{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2384 <br>KARAR NO\t: 2024/1909<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ..., <br>DAVALILAR\t: 1-... <br>VEKİLİ\t: Av. ..., <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 12/11/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 12/11/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalılar tarafından davacı müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ..., ..., ... ve ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi açıldığını, icra ödeme emrinin muhtara tebliğ olması nedeni ile müvekkili kooperatif yetkililerinin haberi olmadığı için takibin kesinleştiğini, mevcut durum karşısında müvekkili kooperatifin borçlu olmaması nedeni ile davayı açtığını, davalıların yaptıkları icra takibi nedeni ile müvekkilin davacı kooperatifin bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafın yaptıkları icra takibine ait takip talebinde borcun bir sebebi olarak \" 06 Ağustos 2013 tarihli, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı tasdik edilmiş genel kurul toplantısı sonucunda taraflarına ödenmesi gereken yapı bedeli\" olarak belirttiğini, takibe konu genel kurul kararı incelendiğinde davacı müvekkili kooperatifin davalı alacaklı iddiasında bulunan kişilere ödeme yapmasını gerektirir bir yükümlülük doğurmadığını, kooperatifin konut yaptığı tüm sitenin bulunduğu alanda şu anda davalı tarafta dahil olmak üzere tüm maliklerin müteahhit firma ile kentsel dönüşüm çerçevesinde anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince kooperatifin üyelerinin bulunduğu parselde tüm binaların yıkılacağını ve yerlerine deprem yönetmeliğine uygun yeni binaların yapılacağının belirtildiğini, takibe konu genel kurul kararında \" belirtilen paraların 30 Haziran 2014 tarihine kadar bu paraların yönetim kurulu tarafından tahsil edilmesine, paraların tahsil edilip konutların yapılmaması halinde tahsil edilen paraların konutu yıkılan ortaklara ödenmesine\" şeklinde belirtildiğini, davacı müvekkilinin kooperatif genel kurul kararında geçen 50.000,00.TL parayı hiçbir zaman tahsil etmediğini, kooperatifin böyle bir para tahsilatı yapmadığı için davalı alacaklı iddiasındaki kişilere de bir ödeme yapması veya borçlu olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün ..., ..., ..., ... esas sayılı icra dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı kooperatifin hiçbir haklı nedene dayanmayan, yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz itirazlara ilişkin menfi tespit davasının reddine karar verilmesini, davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle herhangi bir zararda dava açma hakkının saklı kaldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; İİK'nin 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabileceği, kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğunu, ispat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerli olduğunu, ispat yükünün alacağın varlığını iddia eden tarafta olduğu, davalı delil listesinde kooperatif defter ve kayıtlarına dayandığı, kooperatif defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 04/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; ...'nin defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına, kanun ve mevzuatlarına uygun olarak tutulmadığı, konutu yıkılan ortaklara konut yapılmadığına göre 06/08/2013 tarihli genel kurul toplantısında 8'inci gündem maddesinde alınan karara göre tahsilat yapıldıysa, tahsil edilen paranın bu ortaklara ödenmesi gerektiğini, davacı kooperatif defterleri incelendiğinde 06/08/2013 tarihli genel kurul kararı uyarınca ortaklardan yapılmış bir tahsilat tespit edilemediğini, ayrıca kooperatif tarafından ortaklara yapılan bir ödeme de tespit edilemediğini, takiplerin dayanağı olarak gösterilen genel kurul kararında \"paraların tahsil edilip konutların yapılmaması halinde tahsil edilen paraların konutu yıkılan ortaklara ödenmesine\" şeklindeki ifade dikkate alındığında, davalıların kooperatif ortağı olarak davacı kooperatiften talepte bulunabilmesi için tahsilatın yapılmış olması gerektiği ancak tahsilat yapıldığının tespit edilemediğini belirtmişler, bu kapsamda davalıların davacıdan takip dosyaları kapsamında alacaklı olduğuna dair iddianın ispat edilemediği, davacının davalılara borçlu olmadığına ilişkin davasında haklı olduğu, davalıların kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davacının tazminat talebinin her bir davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, Mahkemece tensip tutanağında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğini, ön inceleme duruşma tutanağının usulüne uygun olmadığını, ön önceleme duruşmasında ilk itirazların değerlendirilmediğini ve sonlandırıldığını, müvekkillerinin konutlarının yıktırıldığını, kat irtifak tapusu ile tahsis edilen dairelerin teslim edilmediğini, SS ... Öğretmen ve Halk Yapı Kooperatifi'nin kusurlu olarak davrandığını, müvekkillerinin mağduriyetine yol açtığını, davacı tarafın Kooperatif Kanunu hükümlerine aykırı davranmasından kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin genel kurul kararı gereği taraflarına ödenmemiş 50.000,00.TL alacağının bulunduğunu, davacı tarafın kast, kusur veya ihmal neticesinde davalıların yıktırılan konuşlarının neticesinde konut yapımı veya konut yapılmaması halinde konutları yıktırılmayan üyelerden toplanacak 50.000,00.TL bedeli tahsil edecek herhangi bir eylemde bulunmayarak kusurlu davrandığını, genel kurul kararına göre bahse konu konutların 30/06/2014 tarihine kadar yaptırılması, aksi halde ilgili paranın tahsil edilmesi ve konutu yıktırılan tarafa ödenmesinin gerektiğini, ancak davacı tarafın kusurlu davranarak ne konutlarını yaptırdığını, ne de parayı tahsil etmeye yönelik herhangi bir işlemde bulunduğunu, ne de ilgili parayı konutu yıktırılan ve mağdur olan müvekkillerine ödemediğini, konutu yıktırılanların konut yaptırılması için diğer ortaklardan tahsil edilmesi gereken bedelin tahsili için bu ortaklara ihtarname çekilmediğini, yönetim kurulu kararı alınmadığını, icra takibi başlatılmadığını, müvekkillerinin inşaat yapım sözleşmesi yapmak zorunda kaldıklarını, alınan kararı 2013 tarihli olduğunu, müteahhitle yapılan sözleşmenin 2018 yılı sonlarında yapıldığını, aradan geçen 5 yıllık süre zarfında alınan karar gereği bu paraların toplanmamış olmasının kooperatifi sorumluluktan kurtarmayacağını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış olmasının müvekkillerinin zararını ortadan kaldırmadığını, 30/06/2013 tarihli genel kurulda karara bağlanan 50.000,00.TL paranın konutu o tarihte yıktırılmamış olan 34 ortaktan tahsil edilerek diğer konutu önceden mahkeme kararına istinaden yıktırılan 34 ortağın konutunun yaptırılması halinde yapımcı müteahhit firmanın dört müvekkiline de brüt 60m² daire vermek durumunda kalacağını, genel kurul kararına göre bahse konu konutların 30/06/2014 tarihine kadar yaptırılması aksi halde ilgili paranın tahsil edilmesinin ve konutu yıktırılan tarafa ödenmesi gerektiğini, konutu yıktırılanların konut yaptırılması için diğer ortaklardan tahsil edilmesi gereken bedelin tahsili için bu ortaklara ihtarname çekilmediğini, yönetim kurulu kararı alınmadığını, icra takibi başlatılmadığını, davacı tarafın kusurlu davrandığını, sorumluluğunun söz konusu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, menfi tespit davasıdır.<br>Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin üyesi olduklarını ve kooperatifin 30/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8 nolu karar uyarınca müvekkili aleyhine ayrı ayrı icra takibi başlattıklarını, ancak müvekkilinin davalılara borcu bulunmadığını, zira kooperatif tarafından genel kurul kararı uyarınca diğer ortaklardan bir tahsilat yapılamadığını, bu sebeple davalılara da borçlu olunmadığını belirterek müvekkilinin söz konusu icra takiplerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise takip dayanağı genel kurul kararı uyarınca kooperatif tarafından evi yıkılmayan diğer üyelerden yapılan tahsilat doğrultusunda kendilerine ödeme yapılması gerektiğini, kooperatifin kötü niyetli olarak üyelerden tahsilat yapmadığını ve kendilerine konut teslim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut olayda davalıların, davacı kooperatifin üyesi oldukları ve davalılar tarafından sırasıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile davacı kooperatif aleyhine yapı bedeli alacağından kaynaklı ilamsız icra takipleri başlatıldığı, takip dayanaklarının 30/06/2013 tarihli kooperatif olağan genel kurulunda alınan 8 nolu karar olduğu anlaşılmıştır.<br>Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. (6100 sayılı HMK m.114,1/d ) <br>Eldeki dosyada, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası içerisindeki alacaklı ... tarafından sunulan 17/08/2020 tarihli dilekçe içeriğine göre davacı kooperatifin tasfiye sürecine girdiğinin belirtildiği, ticaret sicil kayıtlarına göre de ilk derece mahkemesi tarafından karar verildikten sonra davalı kooperatifin 09/12/2022 tarihinde tasfiye kararı alarak tasfiye sürecine girdiği, tasfiye sürecine giren kooperatifin tasfiye halinde olduğu anlaşılmakla, anılan kooperatifin tasfiyesinin tamamlanarak Ticaret Sicilinden terkin edilip edilmediği hususunun ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden araştırılarak, kooperatifin ticaret sicilinden terkin edilmemiş olması ve tasfiye memurunun bulunması halinde tasfiye memuruna; kooperatifin tasfiyesinin tamamlanarak Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması halinde ise, ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle kooperatifin ihyasına dair karar alındıktan ve tasfiye memuru atandıktan sonra, tasfiye memuruna usulüne uygun olarak tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmak suretiyle davaya devam edilmesi gerekmekte olup, kararın bu sebeple resen kaldırılması gerekmiştir.<br>Ayrıca bilindiği gibi 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır.<br>Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira davalılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesindeki beyanlarına göre davalı ortaklar tarafından yapılan CİMER başvurusu üzerine konutu yıkılmayan diğer 34 ortağın konutlarının da riskli yapı sınıfında olması sebebiyle takip tarihlerinden önce 2019 yılında belediye tarafından yıkıldığı, öncesinde davalı ortaklar tarafından dava dışı ... Mühendislik İnş. ... Ltd. Şti. firması ile yapılan 27/06/2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan konutların yerine yenisinin yapılması hususunda sözleşme yapıldığı, bununla birlikte ilk derece mahkemesince kooperatif ana sözleşmesinin ve genel kurul kararlarının celbedilmediği, oysa dava ve takip konusu olan 30/06/2013 tarihli genel kurul kararından sonra takip ve dava tarihlerine kadar kooperatif tarafından aynı hususta alınan ve diğer ortaklar ile kooperatifin sorumluluğunu kaldıran ya da değiştiren başkaca bir genel kurul kararı bulunup bulunmadığının ve talebin konusuz kalıp kalmadığının araştırılması gerektiği, bilirkişi raporunda da bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, davalılar vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davalılar vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 5.285,83.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalılara İADESİNE,<br>5)-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 12/11/2024 tarihinde karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b38a53dd7f4ead77","SID":"7fee58a00c538174"}}