{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/455 <br>KARAR NO:2024/3239<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/11/2023<br>NUMARASI:2022/312 E - 2023/690 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ... AŞ. sözleşmeyi devralmadan önce dava dışı ... şubesi ile davalı arasında 03.12.2019 imza tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin Bodrumdaki 620/731-1 abone numaralı tüketim noktasına sabit birim fiyat üzerinden elektrik enerjisi satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin 2.maddesinde birim satış fiyatının aynı sözleşmenin 10.maddesinde belirlendiğini, sözleşme süresince davalının birim satış fiyatını değiştiremeyeceğini, sözleşmenin 10.maddesinde birim satış fiyatının 0,417 TL / kWh olarak ve 01/01/2020 -31/12/2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde belirlendiğini, daha sonra taraflar arasında 02/12/2020 tarihinde imzalanan ek protokol-1 ile sözleşmenin süresinin 31/12/2021 tarihine kadar uzatıldığını, bu ek protokolün ekinde yer alan satış bilgileri formunda uzatılan sürede yine sabit ve 496 TL / MWh(0,496 TL /kWh) olacağının kararlaştırıldığını, ek protokolün ekindeki satış bilgileri formunun ek-1'de yer alan tabloda da sabit birim fiyatı kutucuğunun işaretlendiğini, ... AŞ.'nin bölünmesi sonrası ... AŞ.'nin kurulduğunu, bölünme işlemine istinaden sözleşmenin müvekkili şirkete devredilmesine dair davalının da taraf olduğu 01/02/2022 tarihli protokolün imzalandığını, bu protokol ile aynı yerde elektrik sağlanmak üzere sözleşmenin dava dışı ... tarafından müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin yukarıda belirtilen sözleşme ve ek protokolün tarafı haline geldiğini 01/02/2022 tarihli protokolün 4.maddesinin 3.paragrafında sözleşmenin ve ek protokolün tüm hüküm ve şartlarının müvekkili ile davalı arasında aynen uygulanmasının devam edileceğinin kararlaştırıldığını, dolayısıyla ek protokol ile kararlaştırılan sabit birim fiyatının müvekkili bakımından da 31/12/2021 tarihine kadar geçerli olduğunu, davalının protokole aykırı olarak birim fiyatı arttırmak istediğini, muhtelif zamanlarda hukuki dayanağı olmaksızın sabit birim fiyatları 01/07/2021- 31/12/2021 tarihleri arasında 3 defa arttırdığını, müvekkilinin arttırım taleplerine ilişkin yazılara itiraz ettiğini, buna rağmen davalının 2021 yılı temmuz ayı ve sonrasında elektrik enerjisi bedelli faturalarının ek protokol ile kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek fiyatları üzerinden düzenlediğini, müvekkilinin ilgili faturalara süresi içinde noter kanalı ile keşide ettiği ihtarnameler ile itiraz ettiğini, müvekkilinin ihtirazi kayıtla faturaları ödemek zorunda kaldığını, fazladan ödenmek zorunda kalının 805.575,13 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren işlemiş faizleriyle birlikte davalıdan tahsili için takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğine itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının kabul edilmediğini, davacının dilekçesinde kamu otoriteleri tarafından enerji krizine ve mücbir sebebe ilişkin bir belge bulunmadığının iddia edilmesinin kabul edilmediğini, söz konusu enerji krizinin tüm dünya tarafından bilindiğini, herkesin hayatında artık \"somut olgu seviyesine gelmiş bir durum olduğunu, kamu otoritelerinden alınmış bir belgeye dahi gerek bulunmadığını, ... tarifelerinin resmi sitelerinde yayınlanmasıyla birlikte temmuz ayında %20 ile başlayan tarife zamlarının ocak 2022 ye gelindiğinde sanayiye %50 oranında uygulanan zamla birlikte, hidroelektrik santrallerindeki kuraklık ve termik santrallerdeki ithal kömür maliyetinin dolar ve kur artışıyla birlikte arz talep kesişiminde yaşanan sorundan dolayı eşleşmeyen hacimle birlikte güniçi piyasasındaki PTF artışının rakamsal verilerle de gözlenen bir artış içerdiğini özellikle temmuz 2021 öncesi ...'ın tarifeye uygulanan zam yüzdesi %5 iken temmuzla birlikte %20 artış gerçekleştiğini maliyet artışından dolayı da PTF fiyatının arttığını mevzuat değişikliklerinin Türkiye'de her gerçek kişiye ve tüzel kişiye uygulanacağı açık olduğundan davacının bu yöndeki iddiasına itiraz etme gereği dahi duyulmadığını fiyat revizyonunun ve bunun kabul edilmemesi halinde fesih sebeplerinin öngörülemezlik olgusu bakımından objektif nitelik taşımadığına ilişkin iddiaların kötü niyetli olduğunu, gün öncesi piyasası eşleşmesinin olmadığına ilişkin iddianın mesnetsiz olduğunu zira eşleşmelerin saatlik değişiklik gösterebildiğini, ... sisteminde sisteme giren hacme göre kesişime göre fiyat belirlendiğini, arz talep kesişimininde PTF'yi belirlediğini kesişmediği noktada güniçi piyasada işlem görüldüğünü, güniçi piyasasında yukarıdan işlem görerek şirketin belli bir zararı uğradığını söz konusu eşleşmelerin saatlik anlık eşleşme olduğunu ayrıca kuraklık olgusunun her bölge ve havza bakımından farklılık gösterdiğini, SFK ve PFK fiyatlarında temmuz ayı itibariyle artan maliyetlerden dolayı artış gözlemlendiğini enerji piyasalarının yönetiminin ...Ş tarafından yapıldığını müvekkilinin artan fiyatlara müdahale edemediğini davacının tüm dünyayı etkileyen enerji krizini yok saydığını olağanüstü aylık PTF fiyat artışı olduğunu bu durumun piyasadaki tüm tedarik ve üretim şirketlerinin yaşadığı bir sorun olduğunu, müvekkilinin kar gütmeye değil zararını minimize etmeye yönelik artış yaptığını, temmuz 2021 döneminde aylık ortalama 0,518 TL/ kWh olduğunu ve bu fiyat üzerinden üç ay daha davacıya fatura kesildiğini müvekkili şirketin kar etmediğini sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıktığını, fiyat artışı yapılmadan sözleşmenin devam etmesi halinde sözleşmeyi sürdürmenin müvekkili şirketten beklenemeyeceğinin, sözleşmenin ilgili maddelerine göre fiyat artışının davacı tarafından kabul edilmemesi halinde davacı tarafa sözleşmeyi fes etme yetkisinin tanındığını, tüm dünyayı global olarak etkileyen enerji krizi nedeniyle aşırı ifa güçlüğü varolduğundan davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Dosya içine celp edilen faturalar, tüketim ekstreleri, tarafların ticari kayıtları ve bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamından; elektrik piyasasında sözleşme dönemi için olağanüstü koşulların gerçekleşmediği, mevzuatta öngörülen  tavan fiyat artışının mevcut olmadığı, sözleşmenin yapılması sırasında elektrik fiyat dalgalanmalarının öngörülebileceği ve dolayısıyla TBK 138.maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olmadığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan sabit birim fiyat yerine tek taraflı tespit ettiği birim fiyat üzerinden hesaplama yaparak düzenlediği altı adet faturaya istinaden davacı tarafından ihtirazi kayıtla 808.204,92 TL fazladan ödeme yapıldığı, davacının fazladan ödemek zorunda kaldığı asıl alacağı ve alacağın işlemiş faizini talep edebileceği kanaatine varılmakla takip talebindeki asıl alacak talebiyle bağlı kalınarak 805.575,13 TL asıl alacak ve 36.490,31 TL işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne, fazla ilişkin talebin reddine alacak likit ve itiraz haksız olduğundan itirazın iptaline ,  alacağın  %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınıp davcıya verilmesine, davacının reddedilen kısım yönünden kötü niyetli takip başlattığı ispat edilemediğinden kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \" gerekçeleriyle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davalının ... sayılı dosyasına vaki itirazlarının 805.575,13 TL asıl alacak ve 36.490,31 TL işlemiş faiz için iptaline, takibin asıl alacak 805.575,13 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık (%15,75 oranını aşmamak kaydıyla) ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20'si oranında 168.413,08 TL inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın, yalnızca asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı yönüyle eksik inceleme sonucunda varılmış hatalı bir karar olduğunu, kararın kaldırarak asıl alacağa (takip talebinde yer alan istemleri gibi) takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; yaşanan pandemi döneminin de etkisiyle elektrik maliyetlerinin öngörülemez büyüklükteki artışı nedeniyle müvekkil şirketin sözleşme birim fiyatlarında artırım yapmak zorunda kaldığını, sözleşmede mücbir sebep durumlarında davacı tarafa sözleşmeyi feshetme yetkisi tanınmış olmasına rağmen, davacının  muhtemelen sözleşme fiyatlarının piyasadaki diğer enerji sağlayıcılardan daha düşük olması nedeniyle, sözleşmeyi feshetmediğini,  ancak müvekkili şirkete bir takım itiraz yazıları gönderdiğini, faturaların, mevzuatın içeriğinden de anlaşılacağı gibi hukuka uygun şekilde düzenlenen faturalar olduğunu, bilirkişi  raporunda mahkemenin görevine giren mücbir sebep ve ifa güçlüğü gibi hukuki konularda görüş bildirildiğini, mahkemece  eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayanan raporuu esas alındığını, kararın gerekçesiz olduğunu, sundukları  uzman görüşlerine gerekçeli kararda yer verilmediğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, hak arama ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, sundukları kökleşmiş Yargıtay içtihatlarında da akde vefa ilkesine sıkı sıkıya bağlılığın dürüstlük kuralına aykırı olabileceği açıkça vurgulandığını, huzurdaki davada da ortaya çıkan durumun, \"beklenmeyen hal\" durumuna ilişkin şartları taşıdığını, sözleşmenin akdedildiği sırada, sözleşme taraflarınca öngörülmeyecek ve öngörülmesi de beklenmeyecek, sözleşme döneminde ortaya çıkan olağanüstü durumlar olduğunu, sözleşmenin imzalandığı 2020 yılının Aralık ayından sonra; sözleşme dönemine ait 2021 yılında öngörülemeyecek boyutta, ayrıntıları ve  izah edildiği üzere, ülke ve dünya piyasa koşullarında esaslı değişiklikler meydana geldiğini  ve dünyanın en büyük enerji devlerinin, keza dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkelerin bile öngöremediği, ikinci dünya savaşından beri yaşanan en büyük enerji/ekonomik krizine neden olduğunu, kaçınılmaz ve önlenemez bir şekilde ortaya çıkan bu krizin enerji fiyatlarının tarihte hiç görülmediği oranlarda “öngörülemez biçimde değişmesine/artmasına” yol açtığını,  tüm bu sebeplerin aynı dönemde (Sözleşme döneminde) gerçekleştiğini, mahkemece olayda açıkça aşırı ifa güçlüğü bulunmasına rağmen, kanuna usule ve kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak aşırı ifa güçlüğü ve mücbir sebep iddialarının görmezden gelindiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyatlarının üstünde fatura tahakkuk ettirildiği iddiasına dayalı fazla ödenen bedelin iadesi talepli başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ve davalı ile dava dışı... AŞ.... şubesi arasında 01/02/2021 tarihinde düzenlenen \"Protokol\" başlıklı sözleşmenin 2.maddesinde; ... A.Ş bünyesindeki otel faaliyetinde bulunan işletmenin Türk Ticaret Kanunu uyarınca bölünerek yeni kurulan grup şirketi ... Şirketine devredildiği, bölünmenin sonucu olarak otelin işletilmesi için ... tarafından akdedilen tüm sözleşmelerin devralan ... şubeye devredildiği aynı sözleşmenin, 3.maddesinde; protokolün tedarikçi ve devreden arasında imzalanan ve protokol ekinde yer alan 04/04/2019 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin, sözleşmeye ek olarak imzalanan 02/12/2020 tarihli protokolde yer alan tüm hak ve yükümlülüklerin devralana devredilmesi konusunda tarafların mutabakatını içerdiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Davacının tarafı haline geldiği 04/04/2019 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin \"Birim Satış Fiyatı ve Tedarik Tarihleri\" başlıklı 10.maddesinde birim satış fiyatının 0,417 TL/ kWh olarak kararlaştırıldığı ve tüketim noktalarının ...,..., ... abone nolu adresler olarak belirlendiği, yine davacının taraf haline geldiği 02/12/2020 tarihli \"ek protokol-1 başlıklı sözleşmede Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin süresinin satış bilgileri formunda belirtilen şartlarla 31/12/2021 tarihine kadar uzatılması hususunda anlaşmaya varıldığı, 03/08/2020 tarihli satış bilgileri formu ek-1'de tedarik başlangıç tarihinin 01/01/2021, sözleşme bitiş tarihinin 31/12/2021 olarak kararlaştırıldığı \"sabit birim fiyat\" yazılı satırın işaretlendiği ve birim fiyatın 496 TL/ MWh olarak kararlaştırıldığı sayaç bilgileri formu ek-2'de tüketim noktasının ... Bodrum/ Muğla adresi olarak belirlendiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında sözleşme ve ek protokole ilişkin ihtilaf yoktur.İstinafa gelen uyuşmazlık, imzalanan sözleşme ve ek protokolle kararlaştırılan fiyatların,  aşırı ifa güçlülüğü nedeni ile arttırılıp arttırılamayacağı,  aşırı ifa güçlüğü bulunup bulunmadığı, aşırı ifa güçlüğü bulunması halinde artış yapılacak oranın davalı tarafından tek taraflı belirlenip belirlenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti, 22/11/2022 tarihli raporunda özetle; altı adet elektrik faturası içerisinde bulunan aktif enerji bedelinin birim fiyatının 0,496 TL/ mWh olduğu fakat davalı tarafın birim fiyatın Temmuz, Ağustos, Eylül ayları için 0,569 TL/ mWh ve Ekim ayı için 0,696 Tl/ mWh olarak Kasım ve Aralık ayları için 0,950 TL/ mWh olarak hesapladığı bundan dolayı sözleşmede kararlaştırılan birim fiyat bedeli ile fark tutarının 390.328 TL olduğu işlemiş faiz miktarının takip tarihi itibari ile 11.588,77 TL olduğu yönünde görüş belirtirmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda ise;  6 adet elektrik faturası yönünden tekrar hesaplama yapılarak alacak tutarının hesaplandığını, sözleşme kapsamında bulunan aktif enerji bedelinin birim fiyatının 0,496 TL/ mWh olduğu fakat davalı tarafından birim fiyatın Temmuz, Ağustos Eylül ayları için 0,569 TL/mWh, Ekim ayı için 0,696 TL/ mWh, Kasım, Aralık ayları için 0,950 TL/ mWh olarak faturalandığı bundan dolayı fark tutarının 808.204,92 TL olduğu, ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar her bir fatura yönünden işlemiş faiz hesabının yapıldığı ve davacının takip tarihi itibariyle toplam 808.204,92 Tl asıl alacak ile 36.490,31 TL işlemiş faiz talep edebileceğini mütalaa etmişlerdir.Benzer uyuşmazlıklarla ilgili olarak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, hukukumuzda sözleşmeye bağlılık  ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir. 6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağan üstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.  Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddeye göre; uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilmektedir. Somut olayda, davalı tarafça uyarlama ile ilgili dava yoluna başvurulmamıştır.Ancak taraflar tacir olduğundan, bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde  TTK hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. TTK m.18/f.2 uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” Basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün gerektirdiği özen derecesi, objektif ölçülere göre tespit ve tayin olunur düzenlemesi de dikkate alındığında, TTK m. 18/4.2 hükmünün  tacirlere , kanunun belirttiği borç ve yükümlülükler yanında basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün getirdiği borçları da yüklemektedir. 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nun 281 inci maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda  yargısal denetime de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.Somut olayda, bilirkişi raporu ile ek raporun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Uzman görüşü yönünden yapılan değerlendirmede ise, HMK'nın 293. Maddesi kapsamında, tarafların aldığı uzman görüşünün tarafın mahkemeye sunduğu yazılı belgeye dayalı açıklaması olduğu, bu kapsamda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınmış olduğu anlaşılmakla bu yöndeki itirazlar da yerinde değildir. Buna göre, davalı tarafça uyarlama talepli açılan bir dava sonucunda sözleşme koşullarını değiştiren kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından tarafların sözleşmenin uygulanmasından doğan hak ve borçları sözleşme hükümlerine göre belirleneceği,  davalının tek taraflı olarak fiyat belirlemesinin belirlemesi sözleşmeye aykırı olup davacının talepleri yönünden   sözleşme hükümlerine göre inceleme yapılarak karar verilmesi isabetlidir.Davacının faize yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasında akdedilen sözleşmede fatura bedellerinin geç ödenmesi durumunda uygulanacak faiz oranı belirlenmekle (6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı) birlikte taraflar arasında uygulanacak faiz oranı belirtilmediği, davacının takip talebinde 3095 sayılı kanuna göre faiz talebinde bulunduğu, ticari işlerde faiz oranının taraflarca kararlaştırılmadığı hallerde TTK 9. maddesinde yapılan atıfla 3095 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ...MB kısa vadeli avans faizi oranında temerrüt faizi talep edebileceği için dönemsel olarak geçerli olan TCMB kısa vadeli avans faizi oranlarına göre hesaplama yapıldığı görülmekle davacının takip talebinde belirttiği oranla bağlı kalınarak karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,Davalıdan alınması gereken 57.521,49 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.380,37‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 43.213,12‬ TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde. istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"648b6a8d5cd2711f","SID":"479d0c23c7a9d078"}}