{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3365 <br>KARAR NO:2024/3227<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  KARAR<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/131 E<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı, \".... Şişli/İstanbul\" adresinde Müvekkili Şirketi ile ... numaralı sayaç üzerinden 20.03.2023 tarihinde yapılan inceleme sonucu müvekkili şirketi yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak enerji kullanıldığı tespit edildiğini, aynı adreste şirket yetkilileri tarafından 16.05.2024 tarihinde yapılan inceleme neticesinde,  müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan müvekkili şirketi yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak enerji kullanıldığı tespit edildiği, aynı adreste şirket yetkilileri tarafından 31.05.2023 tarihinde yapılan inceleme neticesinde, ... numaralı sayaç üzerinden ilgili kullanım yerinde müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan müvekkili şirketi yetkililerince   ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, 3 farklı kaçak elektrik tahakkuk düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı Davalı tarafından ödenmediğinden Müvekkili Şirket, alacağının tahsili amacıyla ... ve ... sayılı takip dosyası nezdinde Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı- borçlunun bulunduğu miktarı ödemediği ve itiraz ettiğini ileri sürerek davalının,... ve ... sayılı dosyasının iptali ile icra takibinin devam etmesini Davalının %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, müvekkilinin133.967,36-TL alacağı nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini ve menkullerin muhafazasına  ve alacaklarının İhtiyaten Haczine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili .... Şti 25.05.2023 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile \"... Şişli/İstanbul\" adresinde bulunan taşınmazı kafe-restoran olarak işletmek üzere kiraladığını, kira sözleşmesini sunduklarını, taşınmazı kiraladıktan hemen sonra elektrik enerjisi aboneliğini almak için  başvurduğunu, ancak davalının; aynı adreste eski kiracı olarak faaliyet gösteren ... ŞTİ isimli bir firmanın birikmiş elektrik borcu olduğunu, elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle önceki dönemde bu firmanın elektriklerinin kesildiğini, bu firmanın kaçak elektrik kullandığını iddia ederek borçla hiçbir alakası olmayan müvekkil firmaya abonelik vermediği gibi, müvekkil firmaya  ... hesap numaralı 174.973,78 TL tutarlı, ... hesap numaralı 101.063,15 TL tutarlı ve ... hesap numaralı 28.182,96 TL tutarlı eski kiracıdan kalma cezalı faturayı müvekkile kestiğini,bu faturaların kaçak kullanım faturası olup normal faturanın 4-5 katı daha yüksek olduğunu, müvekkili firmanın henüz faaliyet göstermediği bir dönemden kalma borçların müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/643 Esas sayılı dosyası kapsamında aynı icra dosyasına yönelik olarak menfi tespit davası açıldığını, dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili firma yetkilisi...'a dava açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, sermaye şirketlerinin özel hukuk çerçevesinde üçüncü kişilere karşı olan borçlarından şirket yetkililerinin sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek  davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; 29/02/2024 tarihli ara kararla \"alep konusu alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve karşı taraf yönünden mal kaçırmaya yönelik somut bir delil bulunmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçesiyle  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karar sonrası, davacı tarafça yeniden davalı/borçlu'nun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.... tarafından,10.10.2024 tarihli ara kararla \"talep konusu alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve karşı taraf yönünden mal kaçırmaya yönelik somut bir delil bulunmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı  tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, kaçak elektrik tespit tutanakları, kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağlandığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar Sayılı 25.03.2024 Tarihli  Bölge Adliyesi Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararında her somut olaya göre değerlendirilme yapılması gerektiğinin belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile  ihtiyati haciz talebine  ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise  ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). İstinaf eden tarafça sunulan Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,  kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Somut uyuşmazlıkta;  davacı elektrik dağıtım şirketi olan ... görevlilerince düzenlenen 20.02.2023 tarihli tutanağın ... hakkında düzenlendiği, başlangıç  20.12.2022 - bitiş  20.03.2023 arasında hesaplama yapılıdğı,   tutanağa ekli olarak çevre araştırması ve istihkak iddialarına ilişkin tutanakların eklendiği, 16.05.2023 tarihli tutanağın ise ... gıda hakkında düzenlendiği, bu tutanağa da davacı görevlilerince yapılan çevre araştırma bülteninin eklendiği,başlangıç 20.03.2023-  bitiş  16.5.2023 tarihleri arasın için hesaplama yapıldığı,  31.05.2023 tarihli tutanağın da ... Gıda hakkında düzenlendiği,  başlangıç 16.05.2023-bitiş  31.05.2023 arasında hesaplama yapıldığı görülmektedir.Davalı ise dava konusu yeri  25.05.2023 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralayarak faaliyete başladığını savunmaktadır. Bu halde davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları, video kaydı, çevre araştırması gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre ve miktar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, kaçak kullanım yapıldığının kabulü halinde dahi takibe konu faturanın hesaplandığı süre  içinde kullanım ile hesaplamaya esas kurulu güç yönünden talebin yargılamayı gerektirdiği açıktır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur. Yukarıda yer verilen ve istinaf dilekçesinde dayanılan Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı  ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup  somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, davacı tarafından alacağın varlığını \"yaklaşık ispat\"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu, uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır.Davacı, davalı-borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, gerek süre gerekse kurulu güç ve kaçak kullanımın başlangıç tarihinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 28/11/2024<br>AZLIK OYU: İhtiyati haciz talep edenin kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle  yoluyla ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ihtiyati haciz  talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı  noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:  1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal  bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getiril- memekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). İhtiyati haciz talep edenin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'- nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle\" kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı,  kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün  kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden  şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden  her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden,alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, 'ölçülülük ilkesi'ne uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği\" belirtilmiştir. Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere,  haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde \"ölçülülük ilkesi\" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükü ihtiyati haciz talep eden üzerindedir... şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir  video kayıtlarına  dayanmıştır. davacı elektrik dağıtım şirketi olan ... görevlilerince düzenlenen 20.02.2023 tarihli tutanağın... hakkında düzenlendiği, başlangıç  20.12.2022 - bitiş  20.03.2023 arasında hesaplama yapılıdğı,   tutanağa ekli olarak çevre araştırması ve istihkak iddialarına ilişkin tutanakların eklendiği, 16.05.2023 tarihli tutanağın ise... gıda hakkında düzenlendiği, bu tutanağa da davacı görevlilerince yapılan çevre araştırma bülteninin eklendiği,başlangıç 20.03.2023-  bitiş  16.5.2023 tarihleri arasın için hesaplama yapıldığı,  31.05.2023 tarihli tutanağın da .. hakkında düzenlendiği,  başlangıç 16.05.2023-bitiş  31.05.2023 arasında hesaplama yapıldığı görülmektedir. Borçlu .... gıda şirketinin menfi tesbit istemli davasında kira mukavelesi ibraz ederek, ... görevlilerince önceki kiracı ...'nın borçlarının kendisinden tahsil edilmeye çalışıldığını iddia ettiği görülmüştür. Neticede; dava konusu kaçak kullanım ve buna bağlı alacağın  yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut durum itibariyle ihtiyati haciz yönünden \"yaklaşık ispat\"ın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sonucu itibariyle doğru çoğunluğun kararına iştirak etmekteyim.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8dc0c6ff310b8f9","SID":"f4ba097c2c181b9c"}}