{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/02/2024<br>NUMARASI\t\t: Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br><br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>\t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... &  Av. ...<br>\t  [1<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/11/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 26/02/2024  tarihinde tesis edilen  karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirketin, müvekkili şirketten elma satın almasına dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı sonucunda takibin durduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulmuş ancak borca ilişkin ödeme yapılmadığı için anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında e-posta yoluyla yapılan mutabakat, ticari defter kayıtları ve cari hesap dökümleri, borç miktarını ve muacceliyeti açıkça ortaya koyduğunu, davalı, yılbaşından sonra ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak sadece kısmi ödemeler yapılmış ve bakiye alacak ödenmediğini, davalı taraf, borcun ödenmesini icra takibinin vazgeçilmesi şartına bağladığını ve haksız itirazıyla takibi sürüncemede bırakılacağını açıkça dile getirildiğini, whatsapp yazışmalarında, davalının borcu ödememe ve süreci uzatma niyetini açıkça ortaya koyduğunu, takip konusu alacağın, enflasyon karşısında her geçen gün değer kaybetmesi müvekkilinin zararını artırdığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, borçlunun haksız itirazı halinde %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin düzenlendiğini, somut olayın özelliklerine göre tazminat oranının artırılabileceğini beyanla davalı borçlu şirketin yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın alacağın tahsilini geciktirdiği dikkate alınarak %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, davacıdan fabrikalarında üretim için hammadde olarak elma satın aldığını ancak gönderilen elmaların taraflarca belirlenen niteliklere uygun olmadığını, çamurlu ve topraklı gönderildiğinin tespit edildiğini, bu durum kantarda ağırlığı artırmak için yapılmış gibi göründüğünü, gönderilen elmalarda %50’ye varan fire bulunmasına rağmen, davacı edimini tam yerine getirmiş gibi bir izlenim oluşturduğunu, taraflar, cari hesap yöntemiyle çalışmakta olup, hesap kesimi yapılmadan icra takibine başlanması kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirildiğini  ayrıca ödeme zamanı ve miktarı konusunda herhangi bir mutabakat sağlanmadığını, davacı tarafından sunulan Whatsapp yazışmaları, müvekkilinin borcu kabul ettiği anlamına gelmediğini, gönderilen ürünlerdeki ayıplar ve fire oranı gibi konularda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket, ticari faaliyetlerinde yüzlerce tedarikçiyle çalıştığını, yalnızca davacıyla sorun yaşandığını, davacının alacağı likit olmadığı için icra takibinin haksız olduğunu ve borcun kabul anlamına gelmemek üzere icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirketten haksız kazanç sağlamaya çalıştığını ve enflasyon kaynaklı zarar iddialarının hukuki olmadığını beyanla davanını reddi ile davacının kötüniyetli icra takibi yaptığı gerekçesiyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".... davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır.<br>Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlendiği, <br>Konu ile alakalı olarak; <br>İcra İnkar Tazminatı;<br>İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna \"icra inkar tazminatı\" denir<br>İcra İnkar Tazminatı Şartları;<br>1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır.<br>2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.<br>3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.<br>4-Talep Şartı.<br>5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. )<br>6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir) <br>7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. )<br>Yargıtay Üyesi Mahmut Çoşkun (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabındaki bilgiler ışığında,<br>Mahkememiz dosyasına SMMM ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda Dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap dolayı ,takip tarihi davalı borç bakivesi 347.206,85 TL olduğu tespit edildiğini bildirmiş ve yine Mahkememiz dosyasına görevlendirilen SMMM bilirkişi ...... raporunda;  davacı yan tarafın ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan takip konusu faturalardan kaynaklanan 347.207,38 TL tutarında alacağı bulunduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.<br>Bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği görülmüştür.<br>Davalı yan her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuşsa da hem süresinde bulunmadığından (usul açısından) hemde maddi hukuk açısından zamanaşımı dolmadığından bu savunmaya itibar edilmemiştir.<br>Davacı yan takip öncesi faiz talep etmişse d, eldeki davayı fatura asılları üzerinden açtığından bu talep edilen miktar dikkate alınarak (HMK 26) hüküm tesis edilmiştir.<br>İcra inkar tazminatı %20 olarak düzenleme yapılmıştır. Dosya kapsamına göre %20 'den fazla icra inkar tazminatını gerektirir bir durum olmadığı sonuç ve kanaati ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>TMK 1/3. Maddesinde; \"Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.\" <br>Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; \" Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.\" şeklinde düzenlemeler olduğu,<br>Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay 19. H.D'nin 16/01/2017 tarih, 2016/11472; 185  sayılı kararı da dikkate alındığından ve alacak likit olduğundan davanın kabulüne, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile  347.207,38TL üzerinden takip tarihinden sonra avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 347.207,38TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesiyle davanın kabulüne, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile  347.207,38TL üzerinden takip tarihinden sonra avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 347.207,38TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, davacı şirketten hammadde olarak elma satın aldığını ancak gönderilen elmaların istenen niteliklere uymadığını, davacı tarafından gönderilen elmalar kantarda ağır çıkması için tamamına yakınının çamurlu ve topraklı olarak teslim edildiğini, 42 AHP 800 plakalı araçla gönderilen bu elmaların %50 fire oranına sahip olduğunu, taraflar bu konuda bir mutabakat sağlamadığını, elma miktarı doğru belirlenmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket, meyve suyu konsantre üretimi yapmakta ve çeşitli tedarikçilerden meyve satın aldığını, davacının, müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu birçok tedarikçiden biri olduğunu, müvekkilinin, kaliteli ürün sunabilmek için meyvelerin belirli standartlara uygun olmasına özen gösterdiğini ancak davacıdan alınan elmaların %50 oranında toprak ve çamur içerdiğini, bu nedenle ödeme ve fire miktarları üzerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı, müvekkili şirketi temerrüde dahi düşürmeden faiz alacağı da bulunduğu iddiasıyla icra takibi başlattığını, mahkemenin bu hususa ilişkin bilirkişi raporu tesis edilmesi istenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, alacak konusu taraflar arasında çekişmeli olduğu göz ardı edilerek yalnızca şirket defter ve kayıtlarına dayanılarak bilirkişi raporu düzenlenmesinin maddi gerçeği gizlediğini, müvekkili şirket, davacıdan elma satın aldığını ancak gönderilen elmalar, taraflarca belirlenen niteliklere uygun olmadığını, satıcı mesafeli satışlarda, ürünün niteliğini etkileyen ayıplardan sorumlu olduğunu, bu durumda, tarafların cari hesap ile çalışmasına dayanarak henüz anlaşılmadan, hesap kat edilmeden davacının kendisince neye dayanarak belirlediği dahi bilinmeyen tutar üzerinden icra takibine başlanılması ve gelinen aşamada taraflarınca ürünlerin topraklı ve çamurlu olduğu sözleşmede belirtilen edimin geregi gibi ifa edilemediği göz ardı  edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, yine taraflar ticari ilişkiye konu ürünlere ilişkin fire hususunda mutabık kalmadıklarından alacak likit olmadığını, iş bu nedenle icra inkar tazminatina hükmedilmesinin de ayrıca hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere takip öncesi faize ilişkin itirazlarının haklı görülmesine rağmen bu hususa ilişkin red kararını ve buna bağlı olarak vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de ayrıca hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>       Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  takip konusu faturaların,  teslim sırasında yapılan kontrollerden sonra  net kilogram üzerinden oluşturulan fatura düzenlemelerine yönelik davalı şirket tarafından iletilen ekstreler esas alınarak düzenlendiğini, taraflarınca delil dilekçesi ekinde sunulan e-mail kayıtları ve  davalı şirket çalışanı .......ile yapılan yazışmalar yanında, bizzat davalı tarafından  cevap dilekçesi ekinde sunulan whatsapp yazışmaları da faturaların davalı tarafça belirlenen bedel  üzerinden düzenlendiğini açık bir şekilde gösterdiğini, ayıp iddiasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte; teslimden sonra hiçbir şekilde ayıp iddiasında/ihbarında bulunulmadığını, yerel mahkeme tarafından %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmişse de;  icra inkar tazminatı, borçluların alacağın tahsilini sebepsiz yere ve kötüniyetli olarak geciktirmelerine engel olmak amacıyla düzenlenmiş olup İİK 67/2 hükmü,  somut olayın özelliklerine göre tazminat oranının artırılabileceğini öngördüğünü, dava dilekçelerinde %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece icra inkar tazminatının %20 ile sınırlandırıldığını, mevcut ekonomik koşullarda, ÜFE ve faiz oranları dahi enflasyonun oluşturduğu değer kaybını tam anlamıyla karşılamamakta olup müvekkilinin alacağına kavuşamadığı her gün paranın alım gücünü yitirmekte olduğunu, davalı taraf, enflasyon ve faiz oranları karşısında kendisinin zarar görmeyeceğini de dikkate alarak  bir teminat mektubuyla icranın geri bırakılması kararı aldığını ve müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellendiğini , davalı tarafın salt müvekkili zarara uğratmak maksadıyla takibe kötüniyetle itiraz ettiğini, yerel mahkeme tarafından davaları haklı görülmekle birlikte; tazminat oranının %20 ile sınırlandırılmasının hakkaniyete aykırı olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>\tMahkemece verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde, davacı..... ......ve Taşı. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından 12/03/2024 tarihli ''İstinafa Cevap'' dilekçesi olarak ibraz edilen dilekçe içeriğinde istinaf sebebi olarak ileri sürülebilecek hususlara yer verildiği ancak, dilekçenin sonuç kısmından kararın istinaf edilip edilmediğinin anlaşılamadığı tespit edilmiş olmakla;<br>Öncelikle, davacı vekilinden ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf iradelerinin bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda 12/03/2024 tarihli dilekçenin istinaf dilekçesi mahiyetinde olup olmadığı hususunda açıklama yapılmasının istenilmesi ve dilekçenin istinaf dilekçesi olarak ibraz edildiğinin beyan edilmesi halinde yatırılması gereken istinaf başvuru ve karar harcının  HMK'nın 344. maddesi gereğince bir hafta içerisinde yatırılması için davacı vekili adına usulüne uygun ve kesin süreyi içerir muhtıra düzenlenerek tebliğ edilmesi, yapılan uyarı üzerine gerekli harçların yatırılması halinde, istinaf talebine ilişkin dilekçenin de  davalı tarafa tebliğ edilmesi, <br>Davacı tarafından verilen süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmaması halinde,  davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, bu karara karşı istinaf talebinde bulunulup bulunulmaması durumuna göre işlem yapılması, <br>Davacı vekili tarafından istinaf iradesinde bulunulmadığının beyan edilmesi halinde ve her halükarda davalının istinaf talebi incelenmek üzere dava dosyasının Dairemize gönderilmesi için ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Dava dosyasının HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344 ve 347. maddeleri  gereğince işlem yapıldıktan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 22/11/2024 tarihinde oy birliği ile  karar verildi.<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af5faf1331685244","SID":"5cee7284b5dcc45c"}}