle sayacın eksik tüketim kaydettiği bölümün tespitinin teknik olarak mümkün olmadığını, dosyada mevcut tüm delil belgeler ve ilgili mevzuat hükümlerine dayalı olarak yapılan analiz, açıklıma ve değerlendirme doğrultusunda iki sayacında arızalı olduğunu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce düzenlenen raporlarda sayaca müdahale yönünde bir tespitin olmadığı, davalı idarece düzenlenen kaçak tutanağında ve diğer dosya içeriğindeki belgelerde ölçü devresine müdahale olduğu yönünde bir tespit ve delilinde bulunmadığını, iş bu sebeple mühüre müdahele edilmeden sayaca nasıl ulaşılabileceği konusunda dosya da herhangi bir açıklamanın du bulunmadığını, haricen yapılan araştırmalarda da bu yöntemle sayaçların eksik tüketiminin sağlandığı herhangi bir yöntemin öğrenilemediğini, kaçak elektrik kullanım tespitinin bilimsel ve teknik bir konu olduğunu, bilim ve teknikte istapın var olduğunu, yorum yöntemiyle kanaatin üretilemeyeceğini, alanında uzman bilirkişi tarafından konunun tespitinin yapılmasının önemli olduğunu, 01.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirttiği gibi müvekkiline ait sayaçlarda yaşanan sorun nedeniyle sayaç değişikliğinin yapıldığını, bu değişiklik sırasında sayaç bağlantısının iyi yapılmamasından kaynaklı yük kayıt profilinde dengesizlik olabilmesi üzerine raporun sunulduğunu,  izah edilen  nedenlerle çelişkili raporlar dayanak alınarak verilen haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulü yönünden de karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Yerel mahkemenin kaçak elektrik kullanımının varlığı ile ilgili tüm tespit ve değerlendirmelerinin doğru olduğunu, mahkemeye dayanak olan bilirkişi raporunun ... numaralı tesisata tutulan tutanakla ilgili hesaplama anlamındaki tespitlerinin de müvekkili tarafından kabul edildiğini ancak ... numaralı tesisata tutulmuş 10.07.2019 tarih ve ... numaralı tutanağın tahakkuku anlamında yapılan tespitleri kabul edilemeyeceğini çünkü tutulan tutanakta  205.576,89 TL fatura kesildiğini ancak bilirkişinin bu bedelin 83.137,92 TL olması gerektiğini belirttiğini, bilirkişi heyetinin kaçak elektrik kullanımın başlangıç tarihini 30.01.2019 olarak tespit ettiğini, bu tespitin gerçekleşen tüketimlerin günlük ortalamaları üzerinden yapıldığını, 1/5 oranında düşüş olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin tespitinin de bu yönde olduğunu, bu hususta bir itirazlarının olmadığını ancak bu tesisatta da sayaç okumasının modem aracılığıyla uzaktan yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirket görevlilerinin her okuma döneminde bu işlem için sayacın bulunduğu yere gitmediklerini, tutanak tarihinde yürürlükte olan  Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin bilirkişi tarafından da itibar edilen 45. maddesi birinci fıkrası c) bendindeki ifade ise; kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilenlere yapılacak faturalandırmada esas alınacak süre “42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.” şeklinde ifade edildiğini, buradan hareket edildiğinde bilirkişi heyetinin 30.06.2019 tarihinde uzaktan yapılmış okumayı esas alarak kaçak tüketim hesaplamasının doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından sayaç mahalline 08.07.2019 tarihindeki sayaç değişimi öncesinde en son 11.06.2019 tarihinde modem takmak için gidildiğini, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46.maddesi üçüncü fıkrasında mükerrer kaçak elektrik enerjisi tüketiminden bahsedilirken “Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda  kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.” ifadelerine yer verildiğini, bu tespitin davaya konu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı öncesinde yapılmış olması şartının bulunmadığını, ...'ın daha önce değerlendirilen ... nolu tesisatta da kaçak elektrik tüketimi yaptığı tespit edilmiş olduğuna göre bu tesisattaki kullanımı mükerrer kaçak elektrik tüketimi olduğunu, tarifenin iki katı dikkate alınarak hesaplamanın yapılması gerektiğini, kaçak elektrik tutanakları arasında birinci veya ikinci tutanak arasındaki farkın saat farkına göre belirlenmesinin gerektiğini, ... ile biten tesisatta tutanak 10.07.2019 saat 10:32'de, ... ile biten tesisatta tutanak 10.07.2019 saat 17:35'te tutulduğunu, bu nedenle ... ile biten tesisata tutulan tutanağın tahakkuku THY 46 gereği 2 katı üzerinden hesap yapılması gerekirken bu hükme aykırı hesap yapılmasının istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, dosyanın ek rapora gönderilmesi ile tahakkuk anlamında belirtilen hususlara göre rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVACI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Gerçeğe aykırı olarak tutulan tutanaklara istinaden kaçak elektrik tüketim bedelinin ödenmesinin istenmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kullandığı elektrik bedelini bugüne kadar ödediğinin elektrik faturası makbuzlarıyla sabit olduğunu ve müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı tarafından müvekkiline ait ... tesisat numaralı sayaca ana para 204.804 TL ve 26.416 TL faiz olmak üzere toplam 231.220 TL kaçak elektrik tüketim bedeli yansıtıldığı ve  yine müvekkile ait ... tesisat numaralı sayaca ait ana para 190.729 TL ve 25.071 TL faiz olmak üzre toplam 215.800 TL kaçak elektrik tüketim bedeli yansıtıldığı ve iş bu haksız tutarların ödenmesinin istendiğini, müvekkile haksız bir şekilde kaçak tutulmuş kaçak elektrik tespit tutanağında yazılan ifadede “Her fazdan akım geçtiğini fakat sayaçta ölçülen gerilim değerlerinin şebeke işletme gerilimi aralıklarının dışında olduğu, sayacın tüketimi doğru ölçmeyerek eksik kayıt yaptığı görülmüş olup ölçü sistemine müdahale edildiği tespit edilmiştir” gibi muğlak ifadelerin kullanıldığını, müvekkiline ait sayaçların davalı uhdesinde bulunan trafo kulübesinde yer aldığını, işbu trafo kulübesinin anahtarının yine davalı kurumda olduğunu, müvekkilinih bahsedildiği gibi herhangi bir şekilde uzaktan müdahalesi veya sayaçlarla oynama gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, dağıtım şirketinin yapmış olduğu kontrollerde mühürlere müdahale edilmediğinin yani dolayısıyla ölçü devresine herhangi bir fiziki müdahale yapılmadığının tespit edildiğini, dağıtım şirketinin daha önce emsali görülmemiş bir uygulama yaparak müvekkilini mağdur ettiği ve haksız olarak elektriği kesme tehdidi ile tahsilatlar yapmak istediğini, sayaca bir müdahale varsa bunun laboratuvar incelemeleri sonucunda ortaya çıkmış olmasının gerektiğini fakat sayaca herhangi bir müdahalenin olmadığının laboratuvar sonuçlarının çıkması sonucunda açıkça ortaya çıkacağını, en son 11.06.2019 tarihinde denetleme yapıldığını, tutulan sayaç inceleme tutanağında herhangi bir anormal durumun olmadığı, sayacın sağlam olduğu ancak yük kayıt denetim profil gerilimlerinin dengesiz olduğunun belirtildiğini, tutanakta belirtilen hususun müvekkiline dayatılabilmesi için herhangi bir somut delil bulunmamakla birlikte müvekkiline ait sayaçların kilidinin davacı tarafından muhafaza edildiğini, işbu sebeple müvekkilin dışarıdan eliyle sayaca müdahale etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki sayaçtaki gerilim dengesizliklerini fark edip buna karşı önlem almak davalı ... A.Ş 'nin görevi olduğunu, görevini layığıyla yerine getirememenin sonucunun müvekkiline dayatılmasının hukuka aykırı olduğunu,  davalı kurumun basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, saha görevlilerinin müvekkiline ait sayaçlarda her ne kadar kaçak elektrik kullanım tespitinde bulunmuş olsalar da bu sayaçlara kim tarafından müdahale edildiği yahut sayaçların kendisinde mi bir problem olduğu bilinmeden sayaçlardan doğan kusurun doğrudan müvekkiline yüklediklerini, kamu hizmetlerinin imtiyaz hukukundan kopartılarak özel kişilere devredilmesi sonucu elektrik dağıtım işlerini yüklenen işbu davalı kurumun ... İli ve çevresinde elektrik kullanmak isteyen kişilerin muhatap olunan tek kurum olduğunu, tekel olması nedeniyle hayali ve keyfi tutanak ile bir bedel çıkarıldığını ve iş bu bedel ödenmediği takdirde elektriğin kesileceği tehdidi ile ödemelerin alınmasının TTK'da bulunan basiretli tacir ilkesi ile bağdaşmadığını, usul ve kanuna uygun kararın istinaf incelemesi neticesinde onanarak davalı tarafın istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan faturalara konu borçtan dolayı davalı şirkete  borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacının ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... numaralı sokakta bulunan iş yeri ile   ... numaralı sokakta yer alan iş yerinde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddiası ile 10/07/2019 tarihinde ... ... görevlileri tarafından davacı hakkında ... ve ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarının düzenlendiği, davacının iş yerlerinde kaçak elektrik tüketimi yapmadığı gerekçesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ... ... aleyhine her iki tutanak nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile yapılan taksitlendirme işlemi üzerine ödenen 44.702,79 TL'nin iadesi isteminde bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 08/03/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile \"Davanın kısmen kabulüne, davacının ... tesisat numaralı işyerinde düzenlenen 10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen 205.576,89 TL tutarındaki faturanın 122.438,97 TL'lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... tesisat numaralı borca ilişkin fazla talebin ve ... tesisat numaralı borca ilişkin talebin ve istirdat talebinin reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına\" karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması  isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). <br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, 2024/83 Esas ve 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>T.C. İstanbul Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05/08/2019 tarihli ... sayılı raporda; ... marka ... seri numaralı sayaç üzerinde yapılan inceleme ve muayene neticesinde, sayacın doğru çalıştığı fakat yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğu, 05/08/2019 tarihli ... sayılı raporda ise; ... marka ... seri numaralı sayacın doğru çalıştığı, fakat yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğu belirtilmiştir. Yine bu kurum tarafından dava dosyasına gönderilen 29/11/2021 havale tarihli cevabi yazıda \"gerilim dengesizliğinin sayaca müdahaleden mi kaynaklandığının yoksa sayacın kendisindeki bir arızadan mı oluştuğu ve gerilim dengesizliklerinin sebebinin müdürlüklerinin uhdesinde bulunmadığının, konunun dağıtım şirketi kararı ve yetkisinde olduğu\" bildirilmiştir.<br>... AŞ tarafından düzenlenen 09/08/2019 tarihli ... ve ... sayılı raporlarda; ... ve ... seri numaralı sayaçlarda, herhangi bir hataya rastlanmadığı, doğru çalıştığı, ancak yük kayıt profil gerilimlerinin dengesiz olduğu, bu durumun sadece dışardan müdahale ile yapılabileceği belirtilmiştir. <br>Mahkemece taraf delillerinin toplandığı, tanık dinlendiği, sayaç inceleme raporları ile sayaç muayene raporlarının dosya arasına alındığı, mahallinde keşif yapılarak ilk olarak Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'den 01/02/2021 tarihli rapor alındığı, taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine Elektrik Elektronik Mühendisleri ... ve ... ile Elektrik Elekrtonik Yüksek Mühendisi ...'dan oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan 26/08/2021 tarihli kök ve 12/01/2022 tarihli ek raporun alındığı anlaşılmıştır.<br>Gerek T.C. İstanbul Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05/08/2019 tarihli raporlar ve gerekse ... AŞ tarafından düzenlenen 09/08/2019 tarihli raporlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iş yerlerinde bulunan sayaçların doğru çalıştığı, arızalı olmadığı yalnızca sayaçları yük kayıt gerilim profillerinde dengesizlik olması nedeni ile sayaçların doğru okuma yapamadığı anlaşılmış olup, davaya konu olayda ihtilaf konusu olan husus yük kayıt gerilim dengesizliğinin sebebinin ne olduğu ve bu durumun ortaya çıkmasında davacının etkisinin ve katkısının bulunup bulunmadığıdır.<br>12/02/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda;  yük kayıt profil gerilimlerindeki dengesizliğin 3 farklı sebepten kaynaklanabileceği, ilk olarak sayaçtaki arızanın böyle bir sonuca neden olabileceği ancak davaya konu sayaçların arızalı olmadığı, 2. olarak iletim ve dağıtım şebekesindeki gerilimin değişmesi sonucu yük kayıt profilinde dengesizlik oluşabileceği ancak bu ihtimalde aynı şebekeden beslenen diğer tüm alıcıların da bu durumdan etkilenmesi gerektiği, dosyada böyle bir tespit bulunmadığı kaldı ki şebeke geriliminde sayacın kaydettiği yoğunluk, büyüklükte ve sıklıkta bir dengesizlik olmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle 3. İhtimal olarak dengesizliğin mühürlü ölçü devresinde bulunan sayaca fiziksel bir müdahalede bulunmadan sayacın bağlı olduğu tesisat üzerinden elektronik bir devre vasıtasıyla suni olarak sayaca bozucu sinyal göndermesi nedeniyle meydana geldiği ve davaya konu olayda sayaçlara bu şekilde müdahalede bulunulduğu kanaatine varılmıştır.<br>Her ne kadar mahkemece 12/02/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;<br>Kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik tespit tutanaklarında \"tesisatta takılı bulunan ... marka ... ve ... seri numaralı sayaçların hafıza dökümü uzaktan okuma sistemi ile alındığı ve akım gerilim değerlerinin incelendiği, sayaçların üzerinde her fazdan akım geçtiği, ancak yapılan müdahale sonucu sayaçtan ölçülen gerilim değerlerinin şebeke  işletme gerilimi aralıklarının dışında olduğu ve sayacın tüketimi doğru ölçmeyerek eksik kayıt yaptığı, ölçü sistemine müdahale edildiği\" şeklinde açıklamaya yer verildiği, tutanak tanıklarının keşif mahallinde alınan beyanlarında \"Tutağın tutulduğu gün, bir gün öncesinde mühendisimiz ... bize uzaktan okuma sistemi ile işletme sayacının okunduğunu söyledi ve tutunağa yazdığımız ifadelerinin tamamını önceden kağıda yazılı olarak bize verilmiştir. Bizde tutanakta yazılı tüm ifadeleri daha önceden bize verilmiş kağıttaki gibi aynen yazdık. Olay tutanağın tutulduğu gün 10/07/2019 tarihinde sayaçlarda herhangi bir sıkıntı yoktu. Bu duruma ilişkin herhangi bir tespit yapılmadı. Sayaçlarda ve panoda herhangi bir usulsüzlük görmedik. Sayaçtaki ölçüme esas olan akım ve gerilim değeridir\" açıklamasına yer verdikleri, keşif sonrası tanzim edilen 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda ... tesisat nolu abonelikte kullanılan ... seri nolu sayacın kapaklarında 4 adet mühür bulunan ölçü panosu içinde  bulunduğu yine ... tesisat nolu abonelikte kullanılan ... seri nolu sayacın işletmenin yaklaşık 150 metre ilerisinde ...'a ait ... nolu kapısı kilitli olan trafo binası içinde kapaklarında 4 adet mühür bulunan ölçü panosu içinde olduğu bilgisine yer verildiği, davaya konu uyuşmazlıkta sayaçların yük kayıt gerilim profillerinde dengesizlik bulunduğu tespit edilmekle birlikte bunun kim tarafından ve ne şekilde gerçekleştirildiğinin diğer bir ifade ile davacı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin davalı tarafından ispat edilemediği, bilirkişi kurulu ek raporunun ihtimale dayanılarak hazırlandığı, bu nedenle davacının kaçak elektrik kullanımı nedeni ile sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, davacının ancak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 37. Maddesine göre yapılacak olan ek tahakkuk hesabı sonrası oluşturulacak faturadan sorumlu olabileceği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik kararın hukuka uygun olmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden kaldırma gerekçesine göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br> HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca  yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>II) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın  353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>III)Davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına giderek; <br> 1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının 10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı ile 10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağından dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>2-10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı nedeni ile ödenen 21.579,90 TL ve 10/07/2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı nedeni ile ödenen 23.122,89 TL olmak üzere toplam 44.702,79 TL'nin 12/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine,<br>3-Alınması gereken 27.018,86 TL karar harcından peşin alınan 6.754,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.264,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan 4.318,90-TL yargılama gideri ile 6.754,72 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinde karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 63.285,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>7-T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,    <br>8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,\t<br>İstinaf yargılaması bakımından;<br>IV) Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 8.363,81 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 8.283,11 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>V) Davacıdan tahsil edilen 80,70 İstinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, <br>VI) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>VII) İstinaf yargılamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>VIII)HMK'nın 359/4. madde hükmü gereği karardan birer suretin Dairemiz tarafından taraflara tebliğine, harç tahsili işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1ec81d29ec71f04","SID":"473ebca83acb8ee7"}}