{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1630 <br>KARAR NO: 2024/1625<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 11/09/2024<br>NUMARASI: 2024/153 Esas  (Derdest)<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın   ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile  13/09/2024 ve 16/09/2024 tarihli uyap üzerinden sunulan dilekçeleri ile; ... seri numaralı, 15.09.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.100.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 15.10.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.100.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.100.000,00 TL bedelli çeklere yönelik; muhatap banka tarafından çek bedellerinin lehtara ödenmesinin önlenmesi hakkında İİK 72/2 VE HMK 389 VD. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çeklerin banka şubelerine ibrazı ve karşılığının bulunduğu takdirde tahsilinin, karşılığının bulunmaması halinde karşılığının bulunmadığı şerhinin verilmesinin engellenmesi için ilgili bankaya çek bedellerinin lehtara ödenmesinin önlendiğinin bildirilmesi ve çeklerin ibraz edilmesi halinde ihbar edilmesi için müzekkere yazılmasına; yine ... seri numaralı çek yönünden ... Mühendislik şirketine ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini; davalı tarafından tahsil edilen 2.200.000 TL tutar hakkında sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, HMK 389 VD. maddeleri uyarınca, 14.02.2008-001477 tescil tarih ve sıra numaralı, ... plakalı, ... marka, beyaz renk, 2008 model ... araç sınıfı, ... Şase- ... motor numaralı davalıya ait araç üzerinde 3.kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 11.09.2014 tarihli ara kararı ile \".. Çek, bir ödeme aracıdır. Dosya kapsamında, bu çeklerin satım sözleşmesi kapsamında verildiğine ilişkin yazılı belge bulunmamaktadır. Çeklerin karşılığında mal alınmadığından, bedelsiz kaldığı yolundaki iddialar bu aşamada yargılama yapılmasını gerektirmektedir. Bu sebeple yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılarak (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 03.06.2024 Tarih ve 2024/533 E. - 2024/863 K. sayılı ilamı.), yasal şartları taşımayan ödeme yasağı talebin reddine karar verilmiştir.  Davalıya ait aracın 3. kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesi talebine ilişkin 6100 sayılı HMK' nın 389. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklindedir. İhtiyati tedbir istenen aracın dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı, bu aracın mülkiyetine ilişkin bir talebin olmadığı ve yine aksine davacının sözleşmeden döndüğünü dava dilekçesinde beyan ettiği de görülerek, dava konusu olmayan uyuşmazlık hakkında tedbir karar verilemeyeceğinden, ihtiyati tedbir isteminin reddine\" ; 16.09.2014 tarihli ara karar ile  \"...Mahkememizin 11/09/2024 tarihinde verilen kararın halen yasal şartları taşıdığı, davacı vekili tarafından sunulan belgelerin yeni delil mahiyetinde olmadığı, mahkememiz kanaatini değiştirecek herhangi bir durum görülmediği ve mahkememizin 11/09/2024 tarihli ara kararının istinafa tabi olduğu görülmekle ve yine dava dışı 3. şahıs konumunda olan ... Mühendislik şirketi yönünden de aleyhe tedbir kararı verilemeyeceğinden, davacı vekilinin  ihtiyati tedbir istemlerinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından, yaklaşık ispat külfetinin taraflarınca yerine getirilmemiş olması nedeniyle ödemenin önlenmesi talepleri reddedilmişse de 10.09.2024, 13.09.2024 ve 16.09.2024 tarihli dilekçelerinde sunmuş oldukları delillerden açıkça anlaşıldığı üzere HMK 390/3 hükmü kapsamında yaklaşıp ispat şartının gerçekleştiğini, davalı tarafından HMK 199. Maddesi uyarınca hukuki belge olan davalıya keşide edilen ihtarname, whatsapp yazışmaları ve teslim tutanağı ile aracın teslim edilmesi ve 12.09.2024 tarihine kadar bir fiil müvekkili nezdinde bulunduğu ilgili dosyalardan tespit olacağı göz önüne alındığında, araç mülkiyeti ruhsat satışı ile gerçekleşmemesi nedeniyle hiçbir mal ve fatura karşılığı olmayan çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkili ile hiçbir ticari ilişkisi olmayan davalıya ait aracın başka sebeple müvekkilinde bulunduğunun izahının mümkün olmadığını, mahkemece bu hususların göz ardı edilerek, salt yazılı sözleşme sunulmadığı gerekçesiyle red kararı verilmesinin HMK 389 vd maddelerine açıkça aykırı ve teminat müessesinin varlığına bizatihi bağdaşmadığını, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/153 E. Sayılı dosyası nezdinde verilen 11.09.2024 ve 16.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararların istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak talepleri doğrultusunda öncelikle teminatsız, aksi kanaatte olunması halinde uygun teminat karşılığında ... seri numaralı, 15.10.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.100.000,00 TL bedelli, 32846 seri numaralı, 15.11.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.100.000,00 TL bedelli 2(iki) adet çek hakkında öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar muhatap banka tarafından çek bedellerinin lehtara ve 3. kişilere ödenmesinin önlenmesi hususunda ve 3.300.000 TL tutarında sebepsiz zenginleşen davalı hakkında, davalı uhdesinde bulunan 14.02.2008-... tescil tarih ve sıra numaralı, ... plakalı, ... marka, beyaz renk, 2008 model ... araç sınıfı, ... Şase- ... motor numaralı aracın 3. kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbire karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkin derdest davada davaya konu üç  çek hakkında  ödeme yasağı konulmasına ve davalıya ait aracın 3. kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 11.09.2024 tarihli ara karar ile davacı vekilinin davaya konu çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına ve davalıya ait aracın 3. Kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesine ilişkin  ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, 16.09.2024 tarihli ara kararı ile de 11.09.2024 tarihinde verilen kararın halen yasal şartları taşıdığı, davacı vekili tarafından sunulan belgelerin yeni delil mahiyetinde olmadığı, 11.09.2024 tarihli ara kararının istinafa tabi olduğu ve yine dava dışı 3. şahıs konumunda olan ... Mühendislik şirketi yönünden aleyhe tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiş, ara kararlara karşı davacı vekili ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389/2.maddesi uyarınca\" Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanın 390 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında  yaklaşık ispatla  yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesi ile 13.09.2024 ve 16.09.2024 tarihli talep dilekçelerinde 14.02.2008-... tescil tarih ve sıra numaralı, ... plakalı, ... marka, beyaz renk, 2008 model ... araç sınıfı, ... Şase- ... motor numaralı davalıya ait araç üzerinde 3.kişilere satış, devir ve temlik edilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davanın konusu bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, eldeki uyuşmazlıkta aracın mülkiyetine ilişkin bir talepte bulunmamaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 389. Maddesi gereği ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gözetildiğinde mahkemece uyuşmazlık konusu olmayan araç hakkında ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.  Davacı davaya konu çeklerin  keşidecisi olup, çeklerin davalıdan satın alınan  araç bedeline karşılık verildiğini ancak aracın mülkiyetinin devrinin yapılmadığını , bu nedenle çeklerin bedelsiz  olduğunu belirterek ...'a ait   15.10.2024 ve  15.11.2024  keşide tarihli ..., ..., ... seri numaralı 1.100.000,00'er TL bedelli çekler hakkında ödeme yasağı konulması yönünde  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de çekin bir ödeme aracı olduğu ve kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verilebileceği gözetildiğinde ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 11.09.2014 tarihi itibariyle dosyaya sunulan deliller ışığında tedbir talebine konu çeklerin satın alınan araç bedeline karşılık verildiği ve mülkiyet devri yapılmaması nedeniyle  bedelsiz olduğu iddiasının varlığı  ihtilaflı ve tespite muhtaçtır. Bu durumda  ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 11.09.2014 tarihi itibariyle davacının haklığını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyamadığı gözetildiğinde mahkemece 11.09.2024 tarihli ara karar ile talebe konu çekler hakkında ödeme yasağı konulması yolundaki tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan davacı vekili, 13.09.2024 tarihli talep dilekçesine whatsapp  kayıtları ve araç teslim tutanağını ekleyerek sırasıyla 15.09.2024 , 15.10.2024 , 15.11.2024  keşide tarihli ve ..., ..., ... seri numaralı 1.100.000,00'ar TL bedelli çekler hakkında ödeme yasağı konulması hususunda yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş , 16.09.2024 tarihli talep dilekçesinde de tedbir talebine konu çeklerden ... seri numaralı çekin dava dışı kötüniyetli ... Mühendislik Gayrimenkul İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'ne ödenmesinin önlenmesi ile ... ve ... seri numaralı 1.100.000,00 TL bedelli çeklerin, çekleri elinde bulunduran tüm kişilere ödenmesinin önlenmesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, kayıtsız, şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret ( soyut) bir borç ilişkini ifade eder. Bedelsizlik iddiası, keşideci ve lehtar  arasındaki temel ilişkide şahsi defii olup, davanın tarafları dışındaki iyi niyetli 3. Kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gibi  ödeme aracı olan çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak, davanın tarafları dışında 3. Kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı  da verilemez. Buna göre eldeki uyuşmazlıkta, dava dışı 3. şahıs konumunda olan ... Mühendislik şirketi yönünden aleyhe tedbir kararı verilemeyeceği gözetildiğinde mahkemece 16.09.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi 11.09.2024 ve 16.09.2024 tarihli ara kararlarının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df85dd05059036f3","SID":"ed4bddd1b6d2e858"}}