{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1147 Esas<br>KARAR NO: 2024/1380<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>NUMARASI: 2020/5 Esas, 2021/174 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 667 sayılı KHK ile ... AŞ'nin kapatılarak ticaret sicil kaydının resen terkin edildiğini ve tüm malvarlığının Hazineye devredildiğini, kapatılan şirket ile ilgili İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından tanzim edilen 02/09/2017 tarihli rapora göre davalı şirketin 40.668,24 TL borçlu olduğu, ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, zira ... AŞ ile yapılan Barter Sözleşmesi uyarınca taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, icra dosyasında da yetki itirazında bulunduklarını, bahsi geçen sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşmeden doğan borcunu kendisine verilen reklamlarla ifa edeceğini, ... Ajansı tarafından verilen reklamların müvekkilince yayınlanarak borcun ifa edildiğini, sözleşmeye göre nakdi ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; her iki tarafın da tacir olması sebebiyle bağlayıcı olan Haber Abonelik Sözleşmesinde ihtilaf halinde İstanbul İcra Daireleri ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, davalının icra dosyasında ödeme emrine süresinde itiraz ederek yetki itirazında bulunduğu, buna göre icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın HMK'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece ilgili şirketlerin defter ve kayıtları ile kapatılıp malvarlığı müvekkili Hazineye devredilen şirkete ilişkin inceleme raporu üzerinde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, borcun kaynağının, iddia edilen sözleşme olduğuna ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kaldı ki borcun kaynağı sözleşme olsa dahi sözleşme içeriğinde yer alan yetki şartının, müvekkili idareyi bağlamayacağını, zira yetki şartının müvekkili idare tarafından akdedilmediğini, davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, huzurdaki davanın da yetkili ve görevli mahkemede açıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, 667 sayılı KHK ile kapatılarak malvarlığı Hazineye devredilen şirketin alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 40.668,24 TL asıl alacak ve 3.770,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.438,69 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, gibi aynı zamanda İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında da bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. İİK'nun 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.  HMK'nun 17. maddesi \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" hükmünü içermektedir. Buna göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, yetki sözleşmesi veya sözleşmeye koyacakları bir yetki şartı ile aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkeme, münhasır yetkili mahkeme olarak kabul edilir ve dava sadece sözleşme ile belirlenen mahkemede açılır. Davalı vekili cevap dilekçesinde Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ise de, itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın öncelikle incelenmesi gerekir. Buna göre Mahkemece, davalı borçlunun icra dosyasında yaptığı yetki itirazı yerinde görülerek usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Somut olayda, cevap dilekçesi ekinde sunulan Haber Abonelik Sözleşmesinin taraflarının 667-668 sayılı KHK ile kapatılarak tüm malvarlığı Hazineye devredilen ... Reklamcılık AŞ ile davalı şirket olduğu, sözleşmenin 7. maddesi ile, sözleşmeden kaynaklanabilecek herhangi bir uyuşmazlıkta İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla yetki şartında gösterilen icra dairesi, münhasır yetkili icra dairesi olarak belirlenmiş olup genel ve özel yetkili icra dairelerinin yetkisi kaldırılmıştır. Davalı borçlu icra dosyasında ödeme emrine yönelik süresinde sunduğu itiraz dilekçesi ile yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu belirtmiştir. Buna göre icra takibi, yetki şartında kararlaştırılan yetkili icra dairesinde yapılmadığından Mahkemece davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda, borcun kaynağının işbu sözleşme olup olmadığı konusunda Mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadığını ileri sürmüş ise de, varlığı cevap dilekçesi ile ortaya konulan bahsi geçen sözleşme ilişkisine yönelik cevap dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davacı vekilince açıkça bir itiraz söz konusu olmadığından ilk defa istinaf başvurusunda ortaya konulan bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Öte yandan yasal düzenleme sebebiyle kapatılan şirketin alacaklarını tahsile girişen davacı tarafın sözleşme ile belirlenen yetki şartının kendisini bağlamayacağına yönelik istinaf sebebi de yerinde değildir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/5 Esas, 2021/174 Karar sayılı ve 24/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2c588a3b50e1389","SID":"64e60fc0d9e44864"}}