{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 19/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 02/12/2024<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 (b-2) maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/09/2009 tarihinde davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, geçici ve daimi iş göremezliğe maruz kaldığı, kazanın vukunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu beyanla ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında artırılmış haliyle maddi tazminat olarak 910,80 TL geçici ve 58.045,16 TL sürekli iş görmezlik zararı ile 577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 59.533,46 TL istemiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin İstanbul'un Ümraniye içerisinde faaliyet gösterdiğinden davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerince açılmasını gerektiği ve mahkemenin yetkisiz olduğu, tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı, davanın niteliği itibariyle asliye ticaret mahkemesince açılması icap ettiği, öncelikle belirtilen nedenlerden dolayı davanın usulden reddi lazım geldiği, esasa ilişkin olarak ise sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi ve motosikletle seyri sırasında koruyu tertibat kullanmamasının müterafik kusur oluşturduğu, yine davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı, belirtilen nedenlerden dolayı hesaplanacak tazminattan tenzilat yapılmasını, tedavi gideri taleplerinin poliçe kapsamında bulunmadığı, dava öncesi sigorta şirketinin temerrüte düşürülmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, davacının yaralanması ve tedavisine ilişkin hastane kayıtları, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sürücü idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının iş göremezliğe maruz kalacak biçimde yaralandığı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ve davacının 50 gün geçici, %3,3 daimi iş göremezliği bulunduğu ve 25 gün süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı, belirtilen sağlık raporunun olay tarihindeki mevzuata göre hazırlandığı, tazminat bilirkişisinden temin edilen raporda davacının asgari ücret düzeyindeki geliri, TRH 2010 yaşam tablosudaki bakiye ömür süresi, üniversite hastanesince saptanan iş göremezlik süresi ile oranı ve bakıcı ihtiyacı dikkate alınarak 910,80 TL geçici, 58.045,16 TL daimi iş göremezlik zararı ile 577,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı, davalı sürücünün davacının imam nikahlı eşi olması nedeniyle hatır taşıması durumunun söz konusu olmadığı, yine müterafik kusura ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, belirtilen hususlar nedeniyle hesaplanan tazminattan herhangi bir indirim uygulanmadığı, yine davacının uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların kusur durumları, ekonomik ve sosyal konumlarına göre manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden; 910,80 TL geçici iş göremezlik, 58.045,16 TL sürekli iş göremezlik ve 577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 59.533,46 TL'nin .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden 15/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden; 25.000,00 TL manevi tazminatın ....kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ten tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı ....A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın 2009 yılında vuku bulduğu, davanın ise 2018 yılında açıldığı, 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dahi geçtikten sonra davanın ikame edildiği, kazada ölen olmadığı ve sadece yaralanma ile neticelenen kazada ön görülen ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının maluliyetinin arttığı yahut yaralanmasının boyutuyla ilgili gelişen bir durum olduğu yönünde iddia da ileri sürülmediği, bu aşamada davacının iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin olmadığı, aksi durumda ise mahkemece müterafik kusura ilişkin inceleme yapılmadığı, davalı sürücünün ehliyetinin bulunmadığı, davacının sürücü belgesi bulunmayan sürücünün aracına binmesinin müterafik kusur oluşturduğu, yine aynı şekilde davacının motosikletle seyri sırasında kask, dizlik ve sair koruyucu tertibat takmadığı, böylece zararın boyutunu artırdığı, davacı ile sürücünün kaza tarihi itibariyle arkadaş oldukları, olaydan 1 yıl kadar sonra evlendikleri, davacının hatır için taşındığının da sabit olduğu halde Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları doğrultusunda hatır taşıması nedeniyle %20 oranında tazminattan indirim uygulanmadığı, davacının maluliyetinin fahiş hesaplandığı, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulamayacağı, zaten davacının ev hanımı olması ve gelir sağlayan bir işte çalışmaması nedeniyle geçici iş göremezlikten kaynaklı zarar da oluşmadığı, bakıcı gideri zararının net asgari ücret üzerinden belirlenmediği, ayrıca bu zarar kaleminin poliçe teminatı kapsamında da olmadığı, davacının ev hanımı olması nedeniyle aktif dönemin asgari geçim indirimsiz hesaplanması gerektiği, dava dilekçesinde manevi tazminat talebinin müvekkili şirkete de yöneltildiği ve sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığı ve aleyhine manevi tazminata hükmedilmediği halde sigorta şirketi lehine ret vekalet ücreti takdiri yapılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğramadığı, TBK 72 maddeye göre haksız fiile dayalı tazminat istemlerinde 2 yıl ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, ceza zamanaşımı süresinin daha fazla olması durumunda uygulama alanı bulacağı, ayrıca davacının vücudunda kemik kırığı oluştuğundan ceza artırım yapılacağı gözetildiğinde ceza zamanaşımı süresinin de dolmayacağı, davacının olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususunun net şekilde tespit edildiği, hatır taşıması ve müterafik kusur savunmalarının dayanaksız olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. (TBK. 49 md.) maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.  Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 56. maddesi gereğince maddi tazminat (TBK 54 md.) ve aynı kanunun 46. maddesi gereğince manevi tazminat (TBK 56/1 md.) isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, yolcu konumunda bulunduğu motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralandığını, geçici ve daimi iş görmezliğe maruz kaldığını, bakıcıya ihtayeç duyduğu, uğradığı cismani zarar nedeniyle de acı ve elem duyduğunu belirterek bu kazaya bağlı yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının yolcu olarak seyahat ettiği vasıtanın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilinin talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ....A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Dava dilekçesiyle maddi zararlar için sigorta şirketine başvurulmasına rağmen herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı açıklandıktan sonra, sonuç ve netice kısmında aynı cümle içerisinde davalıların 50.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminat ödemelerine karar verilmesini talep etmiş olmakla birlikte, bu tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için herhangi açıklamaya yer verilmediği, davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olması nedeniyle manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı, davacının davadan önce sigorta şirketine yaptığı yazılı başvuruda da manevi tazminat talep etmediği dikkate alındığında, dava dilekçesiyle sigorta şirketinin manevi tazminat sorumluluğu talep edilmediği kanaatiyle ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat davası için bir hüküm tesis edilmemesi ve sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.    <br>2-Olay tarihinde (....) yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nın 49. md) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nın değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.<br>Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa\" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir (TBK'nın 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır).<br>Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/26766 esas-2023/4933 karar sayılı ilamı).<br>Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası .... tarihinde meydana gelmiş, dava ise 18.09.2018 tarihinde açılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 21.09.2017 tarihinde sonra açıldığı, ilk derece mahkemesince 27/09/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def'inin reddedildiği anlaşılmıştır.<br>O halde mahkemece, davalı sigorta şirketi yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın  reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece  mahkeme kararının davacının istinaf yasa yoluna başvurmayan davalı ....lehine kazandığı usuli kazanılmış haklarının korunması suretiyle kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ....A.Ş. vekilinin zamanaşımına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>2-İlk derece mahkemesi olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ....Karar sayılı, 24/11/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince davalı ....A.Ş. yönünden KALDIRILMASINA,<br>3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacın, davalı .... A.Ş. aleyhine açtığı maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle usulden REDDİNE,<br>b)Davacının, davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 910,80 TL geçici iş göremezlik, 58.045,16 TL sürekli iş göremezlik ve 577,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 59.533,46 TL maddi tazminatın 21/09/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>c)Davacının, davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 21/09/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>ç)Davacının yatırdığı 174,20 TL peşin harç ile 201,50 tamamlama harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.398,78 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye verilmesine,<br>d)Davacı tarafından yatırılan ve Hazineye gelir kaydına karar verilen 35,90 TL başvuru harcı, 174,20 TL peşin harç ve 201,50 TL tamamlama harcının davalı ...'dan  alınarak davacıya verilmesine,<br>e)Davacı tarafından yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti, 357,00 TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 1.257,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplandığında 1.254,89 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>f)Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 8.539,34 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,<br>g)Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 5.100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,<br>ğ)Davalı .... Anonim Şirketi maddi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>h)Sarf edilmeyen gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgii tarafa iadesine,<br>4-Davalı ... AŞ tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 1.101,68 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,<br>5-Başvuru sırasında davalı ...Sİgorta AŞ tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç gideri ile posta ücreti, karar tebliğ masrafı olmak üzere 120,10 TL'nin istinaf yargılama gideri olarak davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 19/11/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15a4cd433be107dc","SID":"37d1c24bbe6ceed0"}}