{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/778 Esas<br>KARAR NO:2024/1827 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/982 Esas- 2022/147 Karar<br>TARİH:15/02/2022<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacıya ait Kocaeli ilçesi, ... Mah., ... ada ... parsel nolu taşınmazın 1.056,06 m2’sinin Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/279 E., 2019/148 K. sayılı ilamı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi lehine kamulaştırılmasına ve tapuya tesciline karar verildiğini, idarenin taşınmaz için 10.01.2018 tarihinde yaptığı kıymet takdiri komisyon raporunda kamulaştırma bedelini 20.02.2019 tarihli ara kararında 2.908.885,00 TL olarak belirlediğini, belirlenen bedelin belediye tarafından 09.04.2019 tarihinde ... Şubesi’ne depo edildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında 2.205.831,20 TL’nin kararla birlikte, kalan kısmının ise karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine karar verildiğini ve kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleştiğini, mahkemenin 12.06.2019 tarihinde bankaya gönderdiği müzekkere ile kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmesini istediğini, davalı bankanın idare tarafından depo edilen 2.205.831,20 TL’yi faizsiz olarak 22.04.2019 tarihinde, mahkemece tespit edilen bedel ile idarenin tespit etmiş olduğu bedel arasındaki fark olan 703.053,80 TL’yi 709.206,00 TL olarak 13.06.2019 tarihinde ödediğini, idare tarafından depo edilen 2.205.831,20 TL’nin depo tarihi olan 09.04.2019 ile davacıya ödenen 22.04.2019 tarihleri arasında 14 günlük faiz alacağının 21.997,88 TL, tespit edilen bedeller arasındaki fark olan 703.053,80 TL’nin davacı tarafından tahsil edildiği 13.06.2019 tarihi ile idare tarafından yatırılan 09.04.2019 tarihleri arasındaki toplam 65 günlük faiz alacağının 32.519,80 TL olduğunu, davacıya ödenmesi gereken toplam faiz miktarının 54.517,68 TL olduğunu, davacıya tespit edilen bedeller arasındaki farktan yalnızca 6.152,20 TL’sinin ödendiğini, davacının paranın bankada kaldığı süre boyunca faiz gelirinden mahrum bırakıldığını ve zarara uğratıldığını, davalı bankanın bu paradan haksızca kar elde ederek sebepsiz zenginleştiğini beyanla fazlaya dair haklarını saklı tutarak 48.365,48 TL toplam alacağının 21.997,88 TL’sine 22.04.2019 tarihinden itibaren, 26.367,76 TL’sine 13.06.2019 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın ytkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı banka nezdinde açılan hesabın Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, davacı ile davalı banka arasında mevduat hesap sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davalı banka tarafından, söz konusu hesaba taraflar arasında aksi bir sözleşme bulunmadığından T.C Merkez Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletildiğini, bankaların Merkez Bankası tebliğ/yönetmelikleri kapsamında faiz oranını serbestçe tespit, hak ve yetkisinin bulunduğunu, davalı bankanın sorumluluğunu yerine getirdiğini, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/279 E. Sayılı dosyasından davalı banka ... Şubesine gönderilen müzekkere gereği 09.04.2019 tarihinde 2.909,885 TL bakiye ile vadeli hesap açıldığını, 22.04.2019 tarihinde 2.205.831,20 TL, 13.06.2019 tarihinde ise 709.206,69 TL çekilerek hesabın kapatıldığını, ilgili hesaba bu dönemler boyunca %5-7 arası faiz oranı uygulandığını, davalı banka nezdinde açılan vadeli  hesap üzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkisi olan mahkemenin uygulanan faiz oranlarına ilişkin herhangi bir aksi talebi-talimatının bulunmadığını, davalı bankaca vadeli mevduata uygulanan faiz oranlarının mahkemenin bilgisi dahilinde olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih 2020/982 Esas- 2022/147 Karar sayılı kararında;\"Dava, kamulaştırma nedeniyle davalı bankanın davacıya eksik ödenmiş olduğu faiz miktarının tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kamulaştırma kapsamında davalının davacıya ödemesi gereken faiz bedelinden eksik ödeme yapıp yapmadığı hususundadır. Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/279 esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden mahkememize gönderildiği, yapılan incelemede; davacısı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı, davalısı ... olan, Kamulaştırma (Bedel Tespiti ve Tescil) davasının kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır. ... A.Ş Genel Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabı incelenmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında dosya üzerinde inceleme yaptırılması için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, 31/01/2022 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle;  Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 10.04.2019 Tarih 2018/279 E. 2019/148 Kararında; Dava konusu Çayırova ilçesi, ... Mah. ... ada ... parselde tapuya kayıtlı taşınmazda davalı adına olan 18.10.2018 tarihli bilirkişi...’nin teknik rapor krokisinde belirtilen (B) harfi ile gösterilen, yeşil renk boya ile işaretlenen 1059,06 m2’lik kısmının kamulaştırma nedeniyle tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kamulaştırılan kısım üzerindeki bina, ağaç ve müştemilatların davacıya teslimine, Kamulaştırma bedelinin teknik raporda açıklandığı üzere 2.908.885,00 TL olarak tespitine ve davalı adına ... şubesine depo edilen kamulaştırma bedelinin tapu kaydı da göz önünde bulundurularak , davacı idare tarafından 10.01.2018 tarihli kıymet takdir komisyon raporu ile kamulaştırma bedeli olarak takdir edilen toplam 2.205.831,20 TL’nin davalıya kararla birlikte ödenmesine, Mahkeme tarafından tespit edilen 2.908.885,00 TL kamulaştırma bedeli ile idare tarafından takdir edilen bedel olan 2.205.831,20 TL arasındaki fark olan 703.053,80 TL’nin üçer aylık vadeli mevduat hesabına nemalandırılarak, karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, Tapu kaydında olabilecek tahditlerin bedele yansıtılması hususunun ödeme esnasında bankaca gözetilmesine, Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeline (2.908.885,00 TL) 6459 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10/9. Fıkrası uyarınca davanın açılma tarihinden dört ay sonraki günden (11.09.2018 tarihinden) itibaren başlamak ve 10.04.2019 karar tarihine kadar geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, Davacı idare tarafından kamulaştırma bedeli olarak takdir edilen 2.205.831,20 TL’ye işletilecek yasal faizin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedeli ile idare tarafından takdir edilen bedel arasındaki fark bedel olan 703.053,80 TL’ye işletilecek yasal faizin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/279 Esas – 2019/148 sayılı kararın 2.06.2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosyaya sunulu davalı banka tarafından davacıya ödenen banka dekontlarında; 22.04.2019 tarihinde 2.205,820,70 TL, 13.06.2019 tarihinde 709.196,19 TL olarak ödendiği  2.1 Davacı tarafın davalı bankadan ödenen 6.152,20 TL faizin mahsup edilmesi ile 40.242,82 TL faiz hesap edildiği, kanaati bildirilmiştir.Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamamış ve arabuluculuk son tutanağı dosyamıza sunulmuştur. Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 esas ve 2019/148 karar sayılı ilamı ile davacının Kocaeli ili Çayırova İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırıldığı ve Mahkeme tarafından kamulaştırma bedelinin 2.908.885,00-TL olarak tespitine ve vadeli mevduat hesabına yatırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece tespit edilen ve ödenmesine verilen bedel ile idare tarafından tespit edilen bedel arasındaki fark olan 703.053,80-TL bedelin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine ve bu süre zarfında vadeli mevduat hesabında nemalandırılmasına karar verilmiştir. Davalı banka tarafından davacıya 6.152,20-TL faiz ödemesi yapılmıştır. Ancak Mahkeme tarafından depo edilmesine karar verilen  2.908.885,00-TL bedel ve  703.053,80-TL bedelin depo tarihi ve ödeme tarihleri arasındaki ödenmesi gereken faiz miktarı ödenmemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının bu tarihler arasında davacıya ödemesi gereken faiz miktarının ödediği miktar mahsup edilmek suretiyle 40.242,82-TL olduğu tespit edilmiş ve Mahkememizce bu miktar üzerinden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının 16.521,98-TL faiz alacağının 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata fiili olarak uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, 23.720,84-TL faiz alacağının 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata fiili olarak uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talebin reddedilen kısmı 8.122,66 TL, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti 5.100 TL, kendileri üzerinde bırakılan yargılama gideri 321,61 TL=13.544,27 TL olup parasal sınırın üzerinde olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının hüküm kısmında yargılama giderleriyle ilgili olarak hatalı bir şekilde hüküm kurulduğunu; Davalı yanın mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk oturumuna katılmadığını, bu nedenle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 gereğince davalı tarafın yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulması ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini;Ayrıca faiz alacağı hesap edilirken hatalı değerlendirme yapıldığını, hesaplamada  ağırlıklı ortalama faiz oranlarının kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamada fiilen uygulanan azami faiz oranlarının uygulanması gerektiğini beyanla istinaf talebinin kabulü ile kararın düzeltilmesine, yargılama giderlerinin tamamının ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkemenin davacının müvekkili bankaya karşı açmış olduğu alacak davasını kısmen kabul ettiğini, iş bu kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, davanın reddi gerektiğini;Husumet Yönünden İtirazlar: Uyuşmazlık konusu vadeli hesap, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (2018/279 sayılı dosyası) adına Mahkeme tarafından 09.04.2019 tarihinde açılmış olup hesap olup, davacı ile müvekkili banka arasında vadeli hesap açılmasına dair herhangi bir sözleşme ilişkisi ve hesap-mudi ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple müvekkili bankaya karşı davacı tarafından işbu davanın açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  işbu davanın müvekkili bankaya yöneltilmesinin davanın husumet yönünden reddini gerektirdiğini, Yerel mahkemenin bu durumu dikkate almamasının, davayı kısmen kabul etmesinin hatalı olduğunu;Anayasa Mahkemesi'nin 2014/6577 E. 2017/16022017 K Sayılı ilamında \"Borcluya ait taşınmazların satışından tahsil edilen bedelin alacaklılara ödendiği ana kadar alacaklının para üzerinde tasarrufta bulunma, parayı kullanma veya paranın değerinin enflasyon karşısında aşınmasını önleyici tedbirler alma imkanı bulunmamaktadır. Tahsil edilen bedel bu süreçte henüz icra müdürlüğünün yedi ve kontrolü altındadır. Dolayısıyla bu paranın enflasyon karşısında kıymet yitirmesini önleyebilecek olan da para üzerinde tasarrufta bulunma kudretini elinde bulunduran icra müdürlüğüdür. Tahsil edilen ihale bedelinin alım gücünü kaybetmesini engellemenin yolu bunun nemalandırılmasıdır. İcra müdürlüğünün, yapması gereken tek şey, ihale bedelinin vadesiz hesabında bekletilmesi yerine vadeli bir hesapta tutulmasıdır.\" denildiğini ve para üzerinde tasarrufta bulunma kudretinin icra müdürlüğünde, davaya konu somut olaya uyarlanırsa da mahkemede olduğunun açıkça ortaya koyulduğunu; Hesap üzerinde tasarruf hakkı bulunmayan bir ödeme iştirakçisi müvekkili banka ile herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan, hesap/mudi ilişkisi olmayan davacının iş bu davada aktif husumet ehliyeti olmadığının ortada olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer nitelikteki 2016/3808E.-2017/2498K. sayılı kararında; \"Davaya konu edilen mevduat hesab... adına olup, davacının davalı banka ile aktif ilişkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.\" denildiğini, iş bu Yargıtay kararı kendileri tarafından Yerel mahkemeye sunulmuş olup, buna rağmen Mahkemenin davayı kısmen kabul etmesinin hatalı olduğunu; Yetki İtirazı: Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 sayılı dosyasında verilen karar gereği açılan hesap müvekkili bankanın Gebze Şubesi'nde açılmış olup, davanın yetkili mahkeme olan Gebze Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nde açılması gerekirken davayı görmeye Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olmadığını, Yerel mahkeme tarafından yetki itirazı da dikkate alınmadan karar verildiğini; Esasa İlişkin Cevaplar: Davacının, Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 sayılı dosyasından mahkeme adına müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde açılmış olan vadeli hesaba uygulanması gereken en yüksek faiz oranının uygulanmadığını iddia ederek işbu davayı açtığını, T.C Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 06/05/2008 tarih 104/1 Sayılı Genelge ile \"Tüm adli yargı yerlerinde elde edilen mahkeme emanet paraları ilgili genelge tarihinden itibaren ... Bankası... şubelerinde açıtırılacak olan hesaplara yatırılması gerektiği\"nin belirtildiğini, mevcut uygulamaya ilişkin tereddüt edilen hususları netleştirmek amacıyla 104-1 Sayılı Genelgeye ilave olarak T.C. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce 22.09.2017 tarih 82084579/7174-7176 sayılı yazıların yayımlandığını, buna göre; vadeli hesaplarda faiz oranları ile ilgili olarak ... Bankası, ... Bankası ve müvekkili banka ... Bankasının, ... Bankasına bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları faizlerin (müvekkil banka cari faiz oranı) referans faiz olarak belirlendiğini ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunun ifade edildiğini, T.C. Adalet Bakanlığı'nın 06.05.2008 tarih 104-1 sayılı Genelgesi kapsamında açılan vadeli hesaplara yapılan fiyatlamalar bu kapsamda yapılmakta olup mevduat fiyatlamalarının piyasa koşullarına mevduatın vadesine ve miktarına göre farklılaşabildiğini; Müvekkili bankanın söz konusu hesabın aktif olduğu tarihler arasında yürürlükte olan ...Bankası'nın 2006/1 sayılı tebliği doğrultusunda işlemlerini yürüttüğünü ve Mevduat Faiz Oranları başlıklı 3. maddesinde belirtilen \"Bankalarca, mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranları serbestçe belirlenir.\" hükmü doğrultusunda söz konusu mahkeme hesabına da tebliğ kapsamında, aksi bir anlaşma da bulunmadığından ... Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletildiğini, bankaların ... Bankası tebliğ/yönetmelikleri kapsamında faiz oranını serbestçe tespit, hak ve yetkisi bulunmakta olup aksinin kabulünün mevzuata aykırı olduğunu;... Bankası'nın 2006/1 sayılı tebliği ile, bankaların, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmeleri ve bu faiz oranlarını Merkez Bankasına bildirmeleri esasının getirildiğini, söz konusu hesaba da tebliğ kapsamında, belirtilen tarihler arasında aksi bir anlaşma da bulunmadığından ... Bankasına bildirilen cari mevduat faiz oranlarının uygulandığını, bu işlem tamamen yasaya uygun yapılmış olup müvekkili bankaya yüklenebilecek husumet veya kusur bulunmadığını, bu sebeple davacının iddia ettiğinden daha düşük olduğu iddiasının isabetsiz olduğunu, müvekkili bankanın söz konusu faiz uygulamasını mevzuat yönetmeliklere ve hukuka uygun şekilde yaptığını; Mahkeme adına açılan vadeli hesapta müvekkili bankanın yapmakla yükümlü olduğu tek hususun vadeli hesapların zamanında açılması ve ... Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletilmesinden ibaret olup bu sorumluluğu yerine getirdiğini, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 E. Sayılı dosyasına kayden açılan davanın 10.04.2019 tarihinde karara bağlandığını, davacının hak sahipliğinin 10.04.2019 tarihinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen işbu kararla tespit edildiğini, davacının, hak sahibi olup olmadığı henüz belli olmayan bir dönemde mahkeme tarafından mahkeme adına açılan hesaba uygulanan faiz oranlarını ihtilaf konusu ettiğini ve müvekkili bankayla herhangi bir sözleşmesel ilişkisi olmamasına rağmen ve herhangi bir hak sahibi olmadığı döneme ilişkin müvekkili bankaya husumet yönelttiğini ve bunun kabulünün mümkün olmadığını; Müvekkili banka nezdinde açılan vadeli hesabın işleyişiyle ilgili muhatabının hesap üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi olan mahkeme olduğunu, Yerel Mahkemeye müvekkili banka tarafından sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere, Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 Esas sayılı dosyasından davacı tarafından açılan davayla ilgili olarak adı geçen mahkeme tarafından müvekkili banka ... Şubesine gönderilen müzekkere gereğince müvekkili banka ... Şubesinde 09.04.2019 tarihinde 2.909.885 TL bakiye ile vadeli hesap açıldığını, 22.04.2019 tarihinde 2.205.831,20 TL'nin ödendiğini, 13.06.2019 tarihinde 709.206,69 TL daha çekilerek hesabın kapatıldığını, ilgili hesaba bu dönemler boyunca %5.50-%7.00 faiz oranı uygulandığını, müvekkili banka nezdinde açılan vadeli hesap üzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkisi olan mahkemenin uygulanan faiz oranlarına ilişkin herhangi bir aksi talebi ve/veya talimatının bulunmadığının, müvekkili bankaca vadeli mevduata uygulanan faiz oranlarının mahkeme bilgisi dahilinde olduğunun aşikar olduğunu, bankaların ... Bankası tebliğ/yönetmelikleri kapsamında faiz oranını serbestçe tespit, hak ve yetkisi bulunmakta olup, paranın enflasyon karşısında kıymet yitirmesini önlemek için gereğini yapması gereken para üzerinde tasarrufta bulunma kudretini elinde bulunduran mahkeme olduğundan, müvekkili bankaya uygulanan faiz oranının düşük olması sebebiyle husumet yöneltilmesinin düşünülemeyeceğini beyanla Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek davanın yetkili Gebze Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yetki itirazının kabul görmemesi halinde davacının iş bu davada aktif husumet ehliyetleri olmadığından davanın husumetten reddine, iş bu talebin de reddedilerek esas girilmesi durumunda ise haksız ve mesnetsiz olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı banka nezdinde açılmış mevduat hesabına yatırılan kamulaştırma bedeline uygulanması gereken faiz oranının uygulanmaması ve bu nedenle eksik ödeme yapan davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğinden bahisle ödenmediği iddia edilen faiz alacağının tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 Esas sayılı dosyası ile aleyhine açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talepli davada, adına kayıtlı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 2.908.885,00 TL olarak belirlendiğini, bedelin davacı Belediye tarafından davalı banka nezdinde açılan hesaba depo edildiğini, Mahkemece bedelin 2.205.831,20 TL'sinin kararla birlikte, kalan kısmının ise üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılması neticesinde ve karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verildiğini, davalı banka tarafından 2.205.831,20 TL'ye herhangi bir faiz işletilmeksizin, kalan 703.053,80 TL'ye ise 6.152,20 TL işlemiş faiz dahil edilerek ödeme yapıldığını, paranın hesaba yatırıldığı tarihler ile ödendiği tarihler arasında geçerli faiz oranlarına göre davalı banka tarafından ödenmesi gereken faiz miktarının 54.517,68 TL olduğunu beyan ederek yapılan ödemenin mahsubu ile kalan kısmın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermeyerek tüm iddiaları inkar etmiş, süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde ise yetki, husumet itirazlarını ileri sürerek, esas yönünden ise Adalet Bakanlığı genelgelerine uygun olarak hesabın açıldığı tarihten paranın tamamen çekildiği tarihe kadar en yüksek cari mevduat faiz oranını uyguladığını, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece, davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmadığı gözetilmeksizin yargılama giderlerinin tamamının davalıya yüklenmemesi ve davalı lehine reddolunan kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, faiz alacağı hesap edilirken ağırlıklı ortalama faiz oranlarının kullanılmasının hatalı olduğu, fiilen uygulanan azami faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemenin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin işlemi yapan banka şubesinin bağlı olduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davacı ile davalı banka arasında mevduat hesap sözleşmesinin bulunmadığı, hesap sahibinin kamulaştırma kararını veren Mahkeme olduğu, davacının aktif husumetinin bulunmadığı ve davalı bankaya karşı husumet yöneltemeyeceği, davalı banka tarafından Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nce çıkarılan genelgelere uygun şekilde hesapta bulunan paraya, bankaca belirlenen ve fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranlarının uygulandığı, Mahkemenin de aksi yönde bir talebi/talimatının bulunmadığı, bankaların ... Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği uyarınca mevduat işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecekleri, enflasyon karşısında paranın değer kaybetmemesi için gereken önlemleri alması gerekenin davalı banka değil kamulaştırma kararını veren Mahkeme olduğu, sonuç olarak davalı bankaya sorumluluk yüklenmesi ile verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir. Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 Esas sayılı dosyası kapsamından; bu davada davacı aleyhine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talepli davada Mahkemece, davalıya ait taşınmazın kamulaştırmaya konu kısmının bedelinin alınan bilirkişi raporları ile 2.908.885,00 TL olarak tespit edildiği ve 20/02/2019 tarihli 6 nolu celsede davacı vekiline tespit edilen bedeli ... Bankası ... Şubesi'nde en kısa vadede en yüksek getiriyi getirecek şekilde açılacak hesaba yatırmak üzere 15 günlük süre verildiği, davacı vekilince ... Bankası ... Şubesi'nde Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi adına 09/04/2019 tarihinde açılan hesaba bedelin yatırıldığı, dekontun dosyaya sunulduğu, Mahkemece 10/04/2019 tarihli karar ile kamulaştırma bedelinin 2.205.831,20 TL'lik kısmının karar ile birlikte, kalan 703.053,80 TL'sinin ise üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılmak suretiyle kararın kesinleşmesine müteakiben davalıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın 11/04/2019 tarihli müzekkere ile bankaya gönderildiği, Mahkemece iş bu dosya davalısı bankaya verilmiş başkaca bir talimatın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı banka tarafından hesapta bulunan paranın 2.205.831,20 TL'lik kısmı 22/04/2019 tarihinde, 703.053,80 TL'lik kısmı ise faizi ile birlikte 709.196,16 TL olarak 13/06/2019 tarihinde davacıya ödenmiştir. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda kamulaştırma bedelinin davalı bankaya yatırıldığı tarih ile tamamen ödendiği tarih aralığındaki 1-3-6 ay ve 1 yıl ve üzeri vadeli mevduat hesaplarına işletilen faiz oranları gösterilmek ve %21,03 ile %23,86 faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle davacıya 40.242,82 TL eksik ödeme yapıldığı tespit edilmiş, rapor içerisinde bu oranların ne şekilde belirlendiği, kim tarafından uygulandığı açıklanmadığı gibi rapor ekinde de herhangi bir belgeye yer verilmemiş, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları beyan ederek itiraz etmiştir.Bu tespitler ışığında davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece 3 nolu celsede davalı tarafın cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığından bahisle yetki itirazının reddine karar verilmiş olup verilen kararda HMK'nın 19/2. maddesi gereğince herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalının Mahkemenin yetkisine dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davalı nezdindeki hesap Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi adına açılmış ise de, Mahkemece bedelin davacıya ödenmesine karar verildiğinden (kamulaştırılan taşınmazın maliki ve karşılığı olan bedelin/hak sahibi davacı olduğundan) davalı bankaca Mahkemenin talimatı veya mevzuata aykırı bir işlem yapılması sebebiyle eksik ödenen bir bedel var ise, bu bedel davacının malvarlığında eksilmeye sebep olacağından, davacı tarafından davalıya karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak husumet yöneltilebilecektir. Bununla birlikte Mahkemece, davalı banka tarafından inkar mahiyetinde sunulan savunma sebepleri kapsamında Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nden kamulaştırma davalarında, davalı banka ve diğer kamu bankalarında açılacak mevduat hesaplarında uygulanacak faiz yönünden genelge veya bankalara gönderilmiş bir karar bulunup bulunmadığı ilgili bakanlıktan sorularak, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ara karar gereği kamulaştırma davasında davacı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından davalı bankada açılan hesabın niteliği, vadeli hesap olup olmadığı, Mahkemenin ara kararına uygun işlem yapılıp yapılmadığı, bu hesabın türüne göre davalı bankanın hesabın açıldığı tarihten kapatıldığı tarihe kadar olan süre için Merkez Bankası'na bildirdiği ve fiilen uyguladığı mevduat faiz oranlarının ne olduğu, benzer hesaplarda ne şekilde işlem yapıldığı hususunda davalı bankadan bilgi ve belgeler celp edilerek, görevlendirilecek bir bankacı bilirkişiden, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle davalı banka tarafından, Mahkemece verilen talimat ve tüm bankacılık mevzuatı ile yürütmece verilen kararlara uygun şekilde işlem yapılıp yapılmadığı, buna göre davacıya eksik ödenen bir bedel olup olmadığının tespiti yönünden rapor alınarak, alınacak raporun Gebze1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyası ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, gerek bilirkişinin uzmanlık alanı, gerekse yapılan tespitler yönünden denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalı olmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönleri ile haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, verilen kararın mahiyetine göre davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2020/982 Esas- 2022/147 Karar sayılı kararının HMK'nın  353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f848ad2288d820a2","SID":"195466c91d328f30"}}