{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2024<br><br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... tarihinde davalılardan ...'un sevk ve idaresindeki diğer davalı .... Tur. Adına kayıtlı ve .... Sigorta A.Ş.'nin sigorta güvencesinde olan .... plaka sayılı aracın yaya iken karşıdan karşıya geçtiği esnada kendisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru olmayıp, davalı ...'un sürücünün yayayı gördüğünde yayanın servis yolu üzerine çıkış yaparak olduğunu orta refüjünde dar olduğunu dikkate alıp kamyonetin kornası ile ikaz edip tedbir olabilir olduğu kuralını ihlalden dolayı %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin kemiklerini kırıldığını, dalağı alındığından uzuv kaybına uğradığını, haftalarca yoğun bakımda kalıp hayati tehlike arz eden ameliyatlar geçirdiğini ve büyük oranda sürekli olarak iş gücü kaybına uğradığını, bu sebeplerle, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça işbu dava konusu olay ve talepler ile ilgili Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına kara verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davanın öngörülen yasal süreler içerisinde açılmadığını, taraflar arasındaki ceza davasına ilişkin kararın halen Yargıtay incelemesinde olup, henüz kesinlememesi nedeniyle söz konusu ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, açılan dava ve istenen tazminat tutarları dikkate alındığında davacı tarafın zenginleşme amacında olduğunu, yaniden yapılacak olan kusur tespitinde müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığının görüleceğini, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsi geçen 09.04.2013 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ....plakalı aracın, müvekkili şirkete 20/12/2012 - 20/12/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitlerinin kişi başı 225.000,00 TL olduğunu, müvekkil sigorta şirketi 26/07/2017 tarihinde davacı tarafa 26.096,98 TL lik ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, bu sebeplerle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; \"somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana  gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu,  .... tarihinde trafik kazası nedeniyle %17 oranında sürekli, 3 ay geçici iş göremezlik durumu gelişen davacı ...'nun; geçici ve sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zarar, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödemeler ile tamamen karşılandığı, davacının alacağının kalmadığı hususları mahkememizce sabit görülmekle davacının  maddi tazminat davasının reddine, manevi  tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. maddede hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Maddi tazminat davasının reddine, 3-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (09/04/2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili, kaza nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını, % 17 malul kaldığını, aktüer ve kusur raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece belirlenen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava, haksız fiil nedeniyle maddi- manevi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla  sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Buna göre;<br>Somut olayda mahkemece de aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda Sürücü ...’un % 15 (Yüzdeonbeş) oanında kusurlu olduğuna, davacı yaya ...’nun % 85 (Yüzdeseksenbeş) oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,  Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında davacının asli, davalının tali kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı vekilinin 26.01.2021 tarihli bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde aktüer raporda kusur durumu, davacının iş gücü kayıp oranı, yaşı ve benzeri hususlar dikkate alınmadan hazırlandığını belirttiği, aktüer raporda bu hususların irdelendiği davacının sigorta ödemesinden sonra bakiye alacağı bulunmadığı, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumuna göre mahkemece takdir edilen manevi tazminatta bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Davacıdan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30‬ TL harcın  davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 28/11/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.\t<br><br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"231f7e7d69c22557","SID":"ea6f0be13d658fbd"}}