{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                   TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t                              T.C.<br>\t                          BURSA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                \t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2016<br>KARAR NO\t: 2019<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/11/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2019<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 29/03/2019<br>Mahkememize tevzi edilen  İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA VE SAVUNMA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı müvekkili kooperatifinin üyesi olduğunu, 2015 yılı Temmuz ayı ile 2016 yılı Temmuz ayları arasına ait toplam 13 aylık aidat borçlarını ödemediği gibi hakkında Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı borçlarını ödemediği gibi itiraz ettiğini, kooperatif aidat borcunun 2016 temmuz ayına kadar 500,00 TL 2016 Temmuzdan sonra ise 250,00 TL olup Kooperatif Genel Kurul kararları ile ödenmesinin karar altına alınmış borçlar olduğunu, borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların alacaklarla hiçbir ilgisi olmadığı gibi başka davaların konusu olacak iddialar olduğunu, bunun dışında kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açıldığı ileri sürülmüş ise de bu yıllara ait genel kurul kararları ile ilgili olarak açılmış bir dava da olmadığını, bu nedenlerle borçlunun icra dosyasına  yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, bu sebeplerle davalının Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu icra takibinin ödeme emrinde borcun sebebini gösteren herhangi bir belge eklenmediğini, bu nedenle hangi genel kurul kararına istinaden ne miktarda aidat alacağının kararlaştırıldığının belli olmadığını, ilamsız takipte borcun dayanağı belgenin ödeme emrine eklenmesinin şart olduğunu, bu şart yerine getirilmeden başlatılan ödeme emrinin iptalinin gerektiğini, alacağın dayanağı olan belge eklenmeden başlatılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olup yasal dayanağının bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, icra takibinin 19/07/2016 tarihinde başlatıldığını, alacak kalemleri incelendiğinde 2016 Temmuz  tarihine kadar ödenebilecek olup henüz ödeme süresi dolmadan 19/07/2016 tarihinde cebri icraya konu edildiğini, ödeme süresi dolmayan alacağın icraya konmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın alacağı olmadığı ve 03/06/2014 tarihli genel kurul kararına göre böyle bir alacak takibinde bulunamayacağını bildiği halde kötü niyetle icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, genel kurul toplantı tutanağı, genel kurul kararları, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından faturaya dayalı olarak  19/07/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 26/07/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 02/08/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir.<br>Davacı kooperatifin defterleri üzerinde davacı tarafın aidat alacağının tespiti yönünden bir kooperatif uzmanı ile inceleme yapılmıştır.<br>Kooperatif uzmanı bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 17/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Kooperatiflerde genelde alınan kararlarda bir sonraki genel kurula kadar ibaresi kullanılacağını, kastedilen genel kurul olağan genel kurul olduğunu, olağanüstü genel kurul olup olmayacağının belli olmadığını, yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararın yönetim kurulu seçimiyle alakalı olduğunu, bu kurulun sonraki genel kurul olarak kabul edilip bu genel kurulda aidat kararı alınmadığı için gelecek olağan genel kurula kadar aidat istenemeyeceği iddiasını değerlendirmenin takdirinin mahkemede olduğunu, davacının talep ettiği alacak listesindeki aidatlarda Temmuz 2017 ayına ait aidatın takip ve dava tarihinde yer almaması gerektiğini, bu durumda belirtilen tarihler arasındaki 4500 Tl aidatın ödenmemiş göründüğünü, ancak defter kayıtlarına göre davalının borcunun takip tarihide 9.750 Tl olduğu mütalaa edilmiştir.<br>Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir.<br>Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 17/12/2018 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Davacı kooperatifin talebinin 4750 Tl olup 2015 yılında Temmuz Aralık ayı arası 6 ay * 500 TL = 3000 tl Temmuz dahil 2016 yılında 7 ay * 250 TL = 1750 Tl olmak üzere 4.750,00 Tl olduğunu, bu tarihte defterde görünen borç alacak rakamının 9750 Tl olduğunu, davacının talep ettiği alacak listesindeki aidatlarda Temmuz 2017 ayına ait aidatın takip ve dava tarihinde yer almaması gerektiğini, bu durumda belirtilen tarihler arasındaki 4500 Tl aidatın ödenmemiş göründüğünü, ancak defter kayıtlarına göre davalının borcunun takip tarihide 9.750 Tl olduğu, kök rapordaki kaanatinde bir değişiklik olmadığı mütalaa edilmiştir.<br>O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı kooperatif tarafından davalı tarafından ödenmeyen 01/07/2015 tarihinden 19/07/2016 tarihine kadar aidat alacağına ilişkin icra takibi yoluyla alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise  03/06/2014 tarihli genel kurulda alınan bir sonraki genel kurula kadar aidat toplanması  kararı gereği 08/04/2015 tarihinden sonra aidatın toplanmasının genel kurul kararı ve yasaya aykırı olduğunu, 2016 yılı temmuz ayı aidat ödeme süresinin dolmadığından icra yoluyla istenemeyeceğini savunmakla uyuşmazlık davacı kooperatifin aidat alacağının genel kurul kararı ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Davacı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının ödenmemiş aidat alacağının 2016 yılı Temmuz ayına kadar 4.500 TL olduğu, bilirkişi raporunun gerekçeli hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar etmek gerektiği ve davacı kooperatif tarafından yapılan 08/04/2015 tarihli genel kurul toplantısının ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 45. Maddesi gereği genel kurulun olağan ve gerektiğinde olağanüstü toplanabileceğinin ifade edildiği, asıl olanın olağan genel kurul toplantısı olduğu, olağanüstü toplantının ise belirli bir zamana bağlı olmadan her zaman yapılmasının mümkün olduğundan ve 08/04/2015 tarihli yapılan genel kurulun yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri sebebiyle toplanıldığından olağanüstü genel kurul olduğu ve  genel kurul kararlarının iptaline yönelik bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, kararların davalıyı bağlayacağından,  davalı tarafın 08/04/2015 tarihinden sonra aidatın toplanmasının genel kurul kararına aykırı olduğu iddiasına itibar edilmemiş,(Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi 2018/427 Esas ve 2018/1021 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere)  ve  davacı tarafın 2016 yılı Temmuz ayı aidat alacağı yönünden aidat alacağının 19/07/2016 tarihli icra takibi ile talep edildiği, aidat alacağının vade tarihinin genel kurul tarafından karar alınmadığından vade tarihinin o ayın son günü olarak kabul edilmesi zorunlu olup icra takip tarihi itibariyle alacak muaccel olmadığından 2016 yılı Temmuz ayı aidat alacağı talebinin reddi ile davacının 4.500 TL aidat alacağı yönünden talebin kabulune, itirazın iptali ve icra takibinin devamına, aidat alacağının miktarının belirli olduğu likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulune, davacının icra takibi başlatmasında sunulan deliller ile kötü niyetli olduğunun ispat edilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.500,00 Tl asıl alacak üzerinden  ve bu asıl alacağa takip tarihiniden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,  fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 900,00 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine,<br>4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 307,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 81,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 226,28 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan  bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 171,60 TL olmak üzere toplam 571,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 541,52 TL yargılama gideri ve  81,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 622,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/1. maddesine göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13/2. maddesine göre belirlenen 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>9-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan  gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  HMKnın 341. Ve  345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2019 <br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır. <br> <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef29610fbdb52bf9","SID":"2e723eaeccb6edf9"}}