{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...     (...)<br>ÜYE\t\t: ...        (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 04/07/2024<br>NUMARASI\t:  EsasKarar<br><br>DAVACI \t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 1-<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... - Av. ... <br>\t<br>\t  2- ... -  (T.C. Kimlik No: ...) <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... - [<br>DAVA\t: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 28/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 28/03/2017 tarihli dilekçesiyle; davacının kullandığı .... plakalı araç ile davalılardan ...'nın kullandığı ...plakalı aracın, 27/01/2017 tarihinde  kaza yapması sonucu davacının geçici ve sürekli iş görememezlik zararı ile tedavi gideri ve bakıcı gideri zararına uğradığını ayrıca, bu kaza nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadığını beyan ederek, geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 25 TL, sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 25 TL, tedavi gideri zararı nedeniyle 25 TL. ve bakıcı gideri zararı nedeniyle 25 TL. olmak üzere toplam 100 TL. maddi tazminatın, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve 100.000 TL. manevi tazminatın da olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Konya BAM 3. HD.'nin kararı gereğince tazminat bilirkişisinden 26/03/2024 tarihli ek rapor alınmıştır.<br>Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve trafik kazası tespit tutanağı ile de uyumlu olan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29/03/2018 tarihli kusur raporuna göre, davacının ve dava dışı sürücünün kusursuz, davalılardan ...'nın ise %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. <br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3135 E. 2018/11955 K. sayılı emsal içtihadına göre, müterafik kusur konusunun da re'sen incelenmesi gerekmiş, davacı için müterafik kusur teşkil eden bir durum belirlenememiştir.<br>Konya BAM 3. HD.'nin kararı gereğince hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 03/06/2021 tarihli raporundaki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine seçeneğine göre, davacının sürekli iş gücü oranının %23 olduğu ayrıca, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay ve bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu kabul edilmiştir. <br>Yine Konya BAM 3. HD.'nin kararı gereğince hükme esas alınan ve PMF 1931 yaşam tablosu,  %23 sürekli iş göremezlik oranı, 18 ay geçici iş göremezlik ve 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı esas alınarak hazırlanan tazminat bilirkişisinin 26/03/2024 tarihli ek raporuna göre de, davacının geçici iş göremezlik zararının 27.911,68 TL., sürekli iş göremezlik zararının 1.035.890,68 TL., geçici bakıcı gideri zararının 1.777,50 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 3.000 TL. olduğu belirlenmiştir. <br>Davacı vekili de 16/04/2024 tarihli 3. talep artırım dilekçesiyle, 26/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 27.911,68 TL.'ye sürekli iş göremezlik yönünden ise 1.035.890,68 TL.'ye yükselttiğini beyan etmiştir. <br>Konya BAM 3. HD.'nin kararı gereğince davacının ıslah (sayılması gereken 26/03/2024 tarihli talep artırım) dilekçesi gereğince talebini artırabileceği kabul edilmiştir.<br>Davalılardan.... Sigorta A.Ş. tarafından, davacı tarafa 23/06/2022 tarihinde 350.000 TL. ödendiği belirlenmiş, sakatlanma ve ölüm klozu ile sağlık gideri klozu teminat limitlerinin kaza tarihi itibariyle 330.000'er TL. olduğu anlaşılmış, Mahkememizce 350.000 TL.lik ödemenin 330.000 TL.sinin sakatlanma ve ölüm klozundan, 20.000 TL.nin ise sağlık gideri klozundan yapıldığı kabul edilmiştir.<br>Davacının, davalı ... şirketini ibra ve fazlaya ilişkin haklarından feragat etmiş olması nedeniyle, davalılardan.... Sigorta A.Ş. ye karşı açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve.... Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yargıtay 4. HD'nin 26/09/2022 gün ve 2021/26261 E. 2022/10826 K. sayılı emsal içtihadına göre de, \"Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (BK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (BK 163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (BK 166/3). Müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz (BK 165.) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (BK 168/1) ve alacaklının  hakları  ona geçer.  Borçlu  yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.\"<br>26/03/2024 tarihli 3. tazminat bilirkişisi ek raporununda, davalılardan sigorta şirketinin yaptığı 350.000 TL.'lik ödemenin tamamı sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edilerek kalan zarar bedeli (1.385.890,68 TL. - 350.000 TL. =) 1.035.890,68 TL. olarak hesap edilmiş ise de; kaza tarihi itibariyle sigorta şirketinin poliçe limitinin  sakatlanma ve ölüm klozu ile sağlık gideri klozları yönünden ayrı ayrı 330.000'er TL. olması, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadı gereğince bu ödemelerden diğer davalı ...'nın da yararlandırılmasının gerekmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatından 330.000 TL., sağlık giderlerinden ise 20.000 TL. düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının (1.385.890,68 TL. - 330.000 TL.=) 1.055.890,68 TL. olduğu re'sen hesap edilmiş ise de, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.035.890,68 TL. talep etmesi ve talepten fazlaya hükmedilemeyecek olması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.035.890,68 TL.'ye hükmedilmiştir. <br>Yine aynı ek raporda sağlık giderleri teminatı içerisinde ödenen 20.000 TL.'nin, sağlık giderleri tazminatlarından (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri) mahsup edilmesi gerekirken hiç mahsup edilmediği (350.000 TL.'nin tamamının sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edildiği) görülmüştür. <br>26/03/2024 tarihli tazminat bilirkişisi ek raporuna göre, davacının geçici iş göremezlik zararı 27.911,68 TL., bakıcı gideri zararı 1.777,50 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı 3.000 TL. olup, kural olarak bunlardan sigorta şirketi tarafından sağlık giderleri teminatı kapsamında ödenen 20.000 TL.'lik tazminatın mahsup edilmesi gerekli ise de; davacı ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen ibranamede davacı tarafın sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını kabul etmesi karşısında, sağlık giderleri teminatı limiti olan 330.000 TL.'ye kadar davalı ... şirketinin ibra edildiği, bundan diğer davalı ...'nın da yararlanmasının gerektiği dolasıyla, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri alacağının kalmadığı kabul edilmiştir. <br>Davacının 27.911,68 TL.'lik geçici iş göremezlik tazminatından, önceki talep artırım dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı olarak yer alan 12.682,81 TL. ile bakıcı gideri zararı olarak yer alan 1.777,50 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı olarak yer alan 3.000 TL.'nin tamamının ibraname gereğince konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. <br>16/04/2024 tarihli 3. talep artırım dilekçesiyle istenilmiş olan 27.911,68 TL.'lik geçici iş göremezlik tazminatından, konusuz kalan 12.682,81 TL.'nin mahsubundan sonra kalan 15.228,87 TL.'lik kısmının ise (ibranameden sonra istenilmiş olması nedeniyle) ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur oranı, davacının yaralanmasının derecesi, istenilen manevi tazminatın miktarı ve manevi tazminatın amacı göz önünde bulundurularak manevi tazminatın da tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı vekili, 15/03/2023 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi ve manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istenilmiştir. Davalılardan ...'nın sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan, maddi ve manevi tazminat yönünden talep gibi kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. <br>Davacı vekilinin, davanın konusuz kaldığına ilişkin 04/07/2022 havale tarihli dilekçesinde, davalılardan.... Sigorta A.Ş. yönünden herhangi bir yargılama gideri istemediklerini beyan etmesi karşısında, davacı tarafın yargılama giderlerine hak kazanmasına rağmen, .... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan ve konusuz kalan dava ile davalılardan ...'ya karşı açılıp konusuz kalan talepler yönünden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde davacının davalılardan.... Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle, bu davalıya karşı açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davasının davalılardan ... yönünden kısmen kabul, kısmen reddi ile 27/01/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle; sürekli iş göremezlik zararından dolayı 1.035.890,68 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının 12.682,81 TL.'lik geçici iş göremezlik, 3.000 TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile 1.777,50 TL. bakıcı giderlerine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kusur oranını kabul etmediğini, yapılan itirazın kabul edilmediğini, hesap bilirkişi raporlarını ve ek raporlarını kabul etmediklerini, güncel asgari ücrete göre olan hesaplamalarında usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya hesap bilirkişisi raporunda yapılan hesaplamanın kabul edilemez olduğunu, sigorta tarafından 22/06/2022 tarihinde yapılan ödemenin o tarihe göre davacının hak ettiği meblağın hesaplanarak ödendiğini, bu ödeme ile davacının hakkının son bulduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, davacının birden fazla talep arttırım dilekçesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>İDM CE DAİREMİZCE VERİLEN KALDIRMA KARARI DOĞRULTUSUNDA İŞLEM YAPILMASINA<br>BU BAĞLAMDA <br><br>kusura itiraz<br>Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve trafik kazası tespit tutanağı ile de uyumlu olan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29/03/2018 tarihli kusur raporuna göre, davacının ve dava dışı sürücünün kusursuz, davalılardan ...'nın ise %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup itiraz yersizdir<br>2. Islaha göre karar verildiği İstinafı<br>Somut olayda öncelikle davacının ilk davasının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğunun tespiti gerekmektedir<br>HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup,<br>MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.<br>(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda,hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.<br> Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile  bu istemden haberdar edilmesi zorunludur. <br>Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani  ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.<br>6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201 K )<br>\t\t\tZaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.<br>\tKanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.<br>\tSomut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığından belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekir.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD'nin ....... esas .......... karar sayılı ilamı<br>.\t  Somut olayda davacı HMK 107. Madde gereği  maddi tazminat talep etmiş, 15/10/2021 tarihli birinci artırım dilekçesi ile SİGORTA YÖNNÜDEN talebini yükseltmiş, daha sonra davacı alınan ek rapora göre de  16/03/2023 tarihli dilekçe ile DAVALI ... YÖNÜNDEN davasını ıslah etmiştir,<br>BU KEZ <br>HMK 177/2. Madde: Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz. Hükmü GEREĞİNCE kaldırma kararından sonra DAVALI ... YÖNÜNDEN YENİDEN ISLAH ETMİŞ VE MAHKEMECE BU ISLAHA GÖRE KARAR VERİLMİŞTİR.<br>BU HALDE 1.ARTIRIM DİLEKÇESİNDE ARTIRIM YAPILAN SİGORTA YÖNÜNDEN 1 KEZ ... YÖNÜNDEN 1 KEZ ARTIRIM 1 KEZ ISLAH YOLUNA BAŞVURULMUŞTUR. ISLAH YOLUNA BAŞVURULAN TARAFLAR FARKLI OLDUĞUNDAN SUNULAN SON ISLAH DİLEKÇESİN 2. ISLAH OLARAK KABLÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR.ISLAH YAPILANLAR YÖNÜNDEN TARAFLAR FARKLIDIR.İTİRAZ YERSİZDİR.<br>Manevi tazminatın çok  taktir edildiği istinafı yönünden;<br>Hakimin  özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. <br>O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle % 23  oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 18  ay olduğu gözetilip,davalının kusur durumu ve  olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın  dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.\t<br> Bu halde ,Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br> Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı ... tarafından alınması gereken 77.592,69 TL harçtan peşin alınan 19.398,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 58.194,52 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.02/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>        ...          ...   \t ...          ...<br>            Başkan\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>             ...\t\t ...\t             ...\t  ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c1a4a5707f09645","SID":"b3b3c0980db3a0dd"}}