{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1428 Esas<br>KARAR NO: 2024/1474<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 14/10/2024 <br>NUMARASI: 2024/593 Esas<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen özel güvenlik sözleşmesi kapsamında davalının müvekkiline güvenlik hizmeti verdiğini, sözleşme kapsamında çalışan dava dışı personelin işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili ve davalı şirket aleyhine dava açtığını ve açtığı davadaki ilama dayanarak Bingöl İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, müvekkilinin söz konusu icra dosyasına 74.453,17 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.18 maddesi gereğince;  davalı şirketin istihdam ettiği personelin ücretlerinin ödenmesi dahil tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirme yükümlülüğü olup, aykırı davranış halinde müvekkilinin yaptığı ödemelerden sorumlu olacağını, bu nedenle işçiye ödenmek zorunda kalınan tutar için davalı aleyhine Bingöl İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ve muaccel olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının malvarlığı ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği sabit olmadığından yaklaşık ispat şartı yokluğu nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi koşulları oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının istihdam ettiği personelin işçilik alacağından sorumlu olduğunu, davalı personelinin açtığı iş davasının kesinleştiğini ve müvekkilinin kesinleşen ilamın tahsili için yapılan takipte 74.453,17 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, sundukları deliller kapsamında alacağın yaklaşık olarak ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, davalı personelinin ilama dayalı alacağın tahsili için başlattığı takip nedeniyle yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İhtilaf, İİK 257  maddesinde  düzenlenen, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı ile mahkeme kararının isabetli olup olmadığıdır. İİK nun 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, 2 bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK nun 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa ' nın 2. maddesinde yer alan \" hukuk devleti\" ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz kararı verilmesinin şartlarından olan, alacaklıya ilişkin şart, bir alacak için ihtiyati haciz isteyen kişinin olacağın alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Alacağa ilişkin ise, alacağın vadesinin gelmiş veya vadesi gelmemiş olmamakla birlikte, yasada belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Muacceliyet  ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muacceliyet  temerrüdün zamanla ilgili şartıdır. Hakim, hukuksal işlemlerden doğan alacaklar için yapılan ihtiyati haciz istemlerine karşı öncelikle alacağın muaccel olup olmadığını saptaması gerekir, alacağın muaccel olduğunu alacaklı ispat etmelidir. Alacağın vadesinin gelmiş olması, alacaklının alacağını dava veya takip edebilme yetkisini ifade eder. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi veya alacaklının alacağına kavuşmasına engel olacak  davranışlarda bulunması gerekmez. Somut davada, ihtiyati haciz talebine konu edilen alacak, taraflar arasında  düzenlenmiş olan Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket, davalı şirket personelinin ilama dayalı alacağın tahsili için başlattığı takipte 74.453,17 TL ödemiş olup, ödediği bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine takip başlatmıştır. İş Mahkemesi kararı ve bu davada verilen ilamın tahsili için yapılan takip, davacının bu takipte icra dosyasına ödeme yapması ve davacı ve davalı şirket arasındaki özel güvenlik hizmet sözleşmesine göre  alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler sunulduğundan, mahkemece teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/593 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 14/10/2024 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 3-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanununun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15‘i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının (74.453,17) TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince yetkili icra dairesince infazına, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 6-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0341718b37682b70","SID":"3e3d7df764017618"}}