{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/197 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/713<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...  Ticaret Anonim Şirketi 2005 yılında kurulmuş olup, davacılar ... ... ve ... ... ise şirketin kurucu hissedarlarından olduğunu, davalı şirketçe 28.02.2023 tarihinde şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildiğini, iş bu Genel Kurul ve Genel Kurul Toplantısı'nın \"Yönetim Kurulu üyeleri seçimi\"ne ilişkin (7) nolu ve \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395. ve 396. maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesi\"ne ilişkin (8) nolu kararları yoklukla batıl nitelikte, TTK md 447 uyarınca hükümsüz nitelikte ve herhalde TTK md 445 uyarınca iptali gerektiğini, işbu Genel Kurul Toplantısının yapılmasına dair alınan Yönetim Kurulu kararının yokluk ile batıl olması, toplantı çağrısının yetkili kişi veya organlarca yapılmamış olması ve toplantının çağrısız toplantı koşullarını taşımaması nedeniyle işbu Genel Kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararlar yok hükmünde olduğunu,  davanın kabulü ile ...  ve Ticaret A.Ş.'nin 28.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararlardan; (7) ve (8) numaralı kararlarının yoklukla batıl olduğunun tespitine, işbu talebimiz kabul edilmediği takdirde ...  Ticaret A.Ş.'nin 28.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararlardan; (7) ve (8) numaralı kararlarının TTK m. 447 uyarınca hükümsüzlüğünün tespitine, İşbu talep kabul edilmediği takdirde ...  A.Ş.'nin 28.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararlardan; (7) ve (8) numaralı kararlarının usul ve yasaya aykırı şekilde alınmış olmaları nedeniyle ayrı ayrı her birinin TTK m. 445 vd. maddeleri uyarınca iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.<br>Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 18/03/2024 tarihli 14 sayfadan ibaret  kök raporunda özetle; davalı şirketin 28.02.2023 tarihinde yapılan 2018-2019 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 7 ve 8 nolu genel kararları için; \tdavacı pay sahiplerinden ... ...'ın davalı şirkette 46.330.581 payı olmakla, azlık pay sahibi olduğu; 28.02.2023 tarihli 2018-2019 yılı olağan genel kurul toplantısına vekili aracılığıyla katıldığı, TTK m. 420 kapsamında finansal tablolar ile buna bağlı konuların müzakeresinin bir ay sonraya bırakılmasını talep ettiği, toplantı başkanınca da gündemin 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddelerinin görüşülmeyip bir ay sonraya ertelenmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasıyla ilgili 4. madde ile denetçi seçimine ilişkin 5. madde finansal tablolarla ilgili konulardan sayılıp ertelenmesine rağmen, yönetim kurulu üye seçimiyle ilgili gündemin 7. maddesi ve yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme (TTK m. 395 ve 396) izni verilmesine ilişkin 8. maddenin görüşülmesi ertelenmeyip oy çokluğu ile seçim ve izin kararı alındığı; davacı pay sahibi ... ...'ın 7. maddeye olumsuz oy verdiği ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirttiği, gündem maddelerinin teker teker görülmesine geçilmeden söz alıp TTK m. 420 uyarınca tüm maddelerin görüşülmeyip toplantının bir ay sonraya bırakılmasını talep ettiği ve aynı hususu toplantı tutanağının sonuna da geçirtmiş olması ve 8. maddeye olumsuz oy kullanması göz önüne alındığında 8 nolu kararında iptalini isteyebileceğinin söylenebileceği,\tgündemin 7. maddesi kapsamında yapılan müzakere ve oylamada oy çokluğu ile mevcut - ibra edilmeyen ... ... ve ... ... ...'in yönetim kurulu üyesi seçilmeleri ile bu kişilere gündemin 8. maddesi kapsamında şirketle işlem yapma ve rekabet etme (TTK m. 395 ve 396) izni verilmesinin, doktrin ve yargı kararlarında tartışmalı olmakla birlikte, bu konuların finansal tabloların müzakeresine bağlı konular olduğundan ertelenmesi gerekirken ertelenmeyip karar bağlanmasının TTK m. 420/1'e aykırılık oluşturduğu ve iptali gerektiğinin söylenebileceğini belirtmiştir.<br>Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 16/08/2024 tarihli 6 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kök rapordaki görüş ve kanaati koruduğu, TTK m. 420 kapsamına giren konuların neler olduğu ile seçimi geçersiz yönetim kurulu tarafından yapılan çağrının geçerliliği ile ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. <br>Dava, 28.02.2023 T. GK 7 ve 8. maddelerinin yoklukla malül olduğu tespiti istemine ilişkindir.<br>Genel kurul kararlarının iptal sebepleri Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanunun 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; <br> ...  Noterliği'nin 13.02.2023 tarihli ve ...  yevmiye nolu genel kurul toplantı daveti yazısından davacı pay sahiplerine noter aracılığıyla genel kurul gündeminin belirtilerek davet gönderildiği ve söz konusu yazının ekindeki 14.02.2023 tarihli tebliğ kağıdından da davacı pay sahibine Tebligat Kanunu m. 21 uyarınca muhtara bırakılarak bildirim yapıldığı anlaşılmıştır. <br> TTK 414/1 maddesi uyarınca genel kurula çağrı şekilleri belirlenmiş olup, buna göre  “Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.” denilmektedir.<br> 08.02.2023 tarihli ticaret sicil gazetesinde (sayfa 553) davalı şirketin dava konusu 28.02.2023 tarihli genel kurul toplantısına çağrısının ilan edilmiş ise de;  Davacı ... yönünden TTK m. 446/b uyarınca çağrının usulüne göre yapılmadığını ileri süren pay sahiplerinin de dava açabileceği belirtildiğinden  TTK m. 446/lb uyarınca dava açma hakkına sahip olduğu değerlendirilerek davacı pay sahibi ... yönünden de dava şartlarında eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Genel Kurul gündeminin 7. Maddesi; Yönetim kurulunun süresinin 04.03.2023'te sona ereceği için Yönetim Kurulu üyelerinin seçimine ilişkindir.<br>Toplantı tutanağında Yönetim Kurulunun süresinin 04.03.2023'te sona ereceği için yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7 no.lu gündem maddesinin hissedar  ... , hissedar ... tarafından 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmak üzere seçilmesi önerilen ...'ın ve hissedar ... tarafından 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmak üzere seçilmesi önerilen ...'ın 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilmelerinin müzakereye açıldığı, yapılan oylama sonucunda 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliklerine ... ... ve ... ... ...'in seçilmelerine ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmalarına 185.327.885 kabul oyuna karşılık ... ... tarafından verilen 46.330.581 ret oyu ile ve oy çokluğu ile karar verilmiştir. <br>Genel Kurul gündeminin 8. Maddesi; Yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkindir.<br>Toplantı tutanağında Yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkin 8 nolu gündem maddesinin müzakereye açıldığı, yapılan oylama sonucunda 185.327.885 kabul oyuna karşılık ... ... tarafından verilen 46.330.581 ret oyu ile ve oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396.maddeleri kapsamında yetki ve izin verilmesi kabul edilmiştir.  <br>Davacılar, 28.02.2023 tarihli genel kurul kararlarının öncelikle yoklukla batıl olduğunun tespitini, aksi halde TTK m.447 uyarınca butlanı ve TTK m.445 uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>Davanın TTK m.445 ve m.447 kapsamında incelenmesi bakımından; dava konusu genel kurul kararları 28.02.2023 tarihinde alınmış olup, dava 21.03.2023 tarihinde açılmıştır. TTK m.445 uyarınca öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Davanın TTK m.445 ve 447 kapsamında açılan genel kurul kararlarının geçersizliğine ilişkin dava olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davalı şirket merkezinin İstanbul'da bulunması nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... ...'ın pay sahibi olduğu ve muhalefet şerhini tutanağa geçirttiği, davacı ... ...'ın ise çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla dava açma hakkına sahip olduğu görülmüştür.<br>Davacı tarafça bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiği de ileri sürülmüş ise de, TTK m.437/5 uyarınca genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkı reddedilen pay sahiplerinin dava açarak bu haklarını kullanabilecekleri belirtildiğinden, bilgi alma hakkına aykırılığın doğrudan genel kurul kararlarının iptali sonucu doğurmayacağı anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafın, Mutabakat Tutanağına dayanarak   ..., ... ... ve ... ...'in pay sahipliği sıfatlarının sona erdiğine ilişkin iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede; Davacılar tarafından, 2013 tarihli Mutabakat Tutanağı'na dayanılarak   ..., ... ... ve ... ...'in şirketteki hissedarlık sıfatlarının sona erdiği ileri sürülmüş ise de, bu iddia yerinde görülmemiştir. Şöyle ki:<br>Anonim şirkette payların devri, payın niteliğine göre farklı şekillerde gerçekleşir. Nama yazılı pay senetleri ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile devredilirken, çıplak payların devri yazılı devir beyanı ve pay defterine kayıt ile mümkündür. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri ise sadece zilyetliğin geçirilmesi ile olur.Dosyadaki belgelerden payların niteliğinin ve şirket pay defterinin içeriğinin tespiti mümkün olmamıştır. Davacılar tarafından sunulan Mutabakat Tutanağı, davalı şirketin varlığını oluşturan gayrimenkul projesindeki 35 adet bağımsız bölümün ... soyadlı hissedarlar ile ... soyadlı hissedarlar arasında paylaşılmasına ilişkin bir anlaşma niteliğindedir. Ancak bu tutanak tek başına pay sahipliği sıfatının sona erdiğini göstermez. Zira pay sahipliği sıfatının geçerli şekilde sona ermesi için TTK'da öngörülen devir usullerine uyulması zorunludur.<br>Ayrıca hazır bulunanlar listesinde adı geçen kişilerin pay sahibi olarak göründüğü ve aksinin açık, net ve kesin olarak ispatlanamadığı anlaşılmakla, pay sahipliği sıfatının sona erdiğine yönelik iddia kabul edilmemiştir.<br>Yokluk iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacılar, bu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun seçildiği 04.03.2021 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunu, dolayısıyla çağrının yetkisiz kişilerce yapıldığını iddia etmektedirler.<br>Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, çağrı yapıldığı aşamada henüz bir geçersizlik durumu tespit edilmemiştir. Doktrinde, hukuki güvenlik ilkesi açısından yetkisiz yönetim kurulunun yaptığı çağrının geçerli sayılması gerektiği görüşü bulunmaktadır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/...  E. sayılı dosyasında 04.03.2021 tarihli genel kurul kararlarının yokluğuna dair kesinleşmiş bir karar da mevcut değildir.<br>Bu durumda, çağrının yetkisiz kişilerce yapıldığı iddiası yokluk yaptırımını gerektiren bir hal olarak değerlendirilemeyeceğinden, yokluk talebinin reddine karar verilmiş, ancak aşağıda açıklanacağı üzere kararların TTK m.445 uyarınca iptali gerekmiştir.<br>Dava konusu genel kurul kararlarının iptal sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; 28.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında, gündemin 2018-2019 yıllarına ait Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporlarının görüşülmesi, 2018-2019 yıllarına ait finansal tabloların görüşülmesi, Yönetim Kurulu üyelerinin 2018-2019 yıllarına ilişkin çalışmalarından dolayı ayrı ayrı ibralarının görüşülmesi, 2018-2019 hesap dönemlerine dair kar dağıtımının görüşülmesine ilişkin maddelerinin davacı ... ...'ın talebi ve toplantı başkanı kararı ile TTK m.420 uyarınca bir ay sonraya ertelendiği görülmüştür.<br>TTK m.420 kapsamında finansal tablolar ile buna bağlı konuların ertelenmesi gerekirken, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7 nolu karar ile yönetim kurulu üyelerine TTK m.395-396 uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 nolu kararın görüşülüp karara bağlanması hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Şöyle ki:<br>TTK'nın 413. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmıştır. Yönetim kurulu seçimi, özellikle ibra edilmemiş üyelerin tekrar seçiminin söz konusu olduğu hallerde finansal tabloların müzakeresine bağlı konulardandır. Doktrinde de bilançosu henüz geçmemiş, hesabını verip ibrayı sağlamamış üyelerin tekrar seçilmelerinin TTK m.420'nin öngörülme amacı ile bağdaşmayacağı haklı olarak savunulmaktadır.<br>Somut olayda gündemin 4. maddesindeki ibra konusu ertelenmiş, ancak ibra edilmemiş olan ... ... ve ... ... ...'in yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi ve bu kişilere şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni verilmesi erteleme kapsamı dışında tutularak karara bağlanmıştır. Bu durum TTK m.420/1'de düzenlenen azınlık hakkının özüne aykırılık oluşturmakta, finansal tabloların müzakeresi ile doğrudan bağlantılı konuların erteleme kapsamı dışında tutulması kanunun amacına ters düşmekte, ibra edilmemiş üyelerin seçimi ve kendilerine izin verilmesi kararlarının ayrı değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. <br>Tüm bu değerlendirmeler ışığında, TTK m.420 kapsamında ertelenmesi gereken konuların ertelenmeyip karara bağlanması nedeniyle 7 ve 8 nolu kararların kanuna aykırılık oluşturduğu ve bu nedenle iptal edilmeleri gerektiği, buna karşın yokluk iddiasının yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Terditli (kademeli) olarak açılan davalarda ilk talebin reddine bağlı olarak ikinci talep hakkında kabul kararı verilmesi durumunda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderlerine hükmedilemez. İkinci talep hakkında verilen karara göre harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında hüküm kurulur. Buna göre ikinci talep tam kabul edilmiş olmakla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;<br>1-Davalı şirketin 28.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan;<br>a.\tYönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin (7) nolu kararın,<br>b.\tYönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yetki ve izin verilmesine ilişkin (8) nolu kararın, İPTALİNE,<br>-Yokluğa karar verilmesi talebinin reddine,<br>2-Her ne kadar yönetim kayyımına şirket genel kurulun toplanması için görev verilmesi talep edilmiş ise de genel kurulun olağanüstü toplantı çağrısına ilişkin izin verilmesi konusunda bir davanın mevcut olması ve gerekse yönetim kayyımının kapsamında yönetim boşluğunun oluşması (yöneticilerin tamamının istifa etmesi) halinde genel kurulu yönetim kurulu adına çağırma yetkisinin zaten bulunması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>3-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 179,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 47.914,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde  ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab9e490eb469046e","SID":"d8b22f441888b95f"}}